Celalettin Batur

34. Ölüm Yıldönümü Münasebeti İle

Men bir Türkmen Ulusum Türk Oymikim
Türk Ajun içre könğlümdeki amrakim Türk
Kaygu sevinç her işimde ortakim Türk
Şanım Türklük, Ayyulduzluk Bayarağım Türk

Evet, devlet adamı, tarihçi, din alimi, siyasetçi,, hukukçu,, eğitimici ve komutan sıfatlarının yanında iyi birde edebiyatçı olan Mehmet Emin Buğra Bey, "SİLKİN" şiirinde Türklük bilincininönemini ne güzel anlatıyor.
Doğu Türkistanlı gençlere Türk Milliyetçiliği fikrini öğretmek için birçok teşkilat kurup yayınlar yapmışsa da bütün bu çabalarının esasını teşkil eden " Doğu Türkistan Milliyetçi Partisi"ni de kuran Merhum'un hayatını mücadeleleri ile birlikte anlatmaya çalışacağız.

12 Şubat 1901 yılında Hoten vilayetinin İlçe nahiyesinde dünyaya geldi. Yörenin sayılı din alimlerinden olan babası Pirabidin Hacıyı küçük yaşta kaybetti. Dört erkek ve iki kız kardeşiyle birlikte annesi Sarine Banu Hanım'ın terbiyesinde büyüdü. 9 yaşında Hoten'de ilk tahsilini, 22 yaşında ise Hoten'in Karakaş Nahiyesindeki devrin ünlü medreselerinde yüksek tahsilini Arap ve Fars Dili Edebyatı üzerine tamamladı. 1922 - 1930yıllarında Karakaş Oybağ medresesinde İslâm Hukuku Müderrisliği yaptı. Yüksek ilmi ve yeteneğinden dolayı kısa sürede tanındı. Kendiside Türkiye'den gelen öğretmenlerden bir süre ilmi eğitim almıştı.

Genç müderris ve talebeleri örgütleyip, vatanımızı işgal eden Çin hakimiyetinin dehşet verici zulüm ve baskılarına karşı çare ve tedbir aradı.
Genç yaşta. Türkçe, Arapça ve Farca şiirler yazmaya başlamıştır. O dönemlerde Doğu Türkistan'da yani gelişmeye başlayan eğitim ve öğretimde yenileşme faaliyetlerine aktif bir şekilde katılmıştır. Mehmet Emin Buğra Bey'in eğitimindeki yenilikçi yönü mutaasıp bazı müderrisler tarafından eleştirilmiştir. Karakaş'a yerleşen Mehmet Emin Buğra Bey, öğrencileri ve genç müderrisleri Çin egemenliğine karşı örgütlemiştir.

Her şeyden önce bilimsel araştırmalara ağırlık vermiş; Hindistan'a gidip gelen tüccarlar ve hacılarla yurt dışından Türkçe, Farsça, Arapça gazete, dergi ve kitaplar getirip inceleyerek dünyadaki değişim ve gelişmeleri takip etmeye çalışmıştır. Doğu Türkistan'ı istila eden Çin hakimiyetinin dehşet verici zulüm ve işkencelerine karşı çare ve tedbirler aradı. Haksızlıklara karşı yükselen sesler hemen kanla bastırılıyordu. Genç müdderris ve öğrencileri örgütledikten sonra bütün yurdu dolaşarak aydın bildiği kişilere danıştı; var olan koşullar içerisinde Çinlilerin baskı ve zulümlerinden kurtulmak için silaha sarılmaktan başka çare bulunmadığı kanaatine vardı.

1929 yılında Doğu türkistan'ın önemli şehirlerini gezip, o yerlerdeki Çin hükümetinin askeri gücünü ve o yöre halkının psikolojik ahvali gibi stratejik konuları araştırdı. Bu gezi esnasında Gulca (İli) şehrinde Sabit Abdulbaki (Sabit Damolla) ile görüştükten sonra şu çok önemli kanaatlere vardı;

-Siyasi ve barışçıl (sözde) istilacıların Doğu Türkistan'dan çıkmayacaklarına
-Öncelikle değişik yörelerde silahlı gizli Milli teşkilatların kurulması.
-Tüm Doğu Türkistan sathında silahlı Milli kurtuluş hareketlerinin bir an evvel başlatılması.

1930 yılında Mehmet Emin Buğra Bey başkanlığında Milli İnkilap Teşkilatı kurulmuştur. Bu teşkilatın amcı ayaklanma için üye toplamak, para ve silah temin etmektir. Doğu Türkistan davası ile ilgili olarak Hindistan, Türkiye ve Hicaz'da yaptığı gezileri tamamlayan Sabit Damollam'da 193 I yılında Hoten'e dönerek gizli teşkilat'a katılmıştır.

Mehmet Emin Buğra önderliğindeki, tahminen bir yıl süren gizli faaliyetlerden sonra 29 Ekim 1932 tarihinde Karakaş nahiyesinde silahlı ayaklanmayı başlattılar. Kısa bir süre içinde Batıda Kaşgar'ın Yeni-hisar nahiyesinden. Doğu Çin'in Dung huvang eyalet sınırına kadar olan bölgeyi Çin
istilasından kurtarıp, hürriyete kavuşturdular. 20 Şubat 1932 tarihinde Karakaş'ta (Hoten İlçesi) kurulan Muvakkat hoten Hükümeti'nin başkanı Mehmet Niyaz Elem, Başkanı Sabit Damollam ve Başkomutanı Mehmet Emin Buğra'dır.

Bütün Milli teşkilatlar 12 Kasım 1933 yıllında Kaşgar'da toplanıp "Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti"ni kurdular ve Gökbayraktan Albayrağa selâm gönderdiler. Bu Devletin kuruluşunu İsa Yusuf Alptekin bakın şöyle anlatıyor:
Biz General Ho Mun Sun'la Urumçi'den ayrıldıktan üç dört ay sonra 12 Kasım 1933'de Doğu Türkistan Merkezi Kaşgar'da olmak üzere İstiklalini ilan etti. Kumul ayaklanmasının ilindeki Hoca Niyaz, Cumhurbaşkanı Doğu Türkistan'ın münevver din alimlerinden Sabit Damolla Başbakan Seçildi. Mükemmel bir hükümet kuruldu. Kabinesi var Kanuni Esasisi var. Hemen bir İstiklâl Partisi kurulmuş. Onun tarafından hazırlanmış bir "Anayasa" müstakil hükümetimiz, hemen Erkin Türkistan adında bir gazete çıkartmış. İstiklâl mecmuası adında bir mecmua çıkartmış. Hangi sebepledir, kim tarafından gönderilmiştir bilemiyorum (orada Mustafa vekili adını kullanmış.) Türk tabiyetinde olup Suriye asıllı Ahmet Tevfik Paşa diye birisi, gene Mahmut Nedim diye bir Türkiyeli onlar da İstiklal merasimine katılmışlar.

Yenihisar'ı Muhammed Emin Buğra Bey'in kardeşi Nur Muhammed Bey, yirmi gün müdafaa etmiş. Yeni hisar içindeki bütün ağaçları toplayıp, Çin askerleri surlara tırmanırken yakıp üzerlerine atmış. Yakması mümkün olan bütün şeyleri toplayıp yakıp, tırmananların üzerine atmış. Sonunda Nur Muhammed Bey şehit düşmüş. Yenihisar'ı Abdullah Bey Yarkent'ten yardımına gelmiş. Çin'li Müslümanlar onu şehrin dışında karşılayıp şehit etmişler. Sonra başını kesip bir sırığa takarak Nur Muhammed Bey'e göstermişler "yardımınıza gelecek kimse kalmadı teslim ol" diye seslenmişler.
Ma Hu Sen Hoten'e gelir, Hoten’in kurtarıcısı Mehmet Emin Buğra Bey'le harp ediyor. Mehmet Emin Buğra Bey Çinli Müslümanlara yeniliyor. 1934'ün yedinci ayında Hindistan'a hicret etmek zorunda kalıyor."

Hindistan'da bağımsızlık mücadelesinden vazgeçmeyen Mehmet Emin Buğra Bey, Afganistan ve Keşmir'in Doğu Türkistan sınırına yakın bölgelerinde (Pamir, Vahan) silahlanma toparlanma ve yurda dönüş faaliyetlerinde bulundu. Batı Türkistan'ı istila eden İngilizler, Mehmet Emin Buğra Bey faaliyetlerini durdurur ve Afganistan’a sığınır. Burada da boş durmadan Türkistan tarihi üzerine bilimsel araştırmalar yaptı. Bu esnada Kabil'deki Türkiye Büyükelçiliğinde bulunan Memduh Şevket Esendal ile tanıştı. O zatın büyük manevi yardımlarını görmüştü. Dört senelik çileli çalışmalarından sonra bugün bile istilacı Çinlilerin uykusunu kaçarken Şark-i Türkistan Tarihi adi eserini kaleme aldı. Mehmet Emin Buğra'nın bu eserini yayınladığı günden itibaren, önce Milliyetçi Çin ve sonra Çin Komünist hükümetleri tarafından yasaklandı. Nitekim haziran I 991 tarihinde Çin Komünist Partisi'nin ideoloji eğitim sorumlusu olan Çiyen Boçün bir makalesinde şöyle diyordu:
"Sinciang (Doğu Türkistan'da aydın ve diğer genç kesimde Türk milliyetçiliğinin hortlamasında Mehmet Emin Buğ-ra'nın I 930 yıllarındaki Doğu Türkistan Bağımsızlık ayaklanmasının bıraktığı etkileri ve sonra onun yazdığı Şark-i Türkistan Tarihi adlı kitabı esas ideolojik rol oynamaktadır. Bu sinciang (Doğu Türkistan)'a Türk Milliyetçiliğini gün geçtikçe yayılmasındaki büyük tehlikenin önemini ve ciddiyetini kavramak zorundadırlar.

Eğitilmiş insan eksikliğinin zararlarını gören Mehmet Emin Buğra Bey muhacerette bulunan Doğu Türkistanlı gençlerin bir kısmını Afganistan'da modern okullarda okuttu. Bazılarını da Türkiye’ye gönderip Askeri Akademilerde okumasına yardımcı oldu.

2 Aralık 1939’da Kabil'e gelen İsa Yusuf Alptekin ile görüşerek fikir birliğine vardılar. Bu görüşme kolay olmamış İsa Yusuf Alptekin Bey, Buğra Bey'le görüşmesini bakın nasıl anlatıyor:
Bir gün birisine rastladık Hoten Emirinin nerede oturduğunu sordum. "Ama burada Abdullah han Yarkendi diye birisi var" dedi. "Sizin memleketten Yarkent'ten birisi var" dedi. Bizi ona götürün dedim.
Emin Bey önümüze çıktı. Kucaklaşıp, öpüşüp, görüştük. Saatlerce konuştuk. Kabil'de kaldığım müddetçe her gün en azından bir defa görüştük.

Emin Bey anlattı ki: "Ayaklandığımız zaman, silah satın almak için Afganistan'a bir heyet göndermiş idik. Bu silah alınıncaya kadar biz kaçmak zorunda kaldık. Silah almak için gönderdiğimiz adamımız bize Hindistan'a mektup yazdı. "Biz Afgan kabile reisi ile anlaştık. Onlar bize On bin asker verecek oldular. Bu askerlerin yardımıyla memleketimize tekrar dönebiliriz" diye haber verdi. Biz'de ondan dolayı Pamir tarafına geçtik." dedi.

Sonra Türkiye'nin Büyükelçisi Memduh Şevket Esendal Emin Bey'e tavsiyelerde bulunmuş. "Afganlılardan yardım istemeyin. Onlar yardım edemezler, vermezler Afganlıların vereceği yardımla Rusları memleketten çıkartmak Doğu Türkistan'ı kurtarmak kolay olmaz. Japon'lar da Doğu Türkistan'a gelmeyecektir. Ruslarda Doğu Türkistan'ı kolay, kolay Japonlara vermezler.

Bu ara Afgan hükümeti de Emin Bey'e tavsiyelerde bulunmuş. "Siyasi faaliyetlerde bulunmayın. Yabancılarla temas kurmayın" demiş. Bundan dolayı Emin Bey, dışarıyla ilişkisini keserek inzivaya çekilmiş. Adını, Abdullah Yarkenti diye değiştirmiş. O evde kalıyormuş.

Buradan anlaşılıyor ki Çin ve Rus gibi emperyalist ülkeler karşısında Mehmet Emin Buğra Bey burada da bir yardım görememiş ve bu seferde I 942 yılında Hindistan'a geçmiş. Mücadele hayatında çile ler yine yakasını bırakmamış bu sefer de İngiliz istihbarat örgütleri tarafından kendisini tehlikeli görerek Peşaver Merkez cezaevinde 6 ay süreyle göz hapsinde tutuldu. Ancak Çin'e dönmek şartı ile 8 Ocak 1943 yılında serbest bırakıldı. 6 Nisan I 943'te Mehmet Emin Buğra Bey ailesiyle birlikte Çin'e gelir. Çin'in merkezi olan Nancin'de Çin basın ve yayınlarında "Şinciang değil Doğu Türkistan"   "Doğu Türkistanlılar Türk'tür" adlı makaleler yazdı. Öteden beri Çin'de bulunan Dr. Mesut Sabri Baykuzi, İsa Yusuf Alptekin,  Kadir Efendi gibi Doğu Türkistan'ın Milliyetçi aydınları ile beraber "YURTTAŞ CEMİYETİ" adı altında bir teşkilat kurdu.

(Nancin'deki mücadelelerine İsa Yusuf Alptekin Beyin hatıraları ile gelecek sayıda devam edeceğiz.)

Kaynaklar:
1- Esir Doğu Türkistan İçin İsa Yusuf Alptekin
2- Doğu Türkistan Çağdaş Uygur Edebiyatında Milli Mücadele. Türk Ocakları Genel Merkezi, Türk Yurdu Yayınları 28 Aralık 1996 Ankara, Celalettin Batur.
3- Türkiye’deki Türk Dünyası. Türk Diyanet Vakfı Yayınları Dr. Ertuğrul Yaman, A. Kemal Bolaç, Ahsen Esatoğlu
4- Doğu Türkistan Kızıl Muhtariyeti Reddeder Mehmet Emin Buğra, İsa Yusuf Alptekin. Son Havadis Matbası Ankara 1955.
5- Doğu Türkistan Davası İsa Yusuf Alptekin Seha Neşriyat
6- Türklük Mücahidi İsa Yusuf, Altan Deliorman, Prof Dr. Abdulkadir Donuk, İsa Kocakaplan İst. 1991.
7- Gökbayrak Dergisi Cilt: 1 Sayı: 1 Ocak 1994. Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği - KAYSERİ

  • 809 defa okundu.