Demet Tezcan 
Gazeteci Yazar Vakit Gazetesi

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve bereberindeki heyetin Çin gezisini geçen haberlerden takip etmeye çalışıyorum. šiirlerin okunduğu, gezilerin yapıldığı, fotoğrafların çekildiği gibi haberler. Acaba Doğu Türkistan halkına dair bir haber geçer mi diye bekliyorum yok. Hafızamı bile suçlamaya kalkıyorum; yoksa Çin'in Doğu Türkistan ile bir ilişiği yok muydu? 
Gerek Çin devlet adamlarının Türkiye ziyaretlerinde gerekse bizim devlet erkanının Çin gezilerinde konuşuluyorsa bile halkın dikkatlerinden uzak tutulan bir konu Uygur Türkleri. 
Çin, 11 Eylül saldırısından sonra terörizmle mücadele konusunda batı ülkeleri ile işbirliği içine girerek, kendince terörist ilan ettiği Uygur Türklerini terörist listesine ekleyebilme gayretine de girmişti. 
Uygur Türkleri Çin'in teröristi olduğu için belki de; siz de terörizmden yıllarca çektiğiniz için bizi anlarsınız yollu hatırlatmalara girebileceklerinden, hassas bir konu olarak ertelenmiş olabilir. Malum, propagandaya göre terörist ilan edilenin suçunun ispat ya da delilinin gösterilmesini istemek ise terörizm yandaşlığı anlamına gelmekteydi. 
Yıllar yılı uyguladığı zulmüne gerekçe aramak, yok etme politikasını alabildiğine genişletebilmek, terörden muzdarip ülkeler listesinde yer almak adına kendi teröristliğinin üstünü örtüp her türlü haklarını gasp ettiği insanları terör listesine ekleme gayretine girebilmiş bir Çin. Eli kanlı, ekmeği kanlı Çin... 

• • • 
Daha önceleri de defalarca yazdım Uygur Türklerine uygulanan sistemli zulmü... Ekonomik, kültürel, dini haklar, yaşama haklarının yanında lüks kalıyor. Zorunlu kürtaj uygulaması ile nesilleri yok edilmeye tabi tutuluyor. 
Genç kızlarının fuhuşa yahut da Çinlilerle evliliğe zorlandığı, evlenmeyi kabul etmeyen kızların kaybolduğuna, sonrasında ölü bulunduğuna hiçbir ailenin ikinci bir çocuğa sahip olamadığına, olmuşsa bile bebeklerinin öldürüldüğüne, dini vecibelerini yerine getiren insanların topluca tutuklandığına dair ve pek çok insanlık dışı uygulamaların Çin eliyle Uygur Türklerine yapıldığı haberlerini yalnızca okumakla kaldık maalesef. 
Doğu Türkistan Enformasyon Merkezi'nin hak ihlallerine dair 2001 raporuna göre 100 binden fazla insan sırf haklarını aradıkları için Çin hapishanelerinde tutulmakta. Yine aynı rapora göre ölüm cezası yalnızca Doğu Türkistanlılara uygulanmakta. 
Zulme uğrayan her millet gibi yok sayılan, gözlerden uzak tutulan bir mazlum topluluk işte. Zulmün çeşitlerini sıralamaya gerek var mı? İşgal ettikleri topraklara Çinliler, Doğu Türkistan yerine "yeni kazanılan yer" anlamında Sincan diyorlar. 
Bir milletin haklarının, ahlarının, kanlarının üzerinden müreffeh bir hayat sürmek isteyen bir başka millet. 
Zulmedilen, yok edilen ve kendi soydaşlarınca yok sayılan mazlumlar... Aslında boykot etmediğimiz satın aldığımız her Çin malında kendilerini hatırlatıyorlar. "Satın aldığın mala dikkat et. Alışveriş yaptığın millet bizim canımıza kasdeden millet" diyorlar... Elimizden geldiğince, kendimizce Çin malına uzak duruyoruz.. Öte yanda devlet çapında anlaşmalar. Çin malı almak. Çin'e mal satmak adına... 
Uygur Türkleri gezi programlarının, yapılan anlaşmaların neresinde bilmiyoruz. 
Tüm mazlum halklar gibi kendi çileleri ile baş başalar. Hatta diğer zulüm halkalarına biraz fark atarak yaşam mücadelesi sürmekteler. Çünkü onlar dünyaca tescilli Çin işkencesine tabiler. 

  • 797 defa okundu.