GÖKTÜRK DEVLETİ'NİN

SİYASİ VE TOPLUMSAL DURUMU

VE KÜLTÜREL ESERLERİ

Yazan:M.Emin BUĞRA

Çvr:Gökbayrak

 

Göktürk devletinde İlhan, Yabgu, Tekin, Şad, Abit Şad, İdat Şad, Turhan, Boyrok, Cor gibi rütbeler vardı. Kağan hanın şehzadeleri Tekin, Şad veya Abid unvanıyla anılırlardı. Orhun abidelerine göre Tekin mutlak şehzade demektir. Tekinlerden bir kabile veya bir ile vali olan kimse Sad, birkaç kabile veya ile vali olan kimse abit Sad veya İdat Sad unvanı alırlardı

Göktürk Devleti'nin Asya genel kültür tarihinde mühim bir yeri vardır. Doğu Göktürk Devleti'nin 2. hanedanı olan Kutluk döneminden miras kalan Orhun abideleri ve çok meşhur olan eski Türk kitapları Göktürk Devleti'nin Türk kültür tarihindeki katkılarının ne kadar büyük olduğunun bir göstergesidir. Bati Göktürk devleti coğrafi yerleşiminin büyük önem taşıması gerekçesiyle genel tarihinde çok büyük bir devir yaratmıştı. Bu devlet yalnız Çin devleti ile değil belki İran devleti ve Doğu Roma (Bizans) imparatorluğu ile hem siyasi hem iktisadi ilişkilerde bulunmuştur. İran ve Bizans başkentine konsoloslar gönderdiler ve o devletlerden de Göktürk devletinin ordusuna delegeler geldiler. Göktürkler M.S. 6. yüzyılın 2. yarısında yalnız Çin devletini korkutmakla kalmayıp belki Sasani ve Bizans devletini de titretebilecek kuvvete sahip idiler.

İÇ POLİTİKASI

O derecede güçlenen Göktürk devleti takriben bir aşıra kadar Kadırgan dağlarından İtal (Volga) nehrine ve Altay dağlarından Hint hududuna kadar bütün alanlardaki Türk kavmini kendi hâkimiyeti altında tutarak idare etti ve bu ülkelerde nizam ve tertibi muhafaza etti. Bu nizam ve tertip sayesinde etraftaki Çin ve Hint, İran, Rum milletleri arasında ticari ilişkiler ve kültür sanat alışverişi gayet mükemmel bir şekilde yürüdü, İran ve Rum kültürünün ürünü olan ticaret malları Türk yurdunun içindeki çok büyük ve uzun olan karavan yollarından geçerek Çin ve Japonya’ya kadar vardılar, ve o yerlerin malları Avrupa'ya kadar vardılar. Bu ilişkiler yalnız ticaret mallarıyla sınırlı kalmadan birçok fikir ve dini mezhepler bu milletlerin arasında pencere oldu. Bunun tek sebebi bu milletlerin işbu Türk yurdundaki tertip ve intizam ve siyaset ve ticaret özgürlüğü idi. O asırlarda İran'da gelişmiş olan Mani Dini Hindistan'da da gelişmiş olan Budizm Orta Asya'ya geldi ve o yerden de Çin'e dağıldı. Çin'e Budizm'in gelişi o şekilde olmuştur.

DEVLET ORGANİZASYONU

Göktürklerin devlet organizasyon Hunlarınkine benzemektedir. Bu devlet hem yukarıdaki Türk devletleri gibi pek çok hanlık ve beğliklerin büyük ve genel işlerinde bir reisin bayrağı altında birleşmekten ibaret bir konfederasyon devleti olup zamanemizdeki devletler gibi merkezci devlet değildi.

Göktürk kağanı Türk hanlarının itaati aşağıdaki dört noktadan ibaret idi.

1.Yabancı devletlerle muharebe olduğu zamanlarda her han ve beğ kendi askerleri ile kağanın emri altında muharebeye girerlerdi.

2.Yurdun genel barışı korumak konusunda kağanın emri kesin olup her han ve bey kağanın emrine uymak zorunda idiler.

3.Her han ve beğ belli miktarda kağanın hazinesine vergi gönderirlerdi.

4.Kağanın emri olmadan hiçbir han ve beğin yabancı devletlerle dostluk ilişkisinde bulunması yasak idi.

Bundan başka iç işlerinde her han ve her beğ kendi işlerinde bağımsız ve serbest olup komşu ülkelerle harp ve sulh konusunda serbest idiler. Her han ve beğin rütbesi kendi evlatlarına miras kalırdır.

Göktürk devletinde İlhan, Yabgu, Tekin, Şad, lAbit Şad, İdat Şad, Turhan, Boyrok, Cor gibi rütbeler vardı. Kağan hanın şehzadeleri Tekin, Şad veya Abid unvanıyla anılırlardı. Orhun abidelerine göre Tekin mutlak şehzade demektir. Tekinlerden bir kabile veya bir ile vali olan kimse Sad, birkaç kabile veya ile vali olan kimse abit Sad veya İdat Sad unvanı alırlardı. Ama Yabgu unvanı ise bütün memleketin bir kesiminde kağanın genel vali olarak atadığı şehzadeye mahsus rütbe idi.

  • 713 defa okundu.