Dr. Erkin EMET (*)

Bu oluşumdan bahsetmeden önce Doğu Türkistan davasının yurt dışındaki tarihine kısaca göz atmak gerekiyor. Türkiye Çin ilişkilerinde her zaman Doğu Türkistan sorunuyla karşılaşılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti muhacirdeki Uygur Türklerinin Doğu Türkistan mücadelesi meşalesinin yaktığı yerdir. Türkiye'de yaşayan Doğu Türkistanlıların büyük çoğunluğu 1949 yılında Komünist Çinlilerin Doğu Türkistan'ı işgal etmesinden sonra, 1952 yılında Hindistan. Pakistan, Afganistan ve Suudi Arabistan üzerinden ülkeye gelmiştir. Bakanlar kurulu 13 Mart 1952 tarih ve 3232-0-3035/12765 sayılı kararıyla 1850 Doğu Türkistanlının iskanlı göçmen olarak Türkiye'ye kabulüne karar vermiştir (i). Göçmen olarak gelen Doğu Türkistanlılar Uygur, Kazak ve çok az sayıda Kırgız Türklerinden oluşmaktaydı. 1952 yılından sonraki yıllarda 500 kadar göçmen kendi imkanlarıyla Türkiye'ye gelmiştir (2). 1960'lı yıllarda ise Afganistan üzerinden yaklaşık 400 kadar Doğu Türkistanlı gelmiştir (3). 1980'lı yıllarında Çin'deki açıklık politikasından yararlanarak binlerce Doğu Türkistanlı akraba görmek amacıyla Türkiye'ye gelerek yerleşmiştir. Parçalanmış ailelerin birleşimiyle yüzlerce Doğu Türkistanlı göçmen Türkiye'ye yerleşmiştir, iskanlı göçmenlerin büyük çoğunluğu Niğde. Kayseri, Konya ve Salihli'ye yerleştirilmiştir. Bunun dışında 1980'den sonra eğitim için Türkiye'ye gelen Doğu Türkistanlı öğrenciler Türkiye'ye yerleşmişlerdir. Bugün ise Türkiye'de yaklaşık 20 bin Doğu Türkistanlının Türkiye'de yaşadığı tahmin edilmektedir.

1951 senesinde gelen göçmen kafilesi içinde 1944'te kurulan bağımsız Doğu Türkistan devletinde Umumi vali muavini olan Mehmet Emin Buğra ile Doğu Türkistan Genel Sekreteri İsa Yusuf Alptekin de gelmiştir. Bunlar Türkiye'ye geldikten sonra da Doğu Türkistan davası için aktif şekilde siyasi ve sosyal faaliyetlerde bulundular. Mehmet Emin Buğra İstanbul'da kaldığı 1951-1954 yıllarında Türkistan adlı bir dergi yayınlamıştır. Dergi adeta Türkistan'ın her iki kanadının hürriyet mücadelesi organı görünümündedir. Türk dünyasına hitap eden ilmi bir dergidir. 1953 sonbaharında geçirdiği kalp krizi dolayısıyla Mehmet Emin Buğra uzunca bir süre yatağa bağlı kalmasından dolayı derginin yayını durmuştur.

1953'te Ankara'ya taşınan Mehmet Emin Buğra artık T.C. vatandaşıdır. 1956'da Ankara'da Türkistan'ın Sesi adında aylık bir dergi yayınladığını görüyoruz. Dergide Doğu Türkistan sözcülüğü ağır basıyor. Mehmet Emin Buğra aynı tarihte The Voice of Türkistan adında üç aylık bir İngilizce dergiyi de yayına sokmuştur. Her iki dergi, daha sonra ekonomik sıkıntılar yüzünden beklenmedik bir şekilde yayın hayatından çekilmiştir. Bu talihsiz gelişme, Tayvan'daki Milliyetçi Çin yönetiminin Suudi yönetimine yaptığı baskılar sonucu, Suudi makamının, muhacirlerimizin parasal destekte bulunmamaları yönünde tedbir almasından kaynaklanıyordu. Bu yasağın seksenli yıllarda kalktığını memnuniyetle müşahede ediyoruz. Aynı yıllarda Mehmet Emin Buğra Doğu Türkistan'ın Dünü Bugünü (1952, İstanbul) adlı kitabını yayınladı. Mehmet Emin Buğranın en önemli eseri Şarki Türkistan Tarihi onun vasiyetine uygun olarak yeniden düzenlenmiş ve 1987'de hemşerilerinin parasal katkılarıyla Ankara'da basılmıştır.

Mehmet Emin Buğra ve İsa Yusuf Alptekinler Türkiye'ye geldiği sırada soğuk savaş iyice kızışmıştı. Kore'de Çin ile Amerika çarpışıyordu. Türkiye Cumhuriyeti Kore'ye asker göndererek yeni oluşan bloklaşmada batı safında yerini almıştı. Mehmet Emin Buğra bu ortamı şöyle değerlendirmiştir:
"Bir yandan Doğu Türkistan'ın bağımsızlık hakkını, sözde de olsa, teslim etmesi için Tayvan hükümeti baskı altında tutulurken, diğer yandan komünist Çin mahkumu Doğu Türkistan ve komünist Rusya mahkumu Batı Türkistan, Kafkasya ve İdil-Ural halkları soğuk savaşta müşterek düşmanlarına karşı güç birliği yapmalı. Çin ve Rus emperyalizminin dünyayı kandırmasına seyirci kalınmamalı. İleride Komünist rejimler çöktüğünde esir Türkler de söz sahibi olabilmeli"(4) Mehmet Emin Buğra ile İsa Yusuf Alptekin. Türkiye'de yerleşik Batı Türkistanlı. Kafkasyalı. İdil-Ural ve Azerbaycanlı liderlerle bu amaçlar doğrultusunda işbirliği yaptı.

Türk Birliği. Türk Ortak Cephesi gibi isimler altında örgütlenerek, soğuk savaşta Sovyet Rusya ve Komünist Çin'e karşı Türk kökenli muhacirlerle beraber cephe açmaya çalıştı.
Böylece gelişen işbirliği sayesinde bir yandan Asya ve Afrika'da konferanslara katıldı, değişik ülkelerde temaslar yaptı. Çin ve Eski Sovyetler rejimlerinin yayılmacı, sömürgeci niteliğini gözler önüne sermeye çalıştılar. Bu liderlerden Mehmet Emin Buğra 1965'te, İsa Yusuf Alptekin 1995'te ölene dek Türkiye'de kaldılar ve Çin karşıtı faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. Çin Halk Cumhuriyeti resmi haber ajansı Alptekin'in ölümünü "Çin'in düşmanı öldü" başlığıyla çok önemli bir haber olarak dünya kamuoyuna duyurmuştur.

Türkiye'ye yerleşen Doğu Türkistanlı göçmenler ilk olarak 1960 yılında İstanbul’da Doğu Türkistan göçmenler derneğini kurmuşlardır. 1980'li yıllarda ise. Doğu Türkistan Vakfı ve Kayseri Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği kurulmuştur. Çin'in 1980'li yıllarda yürürlüğe koyduğu dışa açılma politikası neticesinde kısmen de olsa Doğu Türkistan ile olan ilişkiler gelişti. Pek çok Doğu Türkistanlı bilim adamları Anadolu Türklüğüyle tanışma fırsatına kavuştu. Türkiye Cumhuriyeti ile Çin ilişkilerinin gelişmesi, Türkiye Cumhuriyetinin yanlış dış politikası sonucunda, son dönemlerde Türkiye'deki Doğu Türkistanlıların faaliyetine kısıtlamalar getirildi. Çin Halk Cumhuriyeti Türk Dünyası üzerinde oyun oynamaya devam etmekte. Türkiye başta olmak üzere Türk Cumhuriyetlerinin ciddi bir Çin dış politikası bulunmamaktadır. Çin batıya Doğru yayılma politikasına hız vermiş Türk Cumhuriyetlerinde siyasi ve ticari bakımdan söz sahibi olmuş durumdadır.

1987 yılından itibaren Suudi Arabistan'daki Doğu Türkistanlıların, uluslararası yardım kuruluşları ve Türkiye Cumhuriyetinin dış Türklere yaptığı eğitim yardımı çerçevesinde çok sayıda Uygur gençleri Türkiye'de okumaya başladı. Öğrenciler hareketi diğer bir değişle gençler hareketi 5 Aralık 1985'te Pekinde okumakta olan Doğu Türkistanlı öğrenciler tarafından başlatıldı. Bütün engellemelere rağmen Pekin Merkezi Milletler Enstitüsüne toplanan öğrenciler Tiananmen meydanına doğru yürüdüler. Yürüyerek Tian anmen meydanındaki Cumhur Başkanlık konutunun (Zhong Nanhai) önüne kadar ulaşan öğrenciler isteklerini içeren yazıyı Cumhur Başkanı öze! kalemine takdim ettikten sonra, olaysız bir şekilde okullarına döndüler. İstekleri ise:

1.Doğu Türkistan'a Çinli göçünün durdurulması:
2.Doğu Türkistan'da yürürlüğe konulan aile planlamasının durdurulması;
3.Görevinden uzaklaştırılan Sinkiang Uygur Özerk Bölgesi eski başkanlarından   İsmail Emet'in görevinin iade edilmesi;
4.Doğu Türkistan'da yapılmakta olan Atom Denemelerinin durdurulması;
5.Doğu Türkistan'daki Uygurların eğitim düzeyinin yükseltilmesi;
6.Çin'deki mahkumların Doğu Türkistan'daki hapishanelere naklinin durdurulması idi.

İlgili makamlardan uzmanlar Üniversiteye gelip bu isteklerle ilgili açıklamalarda bulundular. Fakat tatmin edici cevap alınamadı. Aksine Çin'in Doğu Türkistanlılara yaptığı zulüm artarak devam etti. Bu olaya katılan öğrenciler üniversiteyi bitirdikten sonra kırsal bölgelere sürgüne gönderildiler. Aradan 3 sene geçtikten sonra, hareketin devamı sayılan olay. 15 Haziran 1988'de Doğu Türkistan'da Urümçi'deki çeşitli üniversitelerde patlak verdi. Bu olay Çin Hükümetini büyük rahatsızlığa uğrattı. 1991 yılında Eski Sovyetler Birliğinin parçalanması Türk Cumhuriyetlerinin bağımsız olması yurt içi ve yurt dışındaki Uygur Türklerinin bağımsızlık arzusunu daha da arttırdı. Bu olaya katılan öğrenci hareketi önderlerinin bir kısmı 1992- 1994 yılı aralarında Türkiye'ye geldiler. Böylece Doğu Türkistan'da başlatılan bu hareket Türkiye'ye taşındı. 1994 yılında Ankara'da Doğu Türkistan Öğrenciler Birliği kuruldu. Bu oluşumun amacı Doğu Türkistan davasına yeni bir kan yeni bir ivme kazandırmak idi. Gerçekten Öğrenciler Birliği kısa süre içersinde Türkiye ve Orta Asya'da hızlı bir şekilde gelişti. Aynı zamanda önemli hareketlere imzasını attı. Bu olaylardan rahatsız olan Çin Hükümeti Öğrenciler Birliğini parçalamaya çalıştı. Yöneticiler arasına fitne fesat salmak ve Türkiye üzerine baskı yapmak suretiyle amaçlarına ulaştılar. Ama bu hareketin devam etmesi gerekiyordu. Öğrenciler Birliği henüz kapanmazken, gençler hareketini uluslararasılaştırmak amacıyla, 1996 yılında Kazakistan'ın Alma-ata şehrinde 1. Dünya Uygur Gençleri kurultayı çağrıldı. 1997 yılında Doğu Türkistan'ın Gulca şehrinde patlak veren Gulca olayından sonra. Dünya kamuoyunun dikkati Doğu Türkistan'a çevrildi! Çoktan beri birlik beraberliğin korunması, bir çatı altında toplanma arzusu içinde olan 26 tane Doğu Türkistan vakıf ve derneklerinin önde gelenleri acelen İstanbul'da toplanıp İstanbul'da Milli Merkez adı altında bir teşkilat kurdu. Bir iki tane teşkilat dışında bütün örgüt ve dernekler bu çatı altına girdiler. 

Doğu Türkistan davasını dünya kamuoyuna daha etkili anlatabilmek amacıyla Milli Merkez yönetimi 5 Haziran 1999'da İstanbul'da toplanarak II. Doğu Türkistan Milli Kurultayını Almanya'nın Münih şehrinde açma karan aldılar. Karar alındıktan 4 ay sonra 11–16 Ekim günleri Almanya'nın Münih şehrinde 2. Şarki Türkistan Milli Kurultayı çağrıldı. Beş günlük tartışma sonucunda önemli kararlar alındı ve Şarki Türkistan Milli Merkezinin adı Şarki Türkistan (Uyguristan) Milli Kurultayı olarak değiştirildi. Milli Kurultayın Merkezi Almanya'nın Münih şehri olarak kararlaştırıldı. Demokratik seçimle yönetim kadrosu seçildi. Bütün üst düzey yönetim kadrosu Avrupa'da yaşayan kişilerden seçildiler. Çünkü bundan sonraki stratejide Avrupa ağırlıklı mücadele benimsenmişti. Kurultay yapıldıktan sonra çok geçmeden muhalif sesler yükselmeye başladı. Doğu Türkistan davasının yavaş ilerlemesindeki ana sebebin birlik beraberliğin olmayışı olduğunu herkes biliyordu. Birlik beraberlik konusunda ahkamlar kesilirdi fakat iş gerçek birleşmeye geldiğinde herkes bildiğini yapıyordu. Herkes reis olmak ister ama muavin reisi olmak istemiyordu. Ayrıca Uygur Türklerinin kanına işlemiş mahallecilik, bencillik ve asırlardan beri esaret altında yaşamaktan kaynaklanan toplumsal yozlaşmaların ortaya çıkardığı tahribatlar Uygur Türklerinin birleşmesini engelliyordu. 1985'ten sonra Türkiye'ye, Avrupa ülkelerine ve Amerika'ya çıkıp tahsil yapmış gençler, eski zihniyetle bu davanın yürümeyeceğinin farkına vardıktan sora, Dünya Uygur Gençleri adı altında yeni bir mücadele anlayışı taşıyan oluşum oluşturdular. Bunların amacı eski mücahitlerden İsa Yusuf Alptekin ve Mehmet Emin Buğranın başlattığı bağımsızlık mücadelesini daha da ileriye taşımak ve 21. yüzyıla uygun mücadele stratejisi geliştirmek. Doğu Türkistan davasını uluslararası platforma taşımak, nihai hedef olan bağımsızlığa kavuşmak. Doğu Türkistan'ın Sesi adlı dergi 1984'den beri yayın etmektedir. Son dönemlerde yayına başlayan Gök Bayrak, Birlik, Doğu Türkistan dergileri, ayrıca istiklal. Uçkun (Kıvılcım) adlı gazeteler ve web sayfalarıyla Doğu Türkistan davasını Türk kamuoyunu, Türkiye üzerinden İslam dünyasını. Avrupa kamuoyunu ve Uygur kamuoyunu etkilemeye çalışmaktadırlar.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi II. Dünya Uygur Gençler Kurultayı 12-15 Kasım 1998 tarihleri arasında Türkiye'nin başkenti Ankara'da yapıldı. Kurultaya Kazakistan. Kırgızistan, Almanya. Türkiye. Suudi Arabistan, Amerika, İsveç ve Özbekistan gibi ülkelerde faaliyet göstermekte olan Doğu Türkistan teşkilatları ve Uygur cemaati tarafından seçilerek gönderilen 62 resmi vekil katıldı. Bu kurultayda 4 günlük tartışma sonucunda Dünya Uygur Gençleri Kurultayının Nizamnamesi yeniden düzeltilerek kararlaştırıldı. 53 maddeli nizamname kabul edildi. Aynı zamanda ilk aşamada birlik beraberlik sağlandı ve ileriye yönelik önemli kararlar alındı.

III. Dünya Uygur Gençleri Kurultayı, Aradan tam iki yıl geçtikten sonra. 12-15 Kasım 2000 günleri arasında Estonya'nın başkenti Tallinn şehrinde Vekaletsiz Milletler Organizasyonu (UNPO)'nun yardımıyla yapıldı. Kurultaya Kazakistan. Kırgızistan, Almanya, Türkiye, Suudi Arabistan, Amerika, İsveç ve Kanada gibi ülkelerde faaliyet göstermekte olan Doğu Türkistan teşkilatlan ve Uygur cemaati tarafından seçilerek gönderilen 39 resmi vekil katıldı. Bunların dışında yukarıdaki ülkelerde faaliyet göstermekte olan teşkilatların yetkilileri ve Doğu Türkistanlıların kendi kaderini kendi belirleme hakkına saygı gösteren demokrat Çinliler ve Es-tonya, Fransa ve Almanya'dan gözeticiler katıldılar. Bunların dışında Estonya milletvekilleri ve Tallinn Belediye başkanları birer konuşma yaparak kurultayımızı kutladılar. Aynı anda pek çok Doğu Türkistan teşkilatları ve tanınmış şahıslan tebrik faksı ve mektubu gönderdiler. Kurultayın açılışı Estonya medyasının ilgisini çekti. Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen Doğu Türkistanlı gençler bütün gün yoğun tartışmalar sonucunda gençler kurultayının nizamnamesi yeniden incelendi ve gereken düzeltmeler yapıldı. 53 maddeden oluşan nizamname kabul edildi. Kurultayın yeni yönetim kadrosu seçildi. Milli azatlık mücadelesinde gençlerin üzerine düşen vazifeler konusunda tartışmalar yapıldı ve kurultay vekillerinin oylarıyla aşağıdaki karar alındı.

KARARLAR
1. Gençler kurultayı gençlerimizin milli azatlık mücadelesinin en önemli gücüdür ve gençlerimizin komünist Çin hakimiyetine karşı mücadelesinin daha da güçlenmesini istiyor.
2. Gençler kurultayı memleket içi ve dışındaki bütün teşkilat ve vatansever milliyetçi insanlar ile daha iyi temas kurarak ve her zaman üzerine düşeni yapmaya vazifeleri yapmaya hazır durur.
3. Gençler kurultayı Doğu Türkistan davasının devam etmesi için Birleşmiş Milletler ve bütün uluslararası insan hakları örgütleri ile olan ilişkilerini daha da güçlendirerek onlar ile işbirliği yaparlar. Aynı zamanda onları Çin hükümetine baskı yapmaya çağırır.
4. Gençler Kurultayı Çin Hükümetinden Doğu Türkistan'da yürütülmekte olan kanlı soy kırımını hemen durdurmayı ve siyasi sebepten haksız yere tutuklanan günahsız halkı hemen serbest bırakılmasını talep ediyor.
5. Gençler Kurultayı Çin Hükümetini Doğu Türkistan'daki işgalci siyasetinden vaz geçmeye çağırır.
6. Gençler Kurultayı adda Sinkiang Uygur Özerk Bölgesinin kukla reisi Ablet Abdurreşit gibileri Doğu Türkistan halkının hakkını satacak ve ihanet edecek anlaşmalara imza atmamaya ve iptal etmeye davet eder.
7. Gençler Kurultayı Çin işgalcileri tarafından vahşice öldürülen gençlerimizi saygıyla anar ve gençlerimizi bütün şehitlerimizden öğrenmeye çağırır.
8. Gençler Kurultayı bütün dünyadaki medya kuruluşlarını Doğu Türkistan'da cereyan etmekte olan trajediye ilgi göstermeye çağırır.
9. Gençler Kurultayı bütün Doğu Türkistan'daki anne ve babaları çocuklarını vatanseverlilikle eğitmeye çağırır.
10. Gençler Kurultayı bütün gençlerimizi Uluslar arası kuruluşlara ve kongrelere katılmaya teşvik eder.
11. Gençler Kurultayı bütün dünyadaki çevre kuruluşlarının Doğu Türkistan'daki çevre kirliliği ile ilgilenmeye çağırır.
12. Gençler Kurultayı Doğu Türkistan davasını güçlendirmek ve onun ekonomik kaynağını çözmek için vakıf kurar.
13. Gençler Kurultayı Doğu Türkistan davasını güçlendirmek için enformasyon ve stratejik araştırma merkezleri kurar.
14. Gençler Kurultayı Kasım 2000'de Dünya İslam Birliği tarafından Doğu Türkistan'daki Müslümanlar hakkındaki kararından dolayı teşekkür eder.
15. Gençler Kurultayı bütün dünya yardım kuruluşlarını Doğu Türkistan Gençlerinin eğitimi için maddi imkan sağlamasını ister.
16. Gençler Kurultayı insan hakları gözetme teşkilatının Uygur İş kadını Rabiye Kadir’e verdiği Dünya Barış Ödülü için teşekkür eder ve bütün Uluslar arası teşkilatlarının ve hükümetlerinin Çine baskı yapıp Rabiye Kadir hemen serbest bırakmasını ister.
17. Gençler Kurultayı bu toplantının başarılı açılması için katkıda bulunan ve desteklerini esirgemeyen Estoniye Hükümetine ve halkına ve medyaya, ayrıca Temsil Edilmeyen Milletler Organizasyonuna (UNPO) teşekkür eder.
15. 11. 2000 (Estonya-Tallinn)

Son olarak şunu da belirtmek gerekiyor ki. Dünya Uygur Gençler Kurultayı kurulduğundan bu yankı kısa bir süre içersinde hızlı bir şekilde güçlenmiş ve büyümüştür Gençler bir toplumun dinamizmidir. Bu dinamizmi doğru kullandığımız zaman haklı davamızın başarıya kavuşması hızlanacaktır. Uygur halkı da bunun önemini çoktan kavramıştır. Uygur büyükleri gençlerin mücadelesini takdirle karşılamış, maddi ve manevi desteğini esirgememekte-dir. Bu defa ki Kurultayda da bu ispatlanmış, bağımsızlık için bütün güçler birleşmeye doğru yönelmiş somut adımlar atılmıştır.

3. DÜNYA UYGUR GENÇLERİ KURULTAYI YÖNETİCİ KADROSU
Kurultayın Reisi: Dolkun İsa (Almanya)
Muavin Reis: Abdurreşit Turdiyev (Kazakistan) - Mehmet Tohti (Kanada)
Yürütme Kurulu Başkanı: Abdulhekim Hoteni (Almanya)
Başkan Yardımcıları: Nizari (Kazakistan)
Abdurrahman Sargocayev (Kıgizistan)
Dr. Erkin Emet (Türkiye)
Maynur Yusuf (Amerika Birleşik Devletleri
Fon Başkanı: Abdulletip Kasım (Suudi Arabistan)
Fon Başkan Yardımcısı: Dilmurat Akbarov (Kırgizistan)
Mehmetcan Kaşgari (Türkiye) Ferhat Saitov (Kazakistan) Nurahmet Kari (Almanya)
Baş Teftiş: Abdulaziz Turkestanı (Suudi Arabistan)
Yardımcıları: Ömercan Bomba (Almanya)
Abdulcelil Turan (Türkiye)
Adilcan Usenov (Kazakistan)
Talat Tohtiyev (Kırgizistan)
Daimi Komite Üyeleri: Abdulmejit Savut (İsveçre)
Ömercan Memet (Kanada)
Tursun Tay (Kırgizistan)
Adile Rozi (Almanya)
Mehmetcan Kaşgari (Türkiye)

(*) Ankara Üniversitesi DTC Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Öğretim Görevlisi
1.Alptekin i.. Doğu Türkistan'dan Hicretimizin 40. Yılı. Erciyes Dergisi, sayı 2. sayfa 15, 1990 Kayseri.
2.Can, A . Doğu Türkistan'dan Kanlı Göçler. Doğu Türkistan. 1996. sayı: 1. Ocak- Şubat, s.5 11.
3.Gayretullah. H. B. Altaylar'da Kanlı Günler. 1995. İstanbul.
4.Buğra, Yunus. "Mehmet Emin Buğra'nın Mücadele Hayatından Örnekler", Doğu Türkistan'ın Sesi Dergisi. İstanbul 1995, sayı: 46. s. 25.

  • 733 defa okundu.