8 Mart Dünya Kadınlar Günü

08.03.2003 tarihli Basın Bildirisi

 

8 Mart, kadınların hak arayışlarının, insan olmanın gereği olan özgürce ve insanca yaşama mücadelelerinin simgesidir. 1857'lere kadar uzandığı söylenen bu mücadelenin, bir tarih ve simge konmadan devam eden, daha çetin mücadelelere sahne olan bir öncesi vardır. Ve görünen o ki; hak arama mücadelesi, bu vurdum duymazlık, görmezlikten gelme devam ettikçe bundan sonra da devam edip gidecek,. Dileğimiz bu sürecin gelecek uzun yıllara kalmadan bitmesi, insanların tüm haklarına sahip olduğu, barış içinde bir dünyada yaşamasıdır.

Bu günün anlamına uygun olarak, tüm dünya da çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Bu etkinliklerde kadınlar, her türlü sıkıntılarını ve isteklerini dile getirmektedirler. Bizde, kadın hakları mücadelesinin simgesi olan bu günde, 8 Martın dünya kadınlar günü olduğunu hatırlama hakları bile ellerinden alınan Doğu Türkistanlı kadınların sıkıntılarını aktarmak istiyoruz.

Özellikle Komünist Çin işgalinin başladığı 1949 yılından günümüze kadar, acıların en büyüğünü yaşamış ve yaşamaya devam eden Doğu Türkistanlı kadınlar, kendilerini ifade edememenin, ifade etme şansı bulduklarında da muhatap bulamamanın sıkıntısını yaşamaktadır.

Doğu Türkistanlı kadının, anne olma hakkı, şefkatle büyüteceği bir bebeğe can verme hakkı elinden alınmıştır. Anne olmak yasaktır. Zorunlu kürtaj ile karnında bebeği katledilir. Bebeğinin en temel hakkı olan yaşama hakkı daha gün yüzü görmeden elinden alınır. Kendisi de ölüme terk edilir. Çin'in amacı nüfus planlaması değildir aslında. Maksadı Doğu Türkistan halkını sindirmek, geleceğini yok etmektir. Bu nedenle, sağlıksız ortamlarda yapılan, aslında bir katliam olan kürtajlar ile bebekler öldürülürken, anneler de ölüme terk edilmektedir. Bu kürtajlar sonucunda, binlerce kadın hayatını kaybetmiştir, binlercesi de bir daha çocuk sahibi olamayacak hale gelmiştir.

Eğitim hakkı da elinden alınmıştır Doğu Türkistan'lı kadının. Ana dilinde eğitimini sürdürmesi yasaktır. Bilgi edinmesi, haber alması, geldiğimiz yüzyılın şartlarını öğrenmesi, insan hak ve hürriyetlerinin ulaştığı seviyeyi anlaması engellenmiştir. Elleri bağlanmış, gözleri kapatılmış karanlığa hapsedilmiştir.

Doğu Türkistan'lı kadının en büyük dramı, evlatlarının ardından döktüğü gözyaşıdır. Her yıl yüzlerce Doğu Türkistan'lı genç idam edilirken ardında gözü yaşlı anneler, eşler kalmaktadır. Binlerce Doğu Türkistan'lı kadında tutuklanan, gerekçe gösterilmeden götürülen evlatlarının döneceği ve ya bir haberinin geleceği günü beklemektedir.

24 Şubatta Doğu Türkistan'da meydana gelen 6.8 şiddetindeki büyük deprem, Çin'in bütün gizlemelerine rağmen Doğu Türkistan'ın içinde bulunduğu dramı bir kez daha ortaya koymuştur. Türkiye'den ve diğer ülkelerden gelen yardım tekliflerini kabul etmeyen Çin, yaraları sarmak içinde bir çaba sarf etmemiştir. Kışın en ağır günlerinde, depremzedelerin sokakta bırakılması, yaralıların bile açık arazilerde tedavi edilmesi, Çin Halk Cumhuriyetinin zulüm politikasında depremi bile kullanmaktan çekinmeyeceğini göstermiştir. Sokaklarda, sıfırın altında devam eden soğukta, ailesi için yatacak yer hazırlayan, yol ortasında yaralı yatan evladının başında serum şişeni tutan Doğu Türkistan'lı kadın için acılar devam etmektedir.

Çin'in insan hakları konusunda hiçbir hassasiyeti yoktur. Politikasını zulüm, soykırım ve asimle üzerine kuran Çin'e dur demenin zamanı gelmemiş midir? Hızla silahlanan, nükleer araştırmalarına devam eden, dünyanın sorunlu bölgelerindeki ülkeleri silahlandıran Çin, dünya barışının geleceği için en büyük tehlikedir. Bunlara ek olarak en büyük insan haklan ihlalcisi de Çin'dir.

Çin'i insan hakları ihlalleri, işgalci ve zulüm politikası, amaçlarına ulaşmak için depremi bile kullanmasından dolayı kınıyor, Doğu Türkistan işgaline son vermeye davet ediyoruz.

8 mart dünya kadınlar gününde, en çok hatırlanması gereken Doğu Türkistan'lı kadınlar unutulmamalıdır.

 

Saygılarımla

Seyit Tümtürk

Doğu TürkistanKültür Ve

Dayanışma DerneğiGenel Başkanı

Kayseri

 

Not: 8 Mart Cumartesi Günü saat 11.00 da Ankara Şubemizin Organizasyonu ile Milletvekilleri, Siyasi parti temsilcileri, kadın örgütleri, diğer sivil toplum örgütleri ve Kayseri, İstanbul ve Ankara'daki Doğu Türkistanlıların katılımıyla, Ankara Gazi Osman Paşa'da bulunan Çin Büyük Elçiliği önünde, Çin'in Doğu Türkistan'daki Kadın Hakları ihlalleri protesto edilecek, basın açıklaması yapılarak, siyah çelenk bırakılacaktır.

  • 775 defa okundu.