10 ARALIK DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜNDE DOĞU TÜRKİSTAN DAVASINA TBMM DE GRUBU BULUNAN PARTİLERDEN TAM DESTEK

GÖKBAYRAK

 

10 Aralık Dünya İnsan hakları münasebetiyle Doğu Türkistan Milli Kurultayı ve Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Merkezi Kayseri işbirliği ile Türk Ocakları Genel Merkezinde Ankara'da gerçekleştirilen basın toplantısı T.B.M.M.'de grubu bulunan siyasi partilerin katılımları ile gerçekleştirildi.

Basın toplantısına DSP İstanbul Milletvekili Perihan YILMAZ, MHP Aksaray Milletvekili Sadi SOMUNCUOĞLU, Kahramanmaraş Milletvekili Edip ÖZBAŞ, DYP Kayseri Milletvekili Sevgi ESEN, Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Süleyman KALKAN, BBP'li eski Milletvekilleri Ökkeş ŞENDİLLER ve Orhan ARSLAN katıldılar/Toplantıda Doğu Türkistan Milli Kurultay Danışmanı ve Doğu Türkistan Vakfı Müdürü Hamit GÖKTÜRK ve Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Ebubekir TÜRKSOY birer konuşma yaparak Doğu Türkistan'daki son gelişmeler basın mensuplarına ve katılımcılara anlatıldı.

Doğu Türkistan Davasının hak ettiği yeri bulması açısından çok önemli olan bu toplantıya mecliste grubu bulunan tüm partilerce katılım sağlanması ve esarette yaşayan Doğu Türkistanlı soydaşlarımızın acılarının günün önemine paralel olarak paylaşıldığının ifade edilmesi davamız açısından bir köşe taşı olmuş esarette ve muhacerette yaşayan Uygurlar için ümit kaynağı olmuştur.

Basın toplantısını müteakip Çin Büyük Elçiliğine Doğu Türkistanlılar ve BBP partisince birer siyah çelenk bırakılarak Doğu Türkistanlıların değil Çin Devletinin asıl terörist olduğu haykırılmıştır. Siyah çelenk bırakılması ardından Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Merkez Başkanı tarafından bir basın açıklaması yapılmıştır. Burada 10 Aralık İnsan Hakları günü yapmış olduğumuz basın toplantısı için her zaman olduğu gibi kucaklarını açan Türk Ocakları Genel Merkezine, Mecliste grubu bulunan tüm siyasi partilere ve diğer katılımcılara şükranlarımızı bir borç biliriz.

Aşağıda toplantıya katılan Sayın milletvekillerimizin günün önemine binaen Doğu Türkistan hakkında yaptıkları konuşmaları sunmaktayız:

 

Perihan YILMAZ DSP Milletvekili

"İnsanlara baskı uygulamak, onları ezmek insanlık dışı bir davranıştır. Bu baskılara uğrayan bir ülkenin insanları olunca durum daha vahimdir. Bu nedenle terör hiçbir zaman tasvip edilemez. 11 Eylül terörünün sonuçları bunu açıkça göstermiştir. Ben tüm dünyanın terörden uzak olmasını diliyorum. Ülkemiz terörü yaşamıştır. İnsanlarımız çok acılar çekmiştir. Kaynaklarımızın büyük bir kısmını terörle mücadeleye harcadık fakat sonunda haklı çıktık. Dünya bunu anlamıştır. Türkiye'nin gittiği yol doğru yoldur. Bu nedenle laik ve demokratik kavramlardan hiçbir zaman ayrılmamalıyız. İnsanların insanca yaşama haklarını teslim etmeliyiz. Barış ve özgürlük içinde yaşamak herkesin hakkı diyor tekrar sizleri başarıya ulaşmak için gösterdiğiniz mücadelede kutluyorum."

 

Sevgi ESEN

Kayseri DYP Milletvekili

"21. yy en büyük sorunlarından biri insan hakları ihlalleridir. Bu anlamda diye biliriz ki yeni yüzyılın en önemli sorunlarından biri insan hakları, demokrasi ve birey hakları sorunudur. Bu sorun evrensel bir sorundur. Dünyada barış, yurtta barış şiarımızdır. Büyük atanın evlatları olarak Türklerin barış istemekten başka hiçbir arzuları yoktur. O anlamda Doğu Türkistan'daki yaşayan değerli soydaşlarımızın, dünyada barış isteklerine ve kendilerinin barış içerisinde hür yaşama isteklerine gönülden katılıyorum ve hepinize saygılar sunuyorum."

 

Sadi SOMUNCUOĞLU

MHP Aksaray Milletvekili

"Dünyanın çeşitli yerlerinde hakları elinden alınmış zulüm altında yaşayan topluluklar vardır, insan hakları ihlal edildiği dünyanın neresinde bir hadise yaşanıyorsa hiç şüphe yok ki insanlığında meselesidir. Doğu Türkistan'a baktığımız zaman orada ki ihlal edilen insan hakları dünyan» öteki bölgeleriyle kıyaslandığında çok ağır durumun mevcut olduğuna şahit oluyoruz."

"Çünkü terör silahla yapılır, devlet otoritesini yıkmak maksatlı yapılır ve insanları öldürerek insanları sindirmek amacını güder. Hâlbuki Doğu Türkistan Müslüman Türkleri sadece kendi inançlarıyla kendi kültürleriyle kendi tarihinden getirdiği öz haklarıyla hür olarak istiyorlar. Bütün istekleri bundan ibarettir. İnsanları Allah hür olarak yaratmıştır. İnsanlar köle olarak yaratmamıştır hür olarak yaşamayı isteyen kendi değer ve inançlarıyla kendi dili ile var olmak isteyen bu isteğini sözlü olarak yazılı olarak ortaya koyan insanlar terörist olamaz. Bunlara uygulanan zulüm esas terörist olarak adlandırılmalıdır. Zulüm zalimler tarafından yapılır. Zalim ise dünyanın her döneminde kınanmış ve lanetlenmiş kişiler veya davranış biçimleridir."

"Çin her türlü zulme başvurabilir ama haksız olduğu sürece bu davayı kazanamaz çünkü hak zaman içinde haksızlığa galip gelir."

"Doğu Türkistan'da yaşayamayacak durumda olup, hayatları kurtarmak için Türkiye'ye gelmiş ama burada kendi rahatlarını, kendi hayatlarını değil orada kendi kardeşlerinin hak ve hürriyetlerini düşünerek Dernekler kuran, sivil toplum hareketi olarak onların davalarını Türkiye ve dünya ya anlatmaya çalışan değerli kardeşlerimize gönülden tebriklerimizi sunuyoruz. Kendileriyle beraber olduğumuzu bu vesileyle tekrarlamak istiyorum. Bildiğiniz gibi ve daima özlü atasözü olarak "Zulüm payidar olamaz" ve inanıyorum ki Çin halkı da zulme razı değildir. Bir avuç yöneticinin baskısı ve katliamlardan oluşan bu zulmün bir gün sona erecektir. Yeter ki bu dava her yerde dile getirilsin. A.B.D. de meydan gelen terör olaylarını istismar ederek sanki Cindeki Müslüman Türklerde silahlı öldürme hareketleri yapıyormuş gibi daha önceki gaddar hareketlerini daha da artırma yoluna gitmeleri kendilerinin neticede mağlup olacakları yanlış bir yola girdikleri demektir. İnsanlık elbette bu meselelere sahip çıkacaktır. Yeter ki bu kararlılıkla, azimle, sabırla tekrarlana tekrarlana herkese anlatılsın evimizde, sokağımızda, ülkemizde bunu herkes bilsin. Allah haklının yanındadır. İnsan hakları yanındadır. O halde neticede haklının dediği olacaktır."

 

M. Süleyman KALKAN

Saadet Partisi İstanbul Milletvekili

Çok değerli misafirler, basın mensupları bu yüzyılın belki de gözlerden uzak tutulan en zalimce ve en vahşice zulme maruz kalan aziz Türkistanlılar. Asrımızın gerçekten yüzkarası bir zalimin kendi keyfine göre yapabilmesinden ziyade bu zulme güya karşı olduğu halde gerekli tavrı geliştirmeyen ve kendiside ileride mazlumlar listesinde potansiyel olarak yer alan diğer bütün, dağınık, sessiz, tepkisiz kitlelerin sessizliğidir. Bu asırda bütün mazlumların yüreğini daha fazla yakan elbette zulme direnilmezse zalim yaptığının doğru olduğunu anlayarak daha keyifli zulmünü sürdürecek. Herkes bir başka açıdan içine düştüğü zulüm ortamını eleştiriyor ama top yekun mazlumlar zalimlere karşı birleşip bir cephe oluşturamıyor. Dolayısıyla herkesin gözü zalim güçlü diye zalim zorba diye, zalim kuvvetli diye mazlumlara gerektiği şekilde sahip çıkamıyor ve maalesef 21.yy çok geniş iletişim imkânları altında bugün alenen icra ediliyor ve kimse ses çıkarmıyor. Gerçekten Türkistanlıların yılardır çektiği ızdıraplarla kahrola ola herkes taraftarlığını kulaktan kulağa fısıldıyor ama maalesef insanlar bazı maslahat icabı diyerek taraftar oldukları halde bu mazlumlardan yana oldukları halde gün geliyor statükonun zorlayıcı sebeplerinden diyerek zalimin yanında yer alıp ya da şahıs olarak temsilcisine madalya verebilecek kadar kendi halkını, kendi dindaşını, kendi ırkdaşını zulmünü görmezlikten gelebilecek bir duruma düşüyorlar ama zulüm ne kadar şiddetliyse mazlumun statükoyu tersine çevirip hakkını alabileceği haklılığı da o derece arttığını için biz inanıyoruz ki bu zulüm artık daha fazla devam etmeyecek ve süratle gelişen ve süratle yayılan insan haklarını talep etme sesi yükselmeye devam ettiği sürece İnşallah bunu da çok bir zaman aralığında görürüz umuduyla bu zulmün bir insanını yaşama hakkının bu bir milletin ortadan silme imkanın artık izale olarak bu dünyanın en mazlum ve korumasız halkının inşallah tahmin ediyoruz çok kısa zamanda bu zulmün pençesinden kurtulacağını ümit ediyoruz ve bunun için bu zamanın çabucak geçip bu asil halkın bu asil insanların için bu ızdıraptan bir an evvel kurtulmasını diliyor. Hepinize saygılarımı sunuyorum.

 

Edip ÖZBAŞ

MHP Kahramanmaraş Milletvekili

Sayın başkan değerli milletvekili arkadaşlarım değerli basın mensupları bugün burada insan hakları münasebetiyle değerli başkanımızın başkanlığında gerçekleştirilen basın toplantısı için bir araya gelmiş bulunuyoruz tabi benden önce duygularını ve düşüncelerini ifade eden arkadaşlarımın bu duygu ve düşüncelerine katılmamam mümkün değildir. Hepsine gönülden iştirak ediyorum ve ömrü bu dava için yükselen Gökbayrağın yere indirilmemesi için geçen ve bu uğurda verdiği mücadelelerden sonra Hakkın rahmetine kavuşan büyük önder İsa Yusuf Alptekin beyle ilgili bir hatıramı nakletmek suretiyle buradaki duygularımı ifade etmek istiyorum. Zannedersem ölümünden birkaç ay önce davetimiz üzerine Kahramanmaraş'a gelmişlerdi. Orada basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği basın toplantısından sonra bize "özellikle ben Sütçü İmamın mezarını ziyaret etmek istiyorum" dedi. Bizde kendisini Kahramanmaraş ve dolayısıyla ve Türk-istiklal harbinin ilk kurşununu atan bu mücahidin mezarına götürdük. İsa Yusuf Bey Sütçü imamın mezarına kapandı ve ağlamaya başladı.

Ey mücahit sen çok mutlu olarak öldün. Acaba ben senin gibi bu mutluluğu tadabilecek miyim? ve senin gibi huzur içinde ölebilecek miyim? Sen bayrağın altında, ay yıldızlı bayrağın altında vefat ettin. Ben Gökbayrağımın altında vefat edebilecek miyim? Bu huzuru tadabilecek miyim?" diyerek gözyaşları döktü. Değerli arkadaşlarım bir büyük mücahidin bir dava adamının ölümünden birkaç ay kadar önce düşünceleri bu, bu insan ki 50 yıl önce kendi öz yurdundan kendi topraklarından zorla kopartılmış ve bin bir meşakkatle yine öz yurdu bildiği yine kan kardeşi olarak tanıdığı insanların yanına gelmiş. Tabi gelirken kimisi kardeşini kaybetmiş, kimisi evladını kaybetmiş, kimisi en yakınlarını kaybetmiş, kimileri sakat kalmış ama bu insanlar hürriyet aşkından tarihte olduğu gibi hiçbir zaman vazgeçmemişler ve geldikleri toprakların, Türkiye topraklarında da yaşayan insanlarının haklarını müdafaa için gayret sarf etmişlerdir.

İşte burada ki arkadaşlarımın en tabi hakkımız insanca yaşamak ve milli ve manevi değerlerimizle birlikte yaşamak, Türkçe konuşmak, ibadetimizi yapabilmek, bütün değerlere sahip çıktığımız için terörist muamelesi yapılması sizleri sakın yeise düşürmesin sizler gayet ulvi bir davanın tahakkuku için mücadele eden mücahitlersiniz ve inanıyorum ki bu mübarek günde cenabı Allah şu anda göklere yükselen dualarınızı kabul edecek ve sizin ve bütün Müslüman Türklerin yüzlerini güldürecek bu münasebetle vermiş olduğunuz bu kutsal mücadelede sizlerin yanınızda olduğumu ifade etmek istiyorum. Ve sizlerin yaşadığınız bu mübarek günlerinizi ve ilerde idrak edeceğimiz Ramazan bayramınızı kutluyor ve saygılar sunuyorum. Teşekkür ediyorum.

 

Hamit GÖKTÜRK

İstanbul Doğu Türkistan Vakfı Müdürü

Sayın başkan aziz Doğu Türkistanlı hemşerilerim. Doğu Türkistan Vakfı, merkezi Almanya da bulunan ve bütün diasporada ki Doğu Türkistan kuruluşlarının üst kuruluşu olan Doğu Türkistan Milli Kurultay Başkanı sayın Enver Canın danışmanı olarak saygıyla selamlıyorum. Bugün Doğu Türkistan davası açısından bugün ki toplantısı bir milad olmuştur. Şöyle ki esaret altında Türklerin özellikle Doğu Türkistan Türklerinin yegane istinatgahı ve hamisi olarak kabul ettiği Türkiye Cumhuriyeti devletimizin kalbinin attığı TBMM temsil eden siyasi partilerimizden değerli Milletvekilleri Doğu Türkistan davasına destek vermek üzere partiler üstü bir tutum sergileyerek teşrifleriyle katkı ve destek vermişlerdir. Kendilerine en derin minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Bu gün Doğu Türkistan'da tarihin kaydetmediği en büyük insanlık dramı yaşanmaktadır. Bugün Doğu Türkistanlı Türk kendi kimliğini ifadeden mahrumdur. Bugün Doğu Türkistanlı Türk, Türk ve Türkistan kelimelerini kullanması büyük bir suçtur ve onların ağır cezalara çarptırılması da uygulanan cezalardan biridir. Çin ile Doğu Türkistan'da ana karnında ki daha dünya ya gözünü açmayan çocukları katletmektedir. 7–8 aylık hamile kadınları zorla kürtaja tabi tutmakta bunların kürtajla hayatlarına son verilmektedir. Çin Doğu Türkistan'da ekonomik soykırım, ekonomik talan uygulamaktadır. Çin genelinde çıkarılan 148 maden çeşidinin 122 çeşidi Doğu Türkistan'da çıkarılmaktadır. Doğu Türkistan topraklarının hemen hemen yarısında petrol bulunmuştur. Doğu Türkistan böyle zengin yeraltı ve yer üstü zenginliklerine sahip iken dünyanın en fakir insanları Doğu Türkistan'da yaşamaktadır. Doğu Türkistan'da şehirlerden zorla kırsal kesime sürülmektedir. Doğu Türkistan Türkleri günümüzde eğitim, öğrenim hakkından da mahrumdur. Binlerce yıllık geleneği olan dini bayramlar, milli bayramlar. Nevruz, meşrep gibi binlerce yıldan beri bizi biz yapan bize milli milliyetimizi hatırlatan etkinliklerin yapılması yasaklanmıştır. Buna karşın Çinlilerin kendi milli bayramları olan Çağan'ın kutlanması zorlanmaktadırlar. Kutlamaları Çin bütün şerri emellerini Doğu Türkistan'da gerçekleştirirken Doğu Türkistan tam bir çelik bir kafesin içine eskiden demir perde ifadesi vardı. Şimdi demir perde yıkıldı Çin perdenin içine almıştır. Doğu Türkistan'daki yaptırılan bu insanlık dışı zulüm ve işkenceler dünya gündeminden, dünya kamuoyundan hafızasından onların bilgisinden saklanmaktadır. Son 11 Eylül hadisesinden sonra yavuz hırsız misali Çin Doğu Türkistan'da yaptığı insanlık dışı uygulamaları kafi görmeyerek, yurt dışında faaliyet gösteren yurt dışında yaşamaya mecbur olan Doğu Türkistanlıları terörist olarak tescil etmeye uğraşmıştır. Halada buna devam etmektedir.

Lütfen artık dünya Doğu Türkistan'daki Çin zulmünün zada olsa farkına varmış durumdadır. Nitekim 17 Ekim 2001 tarihinde Avrupa Parlamentosu Doğu Türkistan Milli Kurultayı Brüksel'de Avrupa Parlamentosu binasında açılmasına imkan tanımıştır. Ayrıca bir günlük "Doğu Türkistan'ın son 50 yılındaki Çin işgalindeki durumu" bir gün panel gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu Yüksek Komseri Mary ROBINSON 26 Ekim 2001'de Pekin'de Çin devlet başkanı Ziang Zemin'e Doğu Türkistan'daki olayların terörle ilgisinin olmadığını buradaki hadiselerin bir halkın yaşama mücadelesi olduğunu söyleyerek Doğu Türkistan'daki insanlık dramına dikkati çekmiştir. Çağdaş hukuk ve insan hakları nitelendiren 21. yy. Doğu Türkistan'da yapınlan bu insanlı dışı uygulamalar insanlığın yüz karasıdır. İnsanlık ve Türk-İslam kamuoyu Doğu Türkistan'daki bu bu insan hakları ihlallerine gereken tepkiyi vermelidir. Dünya insan hakları gününde bütün insanların kaybadilen haklarının kavuşacağını dileyerek hepinizi saygıyla selamlıyorum.

  • 891 defa okundu.