Kazım Gültepe
Araştırmacı - Yazar

Uyuşturucu Belası ve Türk Gençliği

Bir kimsenin sinir sistemini etkileyerek duygularını körleten veya yok eden zehirli uyuşturucu maddeler arasında alkol morfin, eroin,, kokain, esrar, afyon, eter, kloral ve benzeri uyku ilaçlarını sayabiliriz. Uyuşturucu maddeler genellikle bunları kullanan kimselerde alışkanlık ve uyuşturucu maddeye bağımlılık yaratmaktadır. Gerek sağlığını gerek ruh dengesini bozarak kişinin toplum hayatından kopmasına yol açmaktadır. Uyuşturucu madde alışkanlığının delilik veya çoğu kez intiharlarla sonuçlandığını basın da ve görsel medyada hemen her gün görmekteyiz.

Uyuşturucu maddeye bağımlı hale gelen kimse bir yandan aldığı zehirleyici etkisi altında, diğer yandan bu maddeyi tedarik edebilmek amacıyla hırsızlık, saldırı ve şiddet fiilleri, hatta adam öldürme suçunu işleyebilmektedir. Uyuşturucu madde bağımlısı olanların kolay kolay tedavi edilememesi ve tedavi olanların bile çoğu kez normal bir hayata dönememesi büyük hukuki ve sosyal problemler yaratmaktadır. İnsanlık tarihinin hiç bir devrinde salgın hastalıklar ve her türlü tabii afetler zamanımızda ki uyuşturucu alışkanlığı ve alkolizmin yaptığı zarar kadar büyük olmamıştır. Uzmanlara göre son 50 yılın alkolizm,, uyuşturucu, fuhuş,, AİDS ve her türlü kötü alışkanlıklar ve bunların verdiği maddi ve sosyal tahribat, 5 bin yıl içinde ki salgın hastalıklar ve tabii afetlerin tahribatına denk olmuştur.

"Acı ama gerçek ülkemizde. Defile yapılıyor, çıplak mankenlerle. Otomobil sergisi açılıyor çıplak kadınlarla. Deterjan tanıtımı yapılıyor, çıplak genç kızlarla. Soyunmayana hayat yok imajı yaratılıyor. Hayat kadınlarının sayısı giderek artıyor. Özellikle büyük kentlerimiz ve kara-deniz bölgemiz ithal malı hayat kadınlarıyla dolu. Rus, Romen, Uzakdoğulu 72 milletin hayat kadını Türkiye'yi mesken tutmuş. Bir yanda döviz karşılığı fuhuş yapıyor öte yandan hastalık saçıyor. Büyük kentlerimiz (Revü, dans grubu) adı altında gelen birçok ülkeden, sanatçılarla kaynıyor. Bunların çoğu döviz karşılığı fuhuş yapıyor." Bilindiği gibi uyuşturucu belası bütün ülkelerin geleceğini aslında insanlığın geleceğini tehdit eden büyük bir sorun olmaya devam etmektedir.

Birleşmiş milletlerin 1997 uyuşturucu Raporuna göre dünyada 200 milyon insan uyuşturucu kullanmaktadır. Dünya mafyasının bundan sağladığı gelir 400 milyar dolardır. Afyon üretimi 1985'ten 1997'ye % 300 artarken, afyon sakızı 5 bin,, kokain üretimi bin ton civarındadır.
Dünya genelinde olduğu gibi, ülkemizde de, başta alkol, sigara, beyaz zehir ve kumar olmak üzere bütün zararlı alışkanlıkların giderek büyük boyutlarda artmakta olduğu artık hemen herkesin malumudur. Sigara da,, Brezilya Güney Kore ve Hindistan'dan sonra dünya dördüncüsü. Alkol de, ABD ve Almanya'dan sonra dünya üçüncüsü. Kumarda, ise Japonya'dan sonra dünya ikincisiyiz. Burada işin en acı yanı ise dünyanın neresinde olursa olsun uyuşturucu mafyasının ilk ve son hedefi daima gençler oluşu.

"insan ruhu sükûn ve mutluluk aramaktadır. O sonu gelmeyen sürekli bir mutluluğun peşindedir,, gerçek mutluluğa ancak o zaman kavuşacağını hayal eder. Fakat gerek fikirleri ve fizik yapısı, gerekse çevresini kuşatan dış güç ve şartlar ona bu hayalini gerçekleştirme imkanı vermez. Bu bakımdan geleceği için belirleyeceği amaçları gerçekçi bir hayat anlayışıyla ciddi olarak gözden geçirmek zorundadır. Güç ve yetenekleriyle orantılı olmayan aşırı ve uç istekler, insanı çok arzuladığı iç huzuru ve mutluluktan iyice (daha da) uzaklaştırır."

Daha sonra ise kader, talih, ve şanssızlığa bütün suç ve sorumluluklar yüklenir lanet okunur." Dr. Victor Pauchet, Kötü kaderinizden kurtulmak istiyorsanız, kötü alışkanlıklarınızı iyi alışkanlıklarınızla değiştirin, kaderiniz iyiye döner" diyor. Evet çok yerinde ve üzerinde durulması gereken bir büyük sözdür bu

  • 744 defa okundu.