Gazeteci Yazar

HEKİMOĞLU İSMAİL İle Doğu Türkistan Üzerine Röportaj

GÖKBAYRAK

 

Gökbayrak: Sayın Hekimoğlu İsmail, öncelikle şehrimize hoş geldiniz der Kayseri'de ikamet etmekte olan Doğu Türkistanlı hemşerilerimizin selamlarını iletiriz.

 

H.İsmail: Ve aleyküm selam ben de selam ederim

 

Gökbayrak:        Biz Doğu Türkistanlıların bağımsızlık mücadelesini ve Çin zulmü ile ilgili fikir ve önerilerinizi almak istiyoruz.

 

H. İsmail: Tabii! Doğu Türkistan'ın bağımsızlığına kavuşmasını istiyoruz. Ayrıca benim özel dualarım vardır; "Yarabbi bütün Müslümanları bağımsızlığa kavuştur. Parası olmayana zenginlik nasip et, güç kuvvet, akıl ve birlik beraberlik nasip et" diye dua ediyorum. Maalesef İslam aleminin şimdiki durumu böyle. Bütün dünyada ki gelişmiş ülkelerin şu hususta görüşleri bir araya geliyor. Çin'in nüfusu 1.3 milyar, Hindistan'ın nüfusu 1 milyara yakın toplam nüfusu 2.3 milyar olan bu iki ülke ellerinde  ki imkanlar top, tank ve uçaklar batının üzerine yürüse, her şey mahvolacak, her şey bitecektir. Bu tehlike hala vardır. Çin ile Hindistan batının üzerine yürüse ilk olarak kurban olacak İslam ülkeleridir. Bangladeş, İran, Afganistan, Türk Cumhuriyetleri Irak, Suriye ve Türkiye olacaktır.

Buna sebeb ise Müslüman Ülkelerin ellerindeki topraklar çok zengin ve verimlidir. Tabii Çinliler, Hintliler, adamlar kirazı dallarından koparıp yemeyi isteyeceklerdir. Onun için, bu tehlike bütün dünya için geçerlidir.

 

Gökbayrak: Çin'in bu gidişi nereye kadar sürecek buna kimse dur demeyecek mi? Yoksa globalleşen dünya da ticari kaygılardan dolayı büyük bir pazar olarak görülen Çin'in önü kesilemeyecek mi? Bir çok değerler ticari kaygılara kurban mı edilecek?

 

H. İsmail: şimdi Amerika dünyayı yönetiyor fakat en fazla beş sene sonra Çin ben de varım diyecek Çin geleceğin süper gücü olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

 

Gökbayrak: Çin'in kalabalık nüfusunu potansiyel olarak değerlendirebilir miyiz? Artı ve eksi yönleri nelerdir?

 

H. İsmail: Fakat Çin'in 1.5 milyara yaklaşan nüfusu olmakla birlikte bu nüfusun ancak 200 milyonunu başarılı insan, verimli insan kategorisine koyabiliriz, şimdi Doğu Türkistan hem içinde hem de içinde değil. Doğu Türkistan Çin ile Rusya'nın arasında. Rusya ile Çin ile anlaştı. Kazakistan'ın, Özbekistan'ın, Kırgızistan'ın yapacağı bir şey yok. Rusya dağılmadı. Türk Cumhuriyetlerine ekonominizi düzeltin dedi. Doğu Türkistan bağımsızlığına kavuşursa Kazakistan gibi olur. Kazakistan'daki ve Özbekistan'daki fabrikalarda bizim Türkleri çalıştırmıyorlar. Ruslar kendi çocuklarını yetiştiriyorlar. Bizim çocuklarımızı yetiştirmiyorlar. Bilmem görüşlerim ne kadar isabetlidir. Tabi Doğu Türkistan ile bir ömür boyu meşgul oldum, takip ettim. Bizim atalarımızın yurdudur. Çin ve Rus zulmünde kalmışlardır.

 

Gökbayrak: Doğu Türkistanlıların bağımsızlık mücadelesi için düşündüğünüz somut önerileriniz var mı? Var ise bunlar nelerdir?

 

H. İsmail: Hep şöyle hayal etmişimdir. İlim de ve teknikte hep ileri gitseler yani hiç değilse ekonomik yönden ezilmeseler ve kendilerine böyle bir imkan oluştursalar. Çünkü Kazakistanlı devlet adamları bana şöyle dediler "bizim Ruslarla sorunumuz olmaması lazım, tamam biz sizlerle her şeyi yaparız.

Türklerle, Türkiye ile ticaret, eğitim, okula evet, fabrikaya evet, yatırıma evet fakat Rusya ile hiç sorunumuz olmayacak". Kazakistan dan üç kuruş çıkaracak olursanız Rusya üzerinden geçecek onların resmi işlemlerine tabii olacak yine onların kağıt, kalemini kullanacaksınız.

 

Gökbayrak: Peki bize nasıl bir bağımsızlık öneriyorsunuz? Bu konu da sizce nasıl bir politika takip edilmeli, modeliniz nedir?

 

H. İsmail: Doğu Türkistan'a benim istediğim Portekiz ile İspanya'nın yaptığı gibi. Düzenli ordusu olacak ekonomisine de karışmayacak. Çin ile bu konuda müzakereler başlatılmalı masaya oturtulmalı uluslar arası arenaya bu dava taşınmalı.

 

Gökbayrak: İslam ülkelerinin de Türk Cumhuriyetlerinin de birlik ve beraberlik içinde olmaları ortak tavır almaları gerekmez mi? Bu bölünmüşlük dağınıklık Doğu Türkistan'dan davasına da olumsuz etki etmiyor mu? Ne dersiniz?

 

H.  İsmail: Bu konu ile ilgili bir anım| size aktarayım. Ben birçok Avrupa ülkesini gezdim. Hiç birin de gümrükte beklemedim. Araba ile altmış kilometre hızla gümrüklerden rahatça geçtim, ancak Türkiye'den İran’a giderken gümrükte altı saat bekledim. Hiç böyle bir şeyi kabul edebilir misiniz? Bir Müslüman olarak Avrupa sınırlarında beklemeden geçerken bir İslam Ülkesi olan İran'a giriş için gümrükte altı saat bekletiliyorsunuz.

Onun için İslam ülkelerinin dostça, birlik, beraberlik, kardeşlik içinde, ilimde, teknikte ileri gitmelerini istiyorum. Benim görüşlerim bu şekilde, yanlışım da olabilir. Bizde sizin fikirlerinizi dinleyelim.

 

Gökbayrak:   Hocam Çin'in politikası farklıdır. Çin Doğu Türkistan'ı Çin'in ayrılmaz bir parçası olarak görmektedir. İlim de ve teknikte Uygur asıllı olanlara hemen hemen hiç imkan tanımıyor ilim sahibi olmanıza izin vermiyor. Üniversite ve lise çağında ki gençlerimizin çoğunluğu ya ceza evinde yada toplama kamplarında bir kısmı da şehit edilmiş durumdadır. Bizler de tam ekonomik ve siyasi bağımsızlık istiyoruz. Yani bağımsız müstakil bir devlet istiyoruz. Ancak Çin çok kurnaz politika izliyor. Son Çin Devlet başkanının Türkiye ziyaretini bu bağlam da değerlendirebiliriz. "Uzaktakini oyala yakındakini ez taktiği" ile Türkiye'ye şirin gözüküp Doğu Türkistan'ı yok etme politikasını uygulamaktadır.

 

H. İsmail: Tabii Çin Türkleri çok iyi biliyor, Ruslarda Müslümanları çok iyi biliyor. Yani Altınordu devletinden dolayı. Ben Doğu Türkistanlı olsam hep kanmı kusalım savaşalım mı yani, 1.2 milyar Çinli'ye karşı? Bakın Çeçenler isyan ediyor, Rusları perişan ediyor. Şeyh Şamil zamanında Şeyh Şamilde tüfek vardı. Ruslarda da tüfek vardı, şimdi Ruslarda tank var Çeçenlerde tüfek var. 150 milyon Rus var, bunlardan hangi birini öldürüp bitireceksin. Çin otuz yıl önce Doğu Türkistan da ki bir isyana bir uçak gönderebiliyordu. şimdi bir isyana 150 uçak gönderiyor. Bu şartlardan dolayı bağımsızlık için değişik yol ve metot denemeli

tabii benim görüşüm böyle sizlerin bu konuda ki fikirlerinizi bilemiyorum.

 

Gökbayrak: Tabii sizin dediğinizi doğrular mahiyette bir olay. Rahmetli Mehmet Emin-BUĞRA ile İsa Yusuf ALPTEKİN 180 kilometre yol yürüyerek Pakistan'a geliyorlar. Buradan daha sonra Çin devlet Başkanı Çankayşek ile görüşüyorlar ve Doğu Türkistan'da sekiz milyon nüfusumuz var biz bağımsızlık istiyoruz diyorlar. Çin devlet başkanı da "sizin nüfusunuz sekiz milyon öyle mi? diyor ve bizim nüfusumuzda 450 milyon diyor. Pekinden Doğu Türkistan'a kadar 450 milyon Çinliyi sağlı sollu dizelim size de kılıç verelim.

Eğer 450 milyon Çin'linin kafalarını koparabilirseniz bağımsızlığınızı elde edebilirsiniz"

diyor. Bunu duyan İsa Bey o zaman Türkiye'ye gidelim orada değişik bağımsızlık yolları ve metotları deneyelim diyerek Türkiye'ye geliyorlar.

Efendim bizim durumumuz Çeçenistan dan daha vahim ve sahipsiz bunu şöyle izah edebiliriz. Coğrafi olarak Çeçenistan dışarıdan silah yardımı almaya müsait ve Çeçenistan'a insan geçişleri de mümkün ayrıca Çeçenistan'ın dünyaya yayılmış güçlü bir lobisi var ayrıca Çeçenistan da olup bitenlerden günlük haber alma imkânımız var. Sadece Türkiye'de sayılan milyonları bulan Kafkas kökenli kardeşlerimiz bulunmakta. Oysa Doğu Türkistan ne coğrafi olarak böyle bir imkan sahip -Rusya ve Çin'in arasında sıkışmış, kapalı bir kutuyu andırmakta- ne basın girebilmekte nede dışarıda güçlü bir lobisi var.

Maalesef Türkiye dahil İslam ülkeleri de sessiz ve lakayıt kalmaktadır. Maalesef Çeçenis-tan'la kaderlerimiz çok farklıdır. İnşallah bizlere de Çeçenistan savaşı örnek teşkil eder ve bu uğurda başarılı oluruz, sizlere teşekkür ediyor.

 

Dualarınızla desteklerinizi bekliyoruz.

  • 625 defa okundu.