KIZIL SARI EJDERHAYA DİKKAT
 
Servet KABAKLI
Gazeteci-Yazar 
İslam Alemi, sömürgeci Batı'dan yediği yumruklarla kendinden geçtiği ve 'düşük gardını' hep Batı'ya karşı ayarladığı için, Doğu'dan sinsice yaklaşan 'kızıl-sarı tehlike'nin farkında bile değil...
Arafat'ta vakfeye duran milyonlarca din kardeşimizden biri, televizyon kamerası önünde, ihlasla dua ediyordu... 'Ya Rabbim, bütün müslümanları, Amerika ve İsrail'in şerrinden koru...'
Biz de ekran karşısında, en samimi duygularımızla 'amin' dedik ve ekledik...
'Rabbimiz, bütün müslümanları, bütün insanları, kötü niyetlilerden, emperyalist Batı'dan ve yedi başlı ejderha misali 'Doğu Türkistanımız'ı, Tibet'i ve İç Moğolistan'ı işgal altında tutan, Batı Türkistan'a da göz diken Komünist Çin emperyalizminden de korusun...'
Gerçekten de bütün İslam Alemi, sömürgeci Batı'dan yediği yumruklarla kendinden geçtiği ve 'düşük gardını' hep Batı'ya karşı ayarladığı için, Doğu'dan sinsice yaklaşan 'kızıl-sarı tehlike'nin farkında bile değil...
Çekirge sürüsü...
Rahmetli Muzaffer Özdağ, ASAM Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın babasıdır... Kendilerini bir anda 27 Mayıs İhtilali'nin içinde bulan, darbe sonrasında, taşeron zihniyetine karşı çıktıkları için, bir gecede evlerinden alınıp, Dünya'nın dört bucağına çil yavrusu gibi dağıtılan 14 idealist subaydan biridir. 60'lı yılların başında, Alparslan Türkeş'in de aralarında bulunduğu 13 arkadaşıyla birlikte sürgüne gönderilmiştir...
Sürgün yıllarını Binbaşı rütbesi ve 'Asker" Ataşe' sıfatıyla Japonya'nın Başkenti Tokyo'da geçiren Muzaffer Özdağ'ın, bizzat kendisinden dinlemiştim...
Bir resmi" yemekte Kızıl Çin'in askeri ataşesiyle aynı masada oturuyorlarmış... Özdağ'ın Türk olduğunu anlayınca, Çinli 'yılan tıslıyor gibi' sırıtmış..
'-Çok memnun oldum... Siz bizim istikbaldeki komşumuzsunuz...
-Mazide olduğu gibi Çin Seddi'nde mi?...
-Hayır Sayın Özdağ, doğunuzda, İran sınırınızda...
-Biz gene de ezel" ve ebed" Türk vatanlarında değil, Doğu Türkistan'ı da işgalinizden kurtardıktan sonra, tarih boyunca yapabildiğiniz o en büyük eserinizin, Çin Duvarı'nın kıyısında komşuluğunuzu tercih ederiz...'
Düşününüz... 42 yıl önce yaşanmış bu diyalog... Adamlardaki devlet şuuruna, yayılma azmine bakınız...
Bir de bizim gafilleri ibretle seyrediniz...
Büyük pazar, küçük pazar...
Atayurdumuz Doğu Türkistan zaten Çin esareti altında... Batı Türkistan'da Sovyetler'in dağılmasıyla ortaya çıkan kardeş Türk cumhuriyetleri, hatta Azerbaycan ve İran, bu çekirge sürüsünün istila tehdidiyle karşı karşıya... Ve Çinliler, iktisad" açıdan, bırakın İran sınırımızı, işgal ettikleri çarşılarımızda, pazarlarımızda, bilmem hangi makamdan aldıkları 'imtiyaz'larla tezgah açıyorlar...
Bir zamanlar, 'Çin ile ticaretimizi geliştirmeliyiz, bizim için büyük pazar. 1 milyar 300 milyon nüfusu var. Kelle başı birer portakal satsak fena mı olur' diye, sivri akıllı bir siyasetçimiz çıkmıştı ortaya... 'Adamcık'a, Çin'in, Dünya'daki en büyük portakal, narenciye üreticisi olduğunu zor anlattılar...
Ve şimdilerde o 'büyük pazar'ın, resmi-gayrı resmi pazarcıları, İstanbul'un en küçük, en ücra pazarlarında, bizim Siirtli pazarcılarla kavga-dövüş köşe kapmaca oynuyorlar...
Çin mahallesi, Çin mafyası...
Sadece Taksim'de her gece bini aşkın, bond çantalı Çinli işportacı tezgah kuruyor...
Gene sadece İstanbul'da, aylık masrafları en az 10 bin dolar olan ve yüzde 99'u sinek avlayan Çin lokantalarının, mantar biter gibi çoğaldığını ve 'yüzlerce'ye ulaştığını biliyor musunuz?...
Yalnız İstanbul değil, Bakü, Taşkent, Bişgek, Aşkabat, Almatı hatta Lefkoşa 'zararlı çekirge' istilasında... Bir an önce tedbir alınmazsa vay halimize... Mesela yakın zamanda, İstanbul'da da New York ve diğer merkezlerde olduğu gibi, Çin mahalleleri kurulursa, Çin mafyaları cirit atarsa şaşmayınız...
Çare birlikte, çare duada...
Dünyanın her tarafına yayılmış camilerimizde, mescidlerimizde, özellikle, Mescid-i Aksa'da, Mescid-i Nebev’de ve nihayet Kabe-i Muazzama'da, bayram namazları kılındı, hutbeler okundu...
Filistinli ve Iraklı kardeşlerimiz için dua eden hocalarımız ve camilerimizi dolduran müminler, zulüm gören bütün müslümanlar ve insanlarla birlikte, Doğu Türkistanlı, Kerküklü, Çeçenistanlı, Dağlık Karabağlı ve Keşmirli mazlumlar için de dua etmedikçe... ABD ve İsrail'le beraber, Kızıl Çin ve diğer sömürgecilerin yanısıra emperyalizm uşağı yöneticiler de lanetlenmedikçe... Türk ve İslam Alemi, sevgi ve saygıyla bir ve bütün olmadıkça... Hep lokma lokma yutulacağımızı, görür körler, duyar sağırlar, bilmem ki ne zaman öğrenecek?!... Anlayana sivrisinek saz... Anlamayana ne yazarsan yaz....

  • 731 defa okundu.