Yrd. Doç. Dr. İklil Kurban
 
Yukarıda başlık yaptığım cümlenin Doğu Türkistan için özel bir anlamı vardır, işte Çin'in en çok korktuğu mantık bu cümlede saklıdır.

Bu "anlamı"-" bu mantığı "genel Türkistan tarihinden örnekler getirerek kısaca izah etmeye çalışayım;
Cengiz hanın Çağatay adlı oğlunun soyundan olan Yunus hanın (1415 - 1487) türbesi Özbekistan'ın başkenti Taşkent'tedir. Bu türbeyi Taşkent'te gezi ve görevlerde bulunduğum 1992-1998 yıllarında ziyaret etmiştim. Şeytantahur mezarlığındaki bu yapıyı Yunus hanın oğlu Ahmet Alçahan yaptırmıştır. İşte bu Alçahan'ın oğlu Seyit han '1484–1533),uzun bir müddet Hindistan fatihi Babur ile kader birliği yaptıktan sonra, 4700 kişilik kuvvet ile Artuş üzerinden Kaşgar'a doğru ilerleyecektir. Seyit hanın Kaşgar'ı hedef aldığı o zaman Kaşgar'da zalimliğiyle tanınmış Duğlat beylerinden Abubekir saltanat sürmektedir. Uygur tarihçisi Sayrami'ye göre, "Abubekir kadar zalim padişahın tarihte yine bir benzeri yoktur." Seyit han halkın da yardımıyla Kaşgar, Yarkent, Hoten şehirlerini ele geçirip, 1514'te Seidiye Hanlığını kurar. Bu hanlık Doğu Türkistan'da 150 yıl yaşayacaktır.

Seyit Han da 350 yıl sonra, onun geldiği yöreden çıkıp, onun geçtiği yol ile Yakup Bey'de 50 kişilik kuvvet eşliğinde ocak 1865 tarihinde Kaşgar'a gelecektir. Çin zulmünden inleyen Doğu Türkistan halkı bu büyük kurtarıcıyı coşkuyla karşılar. Bu hummalı şahsiyet kısa bir zaman içinde bütün Doğu Türkistan topraklarında Türk egemenliğini yerleştirir, ingilizler-ve Osmanlı ımparatorluğuyla diplomatik ilişkiler kurar. Olası tekrar Çin işgaline karşı bütün varlığı ile hazırlanır. Fakat, Yakup beyin ölümüyle beraber Rus destekli kalabalık Çin ordusunun saldırısına duçar olan bu devlet, fazla direnemez-çöker. Kaşgar'a giren Çin birliğinin ilk işi Yakup beyin mezarını bulup, onun cesedini ateşe vermek olur. Böylece 13 yıllık bir kurtuluştan sonra Doğu Türkistan tekrar Çin esaretine girer; Çin kendi işgalciliğini gizlemeye-utanmaya hiç gereksinim hissetmeden bu topraklara "Yeni Toprak" anlamına gelen Çince "Şin-Cang" adını verir.

Yıl 1944, Çin zulmüne karşı patlak veren ayaklanma sonucu Doğu Türkistan'ın kuzeyinde Şarki Türkistan Cumhuriyeti adlı bir Türk devleti kurulur. (12/11/1944) Cumhuriyetin başkenti Gulca şehri olur. Bu cumhuriyetin ilk Cumhurbaşkanı Alihan TÖRE'dir (1885-1976)

Alihan TÖRE kimdir? Oda Seyit han ve Yakup beylerin doğup büyüdüğü yörenin insanı yani ban Türkistanlı olup, Tokmak şehrinde doğmuş, soyadı Saguni'dir. Devlet adamı, komutan, tercüman,şair ve tabip olan bu zat, Doğu Türkistan'daki kurtuluş hareketinin önderlerinden biridir. Alihan Töre Sovyet rejiminden kaçıp Doğu Türkistan'a geçerken burada 1937-1941 yılları arasında Çin Hükümetince hapsedilmiştir. Onun Cumhurbaşkanı olduğu dönemde onun girişiminde Şarki Türkistan Cumhuriyetinin ordusu kurulup 08.04.1945 günü ordunun resmi devlet töreni yapılır. Ali TÖRE'ye cumhuriyet hükümetinin kararıyla Mareşal unvanı verilir fakat Doğu Türkistan tarihindeki bu mutlu günler uzun sürmez; KGB ajanlarının girişimiyle Alihan Töre haziran 1946 tarihinde gizli halde Gulca'dan kaçırılır ve Taşkent'e hapsedilir. Kabri Taşkent şehrindeki Zeyniddin mezarlığındadır.
Yukarıdaki bahsettiğim tarihi gerçekler şunu kanıtlıyor ki Seyit Han, Yakup Bey ve Alihan Töre gibi Doğu Türkistan'ın kurtuluş yıldızları, geçmişte olduğu gibi yine Batı Türkistan'dan doğacaktır. Batı Türkistan'ın bu günkü kurtuluşu, Doğu Türkistan'ın yarın ki kurtuluşunun teminatıdır. Doğrudur, güneş doğudan doğar; fakat, kurtuluş her zaman batıdan doğmuştur.

  • 771 defa okundu.