Ahmet İGEMBERDİ 
Liverpool, Sidney, Doğu Türkistan
Milli Kurultayı Üyesi

Pekin devlet terör politikasının Doğu Türkistan'daki kan sömürgecisi cellat Wang Le Çuan yakında kanunsuz şekilde bir emir ilan etti. Bu emir'in esas metni şunlardan ibarettir. Çin komünistleri Doğu Türkistan'ın tarihi ve kanuni sahibi olan Uygurların birkaç bin yıldan beri kullanmakta olduğu ve Uygur kültürünü dünyaya tanıtan ana diline ceza olarak kanlı hançerini milletimiz kalbinin anahtarı olan ana diline vurarak milletimizin kalbinde unutulmaz yara açtı.

Wang Le Çuan kendi emrinde Doğu Türkistan'daki Uygur okullarının kalitesinin düşük olduğunu bunun sebebinin Uygur dilinin modern eğitime uyum sağlayamadığını eğitim kalitesini yükseltmek için Uygur ilkokullarının 3.sınıfından itibaren eğitimin Çince olması gerektiğini ısrarla iddia ediyor. Çin hükümetinin ana yasasında ve Doğu Türkistan hükümetinin özerk bölge kanununda belirtilmiş olan nüfus sayısı az ulusların kendi dil ve yazısını kullanma haklarını hiçe sayan Wang'ın bu emri Pekin hükümetinin Uygur halkına uygulamakta olan asimilasyon ve ırki katliamdan ibaret yanlı politikasının bir parçasıdır.

Çin komünistleri geçmişteki feodal militan dedelerinin işgalci alışkanlığını devam ettirmekte ve onu daha da geliştirerek milletimize karşı 50 yıldan bu yana vatanımız tarihinde eşsiz kanlı katliamlar ve ırkı temizlik faaliyetlerinde hiç ara vermeksizin bulunmakta. Özellikle 11 Eylül olayından sonra terörizme karşı uluslararası ittifakın üyesi olarak görünmeye çalışan Çin hükümeti fırsattan yararlanmak suretiyle kanlı hançer ucunu milletimizin gururu ve mevcutluğunun ölmez sembolü olan ana diline doğrultmakta.

Aslında her hangi bir milletin ana dili iletişim vasıtası olarak o milletin karakterinin esasını oluşturur ve o milletin oluşması, tarihi, sosyal, kültür ve örfe-adetleri ile yakından ilişkilidir. Bir millet ana dili olmaksızın millet olamaz. Wang Le Çuan'ın Uygur okullarında ilk okul 3.sınıfından itibaren Çince eğitim verilmesini yürürlüğe koyması apaçık geleceğimizin ümidi olan evlatlarımızı, sevgili çocuklarımızı göz göre, göre sarı ejderhanın ağzına bırakmak ve çocuklarımızı Çinlileştirmekten başka bir şey değildir!

Gerçi Wang bizim Uygur eğitimine acıyor gibi görünse de sözde Uygurca eğitimin kalitesinin yüksek olmaması, Çince eğitim görenlerin kalitesinin yüksek olması gibi söyleyiş tamamen işgalci Çinlilerin adam aldatma oyunudur. Yabancı dil öğrenilmeli Ancak Wang'ın bahsi geçen emrinde Çinlilerin milletimize, kültürümüze ve dilimize karşı asimilasyon politikası apaçık kendini belli etmektedir.
Biz kendi dilimiz olan Uygurca'yı ve Wang'ın övmüş olduğu Çince'yi de iyi biliriz. Birkaç bin yıldan beri Çince Çinliler için nasıl tarihi önem taşıyor ise, bizim Uygurca'mız da aynı önemi taşıyor. Uygurca dil bilgisi açısından açık, özet,ve yumuşak olmasıyla beraber ifade gücü açısından da Çince'den hiç geride değildir. Bizim dedelerimiz işte o dili kullanarak dünyaya tanınan kitaplar yazmış ve dünya
kültürüne ölmez katkılarda bulunmuş değil miydi? O dili kullanarak Çinlilerin övündüğü 4 kitabı (Irmak boyu, 3 Devlet'in Hikayesi, Kırmızı Binadaki Rüya, Batıya Seyahat) kendi dilimize gayet güzel şekilde çevirmemiş miydik? Uygurcanın yabancı dildeki en modern kitapları bile çevirmeye yetiyor olması besbellidir. Wang'ın buradaki amacı Doğu Türkistan'daki birkaç bin yıllık tarih ve kültür sahibi olan Uygurları Çinlileştirerek Uygurların milli mevcutluğunu yok etmektir. 

Biz Çinlilerin bu tip entrikasını ve asimilasyon politikasını ve yanlı davranışını katiyen kabul etmeyiz ve şiddetle kınıyoruz. Biz hiçbir zaman Çin ulusundan değiliz, Çin ırkından veya Wang'ın ırkından değiliz. Çince bizim dilimiz değildir, bizim vatanımız Sincian değil Doğu Türkistan'dır! Biz Uygur’uz, Müslüman’ız, bizim ana dilimiz Uygur dilidir. Wang Le Çuan'ın buradaki amacı Uygur okullarında Çince eğitim vererek Uygur eğitiminin kalitesini yükseltmek değildir, tersine bizi Çinlileştirmektir. 

Çin üniversitesinde mezun olan. Çinceyi çok iyi bilen binlerce Uygur öğrencilerin doğup büyüdüğü vatanında sanki suçlu gibi kan sömürgeci Çinliler tarafından horlanarak işsiz kalması bunun kanıtı değil mi? Bu yıl BM kültür ve eğitim komisyonu "Dünyadaki yok olma tehlikesi olan diller haritası" kılavuzunu yayınladı, bu yayında dünyadaki 6.000 çeşit dil içinde 3.000 çeşit dilin yok olduğu bildirilmiştir ve eğer önlem alınmazsa Uygur dilinin de yok olma tehlikesi içinde olduğu uyarılmıştır. 

Bu dünyada yaşamakta olan tüm Uygurlar için ciddi bir sinyaldir. Saygıdeğer okurlar! Birkaç bin yıldan beri kahraman ecdatlarımız vatanımız toprağını kan ve can vererek Çin işgalcilerinden nasıl korumuş ise, milletimizin gururu olan ana dili ve imanını da aynı şekilde korumuştur. Ne yazık ki tüm bunlara rağmen milletimiz hala sömürgeci Çinlilerin demir tabanı altında ezilmekte, kıvranmakta, ana dilimiz ve imanımız kasıtlı olarak bozguna uğramakta. Dilini ve imanını kaybeden millet tarih sayfasından silinmeye mahkumdur. Dolayısıyla, uyanık ve bilgili ecdatlarımız dilimizi dünyadaki en büyük, en saygı değer ve şefkatli insan olan anne kelimesiyle beraber ana dil diye adlandırmıştır. Ana dilimiz evlatlara mirastır, milletimizin dünya kadar zenginliğidir. Biz o dil ile tarihimizi öğrendik ve yazdık, bu dilimiz ile dünyayı tanıdık ve dünyada mevcuduz ve şu dilimiz ile daha güzel bir gelecek kuracağız jnşallah. Bu Allah'ın bize verdiği hakkımızdır. Biz bu hakkımızı kullanarak dilimizi canla ve kanla korumalıyız. 

Ukraynalılarda bir ata sözü varmış: Kendi anneni unutsan da ana dilini unutma. Bizim ecdatlarımız ana diline çok önem vermiş ve bize ve dünyaya unutulmaz yadigarlar bırakıp gitmişlerdir. Ünlü yazar vatansever şair Kutluk Şevki ana dilimiz hakkında şöyle hitapta bulunmuştu: Ana dili bilen kişinin izzetini kılgım kiler, Ana dili altın verip ağzından algim kiler. Ey ana dil, sen bize geçmiş ululardan nişan, Sen ile ruhum zeminde iftihar etkim kiler.

  • 759 defa okundu.