Bu bildiri Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu tarafından T.C deki yetkililere basına dağıtılmıştır.

 

Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsünün 15 Kasım 2001 Tarihli açıklaması

 

1.Xinjiang tarihten Çin'in topraklarının ayrılmaz bir parçası olarak uluslar arası alanda tanınmıştır. Çok az sayıda bölücüler tarihi geçmişi reddederek suni olarak "Doğu Türkistan" problemi ortaya çıkarmıştır. "Doğu Türkistan" zaten az sayıda yabancının Çin'i parçalamayı amaçlayıp ortaya koyduğu bir isimdir. Bu ismi Xinjiang'da çeşitli etnik gruplarıda içine alan Çin halkı hiçbir zaman kullanmadı ve kabul etmez. "Doğu Türkistan" terörist güçleri Xinjiang’daki insan hakları durumunu saptırarak ve uluslar arası kamuoyunu kandırarak uluslar arası alanda sempati uyandırmaya çalışmaktadır. Onlar Çin'in sınırları içinde bir takım terör faaliyetlerini işleyerek ve aynı zamanda uluslar arası terörist güçler ile bir araya gelerek defalarca yabancı Hükümetlere karşı ayaklanma ve şiddetli terörist olaylarında bulunarak uluslar arası terörizmin bir kısmını oluşturmaktadır. Xinjiang'da çeşitli etnik grup mensupları da dâhilinde bütün Çin halkı bunu şiddetle kınamaktadır. Çin hükümeti her çeşit terörizme karşı çıkarak ülkenin birleşmesi, toprağın bütünlüğü ve etnik grupların dayanışmasını azimle savunmaktadır. Biz "Doğu Türkistan" terörist güçleri de dâhilinde olan terörizmle mücadelesi konusunda uluslar arası işbirliğini güçlendirmeyi arzu etmekteyiz.

 

2."Doğu Türkistan" elemanlarının Çin'in sınırları içinde yaptıkları çok sayıda terörist olaylar pek çok sivillerin ölümüne ve büyük varlıkların hasarlanmasına neden olmuştur. Burada sadece birkaç örnek veririz: Şubat 1992 yılında "İslam Evrimciler Partisi'nin" Urumçi'de yaptığı otobüs infilakı olayında 3 kişi ölmüş ve 23 kişi yaralanmıştır. Haziran- Eylül 1993 yılında "Doğu Türkistan Demokratik İslam Partisi'nin" Xinjiang'ın güney kısmında yaptığı bir dizi infilak olaylarının sonucu 4 kişi ölmüş ve 30 kişi yaralanmıştır. Temmuz 1996 yılında "Doğu Türkistan İslamik Adalet Partisi'nin" Shaya ilçesindeki hapishanede düzenlediği ayaklanma olayında 15 kişi öldürülmüştür. Şubat 1997 yılında "Doğu Türkistan Ulusal Dayanışma Birliğinin" Urumçi'de yaptığı infilak olayında 9 kişi ölmüş ve 74 kişi yaralanmıştır. Mart 1998 yılında "Doğu Türkistan Ulusal Merkezinden" saldırganlar Çin İstanbul Konsolosluğuna bomba atmıştır. Mayıs 2000 yılında "Uygur Kurtuluş Örgütü" Bişkek'te Çin malları pazarında yangın çıkartmıştır ve sonra teröristler Kırgızistan'a gidip bu olayı inceleyen Çinli görevliyi öldürmüşlerdir. Aynı yılın 28 Eylül ayının "Uygur Kurtuluş Örgütünün" kontrolündeki teröristler Alma-ata'da iki Kazak polisini öldürmüşlerdir.

 

3."Doğu Türkistan" Terörist güçleri ile Uluslar arası terörist güçleri arasında yakın ilişkiler vardır. "Doğu Türkistan İslam Hareketi", "Orta Asya Uygur Hizbullah Partisi" gibi örgütler uluslar arası terörist güçlerden askeri ve mali yardım alıp Afganistan'daki askeri üssünde terörist eğitim görmüşlerdir. "Doğu Türkistan İslam Hareketi" Kasım 1990 ve Ağustos 2000 yılında iki defa "Özbekistan İslam Hareketinin" Özbekistan ve Kırgızistan'ın güney kısmına saldırmaya matuf silahlı isyan faaliyetlerine iştirak etmiştir.

 

4.Afganistan'da terörist eğitim görmüş olan "Doğu Türkistan" elemanlarının tam sayısının hesaplaması zordur. Ama bilgiye sahip olan kişilere göre en az birkaç yüz kişi vardır. Bizim elimizdeki sağlam delillere göre Xinjiang'da terörist faaliyetler yürüten suçlular arasında Afganistan'da terörist eğitim görmüş olanlar vardır.

 

5.Birçok "Doğu Türkistan" örgütünün tüzüğünde açıkça şiddet kullanmaktan yana olduğunu belirtmiştir. Mesela, Afganistan'daki "Doğu Türkistan İslam Hareketi", Kazakistan'daki "Doğu Türkistan Kurtuluş Örgütü" ve "Orta Asya Uygur Hizbullah Partisi" vs. Şunu göstermek isteriz ki, bazı "Doğu Türkistan" örgütleri kendi tüzüğünde şiddet kullanmaktan yana olduğunu belirtmediğine rağmen fiilen şiddet faaliyetlerine katılmıştır. Mesela, " Doğu Türkistan Bilgiler Merkezi" sözcüsü Dilşat basına bu yıl Ekim ayında Çin'in Milli Bayramı süresince başkent Beijing dahil olmak üzere birkaç şehirde terörist saldırılar yapacağını açıkça duyurmuştur.

Çin'in sınırı içinde ve dışında terörist şiddet faaliyetlerini yapan "Doğu Türkistan" elemanları yalnız Çin'de hasar oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit etmektedir. Özellikle bölgesel terörizm faaliyetlerine katılmakla "Doğu Türkistan" elemanları Uluslar arası terörist örgütlerinin bir parçası haline geldiği gösterilmiştir. Dolayısıyla "Doğu Türkistan" terörist güçleriyle mücadele Uluslar arası teröre karşı mücadelenin bir kısmı oluşmuştur. "11 Eylül" olayı şunu gösteriyor ki, terörizm uluslar arası bela olmuştur. Bizce terörizm nerde çıkarsa, ne taraftan gelirse, hangi kimse yaparda hangi amaçla olursa olsun terörizme karşı çıkmak zorundayız. Çin'in terörizm konusundaki tutumu aşikârdır ve süreklidir. Biz bölgedeki ülkelerle ve uluslar arası düzeyde birlikte harekete geçerek "Doğu Türkistan" teröristleri dâhilindeki her çeşit terörizmle mücadeleyi arzu etmekteyiz.

  • 748 defa okundu.