M.EMİN BATUR
 
Türk-İslâm âlemine Çin'in tarihi düşmanlığı bilinen bir gerçektir. Asırlardır yayılmacı emellerinin önünde tek engel olarak gördükleri Doğu Türkistan'ı istila planlarından biran olsun, asla vazgeçmemişler ve devamlı olarak ta saldırgan bir tutum içerisinde olmuşlardır.

Doğu Türkistanlılar da, hiçbir zaman Müslüman Türk Milletinin zulme boyun eğmeyeceğini değişik tarihlerde yapmış oldukları savaş ve sık sık meydana getirdikleri ayaklanmalar neticesinde kurdukları devletlerle göstermişlerdir.

 

Burada bahsedeceğimiz konu, 1933 yılının bahar aylarında başlatılan ayaklanmanın sonucunda elde edilen zaferle 12 Kasım 1933 yılında ilân edilen Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti'dir.

 

Maksadımız geçmişte Doğu Türkistan'da bir devlet kurulmuş olması ile avunarak vakit geçirmek değil, esas amaç bazı akıl ve iz an yoksunlarına, ümitsizlik çukuruna düşenlere Türklerin tarih boyunca bir çok devletler kurduğunu, bunları çok iyi idare ettiklerini ve bir gün Doğu Türkistan'da tekrar bir devlet kurulursa ( ki kurulacaktır İnşallah) onu idare edecek kadronun geçmişte var olduğunu, bugün de, yarında var olacağının mesajını vermektir.

Tarihte üzerinde; Birçok Türk Devleti'nin kurulduğu, dünyaya ışık tutmuş alim ve ulemaların yetiştiği Doğu Türkistan bugün asla hak etmediği esarete katlanmak zorunda kalmıştır.

1760 yılında ilk defa Çin istilasına uğrayan Doğu Türkistan'da yakın zamana kadar400'den

fazla mili ayaklanma vuku bulmuş, bu ayaklanmalar sonucunda dört kere bağımsız devlet kurulmuştur. Bu devletlerden 12 Kasım 1933'te kurulan Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti "nin Doğu Türkistan tarihinde önemli biryeri vardır. Zira bu devlet kurulurken başlatılan ayaklanma bütün yurt sathında aynı heyecan, aynı amaçla başlatılmış ve sonunda top yekün bir zafer elde edilmiştir.

 

1911 yılının başlarından itibaren Doğu Türkistan'da hissedilir  derecede bir gelişme ve fikir mücadelesi devri başlar, bunun en önemli sebeplerinden biri o tarihlerde Türkiye'den gelip doğu Türkistan'da modern okullar açan ve halkı bilinçlenmeye sevk eden Ahmet Kemal İlkul ve İsmail Hakkı Beylerin faaliyetleri idi. Yıllarca Çin tarafından sömürülen Doğu Türkistanlılar artık bu gidişe dur deme zamanının geldiğine kanaat getirerek, yurt genelinde Çinlilere karşı tavır almaya ve kendi haklarını savunmaya başlarlar. Buna karşılık Çinlilerde sert tedbirlere başvurmaktadırlar, açılan okulları birer birer kapatmakta, dışarıdan ve özellikle Türkiye'den gelen her türlü yardım yollarını kesmektedirler.

 

Doğu Türkistan halkının yıllardır Çin yönetimine  karşı duyduğu nefret ve içlerinde gitgide kuvvetlenen milli kimliklerini arayıp bulma isteği 1930 yılından itibaren topyekün milli ayaklanma hareketlerine dönüşmüş, neticede Çin sınırlarına yakın bir vilayet olan Kumul şehrinde Salih Dorga ve Büyük Mücahit Hoca Niyaz Hacı liderliğinde 1931 yılının ilkbahar aylarında ilk ayaklanma başlatıldı. Çok kısa bir sürede Kumul şehri işgalcilerden geri alındı. Bundan sonra da bütün Doğu Türkistan vilayetlerinde milli ayaklanma başlatıldı.

 

6 Ocak 1933 tarihinde Turfan halkı, Muhiti kardeşler liderliğinde şehirde bulunan Çin garnizonunu basarak şehri ele geçirdiler.

Turfan Milli kuvvetleri General Mahmut Muhiti komutasında batıya doğru hareket ederek Korla, Karaşehir ve civarını Çinlilerden temizlediler.

28 Şubat günü Hoten vilayeti halkı Mehmet Emin Buğra ve kardeşleri liderliğinde Hoten vilayetinide kurtardılar. Daha sonra Hoten mücahitleri Kargalık, Poskam ve Yarkent şehirlerini Çinlilerden geri alarak Kaşgar'a doğru ilerlediler.

Doğudan ve güneyden Kaşgar'a doğru ilerleyen milli kuvvetler, Eskişehir'i kurtaran Albay Timur Bey birlikleri ile birleştiler.

Kaşgar eski tarihlerden beri Doğu Türkistan'ın en önemli bir merkezi ola gelmiştir. Bu nedenle binlerce şehit vererek kazanılan bu büyük zafer sonunda ilân edilecek olan Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti'nin merkezi olarak ta Kaşgar şehri seçilmişti.

Batı Türkistan'ın önemli şehirlerindeki medreselerde tahsil gören ve dünyanın bir çok ülkesini gezerek incelemeler yapmış, siyasi ilmi ve dini fikirlerini milli yönde ustaca kullanan Kulca kadısı Sabit Damolla Hoten ihtilalcileri ile beraber bulunuyordu.

Sabit Damolla, tüm milli liderleri bir araya toplayıp kazanılan, bu dünyada eşine az rastlanan, büyük zaferi Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti'ni ilân etmek suretiyle pekiştirmek ve ölümsüzleştirmek istiyordu.

 

Artık karar verilmiş ve böylece Hicri 135. yılı 7. ayın 4. gününe rastlayan 12 Kasım 1933 günü Kaşgar'da halkın ve milli ordunun coşkulu tekbir sesleri yeri göğü inletirken Ayyıldızlı Gökbayrak göndere çekilerek Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti resmen ilân edilmiş oldu.

Bu esnada 14 kişiden oluşan Hükümet üyeleri halka tanıtıldı, devletin anayasası halka açıklandı devletin milli marşı okundu, milli meclis teşkil edildi. Hükümet üyeleri şu kişilerden oluşuyordu:

 

Devlet Başkanı: Hoca Niyaz HACİ

Başbakan       :  Sabit DAMOLLA

Başbakan Yar.: Cena BEK

Devlet Bakanı : Alem AHUN

Milli Savunma Bak.: Oraz BEK

Genel Kurmay Baş.: General Mahmut MUHİTİ

İç İşleri bakanı: Saidzade YUNUS BEK

Dış İşleri Bakanı: Kasımcan HACİ

Eğitim Bakanı: Abdulkerimhan MAHDUM

Vakıflar Bakanı: Şemsettin TURDİ HACİ

Adalet Bakanı: Zarif KARACİ

Tarım Bakanı: Ebulhasan HACİ

Maliye Bakanı: Ali AHUNBAY

Sağlık Bakanı: Übeydullah BEK

 

Bu devletin Dış İşlen Bakanı Kasımcan Haci  Peşevar'dan çektiği  bir telgrafla Gok

Bayrak'tan Al Bayrak'a selam gönderiyor ve Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti'ni genç Türkiye Cumhuriyeti'ne müjdeliyordu. Türk ve Müslüman ülkelerin o zaman ki kendi problemlerinin çokluğu nedeniyle olacak ki beklenen ilgi ve alâkayı göstermemişler. Rusya'nın Doğu Türkistan'ı kendi açısından tehlike olarak görüp yıpratması, Avrupa'nın Müslüman-Türk Devletleri" nin sayısının dünyada ikiye çıkması karşısındaki telaşı ve yıkıcı girişimleri nedeniyle kurulan bu Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti'nin ömrü uzun olamamış ve yıkılmıştır.

 

12 Kasım 1933 te Doğu Türkistan'da yakılan "Hürriyet Meşalesi" sönmemiştir asla sönmeyecektir.

  • 706 defa okundu.