Dr. Mesut Sabri
Baykozi

Belki geç de olsa Türk ulusunun ruhunda çoktan beri uyuyan böyle büyük bilinç ulu dilek belirmeye doğmaya başlamıştır. Belki bu ulu bilinci ruhunda duymayan pek az miskin-uyuşuk kişiler geri kalmıştır.
Neticeye gelirsek, o bilinç nedir?
1. Dil sevgisi
2. Ulus sevgisi
3. Vatan sevgisi

Dil Sevgisi: Eskiden milli hislerini unutan insanlar, mesela; Türkler konuşurken kendi dillerine o kadar önem vermez, Arapça, Acemce birçok uydurma kelime düzerek bir iş yapmış gibi görünürler. Onunla da kalmadılar yaptıkları işle övündüler. Halbuki eski bir Türk yazarının yazılarını Türkler dahi anlayamazlardı. Çünkü ekseriyetinin bilmediği yabancı lügat, yabancı gramer kaideleriyle yazarlardı. Halbuki böyle eserler daha çok kötü eserlerden bahsedilerek yazılan yazılar, eski edebiyatı öldürdü. Yani gözden düşürdü. Görülüyor ki bugüne kadar yazılmayan, yazılıp kullanılmayan fakat konuşurken dilin daha tatlı, canlı ve güzel olduğu anlaşıldı ve bu dil ile yazmaya başladılar. Yani konuşulduğu gibi belki de konuşulandan daha güzel yazılar yazdılar ve yazmaktalar. Şimdi bu konuşma dilini yazmak için;
1. Arapça. Acemce düzme kaideleri kullanmamak,
2.Türkçeye girmemiş, Türklerin anlamadığı yabancı kelimeleri kullanmamak gereklidir.
İşte bu iki noktaya önem veren yazarlar çok güzel ve kolay konuşulan öz Türkçe ile yazmaya başladılar. Bu yazıları herkes okuyup ve kolayca anladılar. Her ulus kendi dili ile yaşar, dilsiz bir ulus çobansız bir sürü koyuna benzer.

Türkler ekseriyeti çoğulcu ve canlı bir dil olduğunu anladıktan sonra dillerini her şeyden ulu ve üstün gördüler. Onun edebi dili sırasına koymaya ve geçirmeye karar verdiler. Ondan sonra eski edebiyatta görülen Arapça, Acemce karışık edebi dili kullanmadılar, kullananları ulusuna yapılan hakaret saydılar. İşte konuşulan Türkçemizi sevmeye ve bu dili edebiyatımızda, bütün yazılarımızda yazmaya ve kullanmaya dil sevgisi denir. Dil bir ulusun manevi yurdudur. Manevi yurda set çekilmez. Onu korumaya çalışmazsak maddi yurt gibi manevi yurtta yaşamaz! Kısaca söylersek: dilini seven, kendi kaide, örf ve adetlerini bırakmayan uluslar kurtulmuştur. Mesela: Almanlar, Macarlar, Sırplar ve diğer uluslar gibi.

Ulus Sevgisi: Her bir kişi, her bir ulus kendi ulusunu sever. Hatta sevmek ve saymak zorundadır. Ne yazık ki bazı Türkler şahsiyetsizlik, bencillik ve siyasi hayatı için kendi hudutları dışındaki ulusdaşlarını tanımak istemezler. Öyle insanlara bakmamak! Hatta içlerinde öyle utanmazlar vardır ki, açıktan açığa yabancıların arasında hiç çekinmeden kendi ulusundan olanları yok etmek gerekli olduğunu söylerler. Onlar ise şahsiyetçi, bencil ve kendilerini tanımayan, anlayışsız duygusuz kimselerdir. Başkalarına yaranmak isteyen çıkarcılardır. Veya kendilerini insan sanarak, kapkaçak boşaltıp gezen kara kalplilerdir.

Ulusunu bilen ve tanıyan bir insan dünyanın neresinde olursa olsun kendi ulusundan birini görürse hiç bir şekilde kendinden ayırt etmez ve kendinden birisi olarak sayar ve sever. Bu şekilde kendi ulusunu, yani Türkleri sevmek yüz milyonluk bir varlığı sevmek demektir. Türk ulusu birlik olsa yüz milyonluk bir güç olur. Bu güç ebette ulusu için çalışmalıdır. Böylece Türkler kölelik boyunduruğundan kurtulmuş olacaktır.

Bu ise dünyanın yani insanlığın huzuru için çok gerekli olan bir meseledir. Ulus; ulusunu severek dinini sevmemek değildir. Böyle insanlar dinini sevmemezlik yapmazlar. Yani ikisini birbirinden hiç ayırmazlar. Ulusunu sevenler, dinini de severler. Türlerin dinleri İslam dır. Yukarda söylediğimiz 100 milyonun hemen hemen hepsi müslümandır. Demek Türkçe konuşmayan müslümanlar Türklerin dindaşları olduğu gibi müslüman olmayan Türkler de ulusdaşlarıdır. Türkler kendilerini kurtardıktan sonra dindaşlarına bilim, fen ve diğer konularda yardımlaşırlar.

Ulusunu sevmek demek herkesin kendisini sevmek demektir.' Dinini sevmek ve saymak, çok gerekli bir nesneyi sevmek ve sayması demektir. Bununla beraber bunu iyice anlamak ve ayırt etmek gereklidir. Dini akımın milliyetçi akımdan kuşku duymaması lazımdır.

Vatan Sevgisi: Her Türk'ün iki çeşit vatanı vardır. Vatan ülkemizin sahip olduğu yer demek değildir. O halde biz Türklerin vatanı şunlardır:
1. Ulusal vatan
2.Ülkülük vatan Bunları biraz açıklayalım; 

Ulusal vatan: Türkçe konuşan bütün insanların ortak vatanıdır. Yani Türk olan bütün halkın yaşadığı yerdir. Buralara diğer taraftan Turan da denir. Bu yerler hangi devletin idaresinde olursa olsun adı değişmez. Yani Türk vatanıdır. Mesela; Anadolu şimdiki Türklerin vatanıdır. Ankara başkentidir. O da oradadır. Dünyadaki bağımsız olan tek Türk vatanının başkentidir. İstanbul lehçesi ise ortak edebi dil olarak seçilmiştir. Ulusunu seven, vatanını sever. Ulusal vatanın hudutları haritalarda belirlenmiştir.

Ülkülük vatan. (Türk vatanını idare eden bütün) Türkiye Anadolu Türklerinin ülkülük vatanıdır. Türkiye'de Türklerin iki çeşit vatanlarından biridir. Türkiye müstakil bir ülke olduğu gibi Anadolu Türklerinin ülkülük vatanıdır. Geri kalmış uluslar birleşemezlerse kaybolurlar.

Türk ulusu okuyup bilgi ve bilim öğrenmezlerse uluslarını anlayamazlar ve ilerleyemezler. Düşmanlarına teslim olurlar. Yani başka uluslar kendilerine esir ederler. Onun için Türklerin her çeşit bilim ve bilgiyi ticaret işlerine gönül vererek öğrenmeleri gerekmektedir.

Her Türk okuyup yazmayı öğrendikten sonra, sanat, ticaret işlerine girişmek ve vatanı için zengin olmaya çalışması gerek. Bilgili uluslar zengindirler. Her bir ferdi ayrı, ayrı zengin olan uluslar dünyada en güçlü uluslardır. Türk ulusunun ilerlemesi için;
1. Ulusal ve genel Türk edebiyatı,
2. Ulusal hayatta güzel sanatlar müzik, resim, heykeltraşlık, tiyatro vb.
3. Genel olarak büyük işler, fabrika, makina, elektrik işleri vb.
4. İktisadı en iyi şekilde düzeltmek ve becermek gereklidir.

Bunun gibi gerekli işleri yaptıktan sonra canlanan ve zenginleşen ulusun, ulusal duyguları kendiliğinden doğar, bilincini kendi kendine bulur.

Bilinç ise şudur: Büyük uluslar gibi ilerlemek, kandaşlarına sırası geldikçe her konuda yardım etmek. Böylece dünyada adını duyurmak ve Türklüğe eski itibarını kazandırmak.

Bir Türk Çocuğu Ulusunu Nasıl Sever?

1. Türk dilini sever, konuşan dille yazar. Bu güzel Türkçeyi yeni edebi Türkçeyi herkese öğretmek için çalışır.

2. Ulusunu sever. Büyüklerine saygılıdır. Ulusuna karşı olanlarla savaşır. Ulusunu kötüleyenlere karşı durur. Kötü laf söyletmez. Türk ulusunun diğer uluslardan daha ulu ve daha korkmaz olduğunu aklından çıkarmaz. Hangi ulustan olursa olsun Türk dilini öğrenerek, Türk ulusuna karışan uluslara göçmenlere dahi kendi kan kardeşleri gibi davranırlar.

3. Sırası geldikçe Türklüğü över, Türklüğe önem verir ve verdirmeye çalışır. Her fırsatta Türk tarihini, Türk kahraman ve cihangirlerini ve Türk âlimlerini anar.

4. En büyük kahramanların kendi ulusundan çıktığı gibi İbn-i Sina, Farabi ve Uluğ Bey gibi bilginlerin de Türk ulusundan çıktığına inanırlar.

5. Herşeyden önce Türk tarihini iyi öğrenir. Türklük hakkında yazılan güzel edebiyat, hikaye ve diğer bilim kitaplarını başkalarından daha fazla okur.

6. Askerlik, alım-satım, sanat vs. gibi kısaca herhangi bir arzusu için hazırlanırsa hazırlansın en önemli dileği Türklük şuarına uygun olarak çalışmalıdır.

7. Kendi özel hayatının geçici, ulusal hayatın ebedi olduğunu aklından çıkarmaz. Herkes ölür mezara girer yalnız adı tarihe geçmiş kahramanlar ölmez. Kendi ulusu veya yabancı ulusların olsun kalplerinde yaşarlar.

Vatanperver, milletperver olmak isteyen herkes her yiğit nasıl olursa olsun Ulu bir nam ile Türk tarihine girmeye çalışır. Dünyada tarihe karışıp önemli bir nam bırakmak, bırakıp gitmek kadar yüksek ve önemle istenen birşey yoktur. Ruhunda büyüklük yükseklik arzusu bulunan her insan elbette Türk ulusseveri olur.

Her yerde, her zaman her işte önde olmaya, önde yer almaya çalışır. Yorulmaz, üşenmez, vücudunu izciliğe, izcilik ile jimnastikle, düşüncesini bilimle, fenle, ruhunu ulusal bir bilinçle güçlendirir. Bilgisiz bir güç bilimsiz bir kafa altında sağlam bir vücut hiç bir işe yaramaz.

Bilinçsiz bir bilim, bilinçsiz bir alim de bir iş yapamadığı gibi diğer kurum ve kuruluşlara onarılmayacak zararlar verir.

Her Türk yiğidi, hem güç hem bilgi hem de bilinç sahibi olur. Çünkü sizin nutuklarınız ve başarılarınız adlarınızı parlak tarih sayfasına yazdırır ve sizi geçici hayatın üzerinde ölümsüz bir hayata ulaştırır.

Dr. Mesut Sabri BOYKOZİ ve Eserleri. 
Diş Tb. Gültekin PEHLİVAN Sayfa: 30.31.32.33.34.35

  • 774 defa okundu.