M.EMİN BATUR
 
"Tarihe baktığımızda, Hz. Peygamber (S.A.V.) döneminde İslamiyet'in yayılması esnasında ilk Müslümanların maruz kaldıkları işkenceler, zorluklar ve daha sonra yapılan savaşlardaki (Bedir, Uhud, Hendek)güçler arasındaki eşitsizlikler, Malazgirt Savaşındaki Sultan Alparslan'ın ordusu ile Romen Diyojen'in ordusu arasındaki sayı farklılığı, Osmanlı döneminin belirli safhalarında yaşanan zorluklar. İstiklal Harbi, Çanakkale savaşları ve daha bir çok dönemler deki engeller, kalpleri Allah sevgisiyle dolu, davasına yürekten inanan insanlar için hiçbir önem taşımamış ve her zamanda Cenab-ı Hak onlara nice zaferler ve başarılar bahsetmiştir.

Hiç bir zorlamaya maruz kalmadan Karahanlı Sultanı Abdulkerim Satuk Buğra Han önderliğinde İslâmiyet’le müşerref olan Türk Milleti, tarih boyunca bütün İslâm aleminin sorumluluklarını omuzlarında taşımış, zulmün ve adaletsizliğin karşısına dikilmiştir. İslâmiyet'in bütün gereklerini yerine getirmeye çalışmış, İslam kardeşliğini en güzel şekilde göstermiştir. Müslüman-Türk Milletinin hayat felsefesinde hiçbir zaman ümitsizliğe, karamsarlığa ve yeis'e yer olmamıştır.

Bugün, medeniyetin beşiği, uygarlığın kaynağı bütün Dünya Türklüğü'nün ana yurdu Doğu Türkistan, dünyanın en zalim, en gaddar, en acımasız ve insanoğlunun yaşama hakkına dahi zerre kadar saygısı olmayan, Çin Emperyalizminin esareti altındadır. Fakat bizler asla ümitsiz değiliz. Ümidini yitirmek üzere olanlara da şu Ayet-i  Kerimeyi hatırlatmak istiyoruz."Onlar ki, kendilerine düşmanlarınız size karşı ordu toplamışlar onlardan korkun denildiğinde bu söz onların imanını artırdı ve ALLAH (CC) bize yeter o ne güzel vekildir" dediler.(AI-i İmran,3/I73) Mazlumların ve cihad yolunda olanların sahibi ve koruyucusu Yüce Allah'tır.

Evet, aziz vatanımız Doğu Türkistan bugün bedbaht bir dönem yaşamaktadır. Ancak bu karanlık dönemden kurtuluş emareleride vardır.

 

Komünist Çin'in fikir babası olan Sovyetler Birliği'nin dağılması ile beraber bağımsızlıklarına kavuşan Türk Cumhuriyetleri'nde yıllar, önce Çin zulmünden kaçarak, oralarda yaşamakta olan Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz Çin zulmünü dünyaya anlatmak ve yurtlarını esaretten kurtarmak için değişik teşkilatlar yolu ile mücadele etmektedirler. İşte bu teşkilatlarımızdan birkaçı; Kırgızistan Uygurlar Cemiyeti, Türkmenistan Uygur medeniyetleri Cemiyeti, Özbekistan Cumhuriyeti Uygur Kültür Merkezi, Kazakistan Uygur  Şinaslık Enstitüsü, ayrıca Almanya'da faaliyet göstermekte olan Avrupa Doğu Türkistan Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Avusturalya Türkistan Cemiyeti, İsviçre Doğu Türkistan Komitesi, ABD Türkistan Cemiyeti, Suudi Arabistan Doğu Türkistan Temsilcileri ve Türk İslâm âleminin sarsılmaz kalesi Aziz Türkiyemiz'de kurulu dernek ve vakıflar olarak dünyanın her tarafında canla başla çalışarak, kızıl maskeli canilerin maskelerini düşürmek üzereyiz.

Bir zamanlar adeta izinsiz olarak insanların nefes bile alamadıkları Çin'de bugün üniversite öğrencileri demokratik talepler ortaya koyarak canları pahasına (1990 yılındaki Tiananmen olayları) harekete geçmişlerdir. Öğrenci liderleri de  Türk'tür.Bu olayların uzantısı bütün Avrupa da ki cinli öğrencileri de kapsamaktadır. Bu gelişmelerin önüne geçilmesi, engellenmesi ise asla mümkün değildir. Çünkü o kokuşmuş Mao düzeninden Çinli halk bile nefret etmektedir.

Sonuç olarak Doğu Türkistan asla sahipsiz değildir. Sahibi önce Cenab-ı Hak, sonrada bütün Türk İslâm alemidir. Hakkımız olmayanı istemiyoruz kendi öz topraklarımız olan ve üzerinde işgalci Çinli'nin hiçbir hakkı olmayan Ata yurdumuz

 VATANIMIZI İSTİYORUZ.

Cenab-ı Allah 'in izniyle de mutlaka geri alacağız.

Ümitsizlik şeytandandır.

  • 812 defa okundu.