Gökbayrak

ÇİN'DEN BİR YALAN DAHA
Çin hükümeti, Uluslar Arası Af Örgütü (Amnesty Internatiional'in) Doğu Türkistan daki insan hakları ihlallerine ilişkin yayınlamış oldukları 92 sayfalık raporuna tepki gösterdi.
Dış İşleri Bakanlığı sözcüsü Sun Yuşi "Bazı kuruluşlar Çin'e zarar vermeyi seviyor. Bu nedenle bu tür söylentiler yayıyorlar" diye konuştu, Sözcü, "siyasi istikrar (!)" olduğunu belirterek, bu nedenle Uygurların ezildikleri ya da baskı gördükleri şeklinde bir sorunun olmadığını (!)" öne sürdü. (GHM. 22.4.1999 )

DOĞU TÜRKİSTAN'IN SUYU KAZAK-ÇİN ARASINDA
Çin'in İrtiş Irmağından su almak üzere yapımını sürdürdüğü kanal yüzünden Kazakistan ile Çin arasında ortaya çıkan sorun, Kazak ve Çin'li uzmanlar tarafından Pekin de ele alınacak.
Çin esareti altındaki Doğu Türkistan'dan geçen İrtiş ırmağından (İli havzası (cungarya) kuzeyinde Kara İrtiş doğu-batı yönünde akarak Kazakistan'da zeysan gölüne dökülür) yararlanmakta olan Kazakistan ve Çin çıkar çatışması yüzünden anlaşamıyorlar.
300 km uzunluğundaki kanalın tamamlanmasıyla, ilk aşamada Irmaktan yılda 458 milyon metreküp su alacak olan Çin'in, daha sonra bunu 6 milyar metre küpe çıkaracağını dile getiren Kazak uzmanlara göre, yıllık su rezervi 8-9 milyar metreküp olan irtiş nehrinden, kanal projesi tamamlandıktan sonra Kazakistan hiç yararlanamayacak ve Irmağın geçtiği Doğu Kazakistan bölgesi büyük bir kuraklıkla karşı karşıya kalacak (GHM 23.4.1999)

NATO ÇİNİ VURDU
NATO'nun, Yugoslavya'daki Çin Büyükelçiliğini vurmasından sonra ABD ve ÇİN arasındaki ilişkilerde kriz tırmanıyor. Reuters Haber Ajansı, Türkiye Gazetesinde 8 Mayıs günü,, "NATO Çin'i vurdu"başlıklı haberi kaynak olarak gösterdi. Ajans,, '"Belgrad'da bombalanan Çin Büyükelçiliği'nin bir bölümünün Yugoslavya gizli haber alma teşkilatı tarafından kullanıldığını" açıklayan haberi abonelerine geçti. Gazetemizin bürüksel temsilcisi Vakur Kayanın NATO'lu diplomatlarla görüşerek hazırladığı haberde, Çin büyükelçiliğinin bir bölümünün Yugoslavya gizli haber alma teşkilatı tarafından kullanıldığı, Sırplara uydu üzerinden NATO operasyonu hakkında bilgi aktarıldığı, Çin'in NATO'nun Yugoslavya'ya yönelik hava operasyonuna başından beri karşı çıkması ve Sırplara askeri alanda lojistik destek sağlama girişimlerinin NATO'ya üye ülkelerin bazıları tarafından yakından takip edildiği açıklanmıştır. (11 Mayıs 1999 Türkiye)

ÇİN'DE YİNE TÜRK KATLİAMI
Doğu Türkistan'da bölücü faaliyetlerde bulunduğu iddiası ile 9 Uygur Türk'ü idam edildi. Urümçi mahkemesi, bölücü faaliyetlerde bulunduğu iddiası ile,9 Uygur Türk'ü ve başka suçlarla yargılanan diğer 2 kişi, 12 Mayıs tarihinde idam cezasına çarptırmıştı. Çin'de 1997 yılından bu ya na 210 ölüm cezasının verildiği, 190 mahkûmun da idam edildiği belirtilirken bu suçların çoğunluğunu Uygurların oluşturulduğu ifade edildi. (Tabii bu rakamlar Çin Hükümetinin vermiş olduklarıdır. Bu katliamların açıklanan dan çok daha fazla olduğunu biliyoruz.) (21 Mayıs 1999 GHM)

BÜYÜKKILIÇ'TAN DESTEK
Kayseri Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Yöneticileri Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç'ı makamında ziyaret etti. Yeni Belediye Başkanlığı görevinde başarılar dileyerek hayırlı olması temennisinde bulundular. Belediye Başkanı Büyükkılıç ise her zaman için Doğu Türkistan davasının, yanında olduklarını belirterek her türlü yardıma hazır olduklarını belirtti. (Yeni Kayseri, Kayseri Gündem, Kayseri Hakimiyet, Kayseri Günlük, Kayseri Anadolu Haber, Kayseri Star Haber, Büyük Kayseri, Başak TV, Erciyes TV, Hif TV, Kay-TV 21 Mayıs 1999)

REKTÖR ŞAHİNE BÜYÜK TEPKİ VAR
"Seni Sineloji Bölümü ile Yad Edeceğiz"
28 Aralık 1998 Pazartesi... Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Yao Kuangyi Kayseri'ye gelmiş ve Erciyes Üniversitesini ziyaret etmişti. (Rektör tarafından davet üzerine).
Erciyes Üniversitesi bünyesinde Sineloji, "Çin Dili ve Edebiyatı Bölümü" açmayı düşünüyordu. İşte o günlerde Kayseri kamuoyunda büyük tepkiler dile getirildi. Başta atayurdumuz Doğu Türkistan’dan gelen kardeşlerimiz ve Dernek başkanı Mehmet Emin Batur Bey olmak üzere, Kayseri'de esaret altında bulunan ve Çin zulmü altında inim inim inleyen Doğu Türkistan'ın durumunu bilen herkes Rektör Şahine tepkilerini ifade ettiler.
Sineloji bölümü açmasından dolayı kutlamalar, tebrikler yağacağına eminim, ama Türkiye’den değil tabi ki... Bakarsınız Çin Büyük elçisi açılışa o da gelir. Rektör Bey'e Çin diline ve kültürüne yaptığı katkılardan dolayı ödül de verir, belli mi olur."
Rektör bey, böyle bir ödülü alırsa evinin en müstesna bölümünde bir camekanda saklamalıdır.
Hey gidi Mehmet Akif!... Gel de mısralarınla şu insanlara bir insanlık dersi ver.
(S. Burhanettin Akbaş BİNDALLI, Kayseri Günlük Gazetesi 24 Mayıs 1999) Bu güzel yazının tam metni dergimiz sayfalarında bulabilirsiniz.)

DOĞU TÜRKİSTAN. DERNEĞİNDEN ZİYARETLERE DEVAM
Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel merkezi Yöneticileri her zamanki gibi anlamlı ziyaretlerine devam ediyor. Bu seferde Büyükşehir Belediye Başkanlığına tekrar seçilen Mehmet Özhaseki'yi makamında ziyaret ettiler. (3 Haziran 1999 Bütün Yerel Televizyonlar ve Gazetelerde haber yer almıştır.)

ÇİNİN AMERİYA'YA DÖNÜK FÜZELİ YÜZÜ
ABD Kongresinin ülkeyi sarsan "Çin'in nükleer casusluğu raporunun yankıları sürerken, raporun resmen açıklamayan bölümlerinde, Pekinin Washington'dan çaldığı sırlarla geliştirdiği nükleer başlıklı füzelerden en az 20'sinin ABD'ye çevrili olduğu bildirildi. Nükleer casusluk skandalını ilk ortaya çıkaran gazetecilerden, Washington Times gazetesi muhabiri Bill Gertz, Çin'in ABD'den çaldığı sırlar sayesinde bizzat ABD'yi tehdit ettiği gerçeğinin Kongre raporunda da doğrulandığını belirtti. Gertz, "En kötüsü Çin, bizden çaldıklarıyla geliştirdiği nükleer füzeleri Amerikan topraklarının üzerine çevirmiş durumda" dedi. Çin'in ABD'den sızdırdığı sırların bazılarını Kuzey Kore, Libya ve İran gibi ABD'nin düşmanı olan ülkelere yaptığı silah ihracatı yoluyla sızdırdığı da belirtildi.
ABD Kongresi'nin raporunda, ABD'li bilim adamlarından bilgi almak için Çin'in çeşitli teknikler kullandığı belirtildi. Bu teknikler arasında Amerikalı bilim adamlarına durmadan içki içirmek ve oteldeki odaları ajanlar tarafından soyulurken etrafı gezdirmeye götürmek olduğu kaydedildi. 
(27 Mayıs 1999 Sabah)

57. HÜKÜMET KOALİSYON PROTOKOLÜ
Türkiye'de yaşayan 25 Bin Doğu Türkistanlıyı ilgilendiren 57. Hükümet protokolünden 
D) Dış Politika:
— Ermenistan ile aramızda ilişki kurulabilmesinin başta gelen koşullan ise bu ülkenin Azerbaycan topraklarındaki işgal eylemine son vermesi, Türkiye'ye karşı uluslararası alanda yürüttüğü düşmanca kampanya'dan vazgeçmesidir.
— Bosnalı ve Kosovalı kardeşlerimizin soykırım ölçüsüne varan baskı ve haksızlıklardan esirgenmesine etkin katkılarımız, kararlılıkla sürdürülecektir.
— Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kazanılmışa haklarının korunmasına ve geliştirilmesine yönelik politikalarımız kararlılıkla sürdürülecektir.
Yukarıdaki bu dış politika konularını yürekten destekliyoruz. Fakat,
— Çin Halk Cumhuriyeti ile ilişkilerimizi çok yönlü olarak geliştirmeye özen gösterilecektir. 

Maddesi ise, Azerbaycan, Kuzey Kıbrıs, Bosna, Kosova gibi, Doğu Türkistan'da da hakları çiğnenen, toprakları gasp edilen zulüm, işkence ve asimilasyonla karşı karşıya yaşayan 35 milyon Doğu Türkistanlının göz ardı edilmesi ve Çin ile ilişkilerin çok yönlü olarak geliştirme ibaresi biz Doğu Türkistanlıları düşündürmektedir. 56. Hükümet ile 57. hükümet arasında ki en büyük fark, "Esir Türklere Hürriyet". "Mao değil Alparslan Vietnam değil Türkistan" diyen ve Türk Milliyetçisi olan bir siyasi partinin içinde yer almasıdır. Büyük ideal, büyük fikirlerin sahibi olan bir partinin büyük düşünceleri var diye, bizde büyük bir sabırla bekleyip göreceğiz. (28 Mayıs 1999 Gökbayrak Haber Merkezi)

ABD'YE GÖRE ÇİN EN BÜYÜK TEHDİT
ABD'de yapılan bir ankette, halkın büyük çoğunluğunun Çin'i ülkelerine yönelen en büyük tehdit kaynağı olarak gördüğü ortaya çıktı. CNN televizyonu ve Time dergisince ortaklaşa yapılan ankette katılanların yüzde 46'sı, Çin'i bir numaralı tehdit olarak değerlendirirken Irak yüzde 34 ile ikinci sırayı aldı. Bu ülkeyi Rusya ve Yugoslavya takip etti. (31 Mayıs 1999)
Türkiye'de de böyle bir anket yapılsa herhalde Yunanistan'dan sonra ikinci veya üçüncü Çin gelirdi fakat hükümetlerimiz bunun farkında değil.

RUS ASKERLERİ, KIRGIZ SINIRINDAN ÇEKİLECEK
Kırgızistan ile Çin arasındaki (Doğu Türkistan) 1.100 km uzunluğundaki sınırda görev yapan Rus sınır birlikleri, bölgeden çekilecek. Rus askerleri aşama, aşama terk edeceği bölgeyi ilk aşamada 3.000 kişiden oluşan Kırgız sınır birliklerine teslim edecek.
Rusya ile Kırgızistan arasında kabul edilen sınır hizmeti prensipleri uluslararası mutabakatı ile sınır bölgelerini Kırgız sınır birliklerine devretme düzeni ile ilgili hükümetler arası mutabakat uyarınca, Kırgızistan ile Çin arasındaki Rusya sınır birlikleri tarafından korunan 1.100 km'lik sınır bölgesi aşama, aşama Kırgız sınır birliklerine devredilecek. (2 Haziran 1999 AA)

HEP AYNI ŞEYLER
Aşağıda okuyacağınız makelenin (!) bazı bölümleri alınmıştır. Bu şahsa cevap vermiyoruz, çünkü dergimizin bütün sayfaları da yetmez. Önce, her şeyi gören ve bilen, yüce yaratıcı Allah (c.c)'a ve Doğu Türkistan davasını yakinen bilen, ilgilenen siz değerli okuyucularımıza havale ediyoruz.
Gazete : Zaman
Köşe Adı: Beşinci Yol (Çin'den dönünce kendine 6. yolu bulmuş)
Sayfa: 4
Adresi: gşimşek@feza.zaman.com.tr
Fax: 0.212 551 40 67
Tarih: 6 Haziran 1999
Yazarı: Güntay ŞİMŞEK
Konu: Küçüklerin Büyük Ülkesi
Çin'in Hep beraber kalkınacağız sloganı nüfus planlamasında uygulanan politikalarla daha fazla uygunluk arz ediyor. Çünkü Çin'de her Çinli aile bir çocuktan fazlasını talep edemiyor. Kürtaj serbest ve bedava eğer ikinci çocukta ısrar edilirse, oldukça ağır olan vergilerin ödenmesi gerekiyor(!)

Takriben 8 farklı ırktan 200 milyon civarında Müslüman’ın yaşadığı Çin'de bu kesim için çocuk sahibi hususunda ve kürtajda özel uygulama var. Dini gerekçelerle Çin yönetimi bu kesimin çocuk sahibi olmasını serbest bırakmış(!)

Çin'in başta Hong Kong olmak üzere yakında kendisine katılacak bölgeler ve katılması yönünde çaba sarf ettiği Tibet için geliştirdiği politika oldukça açık. Her şeyi ile serbestlik. Meselâ kısa süre önce Çin'e katılan Hong Kong'ta bu model uygulanıyor. Çin'de yasak olan, bu şehirde serbest Bir Çinlinin Hong Kong'a yerleşmesiyle yasak Fakat bu yasak yaşam standartlarındaki farklılıklar sebebi ile insan hareketinin kontrolü için konulmuş. (!)

Çinli yetkililerin gayreti bu ülkeyi gelecekte önemli bir yere taşıyacak. Bizim "Dev uyanıyor" tarzında "su akar Türk bakar" tavrı sergilemeden ilişkilerimizi sergilememiz elzem. Bu ülkeye "tavuk ayağı"ndan başka şeyler satabilmenin yollarını aramalıyız.(!)

Çin ile Türkiye arasında zaman zaman ilişkilerin gerilmesine sebep olan Sincan Belediyesinde yaşayan Doğu Türkistanlılarla ilgili politikalara da dikkat edilmesi gerekiyor.
Doğu Türkistanlılara destek diye Türkiye'de açılan bostan büyüklüğündeki parkların onlara köstek olduğunun altını çizmede fayda var. Hangi ırktan, dilden ve dinden insan olursa olsun doğup büyüdüğü yerde bireysel hak ve özgürlüklerine sahip olduğu an sorun bitiyor. 

Bu açıdan Çin Devleti Türkiye'den daha gayretli gibi...
Esas sorun Doğu Türkistan gibi Türk varlığı olan ülkelerden Türkiye'ye göçün engellenmesi. Bu açıdan değişik ülkelerde yaşayan Türklerle Dışişleri Bakanlığının başı dertte Bölünmüş aileler sebebiyle ziyaretler yapılamıyor. Mesela Doğu Türkistanlı bir Türkiye'de kalabilir diye vize sorunu yaşıyor.
Dışişleri yetkilileri de akla karayı ayırt etmekte zorlanıyor. Gördüğümüz gibi Çin'i Maçin'i bırakıp kendi işimize bakmamız gerekiyor. Hep beraber kalkınmaya ihtiyacımız var.

ÇİN'DE HALA DEMOKRASİ YOK
Çin'de Tiananmen Meydanı'nda demokratik hareketin kanlı bir şekilde bastırılmasının 10. yıldönümünde, ülkedeki birçok muhalif gözaltına alındı. Merkezi Hong Kong'da bulunan Çin Demokratik Hareket ve insan hakları Merkezi adlı bir grup, olayların yıldönümü nedeniyle geçen ay toplam 130 kişinin gözaltına alındığını ve bu kişilerden 42'sinin şimdiye kadar serbest bırakılmadığını açıkladı. Aralarında Vang Dan ve Şen Tong'un da bulunduğu 27 öğrenci lideri tarafından yapılan ortak açıklamada, Pekin yönetiminin baskıcı tarzı kınandı ve gözaltına alınan eylemcilerin serbest bırakılması istendi. Bu arada sürgünde bulunan Vang Dan "Şimdi Çin'de insan haklarına daha az saygı duyulduğunu ve daha az özgürlük bulunduğunu " söyledi. (5 Haziran 1999 Ortadoğu)

DOĞU TÜRKİSTANLILARDAN ZİYARET
Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı M. Emin BATUR ve Yönetim Kurulu, Kocasinan Belediye Başkanı Bekir YILDIZ'ı makamında ziyaret ederek, yeniden seçilmesinden dolayı kutladı.
Türkiye dışında yaklaşık 250 milyon Türk yaşadığını belirten Başkan Bekir YIDIZ, dış politikanın Türkiye için fevkalade önemli bir konu olduğunu söyledi. Başkan Bekir YILDIZ, "Bosna, Kosova, K. Irak Doğu Türkistan gibi farklı coğrafyalarda yaşayan insanlar, Türkiye'den çok şey bekliyor. Soydaşlarımızın mutluluğu bizim mutluluğumuzdur. Tür insanı dünyanın neresinde bir acı yaşansa hisseder, o acıyı paylaşır. Asla bana ne demez. Türkiye güçlü bir devlettir. Çözemeyeceği hiçbir problem yoktur" şeklinde konuştu.
Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı M. Emin BATUR, 18 Nisan Genel ve Yerel Seçimlerinin Türkiye'ye hayırlar getirmesini dileyerek başladığı konuşmasında Doğu Türkistan'da çok sayıda Türk yaşadığını hatırlatarak, "Türkiye'de Kazakistan'dan sonrası Bilinmiyor. Pek çok insanımız Doğu Türkistan'da soydaşlarının yaşadığının bile farkında değil" dedi. (8 Haziran 1999 Türkiye Gazetesi ve Bütün yerel televizyon ve Gazeteler)

FP'ye KOMÜNİST ZİYARETÇİLER
FP, dün Çinli konuklarını ağırladı. Çin Komünist Partisinden bir parlamenter heyeti,, FP Genel Merkezi'ni ziyaret ederek, dış ilişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Gül'le görüştü. Çin'de iktidarda bulunan Komünist Partisi heyetinin başkanı Kuang Shang Yan, 45 dakikalık görüşme öncesi FP'yle ilişkilerinin geliştirilmesini arzu ettiklerini belirten Kuang Shang Yan, "Yabancı ülkelerle ilişkilerimizde ideolojik farklılıklar gözetmiyoruz" dedi. FP Genel Başkan Yardımcısı Gül'de, Türkiye'nin Çin ile sosyal, kültürel ve turizm ilişkilerinin gelişirilmesi gerektiğini söyledi. Çin'in ekonomik gelişiminin Türkiye'de hayranlıkla takip edildiğini belirten Gül, " Çin Komünist Partisi ile FP arasında iyi ilişkiler kurulması, arzu ettiğimiz bir husustur" dedi. (11 Haziran 1999 Hürriyet)

KAZAK PETROLLERİ...
KAZAKİSTAN-ÇİN BORU HATTI FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI TAMALANIYOR.
Almatı (A.A.) Kazak petrollerinin ihracatında en uzun ve en pahalı güzergah olan Batı Kazakistan-Çin boru hattı projesi ile Kapparov, Batı Kazakistan-Çin boru hattı projesi ile ilgili fizibilite çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunu bildirildi.
Kazak milli petrol ve doğalgaz şirketi Kazak-Oil Başkanı nurlan projesinin fizibilite çalışmalarında son aşamaya gelindiğini ve Kazak uzmanların önümüzdeki günlerde hazırlanan raporu görüşmek üzere Pekine gideceğini açıkladı.
Fizibilite çalışmalarının mart ayında tamamlanmış olması gerektiğini belirten Kapparov, bazı problemler yüzünden gecikme yaşandığını söyledi.
Batı Kazakistan ile Doğu Türkistan'ı (Çin) birbirine bağlayacak boru hattı, Kazak petrolünün ihracatına yönelik en uzun ve en pahalı boru hattı projesi, 2 bin 300 kilometre uzunluğundaki boru hattının 3 milyar dolara mal olması bekleniyor. (24 Haziran 1999A.A)

  • 722 defa okundu.