Azimet

Çeçenistan günümüz dünyasında kendinden bin misli büyük ve güçlü düşman ordusuyla savaşarak vatanını kurtarmış; küçük, zayıf bir milletin eğer kesin iradeye sahip olunursa bağımsızlığına kavuşabileceğini bütün Dünya'ya kanıtlamıştır. Özellikle Doğu Türkistan'ın bağımsızlık mücadelesine çok önemli örnek oluşturmuştur.

Çeçen halkının bağımsızlık mücadelesi Doğu Türkistan halkının bağımsızlık savaşının ilham kaynağı oldu. Çeçenistan yabancılar tarafından işgal edilmiş bir toprak; Doğu Türkistan'da dış güçler tarafından işgal edilmiş bir toprak. Çeçenistan 1774 yılında Çarlık Rusya’sının istilasına uğradı. Doğu Türkistan ise 1759 yılında da Mançu emperyalizminin istilasına uğradı. Çeçenler Müslüman, Doğu Türkistanlılar da Müslüman. Çeçenler komünizmin en ağır zararına uğramış bir halk, Doğu Türkistanlılar da öyle.
Çeçenler tarih boyunca köleliğe boyun eğmedi. Bağımsızlık mücadelesine de ara vermedi. Ama bizim Çeçenlerden öğreneceğimiz çok şey var. Bu nedenle kahraman Çeçenler hakkında biraz bilgi vermemiz iyi olacaktır.

Çeçenlerin kahramanlık şeceresi bugün dünyada bir destan oldu. "Çeçen" kelimesi Uygurca bir kelimedir. Doğu Türkistan'ın güneyindeki köylerde günlük yaşantıda çok kullanılmaktadır. Çeçen, Uygurcada "akıllı, uyanık" anlamında kullanılır. Çeçenler, kendilerini öz dilinde "nohçi" derler, konuşma dilinde, "noçi" telaffuzz ederler, "noçi" demek, Uygurcada "mert" kahraman" anlamındadır. Çeçenlerin nüfusu 800 bin civarındadır. Toprağı 2 bin kilometre karedir. Toprak bakımından Çeçenistan Doğu Türkistan'ın 166'da biridir. Yani Doğu Türkistan 166 tane Çeçenistan demektir.

Çeçenler 10.yy'da İslam dinini kabul etmesine rağmen, 17 yüzyıldan itibaren gerçek İslam hayatını yaşamaya başlamışlardır. Çeçen halkı dini inancı çok güçlü bir toplumdur. Ticari bakımdan Uygurlar gibi üstün ticari kabiliyete sahiptir. 1774 yılında önder İmam Mansur'un esir alınmasına kadar direndi. 1801 yılında Çarlık Rusya'sı Gürcistan'ı işgal ettikten sonra, Rusya ile Gürcistan arasındaki ulaşım konusunu çözmek için Çeçenistan'a askeri baskı yapmaya başladı.

1813 yılında Ruslar Çeçenistan'ı tamamen kontrol altına aldı. 1830 yılında Çeçenler önderliğinde patlak veren Kafkas halkının silahlı ayaklanması 1859 yılma kadar devam etti. Dillere destan olan bu silahlı mücadele Çeçen halkının milli önderi Şeyh ŞarmTin Ruslar tarafından esir alınmasıyla bastırıldı. 1917 Yılında Rusya'daki Bolşevik hareketinden yararlanan Çeçen halkı Terek Dağıstan hükümetini kurdu. 1920 yılında bu hükümet Bolşeviklerin eline geçti. 1922 yılında Çeçen Otonom Bölgesi kuruldu. 1934 Yılında İnguş Otonom Cumhuriyeti kuruldu. 23 Şubat 1944 günü Moskova'nın kararıyla Çeçen İnguş ve Balkar gibi Kuzey Kafkas halkını Sibirya, Kazakistan ve diğer OrtaAsya Cumhuriyetlerine sürgün etme kararı alındı ve acımasız bir şekilde icra edildi. 25 Nisan 1946 tarihinde Çeçen İnguş Otonom Cumhuriyeti ortadan kaldırıldı.

Sürgün yolunda binlerce Çeçen soğuktan, açlıktan öldü. Bugün yaşının ilerlemiş olmasına rağmen eline silah alıp Ruslara karşı savaşanlar o faciaları sanki dün gibi hatırlıyorlar. Stalin'in ölümünden sonra, öz yurduna dönmelerine izin verilen Çeçenlere 1957 yılında Kruçev tarafından Çeçenİnguş Otonom Cumhuriyeti iade edildi. 1991'de Sovyetler Birliği dağıldı ve 21 Özerk Cumhuriyet, 11 özerk bölge içinde Çeçenistan'da Rusya Federasyonu'nun içinde kaldı. 27 Ekim 1991 tarihinde yapılan seçimde emekli general Cevher Dudayev Çeçen İnguş Cumhuriyetinin başkanlığına seçildi. 1 Kasım 1991 tarihinde Çeçenistan halk meclisi Çeçenistan'm bağımsızlığını ilan etti. Bundan dolayı Moskova Çeçenistan'da olağanüstü durum ilan etti ve Grozni'ye ordu gönderdi. Ama Çeçen halkının verdiği eşsiz mücadalesi Moskova'ya askerlerini çekmeye mecbur kıldı. İnguş halk meclisi, İnguşya'mn ayrı Cumhuriyet olarak Rusya Federasyonuna bağlanması kararını aldı. Bundan dolayı 30 Kasım 1991 tarihinde halk oylamasıyla meclis kararını onayladı. Cevher Dudayev hükümeti İnguşların kararma saygı gösterdi.

Grozni hükümeti, ülkesinin adını Çeçenistan koydu. Ard arda bağımsızlıkların ilan edilmesi neticesinde Rusya Federasyonu eskiden kendine bağlı olan Otonom Cumhuriyetleriyle ayrılmama antlaşması imzalamaya başladı. 31 Mart 1992 tarihinde imzalanan bu antlaşmaya Çeçenistan ile Tataristan imza atmadı. Rusya'nın baskılarıyla Tataristan da ayrılmamayı kabul etti. Çeçenistan'a ağır baskı devam ediyordu. Çeçenistan'a ekonomik ambargo uygulandığından halkın ekonomik durumu kötüydü. Dudayev'e karşı bir muhalif grup oluşturuldu. Moskova'nın iki yıllık çabasına rağmen muhalif sayısı üç yüz kişiyi geçmedi.

Onlar güçlü silahlarla silahlanmıştı. Kendilerini Rus yanlısı olarak göstermekten utanıyorlardı. Hükümet kardeş kanı dökülmesin diye onlara müdahale etmedi. Muhalif güçler 1994 yılı Ekim ayının sonunda helikopter, tank, top ve roket atarlarla Grozni'ye girdiler. Bir gün sonra Dudayev güçleri tarafından geri püskürüldü. Çeçen muhalif güçlerinden umudunu kesen Yeltsin zorla işgal etme kararı aldı. Tarihte üç defa soy kırıma maruz kalan Çeçenler, bu defa ki savaşta ya ölüm ya bağımsızlık konusunda kararlaydılar. Çeçenistan Halk Meclisi bağımsızlığı sonsuza kadar muhafaza etme kararı aldı. Bu konuda Devlet Başkanı Cevher Dudayev'e savaşın süresince bütün yetkileri kullanma yetkisini verdiler.

Komşu ülkelerin toprağına göz dikmiş Çin'in sadece 450 atom bombası var. İkinci dünya savaşından acı ders alan Moskova hükümeti uzun yıllar bütün zenginliğini silahlanmaya harcadı? Rusya bugün 7500 atom bombasına, 20 bin nükleer başlıklı füzeye sahiptir. Askeri güç bakımından günümüzde de Avrupa ve Asya, için tehdit oluşturan Rusya Çeçenistan'ı hemen çözülebilecek ufak bir mesele olarak görmüştü. Bu niyetle 11 Aralık 1994 tarihinde Rus ordusu Grozni'yi karadan ve havadan şiddetli bombardımana tuttu. Rusya Savunma Bakanı "Grozni'yi iki saate Çeçenistan'ı iki günde kontrol altına alacağını" söyledi. Oysa birbuçuk yıl savaşıp kontrol altına alamadılar. Çeçenistan'daki muhalif Rus askerleri katliamı görünce iç çatışmayı durdurup silahını Ruslara yöneltti. Az sayıda vatan haini Çeçenistan'dan kaçmış olmasına rağmen onlar yakalanarak yurt dışında öldürüldü. Çeçen halkı tek vucüt olarak savaştı.

Çeçenistan'ın başkenti Grozni'de sağlam bina kalmadı. Bütün şehir harabeye dönüştü. Savaşta 40 bin Çeçen öldü. İki yüz bine yakın Çeçen, Kafkasya'daki komşu ülkelere göç etmek zorunda kaldı. Buna karşın 70 bin Rus askeri öldü.Çeçenistan'a yağmur gib düşen bombayı, nehir gibi akan Çeçen kanım gördüğü halde, Amerika, Rusya'nın iç işi diyerek Rusya'yı tuttu. Bütün insan haklarının koruyucusu olduğunu iddia eden Almanya'nın Başbakanı Helmut Kohl de "Çeçenistan meselesi Rusya'nın iç meselesi "diyerek Rusya'ya daha da cesaret verdi. Hatta müslüman Çeçen halkının dünya'da kendine en yakın hissettiği Türkiye'de aynı tutumda bulundu. Hiçbir devletten bir dolar para, bir tane mermi yardımı görmeyen Çeçenler silahları Rus askerlerinin elinden alıp savaşa devam etti. Dünya'da eşi görülmemiş kahramanlık gösterdiler. Çeçenler Çeçenistan'daki Rus halkını korumaya özen gösterdi. Bombadan korumak için sığınaklara ilk olarak Rus anaları, çocuklarını aldılar. Esir aldıkları Rus askerlerini kendi analarına teslim ettiler. Moskova'daki gazete, dergi ve televziyonlar tarafsız bir şekilde Rus askerlerinin Çeçenistan'da yaptıkları katliamı dünya'yagösterdi. Moskova televziyonunda Çeçenistan'daki kızların vücûduna bombaları bağlayarak tankları geçirmemek için altına yattıkları, Rus askerlerinin "Ey ana engelleme!" dediğinde Çeçen analarının "Oğlum ben senin anan gibi bir anayım, bu vatana benim cesedimin üzerinden geçmeden giremezsin, çekil!!" dedikleri naklen yayınladı. Basında her gün Rus askerlerinin çekilmesiyle ilgili yorumlar yer aldı Moskova sokaklarında Rus anneler: Biz yavrularımızı savaş için doğurmadık, hükümet askerleri Çeçenistan'dan geri çeksin, yavrularımız dönsün! Sloganlarını atarak gösteri yaptılar. Nobel ödülü sahibi dünyaca meşhur Rus yazarı Aleksander Kozirov görüşlerini defalarca televziyonda söyledi. Zorla başkalarının toprağının işgal etmek gibi klasik istila şeklinden vaz geçmek gerektiğini, başka bir milletin hakimiyetini istemeyen milletlerin kendi kendini idare etme isteğine saygı göstermek gerektiğini vurgulayarak Rus askerlerinin Çeçenistan'dan geri çıkması gerektiğini göz önünde tutmayan, Çeçen halkının gücünü küçümseyen Boris Yeltsin, Çeçen halkının milli iradesi önünde savaşı sona erdirerek, barış antlaşmasını imzaladı ve tamamen çekildi. Çeçenistan Rusya'dan savaş tazminatı olarak 130 milyar dolar istedi.

Çeçen bayrağı inmedi. Çeçen halkı kendi vatanından sürgün edilme tehlikesinden kurtulmuş oldu. 40 bin vatan evladı ülkesinin bağımsızlığı için canlarının feda etti. Çeçenistan'da harap olmayan şehir kalmamasına, köylerin %80'i yerle bir olmasına rağmen, Çeçenistan'ı tekrar imar etmeye yetecek kadar yer altı zenginliği vardır. Ülkesini korumak için bütün dünyayı şaşırtan, Çeçenlerin kendi egemenliğini kurmak için nasıl çaba harcadığını dünya görmüştür. Vatanseverlik ruhu ve milli iradesi güçlü bir millet nüfus olarak ne kadar az da olsa toprağını kimse işgal edemeyeceğini Çeçenler kanıtladı. Bu kanıt ezilen Doğu Türkistanlılar için ilham kaynağıdır.

Çeçen halkının güçlü Rus ordusuna karşı savaşta çok kayıp vermiş olmasına rağmen, bayrağını, toprağım koruyabilmesinin sırrım öğrenmek için aşağıdaki basit bir misal kafidir. 1944 yılı Çeçenistan'dan sürgün edildiğinde henüz olgunlaşmayan bir kız, 1995 yılında 70 yaşma gelmiş, 50 yıldan fazla hayatı Kazakistan bozkırlarında geçmiş, ana ve babaları orada defnedilmiş.1990 yılından sonra, Orta Asya'da kalan Çeçenler ard arda evlerini satıp, Çeçenistan'a döndüler. Fakat büyüklerinin mezarlarım bırakıp gitmeye gönlü razı olmamış anlattığımız annenin. Onun bir oğlu ise Kazakistan'da ticaretle uğraşıyormuş. Ana oğlunu çağırıp: "Oğlum, baban Çeçenistan için savaşacak günü bekleye bekleye öldü. Bugün senin yaşındaki Çeçen yiğitleri savaşıyor. Sen de gidip onlara katıl, savaştan sağ dönersen görüşürüz, görüşmezsek Allah'ın huzurunda buluşuruz. Eğer ölürsem komşularım babanın yanına gömerler." der. Yıllardır biriktirdiği altın bileziklerini bozup oğlunun yol masrafı yapıp yolcu eder. Oğlu da sevinçle yola koyulur. Birkaç ay sonra, oğlu tanıdık biriyle annesine para gönderir. Para getiren kişiden oğlunun Çeçenistan'da değil, Moskova'da ticaret yapmakta olduğunu öğrenir. Bunu duyan anne bir tabanca satın alır, doğru Moskova'nın yolunu tutar Moskova'da oğlunu bulur. Annesini
gören oğlu koşarak gelip annesine sarılır. Anne tabancasını çıkarıp oğlunu vurur. Oğlu orada ölür. Polis tarafından tutuklanan anneye,"neden öldürdün ?" diye sorulduğunda: "Çeçen analar hain evlat doğurmaz, bu oğlanı ben yanlış doğurmuşum, o yanlışı düzeltmek için öldürdüm" der. Gerçekte ise anne hiç yanlış doğurmamıştı. Oğlan Çeçenistan'a gitmek üzereyken Çeçen teşkilatı tarafından yardım toplamak için Moskova'ya gönderilmiş. Oğlu örgütün gizliliğini annesine söyleyememiştir. Kendinden başka hiç kimsesi olmayan annesine para göndermeyi de unutmamıştır.

Kurtuluş, kurtuluşa hayatını adamış ve kurtuluşa layık yetişen insanların hakkıdır. İsitila edilen vatanın ilk önce o vatanın gerçek sahibi olan insanların kalbinde azat olması gerekir. Kalplerde azat olan vatan, dışarıdan gelen sömürücülere mezar olur. Çeçenlerin kalbinde vatan her zaman azat idi. Bunun için bu toprağı işgal etmeye kalkanlara mezar oldu. Çeçenistan'm namus ve şerefini Çeçen halkı leke düşürmeden korudu. Bundan dolayı Çeçenistan ufak bir yer olmasına rağmen, dünyada büyük itibar kazandı. 

Doğudaki esir milletlerin bilhassa esir Doğu Türkistan'ın kurtulmasında ilham kaynağı oldu. Çeçen destanı Doğu Türkistan karanlığına bir meşale olmuştur. Kahraman Çeçenistan halkı bütün dünyanın saygısını kazandı. Dünya devletlerinin hiç birinin yardım etmemesine rağmen, Müslüman ülke halkı ve insani yardımı kendine vazife edinmiş hayır kuruluşları yardımı esirgemedi. Sadece Türkiye'deki hayır kuruluşu olan İHH bir yıl içinde Çeçenistan'a 4 milyon dolar nakit, 10 bin ton tutarında yiyecek içecek ve giyecek yardımı gönderdi. Rusya dahil dünyadaki ezilen halkın dostları Çeçenistan'ı yalnız bırakmadı. Savaşta Çeçen mücahidlerinden 25 bin ve halktan 15 bin sivil olmak üzere 40 bin şehid verildi. Çeçenistan Devlet Başkam, General Cevher Dudayev 24 Nisan 1996 tarihinden 52 yaşından Gekhi Şu'da Rus bombardımanı ile şehit düştü. Ama Çeçen halkı bağımsızlık mücadelesini arttırarak devam ettirdi.

Ağustos 1996'da Rusya ateşkes antlaşmasına imza atmaya mecbur kaldı. 12 Mayıs 1997 tarihinde Rusya Federasyonu Devlet Başkam Boris Yeltsin ile Çeçenistan devlet Başkanı Arslan Mashadov Moskova'daki Kremlin Sarayı'nda, RusyaÇeçenistan arasında 400 yıldır devam eden savaşın sona erdiğiyle ilgili barış antlaşmasını imzaladılar. Çeçenistan'da dökülen kan, verilen şehitler boşuna gitmedi. Çeçenistan bağımsızlığına kavuştu. Çeçenistan'a göre Doğu Türkistan'ın coğrafi şartları, muhiti, imkanları savaşmaya, savaşı uzun zaman devam ettirmeye fevkalade elverişlidir.

Vatanı kurtarma ruhu ve iradesi de halkımızda vardır. Özellikle mücahit gençlerimiz de Çeçenlerden eksik değildir. Önemli olansa örgütlenmek, cihadı başlatmak ve sürdürmek için vatansever önderimizin karar almasıdır. İnşallah, Çeçen ruhu Doğu Türkistan'da hızlı bir şekilde yeşerir. îmanın eşsiz gücünü Çeçenler bütün dünyaya gösterdi. Şimdi imanın gücünü dünyaya gösterme sırası yüreği intikam duygusu ile dolan, azatlığa susamış, mazlum Doğu Türkistanlılara gelmiştir.

İstiklal Mücadelesi
Sf. 65. 66. 67. 68. 69. 70

  • 789 defa okundu.