TARİHİMİZDE KURULAN İLK CUMHURİYET

DOĞU TÜRKİSTAN CUMHURİYETİ

                                                                                                             Hacı Yakup ANAT

 

Yedi şehir hanlığının inkırazından sonra Doğu Türkistan halkı 60 yıl müstemlekenin müstemlekesi olup, Çin istilacılarının esaret ve zulmünde kalmışlardı. Nihayet 4 Mart 1931 yılı Kumul İnkılâbı patladı. Kumul İnkılabı Doğu Türkistan'da Yasayan Türk-Müslüman Halklarının Çin Hükümranlığına karsı sürdürülen Azatlık (İstiklal) savaşıydı.

İnkılap iki yıl devam ettikten sonra 12 Kasım 1933 yılı Kaşgar da Doğu Türkistan Cumhuriyetini Kurma Toplantısı açıldı. Toplantıda Doğu Türkistan Cumhuriyeti Resmi kurulup. Hükümetin Mesul kişileri aşağıdaki şekilde seçildi.

 

Cumhur Başkanı: Hoca Niyaz Haci

Başvekil (Bakan) :Sabit Damolla

Erkani harb Reisi: Haci Mahmut Muhiti

İç isleri Bakani :Yunus bek Seidi

Dis isleri bakani: Kasimcan

Eğitim Bakani Haci: Abdulkerimhan Mehsum

Harbiye Bakani :Oraz Bek

Evkaf Bakani :Semseddin Damolla Haci

Adalet Bakani :Zarif Kari Haci

Ziraat Bakani :Obulhasan Haci

Maliye Bakani :Alı Haci Kurbani

Saglik Bakani :Abdullah Hani

Bas Müfettiş :Haci Alem Ahunum

 

Bugünü Akşamı birinci Cumhuriyetimizin ilk Kabine Toplantısı Açılıp. Önceden hazırlanmış olan Doğu Türkistan İstiklal Partisi (cemiyeti)'nin nizamnamesi. Doğu Türkistan Cumhuriyetinin Kuruluş beyannamesi, 9 Bakanlığın Nizamnameleri, Doğu Türkistan Cumhuriyeti'ni Anayasası okunup, müzakere edilip lastik edildi. 13 Kasını günü Tarihi başkentlerimizden biri olan azizene Kaşgar şehrinin tümen nehri sahilindeki meydanda 7000 gazi askerler 13000 öğrenci ve halk toplam 20 binden fazla kişilerin iştiraki) le tantanalı toplamı açıldı, milli müzikler, davul zurnalar çalınmaktaydı. Cumhuriyetimizin Kuruluşu şerefine 41 defa Top atıldı. Toplantıda Cumhuriyetin kurulduğu ve kabine üyelerinin adı ilan edildi. Arkadan kabul edilen Cumhuriyet anayasası okundu. Ay yıldızlı Gökbayrak davul-zurna sesleri halkımızın yaşasın Doğu 'Türkistan Cumhuriyeti Ay Yıldızlı Gökbayrağımız semalarımızda mengü dalgalansın. Amin Allahu Ekber sesleri içinde havalanmıştı. Bayrağımız yüksek yere asılmıştı. Bayrağımızın üstünde: "Bizim Bayrağımız rengide gümüştür sema hil'at." yazıldı. Bayrak asılırken bütün öğrenci ve halk:

BAYRAĞIMIZ GÖK BAYRAK

ORDUMUZ ALTIN ORDU

TÜRKİSTAN TÜRKÜN YURDU

TÜRKÜN OLACAK

Şiiri okuduğunda Kaşgar semaları lerzeye gelmişti. Halkın gözünde (şadlık) sevinç gözyaşları ihtiyarsız dökülmekteydi. Arkadan Cumhuriyete vekâleten Başvekil Sabit Damollahaci, İstikbal cemiyeti (partisi) namından Muhammed Emin Kari Haci. Hilal Ehiller cemiyeti namında Musa Efendi, misafirler namında Türkiyeli Mahmud Nedim Efendiler tribüne çıkıp, Cumhuriyetimizin kurulduğunu tebrik ederek nutuklar söyledi. Kaşgar da kurulan bu Cumhuriyet efsuski çok yaşaş almadı Çünkü Türk dünyasının Doğusundaki Doğu Türkistan'da kurulan bu cumhuriyet Çin'i rahatsız etmekteydi. Doğu Türkistan’da kurulan hu Cumhuriyet o zaman Stalin Rusya'nın kuklaları olan Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan,Tacikistan.Türkmenistan Bu cumhuriyet milletimize, Türklüğümüze, İslamiyet temelden bağdaşmayan, bize bütünler yabani olan "Çin demokratik inkılâbının asla ve asla bir terkibi kısmi değildi." Çünkü bizim milliyetçiliğimiz sosyalist milliyetçilik olmadan hakiki Türk milliyetçiliktir. Bunun için Mesud Sabri Baykozi, Muhammed Emin Buğra, İsa Yusuf Alptekin'in başkanlığındaki Doğu Türkistan milliyetçileri siyasi maksatlarını o günlerin şartlarına göre: "Milliyetçiyiz, demokratiz, insaniyetçiyiz, yurdumuz Doğu Türkistan'dır. Irkimiz Türk'tür, dinimiz İslamdır." diye belirtmiştir. Hem de merhum Kırımlı İsmail Beg Gasparilinin dilde fikirde işte birlik şiarının Doğu Türkistan milliyetçilerine şiar kalmıştır. Bu ilke ve şiarlar son zamanlarda Doğu Türkistan milliyetçilerinin Rus ve Çin Emperyalistleri aldıdaki cinayetleri olmuştu. Yüzlerce binlerce aydınlarımız milliyetçi, Türkçü, İslami diye ayıplandı, hapishanelere alındı, idam edildi kamplara taşlandı. Bu güne gelirken Doğu Türkistan milliyetçileri "Milli bölgüçiler" ve teröristler" denildi. "Milli İstiklal", "Erkinlik - Azatlık", "Demokratıye" insan hakları davası yapanlar milli bölgüçü terörist değilse bu haksızlıktır, insafsızlıktır. Vatandaşlar bu gün biz birinci Cumhuriyetimiz 67 yıllığını hatırlar-ken temiz tarih tecrübe ve savaklarını yekünlişimiz birlik ve ittifakımızı daha güçlendürüşümüz haricda sürdürülen milli mücadeleye katkıda olmamız lazım. Vatan istilada hazır milletiniz münkariz bölüş aldıda turuptu. Bu konudaki asas şey? Biz Uygur Türkleri binlerce yıl Çinliler ile mücadelemizi sürdürüp gelmekteyiz. Geçmişte Çinliler biz asimile edemedi. Ne için;

 

1.Türkçe ana dilimiz vardı.

2.Güçlü milli örf-âdetimiz vardı.

3.İslam dinimiz vardı.

Bu 3 amil bizim "Şeddi Türk-i" miz idi. Dolayısıyla bizi asimilasyon edemedi. Şimdi Doğu Türkistan'da

1.Eğitim dili Çinceleştirildi.

2.Milli örf-adetlerimiz sınırlandı.

3.Doğum sınırlandı.

4.Dinimiz yasaklandı.

Bunlar bizi imha ediş siyasetinden ibarettir.

Şimdi Çin'liler Tibet’teki Himalaya dağlarını atom bombası ile patlatarak 15 km. suyolu açıp Zangbu Nehrini 750 km.'lık kanalla Doğu Türkistan'a çıkarmış. Bunun için 20 milyar dolardan fazla meblağ sarf edilip 38 milyon kilovat! saat gücü ile Dünyanın en büyük

Hidroelektrik santrali kuruldu. Dünya bankası bu projeye kredi verirken 100 yılımızın ilk 10 yılı içerisinde Çinlilerin Doğu Türkistan'a milyonlarca Çinlinin yerleşeceğini hesaba katmamıştır.

Bu projenin maksadı nedir? Açıkça görülüyor ki Doğu Türkistan halkının nesli yok edilmek istenmektedir. Önümüzdeki en büyük havf (düşünce) budur. Proje gerçekleşirse "Adriyatik’ten, Çin Şeddine" olan Türk dünyasının Çin Şeddine olan kısmı (Doğu Türkistan) yok edilecek ve Türk dünyası "Adriyatik’ten, Issık Göle (Kırgızistan'a) kadar" olacaktır.

Türk dünyası 1.828.418 km2 olan ve 35–000.000. insanını kaybedecektir. Dünya bankası Kızıl Çin'in bu cinayet projesine ortak ve destekçi olmuştur. Doğu Türkistanlılar şimdi dünyanın en tehlikeli milletinin insafına terkedilmiştir.

Kardeşler Çinlilerin nüfusu şimdilik 1.300.000.000 'dır. Nüfusun çokluğu o devleti kendisi için bir havf teşkil eder. Çünkü bu kadar insanı doyurmak, giyindirmek işle ve yatakla temin etmek bir meseledir. Bu yüzden demokratik hareket mutlaka patlak verecektir.

1.Çinde hazır Tayvan, Tibet, Doğu Türkistan, Moğolistan, Nanour meseleleri vardır.

2.Çin'in içinde ve dışarıda Çin'e karşı demokratik hareket güçlenmektedir. Çin'deki bu hareket, sonunda Çin'i demokrasi düzene sokmak mecburiyetindedir.

3.Çin'de rüşvetçilik çok yaygın bir içtimai hastalıktır. Bu hastalık Çin'i çürütmektedir ki Çin'in siyasi hayatına son verecek inkilap amillarınmın (işaret) biridir.

4.Çin'in şimdi ekonomisi güçlü görünse de onun iç tarafı çürümüştür. Sanat ürünleri satılmamaktadır. Halkın satın alma gücü olmadığından satan çok alıcı yok pazarlarda mal döküm-döküm-dür. Neticede işsizlik güçlenmektedir. Bu sonun da inkılaba sebep olur.

Biz haricdeki Doğu Türkistan Mücahitleri birlik ve ittifakımızı güçlendirip, mücadelemizi dünya milletlerine layıkıyle tanıtmamız lazımdır.

Arkadaşlar! Birinci Cumhuriyet üstüne kısaca durduğum bu minberde ikinci cumhuriyetimiz hakkında bir kaç kelime söz söylemeye müsaadelerinizi rica ederim.

Birinci Cumhuriyetimiz yıkılıp 10 yıldan sonra 8 Ekim 1944 de Gulca'nın Nilka ilçesinde inkılâp olup, çok geçmeden Gulca şehride azat edilmişti. 13 Ekim günü Gulca’da Ay Yıldızlı Gökbayrak kabul eden Doğu Türkistan Cumhuriyeti Kuruldu. Bu tarihimizdeki ikinci Cumhuriyetimiz idi. Ali Han Törem Cumhuriyetin Cumhurbaşkanı seçilmişti. Cumhuriyet başta milli ve İslami şiarlarla çıksada, sonradan Cumhuriyetin rehberleri Rus-peres komünistlerin eline geçti. Ali Han Töre Rusya'ya kaçırıldı. Bundan başlayarak "Gulca inkılabı için demokratik inkılabının bir telkihi kısmi" diye ilan edildi. Seyfıddin Azizi ve Burhan Şehidi gibi Millet hainleri "Gulca inkilabı için Çin demokrat inkilabini bir telkihi kismi" denilen adamlar ağızlarının salyalarını akıtarak bağırıp çağırıyorlardı. Seyfiddin'in "Ömür destanı", Burhan Şehidinin "Sin cang'in elli yılı" adlı kitapları okursanız onlarımn hainlik ept besiresinde açık görüşünüz mümkün Birinci cumhuriyetini halkımız kendi eli ile Doğu Türkistan'ın o zaman ki siyasi, tarihi, içtimai şartlarına göre kurup çıkmıştı. Milli istiklalimizin simgesi olan. Halkımıza hakiki vekillik eden bir Milli, Türk-i, İslâmi cumhuriyetti. Düşmanların ve satılmışların dediği gibi emperyalistler ve onların ajanları tarafından kurulduğu cumhuriyet değildi.

 

Vakit itibariyle sözümü kısaltmaktayım. Beni sabırla dinlediğiniz için hepinize teşekkür ederim.

Hacı Yakup ANAT

12 Kasım 2000 Kayseri

 

 

 

HACI YAKUP ANAT KİMDİR

Hacı Yakup Yusufı, ANAT, 15 Mart 1920 yılında Türkiye'mizin Bursa vilayetinde dünyaya gelmiştir. 1930'lu yıllarda, Doğu Türkistan'da meydana gelen ve 1933 Kasım ayında Doğu Türkistan İslam Cumhuriyet'inin kuruluşu ile sonuçlanacak ayaklanmaların başladığı zamanlarda akraba ziyareti için anne, baba ve kardeşleri ile birlikte Doğu Türkistan'a gelmiştir. Ayaklanmalar esnasında Rus askerlerinin bulundukları bölgeye gelecekleri söylentisi, bunun üzerine babası, "Türkiye kimliğine karşı Rus'ların sıcak bakmayacağı" düşüncesi ile kimlikleri imha etmiştir. İleri ki yıllarda yapılan bir nüfus sayımı esnasında da Çin vatandaşı olmuşlardır.

Hacı Yakup Anat, ilkokul, ortaokul, öğrenciler okulu, maliye okulu ve siyasi okulu bitirmiştir. Daha sonra öğretmenlik ve gazetecilik yapmıştır. "Aksu Genç Kalemler Yürüş Cemiyeti" başkanı. "Hoten Gazetesi" müdür başyazarlığı (1941), "Tanrıdağı Neşriyat" müdür başyazarlığı (1941-1948). "Nankin Merkez Üniversitesi" rektörlüğü, Milliyetçi Çin Hükümeti döneminde milletvekilliği yapmıştır. Burhan Şehidi'nin iktidara geldiği 1949'da "Sincang Gazetesi" müdürlüğüne tayin edilse de kabul etmemiş ve merhum İsa Yusuf Alptekin ve Mehmet Emin Buğra beylerin başkanlığındaki "Altay Neşriyatı" müdür başyardımcılığını kabul ederek "Erk Gazetesi"nde çalışmıştır. 1947 yılında Çin'de ilk ilmi unvan alan kişidir.

Komünist Çin istilasının başlaması üzerine, 1949 yılı eylül ayında İsa Yusuf Alptekin ve Mehmet emin Buğra beylerle birlikte Hindistan sınırına kadar beraber gelmiş fakat sınırdan gen dönmüştür. 1949 Aralık ayında da komünist Çin idaresince tutuklanarak hapse atılmıştır. 31 sene hapse mahkûm olmuştur. 1976 yılında serbest kalan Anat. Doğu Türkistan üniversitesinde öğretim görevliliği yapmıştır. Çinlilerin meşhur tarihi romanı "Üç Krallık"! ve Türk tarihi ile ilgili 20'den fazla eserin çevirisini yapmış ve yayınlamıştır.

Hapis hayatından sonra da yazdığı yazılar ve verdiği konferanslar ile Çinlileri rahatsız etmiştir. Bunun üzerine üzerindeki baskı artmış ve durum tehlike arz etmeye taslağında, 1996 yılında vatandan ayrılmak zorunda kalarak Türkiye Cumhuriyetine yerleşmiştir. Halen, yaşının çok ilerlemiş olmasına rağmen Türk Tarih Kurumu'nda çalışmaktadır.

Rusya'da yaşayan kardeşlerimiz mili istiklâl hareketlerine güçlü tesir ederdi. Dolayısıyla Rusya ve Rusya kuklası olan satkin (satlık) cellat Sheng Shih ts'ai ile birleşerek, Cumhuriyetin reisi olan Hoca Niyaz Haci'nin el ile beşiğinde boğup attı. Ama Birinci Cumhuriyet münkariz edilmiş olsa da, hala onun ruhu Doğu Türkistan halkının kalbinde ruhunda yaşamaktadır. Vatanda sürekli devam etmekte olan büyük küçük inkılaplar bunun devamıdır. Ne zaman olmasın günlerin birinde İnşallah biz üçüncü Cumhuriyetimizi Doğu Türkistan'da kuracağız, Ay Yıldızlı Gökbayrağımız semalarımızda mengü dalgalandıracağız. Cenabı Hak bu güne eriştirsin!


Arkadaşlar! Birinci Cumhuriyet üstüne kısaca durduğum bu minberde ikinci cumhuriyetimiz hakkında bir kaç kelime söz söylemeye müsadelerinizi rica ederim.

Birinci Cumhuriyetimiz yıkılıp 10 yıldan sonra 8 Ekim 1944 de Gulca'nın Nilka ilçesinde inkilap olup, çok geçmeden Gulca şehri de azat edilmişti. 13 Ekim günü Gulca da Ay Yıldızlı Gökbayrak kabul eden Doğu Türkistan Cumhuriyeti Kuruldu. Bu tarihimizdeki ikinci Cumhuriyetimiz idi. Ali Han Törem Cumhuriyetin Cumhurbaşkanı seçilmişti. Cumhuriyet başta milli ve islami şiarlarla çıksada, sonradan cumhuriyetin rehberleri Rusperes komünistlerin eline geçti. Ali Han Töre Rusya'ya kaçırıldı. Bundan başlayarak "Gulca inkilabı için demokratik inkılabının bir telkihi kısmi" diye ilan edildi. Seyfıddin Azizi ve Burhan Şehidi gibi Millet hainleri "Gulca inkilabı için Çin demok inkilabini bir telkihi kismi" denilen adamlar ağızlarının salyalarını akıtarak bağırıp çağırıyorlardı. Seyfıddin'in "Ömür destanı", Burhan Şehidinin "Sin-cang'in elli yılı" adlı kitapları okursanız onlarıma hainlik ept besiresinde açık görüşünüz mümkün Birinci cumhuriyetini halkımız kendi eli ile Doğu Türkistan'ın o zaman ki siyasi, tarihi, içtimai şartlarına göre kurup çıkmıştı. Milli istiklalimizin simgesi olan. halkımıza hakiki uekillik eden bir Milli. Türk-ı. İslâm'ı cumhuriyetti. Düşmanların ve satılmışların dediği gibi emperyalistler ve onların ajanları tarafından kurulduğu cumhuriyet değildi.

 

Bu cumhuriyet milletimize, Türklüğümüze, İslamiyet’e temelden bağdaşmayan, bize bütünler yabani olan "Çin demokratik inkılabının asla ve asla bir terkibi kismi değildi." Çünkü bizim milliyetçiliğimiz sosyalist milliyetçilik olmadan hakiki Türk milliyetçiliktir. Bunun için Mesud Sabri Baykozi, Muhammed Emin Buğra, İsa Yusuf Alptekin'in başkanlığındaki Doğu Türkistan milliyetçileri siyasi maksatlarını o günlerin şartlarına göre: "Milliyetçiyiz, demokratız, insaniyetçiyiz, yurdumuz Doğu Türkistan'dır. Irkimiz Türk'tür, dinimiz İslamdir." diye belirtmiştir. Hemde merhum Kırımlı İsmail Beg Gasparilinin dilde fikirde işte birlik şiarinin Doğu Türkistan milliyetçilerine şiar kalmıştır. Bu ilke ve şiarlar son zamanlarda Doğu Türkistan milliyetçilerinin Rus ve Çin Emperyalisleri aldıdaki cinayetleri olmuştu. Yüzlerce binlerce aydınlarımız milliyetçi, Türkçü, İslami diye ayıplandı, hapishanelere alındı, idam edildi kamplara taşlandı. Bu güne gelirken Doğu Türkistan milliyetçileri "Milli bölgüçiler" ve teröristler" denildi. "Milli İstiklal", "Erkinlik - Azatlık", "Demokrati-ye" insan hakları davası yapanlar milli bölgüçü terörist değilse bu haksızlıktır, insafsızlıktır. Vatandaşlar bu gün biz birinci cumhuriyetimiz 67 yıllığını hatırlar-kenmiz tarih tecribe ve savaklarını ye-künlişimiz birlik ve ittifakımızı daha güç-lendürüşümüz haricda sürdürülen milli mücadeleye katkıda olmamız lazım. Vatan istilada hazır milletiniz münkariz bölüş aldıda turuptu. Bu konudaki asas şey? Biz uygur Türkleri binlerce yıl Çinliler ile mücadelemizi sürdürüp gelmekteyiz. Geçmişte Çinliler biz asimile edemedi. Ne için;


1. Türkçe ana dilimiz vardı.

2. Güçlü milli örf-adetmiz vardı.

3. İslam dinimiz vardı.


Bu 3 amil bizim "Şeddi Türk i" iniz idi. Dolayısıyla bizi asmilasye edemedi. Şimdi Doğu Türkistari'da


1. Eğitim dili Çinceleştirildi.

2. Milli örf-adetlerimiz sınırlandı.

3. Doğum sınırlandı.

4. Dinimiz yasaklandı.

Bunlar bizi imha ediş siyasetinden ibarettir.


Şimdi Çin'lıler Tibet'deki Himalaya dağlarını atom bombası ile patlatarak 15 km. su yolu açıp Zangbu Nehrini 750 km.lik kanalla Doğu Türkistan'a çıkarmış. Bunun için 20 milyar dolardan fazla meblağ sarf edilip 38 milyon kilo-vat saat gücü ile Dünyanın en büyük hidroelektrik santrali kuruldu. Dünya bankası bu projeye kredi verirken 100 yılımızın ilk 10 yılı içerisinde Çin'lilerin Doğu Türkistan'a milyonlarca Çinlinin yerleşeceğini hesaba katmamıştır.


Bu projenin maksadı nedir? Açıkça görülüyor ki Doğu Türkistan halkının nesli yok edilmek istenmektedir. Önümüzdeki en büyük havf (düşünce) budur. Proje gerçekleşirse "Adriyetikten, Çin Şeddine" olan Türk dünyasının Çin Şeddine olan kısmı (Doğu Türkistan) yok edilecek ve Türk dünyası "Adriyetikten, lssık Göle (Kırgızistan'a) kadar" olacaktır.


Türk dünyası 1.828.418 km2 olan ve 35.000.000. insanını kaybedecektir. Dünya bankası Kızıl Çin'in bu cinayet projesine ortak ve destekçi olmuştur. Doğu Türkistanlılar şimdi dünyanın en tehlikeli milletinin insafına terkedilmiştir. Kardeşler Çinlilerin nüfusu şimdilik 


1.300.000.000 'dır. Nüfusun çokluğu o devleti kendisi için bir havf teşkil eder. Çünkü bu kadar insanı doyurmak, giyindirmek işle ve yatakla temin etmek bir meseledir. Bu yüzden demokratik hareket mutlaka patlak verecektir.

2. Çinde hazır Tayvan, Tibet, Doğu Türkistan, Moğolistan, Nanour meseleleri vardır.

3. Çin'in içinde ve dışarıda Çin'e karşı demokratik hareket güçlenmektedir. Çin'deki bu hareket, sonunda Çin'i demokrasi düzene sokmak mecburiyetindedir.

4. Çin'de rüşvetçilik çok yaygın bir içtimai hastalıktır. Bu hastalık Çin'i çürütmektedir ki Çin'in siyasi hayatına son verecek inkilap amillerının (işaret) biridir.

5. Çin'in şimdi ekonomisi güçlü görünsede onun iç tarafı çürümüştür. Sanat ürünleri satılmamaktadır. Halkın satın alma gücü olmadığından satan çok alıcı yok pazarlarda mal döküm, dökümdür. Neticede işsizlik güçlenmektedir. Bu sonun da inkilaba sevep olur.

Biz haricdeki Doğu Türkistan Mücahitleri birlik ve ittifakımızı güçlendirip, mücadelemizi dünya milletlerine layıkıyle tanıtmamız lazımdır.

Vakit itibariyle sözümü kısaltmaktayım. Beni sabırla dinlediğiniz için hepinize teşükkıir edırım.

Hacı Yakup ANAT 12 Kasım 2000 Kayseri


  • 676 defa okundu.