Gökbayrak Haber
Merkezi

GÖKBAYRAK ŞEHİTLERİ UNUTULMADI
Doğu Türkistan Göçmenler Derneği. 1997 yılında Çin esareti altındaki Doğu Türkistan'ın Gulca
şehrinde meydana gelen katliamın 3. yılı nedeniyle Derneğin Zeytinburnundaki merkez  binasında "Şehitleri Anma Toplantısı"  düzenlendi.
Doğu Türkistanlıların efsanevi Lideri İsa Yusuf Alptekin" in oğlu Arslan Alptekin yaptığı açılış konuşmasında "Gulca'da inançları gereği camiye giden bacılarımızın vahşice öldürülmesi olayından 3 yıl geçmesine rağmen Çinliler Türkistanlılara zulüm etmeye devam ediyor. Bölge halkının insanca yaşama hakkı ellerinden alınmıştır. İnsan haklan savunucuları bunları görmezlikten gelmeye devam ediyor. Türkistan'da geçen yıl yüzbin genç kaybolmuştur. Kaybolanların aileleri evlatlarının öldürülmüş olabileceğinden endişeleniyor." dedi.

DOĞU TÜRKİSTAN'IN SÖZDE BÖLGE BAŞKANI ABLET ABDULREŞİT'İN AÇIKLAMASI (!)
Ablet Abdulreşit gazetelerde yer alan açıklamasında Sincan'da (!) (Doğu Türkistan) toplumsal istikrar, milletler arası birlik ve beraberlik ile ekonomik gelişme sağlandığını, ancak zaman zaman meydana gelen terör olaylarının az sayıdaki ırkçı bölücüler tarafından gerçekleştirildiği gibi aslı olmayan açıklamalarda bulundu.
Abdulreşit bunun bir milliyet sorunu ya da din sorunu değil, vatanı bölmeyi amaçlayan girişimler olduğunu, milliyet ve din bayrağı altında sürdürülen sözde bağımsızlık (!) girişimlerinin halkın desteğini kazanamadığı görüşünü savundu. Açıklamalarına geçmişte olduğu olduğu gibi gelecekte de bölücülük faaliyetleri ortaya çıkabileceğini belirten Ablet. Bu nedenle bölücülükle mücadele Sincan'ın (!) uzun vadeli bir görevi olacağını kaydetti. İnsan hakları ihlalleri yaşanan Doğu Türkistan'ın sözde bölge başkanı Abdulreşit. Kızıl Çin zulmünün maşası konumunda, yaptığı bu açıklamalarına acaba kendisi de inanıyor mu?

ŞEREFLİ MİLLETLER, ÖZ BUYRUĞUNUN ALTINDA YAŞARLAR
İran, 30 milyon Güney Azerbaycanlı Türk'ü sindirmeye yönelik Baskıcı hareketini sürdürüyor.
Asılsız bahanelerle seçime katılması engellenen ve "Şerefli Milletler, öz buyruğunun altında yaşarlar" açıklaması üzerine tutuklanan Azeri Türk toplumunun manevi lideri Prof.Dr. Mahmut Çöhregani'yi serbest bırakmayan Tahran yönetimine tepkiler sertleşiyor. Tarih boyunca Kürt ayrımcılığını destekleyen, daha sonra da topraklarında barındırdığı terör örgütü PKK'yı Türkiye'ye karşı kışkırttığı belgelenen Tahran yönetimine karşı Çöhregani'nin serbest bırakılmamasını protesto eden 600 bin Güney Azerbaycanlı Türk, Türkiye'den destek bekliyor.
Azerbaycan Halk Cephesi Partisi Genel Başkanı Ebulfeyz Elçibey de İran'da seçim süresince Fars şovenizminin şaha kalktığını belirtti.

DOĞU TÜRKİSTAN'DA 11 İDAM
Türkiye gazetesi, her zamanki gibi birinci sayfadan vermiş olduğu haberde; "Zulüm Bitmiyor, Doğu Türkistan'da olağanüstü baskı rejimi uygulayan Çin, Aksu Bölgesi Halk Mahkemesi'nin kararıyla 11 kişiyi daha "terörist" suçlamasıyla idam etti." başlığı ile verdiği habere şöyle devam etti:
Çin, ülkenin kuzeybatısındaki Doğu Türkistan'da cinayet işledikleri ve terörist hareketlere katıldıkları gerekçesiyle 11 kişiyi idam etti.
Resmi yayın organı Pekin gazetesi, idam cezalarının 10–11 Mart günlerinde Doğu Türkistan'ın Aksu bölgesinde halka açık olarak infaz edildiğini yazdı. Gazete, "terör suçlusu" mahkumların Aksu Bölgesi Halk Mahkemesi tarafından idam cezalarına çarptırıldıklarını belirtti.

GİZLİ YARGILAMA
Öte yandan Çin'in Doğu Türkistan Bölgesi'nde geçen yıl tutuklanan ve Forbes dergisi tarafından 1994 yılında Çin'in en zengin 10 kişisinden birisi olarak gösterilen Uygur asıllı iş kadını Rabia Kader'e 8 yıl hapis cezası verildi.
Uluslararası Af Örgütü ve merkezi New ork'ta bulunan Çin'deki İnsan Hakları İzleme Grubu tarafından bugün yapılan açıklamada, Rabia Kader'in gizlice yargılandığı ve 8 yıl hapis cezasına çarptırıldığı iddia edildi.
Çin makamlarından henüz resmi açıklama yapılmadı. Çin Ulusal Halk Meclisi toplantıları nedeniyle Pekin'de bulunan Doğu Türkistan Bölge Meclisi'nin Başkanı Amadun Niyaz üç gün önce yaptığı açıklamada, amerikan Kongresi yetkilileriyle görüşmesinden hemen önce tutuklanan Rabia Kader adlı kadının yakında yargı önüne çıkarılacağını belirtmiş ve Doğu Türkistanlı iş kadınının "ulusal birliği sabote" etmekle suçlandığını söylemişti. Yedi ay önce "gizli devlet belgelerini yabancılara vermek ve bölücü faaliyetlerde bulunmak" suçuyla tutuklanan Rabia Kader'in eşi Sıddık Ruzi, ABD'de yaşıyor ve Amerikan yönetimince desteklenen Özgür Asya Radyosu'nda çalışıyor.
Kader'in Amerikan Kongresi görevlilerine gizli belgeler verdiği iddia ediliyor.
Amerikan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü James Rubin de, geçen ay, çin makamlarından Rabia Kader'in serbest bırakılmasını istemişti.
(20 Mart 2000)

TAYVAN BOĞAZINDAKİ GERİLİMİN KAYNAĞI AMERİKAN SİLAHLARI
Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Zhu Bangzao, Pekin'de düzenlenen basın toplantısında ABD'nin yüksek teknolojideki silahlan vermesinin Tayvandaki bağımsızlık yanlısı göçleri teşvik ettiğini ve bunun Tayvan Boğazındaki gerilimin önemli kaynağı olduğunu öne sürdü.

YENİ DOĞAL GAZ HATTI İNŞA EDİLECEK
Doğu Türkistan'dan Çin'in doğudaki liman şehri Şanghay arasında, doğal gaz boru hattı inşa edilecek.
Çin Devlet konseyinde tartışılan ve ilk aşama hazırlıklarına başlanan projeye göre, Tarım Vadisi'nden Şanghay'a yılda 12 milyar metreküp doğalgaz taşınacak.
Çin'in kendi gazetesinde (Halkın Günlüğü) manşet haberde, Tarım Havzasındaki doğalgaz rezervinin 419 milyar metreküpü bulunduğu ve buradan 4 bin 200 km uzunluğundaki boru hattı ile ülkenin doğu kesimlerine doğalgaz nakledileceği belirtildi.
ilk aşama olarak 120 milyar yuana (14.6 milyar dolar) mal olacak doğalgaz boru hattı güneydeki Bu gürden Kansu, Ninxia, Hui Milliyeti özerk bölgesi Shaanxi, Shanxi, Henan, Anhui ve Jiangsu'dan geçerek Şanghay'a ulaşacak.
Komünist Çin Hükümetinin vermiş oldukları bu rezervlerin gerçek rakamlar olmadığı kesindir.

BÖLÜCÜLÜKLE SUÇLANAN İŞ KADINI
Doğu Türkistan'da geçen yıl tutuklanan ve Forbes Dergisi tarafından 1994 yılında Çin'in en zengin 10 kişisinden birisi olarak gösterilen Uygur asıllı iş kadınının yakında yargılanacağı bildirildi. Amerika kaynakları, kocası ABD'de oturan iş kadınının geçen oğlu ve sekreteriyle birlikte Ağustos ayında tutuklandığını ve "devlet sırlarını yabancı bir kuruluşa vermekle" suçlandığını belirttiler.
Merkezi Hong Kong'da bulunan bir insan haklan kuruluşuna göre, Uygur asıllı kadının oğlu Ablikim geçen Aralık ayında Urumçi'deki bir mahkemede "bölücülük" yaptığı gerekçesiyle hapis cezasına çarptırıldı. Rabia Kader'in eşi Radio Free Asia için çalışan Sıddık Ruzi de Çin'de yıllarca hapis yattıktan sonra ABD'ye gitmiş ve bu bölgedeki insan hakları uygulamasına dikkat çekmişti.

DOĞU  TÜRKİSTAN'DA DEPREM
Doğu Türkistan da dün sabah Richter ölçeğine göre 5.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Doğu Türkistan'ın güney bölgesinde meydana gelen depremin herhangi bir hasara yol açıp açmadığı konusunda ayrıntılı bilgi alınamadı. 
(28 Mart 1999)

BUGÜNKÜ ÇİN, DENG'İN ESERİ; YA BİZİMKİLER NE YAPTI?
Yukarıdaki sözü söyleyen ve Çin'in katliamlarından daha açık bahsedemeyen (çünkü 57. hükümetin) MHP Hatay Milletvekili sayın Mehmet ŞANDIR'ın 13 Mart 2000 tarihli B. Kurultay gazetesindeki yarım sayfalık yorum değil Çin gezisindeki, gözlemlerinden alıntılarına cevap vermeye çalışacağız. Sayın Şandır'ın milliyetçilik sıfatına hâlâ güvenerek cevap hakkı doğurmayacak biçimde bazı saptamalarda bulunacağız. Üzülmesin çünkü zat-ı âlileri Türkiye'de yaşayan 20 bin Doğu Türkistanlıyı üzülür demeden Çin'i övmüştür.
"Bu günkü Türkiye, Büyük Önder Atatürk'ün Eseri Ya Sonrakiler Ne Yaptı?" diyerek devam etseydi. Hiç sözümüz olamazdı.

1- "Çin'in 1.242 milyar nüfusu var" diyorsunuz. Bu nüfustan 35 milyon Müslüman-Türk'ü çıkarın.

2- "Yüz ölçümü 9.6 milyon km2" diyorsunuz bunun da 1.828.418 km2 lik bölümünü çıkarın burası öz be öz Doğu Türkistan toprağıdır.

3- "Komşularının saldırılarına sürekli maruz kaldıkları için 6.350 km'lik Çin şeddini inşa etmişler; geçmişte kuzeyden gelen Türklere, Moğollara ve Ruslara karşı ülkelerini korumaya çalışmışlar" diyorsunuz. Bahis konusu saldırıları sadece Türkler yapmadı o zamanın şartları dolayısıyla karşılıklı olmuştur. Bunu Orhun kitabelerini yazan, yazdıran Bilge Kağan'ı Tonyukuk'u, Kültigin'i araştırırsanız kitaplarınız arasında muhakkak olmalı, onlar veciz sözleriyle size Çinlilerin hilelerini anlatırlar.

4- "Kalabalık nüfuslarına yetmeyen tabii kaynakları sürekli yabancıların yağmasına uğramıştır."
Şu anda sizin Sincan dediğiniz, Doğu Türkistan'ı sizin Çin'de bulunduğunuz 19–24 Şubat 2000 tarihinde dahi yağmalayan sizin övdüğünüz Denğ'in torunlarıdır.

5- "Çin'in Batı Bölgesi, Sincan-Uygur Özerk Bölgesi (D. Türkistan) Türkistan'ın bir parçasıdır."
Çin'in Batı Bölgesi, diyerek savunduğunuz ideolojiye uymayan kelimelerle siz vicdanen Doğu Türkistan'ı Çin'e bağışlamış görünüyorsunuz. Ama Doğu Türkistan'ın kaderi sizin kaleminizin ucunda değil, gerçek Türk Milliyetçilerinin vicdanında her zaman hürdür.
Aziz Türkiye’mizden 2,5 defa büyük 35 Milyon Müslüman-Türk'ün yaşadığı Dünya Türklüğünün anayurdu hür Doğu Türkistan'ı iki parantez içine eksik olarak alıp (D. Türkistan) siz vicdanınızda esir etmişsiniz.

6-"Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile Çin arasındaki yoğun ekonomik ilişkilerin, Sincan-Uygur
(D. Türkistan) üzerinden olması halinde birçok yönüyle faydalı olacaktır. Kazakistan petrol boru hattı Sincan-Pekin doğalgaz boru hattı ve alındığı ifade edilen bazı ekonomik tedbirler, bu bölgenin geleceği için umutları arttırmaktadır."

- Sincan-Pekin doğalgaz boru hattı ifadesiyle Sincan dediğiniz (Çinlilerin ağzı ile) Doğu Türkistan'ın geleceği için umutlan arttırmadığı kesindir. Sayın Şandır, size bir örnek vereceğim. Doğu Türkistan Şanghay arasında yılda 12 milyar metreküp doğalgaz taşınacaktır. Bu doğalgaz boru hattı sadece Doğu Türkistan'ın Tarım Havzasından ve bu bölgenin doğalgaz rezervi ne kadar biliyor musunuz? 419 milyar metreküp 120 milyar yuan (1436 milyar dolar) harcayarak döşenen bu doğal gaz boru hattı 57 hükümetin hatırı için Şanghay'dan Doğu Türkistan'a taşınmıyor aksine Doğu Türkistan'dan Şanghay'a taşınıyor. Bu rakamlarda sizin yararlandığınız Çin kaynaklarında açıklanan rakamlardır gerçekte çok daha fazladır. Sayın Şandır, her ne kadar zaman, zaman "Komünist uygulamalar soydaşlarımızın kimliğinden rahatsızdır. Milliyet ve inanç hassasiyeti ile öne çıkan talepler Çin'de zulme varan baskılarla önlenmektedir." deseniz de milliyetçi bir partiden bizler daha fazlasını beklerdik.
Şu bir gerçektir ki, 'Bizi bizden daha iyi bilen yoktur.'


  • 720 defa okundu.