ŞÜKRANLARIMIZI SUNDUK.
GÖKBAYRAK 
Doğu Türkistan Kültür ve
Dayanışma Derneği
KAYSERİ
Biz Doğu Türkistan’lılar olarak teşekkür etmek istedik. Kime? Türkiye Cumhuriyeti ne. Türkiye Cumhuriyeti devleti nezdinde tüm Türkiye halkına. İhtişamlı olduğu, yedi cihana hükmettiği zamanlarda bile asla gururlu olmayan, mazlum gibi düşünen ve mazlum gibi olan ve daima mazlumun yanında yer alan ataları gibi, dünyanın neresinde olursa olsun zulüm altında olan, acı çeken insanlarla beraber olan büyük Türkiye halkına. Doğu Türkistan’ın da en acı günlerinde yanında olan, gerektiğinde elinden gelen yardımı yapan ve gerektiğinde bir can için bir can verebilecek Türkiye halkına. Doğu Türkistan’lıyım diye elimi uzattığımda gözleri dolan, bir Doğu Türkistan’lı ve hatta bir Doğu Türkistan’lıdan daha fazla ızdırabı hisseden Türkiye Halkına. Teşekkür etmek, gönlümüzde olanı sözlerimizle dile getirmek istedik.
Bu şükran günü içinde, temsili olarak, liderlerimiz İsa Yusuf Alptekin ve Mehmet Emin Buğra’nın ömürlerinin sonuna kadar mücadelelerini devam ettirdikleri ve büyük destek gördükleri Türkiye’ye gelişlerinin 50. yılını belirledik. “Doğu Türkistan’dan Hicretimizin 50. Yılı” adı altında bir şükran günü düzenledik. 12 haziran 2003 Perşembe günü düzenlenecek toplantımız için, her kademeden devlet büyüklerimize ve Doğu Türkistan davasında isimleri ön plana çıkan ve her zaman yanımızda olan politikacılardan, gazetecilere, işadamlarından sivil toplum örgütleri temsilcilerine davetiyeler gönderdik. Amacımız , devlet temsilcileri ve diğer aydınlarımıza “şükran plaketi” takdim ederek tüm Türkiye halkına teşekkür etmekti.
Entrika, hile ve oyunlar ile, Doğu Türkistan’da ki uygulamaları, soykırımı ve zulmünü gizlemeye çalışan Çin, iki kardeş halkın kaynaşma gününü “toprak bütünlüğü” için büyük bir tehdit olarak gördü. Çin’in Ankara büyük elçisi öncelikle, toplantı için büyük destek olan ATO başkanı Sinan Aygün ve Türk Ocakları Genel Başkanı Nuri Gürgür beyleri bizzat ziyaret ederek toplantının iptal edilmesini istedi. Sayın Aygün ve Gürgür büyük elçinin bu girişimlerinin Türkiye’nin içişlerine müdahale olduğunu, bağımsız bir ülkede, bir sivil toplum örgütünün kanunlar çerçevesinde düzenlediği bir toplantıya bir diğer devletin bu şekilde müdahil olmasının diplomatik teamüllere aykırı olduğunu söyleyerek reddettiler. Daha vahimi büyükelçi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları tarafından kurulan, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre faaliyet gösteren bir teşkilat ve üyelerinin terörist olduğunu iddia etmesidir. Bütün bu çabalara karşı, Doğu Türkistan’ın yanında olduklarını ifade eden Sayın Aygün ve Gürgür’e Doğu Türkistan’lılar adına bir kez daha sonsuz şükranlarımızı dile getirmek isterim.
Bütün bu gelişmeler, beklediğimiz ve sonuçlarını tahmin edebildiğimiz olaylardı. Bundan sonra gelişen olaylar ise, olmasından korktuğumuz, gerçekleşmemesi için dua ettiklerimizdi. Yıllardır Çin’in Türkiye üzerinde oynadığı oyunları dile getiriyor, tehlikenin büyüklüğünü izah etmeye çalışıyoruz. Bilge Kağan’ın bin beş yüzyıl önce taşlara kazdırdığı “Çin’in oyunlarına” karşı dikkatli olunması gerektiğine dair sözlerini hatırlatıyoruz. Çin, Türkiye Cumhuriyet’inden yetkilileri, belediye başkanlarını, iş adamlarını, sivil toplum örgütü temsilcilerini davet ediyor, en iyi şekillerde ağırlıyor. Türkiye’de de çeşitli faaliyetlerle bir “Çin lobisi” oluşturuyor. Bunun yanında “Pantürkizm ve Panislamizmin” merkezi olarak Türkiye’yi göstermeye, toprak bütünlüğü için en büyük tehdit olarak Türkiye görmeye ve karşı önlemler almaya devam ediyor. Bu son etkinliğimizde de Çin büyükelçisi “ilişkilerin bozulacağına” dair ifadeler ile birilerini devreye soktu ve toplantımızın ertelenmesi, en azından başka bir yerde yapılmasını istedi. Bu konuda Çin Büyükelçiliğinin sözcülüğünü yapan Ankara Büyük šehir Belediye Başkanı Sayın Melih Gökçek, başta Genel Başkanımız olmak üzere, Sayın Aygün, Sayın Gürgür nezdinde girişimde bulundu. Hep hayır cevabı ile karşılaşan Sayın Gökçek, Doğu Türkistan dostu Sayın Servet Kabaklı beyi arayarak toplantının iptal edilmesi için devreye girmesini istedi. Kendi ifadesi ile “bir Türk Dünyası ve Doğu Türkistan hadimi” olan Sayın Kabaklı, masum bir şükran günü üzerinde oynanan bu oyunun ve Çin hilelerinin tüm Türkiye kamuoyuna duyurulması ve Doğu Türkistan’lıların sadece Doğu Türkistan’da değil bağımsız bir ülke olan Türkiye’de bile çektikleri zorlukların anlatılmasını sağladı.
Bütün bu girişimlere karşı toplantı yapılacaktı. Çünkü, bu ülkede gerçekten mazlumun yanında olan ve ülkesini seven insanlar, Doğu Türkistan davasına sahip çıkmaya devam ediyor.
Ankara’da bu gelişmeler yaşanırken, yurdun dört bir yanından vatandaşlarımız derneğimizi arayarak, faks çekerek veya e-posta göndererek, “Doğu Türkistan ve Doğu Türkistan Halkının yanında” olduklarını söylüyorlar ve 70 milyon Türk halkının dayanışma mesajlarını gönderiyorlardı. šükran duyduğumuz teşekkürü bir borç telakki etmemize rağmen, ifade edecek kelimeler bulamadığımız büyük Türk milletinin bu hamiyet perverliğidir.
Sivil Toplum Örgütleri mesajlar yayınlayarak, basın toplantıları düzenleyerek birliktelik mesajları verdiler. 104 sivil toplum örgütünün bir araya gelerek oluşturdukları, “Türk Dünyası Dayanışma Konseyi (TÜRDAY)”Temsilen Bircan Akyıldız başta olmak üzere üye örgütler ve Doğu Türkistan’lılar, 11 haziran 2003 tarihinde Anıtkabir’i ziyaret etti.

Sayın Gökbayrak Okuyucuları;
Yıllar önce Türkiye’de, yayınlanan bir başbakanlık genelgesi ile “Gökbayrak” yasaklanmış, kamu görevlilerinin “Doğu Türkistan’dan” uzak durması istenmişti. Yıllarca bunun mücadelesini verdik. Tamamen Türk halkının düşüncelerine ters olan bu genelge birkaç uygulamanın dışında kağıt üzerinde kaldı. Ne var ki, bu toplantımız öncesinde bilmediğimiz, anlamadığımız bir nedenle, bir kez daha yasaklama genelgesi ile karşı karşıya kaldık. Genelge ile düzenlenecek toplantıya “Çin ile ilişkilerin bozulmasına” neden olacak diye, hiçbir kamu görevlisinin katılmaması ve hatta kutlama mesajı gönderilmemesi isteniyordu. Daha doğrusu emrediliyordu. Biz anlayamadık. Güçlü ve bölgesinin en büyük devleti olan Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, böyle bir genelgeyi neden yayınlar. Çin, sayın Sinan Aygün beyin deyimi ile “keşke bozulsa” denecek düzeye gelmiş bulunan ticari ilişkilerin bozulmasını mı masaya koymuştu. Oysa ATO’nun hazırladığı araştırmaya ve bizzat başkanının sözleri ile ticarette tamamen Çin lehinde bir tablo mevcuttur. Burada Türkiye’nin çekinmesi için gereken bir durum yoktur. Belki Çin “2 milyon turisti” göndermekten vazgeçeceğini söyledi. Belki de fındık ithalatını durdurmak ile tehdit etti. “Doğu Türkistan’daki Türk yatırımcıları engellemek, ülkesinde ki yatırımlarda Türk firmalarına tanınan hakları ellerinden geri almak” gibi unsurlarla da masaya gelmiş olabilir. Fakat iyiye giden ilişkilerde henüz bu tür gelişmeler yaşanmamış olması bu tezimizi çürütmektedir. Elbette arka planda olan bitenden haberimiz yok ve sadece varsayımlar üzerine konuşabiliyoruz. Burada şunu tahmin edebiliriz ki; bu genelge yayınlanmamış olsa, tüm Türkiye halkı gibi hükümeti ile de Doğu Türkistan’ın yanında olduğu mesajını verse, Çin artık ucuz bisiklet, oyuncak satmayacak, limana yanaşan her gemi ile bir fabrika kapanmayacaktı. Bir önceki sayımızda yayınladığımız ATO’nun raporunda yer alan Çin mallarının istila ettiği pek çok sektörde canlanma olacaktı.
Bütün bunlara rağmen, ve hatta bu gelişmelerin etkisi ile “šükran Günümüz” büyük ilgi gördü. Her siyasi partiden ve sivil toplum örgütünden geniş çaplı katılım oldu. Özellikle halkımızın ilgisi ve verdikleri mesajlar bizler için çok önemliydi. Toplantımıza katılan politikacılarımız, genel başkanlarımız, yayınlanan genelgeye rağmen katılan millet vekillerimiz, eski bakan ve eski milletvekillerimiz konuşmalarında “Doğu Türkistan Türk vatanıdır” konusuna ağırlık verirken, özellikle, halkının duygu ve düşüncelerini yansıtmayan karar ve davranış içinde olan iktidarların büyük bir yanlışlığın içinde olduğunu dile getirdiler.
Toplantımıza katılan herkese teşekkür ediyoruz. Her zaman ve mekanda Doğu Türkistan halkının yanında olan, dertleri ile hemdert olan, 70 milyonluk büyük Türkiye halkına şükranlarımız bir kez daha ifade etmek istiyoruz.

Gökbayrak’tan Albayrak’’a selam

  • 734 defa okundu.