BARAT HACI MEKKE'DE VEFAT ETTİ..
GÖKBAYRAK 
Doğu Türkistan Kültür ve
Dayanışma Derneği KAYSERİ
Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti’nin mücahidi, bir ömür Doğu Türkistan ve Uygur halkının istiklali, hürlüğü için savaşan münevver mücahidi Barat HACI 03.03.2003 tarihinde Hac farizasını yerine getirmek için gittiği Suudi Arabistan’ın mukaddes şehri Mekke’de 93 yaşında vefat etti.
Merhum Barat HACI 10.06.1910 yılında Kaşgar şehri Eyşimka İpekçilet sokağında dindar bir taşçı ailesinde dünya’ya geldi. Çocukluğunda dini okulda okudu. 1930 yılına kadar Kaşgar şehrinde ticaretle uğraştı. 1931 yılında Çin’in diktatör hakimiyetine karşı Hoca Niyaz HACI rehberliğinde Kumul İnkılabı başladıktan sonra devrim ateşi vatan toprağının her yerine yayıldığında Barat HACI orduya katıldı. Merhum Barat HACI Doğu Türkistan İslam Cumhuriyetinin münevver askeri idi. 1944’te kurulan Doğu Türkistan Cumhuriyetinin askerliğini de yapan HACI iki cumhuriyetimizin şahidi idi.
Merhum Barat HACI ömrünün çoğunu vatanımızın ve milletimizin istiklali için hem de bu dünyanın cehennemi olan Komünist Çinlilerin hapishanelerin de azap ve çile içerisinde geçirmişti. Yaklaşık ömrünün 30 yıllık gençliğini Çinli cellatların hapishanelerinde insanlık dışı vahşi işkenceler ve insanı diri, diri öldüren hakaretlere maruz kaldı. Münevver mücahidimiz hayatının altın döneminin yaklaşık 20 senesini 1.2 m x 1.5 metrelik hücrelerde azap ve çile içinde geçirdi ve bu dönemlerde mübarek Kur’an-ı Kerim’i bol, bol okumakla meşgul oldu.
Barat HACI cenabı Allah’ın takdiri ile hapishaneden çıktıktan sonra büyük eziyetlerle Türkiye’ye geldi. Barat HACI daim kendisinin en son amacı için düşündü her zaman amacına ulaşmak için ilerlemek ve hareket etmek onun hayatta ki düsturu idi. Mücahid Barat HACI’ onun nur yüzlü siması gazete ve televizyonlarda boy gösterdiği vakit yurt dışında ve içerisindeki Doğu Türkistanlılar da bir umut doğurmakta idi. O hiçbir zaman kendi gayesini unutmadı Safdaşı, Yoldaşı, dostu merhum liderimiz Savut DAMOLLA’dan kalan mukaddes Ay yıldızlı Gökbayrak idi. O yorulmuyor, bıkmıyor, ümitsizliğe kapılmıyordu çünkü o vatanın bir mücahidi idi Onun ruhunda cehennemin bu dünyadaki gölgesi olan Çin Hapishanelerinde azap içinde şehit olan sayısız safdaşlarının, rehberlerinin, yoldaşlarının ümitleri toplanmıştı. O hapishaneleri her defa göz önüne getirdiği zaman şehit olan safdaşlarının ruhları onu gayesine ilerlemek için ilham kaynağı oluyordu. Hürlüğün değerini bilmeye müyesser oluyordu. šehitlerin gözlerinden “Elveda” “Hurra” diyen sesleri duyuyordu. Onların demek istedikleri ama hayatlarında hiç nasip olmayan sözlerine Barat HACI kendisini borçlu gibi hissediyordu onun için o her daim kendisine “Alğa ……..” diye emir veriyordu bu emir vatanın sedası milletin emri idi. Hapishanede onca çileyi çekerek çıktıktan sonra hür dünyaya vatanının nidasını söylemekten milletinin derdini anlatmaktan hiç çekinmedi. Dünyalık telaşların peşinde koşmadan fakat Allah rızası için kendisinin vicdani borcunu eda etmişti. Çünkü o yurtdışındaki halkımızın durumunu iyi gözlemlemişti. O kendisinin ebedilik gayesi için son nefesini verene kadar savaşmayı onur saymıştır. Doğu Türkistan bunun gibi mücahitleri ile onur duyuyor. Doğu Türkistan İnkılap tarihi bunun gibi yiğitlerin şanlı izleriyle süsleniyor. Merhum Barat HACI’ya Allah’tan rahmet, ailesine sabır ve selametlik diliyoruz. Mekanı Cennet olsun
 (Amin)

  • 803 defa okundu.