Çilekeş Yürek

Gece yarısı, zavallı duvarların dibinde

İsyankâr gözyaşlarım akıyor

Mağrur ufukların karanlık dileklerinden

Zulüm Ve ezgi, yüreğime hasret takıyor

 

Bütün Vücudum Volkan olup sallanıyor

Hüzünle yoğrulan kalbimin ateşiyle

Merhametsiz rüzgârlardan beyinim sarsılıyor

İnleyip kara dumanların işkencesiyle

 

Koşuyorum tefekkür dağı'nın kıyısında

Ulaşabilmek için ümidin tepesine

Uçuyorum arzu yıldızının zirvesinde

Aşabilmek için karanlığın ötesine

 

Ey gece! Uyuyorsun dünyadan hiç habersiz

Kulak asmıyorsun çilekeşlerin derdine

Sen lüks yataklarda tattı rüyalara dalarken

Kaç yürekler atılıyor ateşin dibine

 

Bu yürek sesleniyor nice yürekler adına

Görevindir, onları kavuşturmak yarına

Yazıktır, onları bırakmak azab darına

Kim hesap Verecek) acımasız Vebalına

 

Yürüdüm yürüdüm geceden hiç aşamadım

Mazlum yüreğimi dolunaya katamadım

Mağdur kulağıma Tan gülünden takamadım

Acıları bir türlü yüreğimden atamadım

 

Şimdilik hoşça kal, sadık yarim gececiyim

Şafak doğarken kucak açar sevgi çiçeğim

Güneş baş gösterirken zaferle güleceğim

Yüreğimi sevgiye armağan edeceğim

 

Arslan TAKLAMAKAN

  • 717 defa okundu.