GEÇMİŞ OLSUN
Nursun EREL 
Gazeteci Yazar
Geçmiş Olsun
ANKARA Ticaret Odası salonundayız. Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği'nin 'şükran günü' etkinliğinde.
Herkesin elindeki 'program'da 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de konuşma yapacağı duyurusu var.
Ancak Demirel çoktan toplantıya katılmaktan vazgeçmiş, çareyi İstanbul'a gitmekte bulmuş.
Oysa elimizdeki broşürlerde 9. Cumhurbaşkanı'nın, derneğin eski başkanları ile 'yanak yanağa' resimleri var, hatta 'nerede Türk varsa orada davamız vardır, takipçisi oluruz' yolundaki mesajları, söylemleri bile...
Çelişkiye ATO Başkanı Sinan Aygün parmak basıyor:
- Marifet resim çektirmek değildir...
İki yüzlü siyaset
AYGÜN'ÜN sözleri 'İkiyüzlü siyaset istemiyoruz' bağırışlarıyla kesiliyor.
Toplantının başında TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış'ı görüyorum, el sıkışıyoruz:
- 'Hoşgeldiniz...Genelgeye rağmen nasıl gelebildiniz?' diye soruyorum. Elkatmış tebessüm etmekle yetiniyor.
Oturduğum koltuğun sağında Devlet eski Bakanı Sadi Somuncuoğlu var, Elkatmış'ı uyarıyor:
- Gelmen iyi oldu da bence bir kaç cümleyle de olsa hitap etmen gerekir.
Ön sırada oturan Şevket Kazan da 'başıyla onaylayarak' bu fikri destekliyor.
Nedense 'insan haklarını savunan' komisyonun başkanı tam 10 dakika sonra salondan ayrılıyor, gerekçesi:
- Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri'nin yapacağı ziyaret...
Elkatmış salondan ayrılırken, salonda 'Hükümet istifa, satılmış AKP' sloganları patlıyor.
ATO Başkanı slogan atanları, 'lütfen vakarımızı bozmayalım' diye uyarıyor.
Son zamanlarda böyle bir izdihama hiç tanık olmamıştım doğrusu...
Demek ki 'devlet adına gönderilen genelgeler' bile milletlerin kucaklaşmasını engelleyemiyor.
šükran günü 'Doğu Türkistan Davasına hizmet edenlere' verilen şükran plaketleri ile noktalanıyor... Plaket alanlar arasında konuyu Türkiye gündemine taşıyan değerli arkadaşım Servet Kabaklı ile yazarımız Namık Kemal Zeybek de var... Her ikisi de salonda yaşanan coşkudan, heyecandan, gönül ve fikir birliğinden mutlu...
Elkatmış var, Arınç yok
PLAKETLERDEN biri de davaya 'zamanında' çok hizmet vermiş olan TBMM Başkanı Bülent Arınç'a ait... Ancak Arınç, 'mazeret gösterip' toplantıya katılmıyor... Neyse ki Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu 'son anda' salona gelerek plaketi Arınç adına alıyor...
šimdi merak ediyorum. Toplantıyı yasaklamaya çalışanlar, protesto edenler, ya da uydurma mazeretler gösterip katılmayarak geçiştirenler mutlu mu? Hele koskoca Çin Halk Cumhuriyeti'nin Ankara'daki temsilcileri neler düşünüyor? Ferahladılar mı? Yoksa, güneşi balçıkla sıvamaya çalışırken elleri mi yandı?
Geçmiş olsun...

  • 730 defa okundu.