S. Burhanettin AKBAŞ

GELİN, ŞU ÇİN DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜNÜ ERCİYES ÜNİVERSİTESİNDE AÇMAYIN!

..."Rektör Şahin' e büyük tepki var."
"Seni Sineloji Bölümü ile Yâd Edeceğiz!"
28 Aralık 1998 Pazartesi...

Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Yao Kuangyi Kayseri' ye gelmiş ve Erciyes Üniversite' ni ziyarete gelmişti. O günlerde gündemimize bir konu girdi. Erciyes Üniversite bünyesinde Sineloji " Çin Dili ve Edebiyatı" bölümü açmayı düşünüyordu. İste o günlerde Kayseri kamuoyunda büyük tepkiler dile getirildi. Başta ata yurdumuz Doğu Türkistan'dan gelen kardeşlerimiz ve dernek başkanları Mehmet Emin Batur Bey olmak üzere, Kayseri' de. Esaret altında bulunan ve Çin zulmü altında inim inim inleyen Doğu Türkistan' in durumunu bilen herkes Rektör Şahin' e tepkilerini itade ettiler. O günden bugüne Rektör Şahin' in kararında pek bir değişiklik olmamış gibi. Çin Dili ve Edebiyatı bölümünde görev yapmak üzere hoca aradığını biliyoruz. Hoca olmadan bölümü açamıyor. Gazetelere şimdilik ilanlar veriyor. Erciyes Üniversitesi Haber Bülteni'nde de bu bölümün açılacağını bildiren bir haber yer alıyor.

Anlaşılan o ki Rektör Bey, kararlı adımlarla ilerliyor. Gayet güzel... Rektör Bey, böyle kararlı adımlarla yürümeye devam etmelidir. Sineloji bölümünü açmasından dolayı kutlamalar, tebrikler yağacağına eminim, ama ki... Bakarsınız Çin Büyükelçisi açılışa da gelir. Rektör Bey' e Çin Diline ve Kültürüne yaptığı katkılardan dolayı ödül de verir, belli mi olur. Rektör Bey, böyle bir ödülü alırsa evinin en müstesna bölümünde bir camekânda saklamalıdır, şimdiden açılış hazırlıklarına da başlanmalı... Özellikle müzik bölümü Çince şarkılar hazırlamalıdır. O şarkılarda bir zamanlara Çin Şeddini yaparak durdurmaya çalıştıkları şanlı Türk akıncılarının torunlarının kanlarını nasıl içtiklerini anlatsınlar. Bin bir
türlü işkencelerle ata yurdumuzdan bizi nasıl kovduklarını gururla anlatmalılar. Ata yurdumuz Doğu Türkistan' da kalan 35 milyon TÜRK' e reva gördükleri uygulamaları dile getirsinler. Biz de onları zevkle alkışlayalım!

Hey gidi Mehmet Akil hey!...Gel de mısralarınla şu insanlara bir insanlık dersi ver.
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem 
Gelenin keyti için geçmişe kalkıp sövemem 
Biri evladıma saldırdı mı hâttâ boğarım 
Boğamazsın ki, hiç olmazsa yanımdan kovarım 
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam 
Hele Hak namına haksızlığa ölsem tapamam 
Doğduğumdan beridir aşıkım istiklale 
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale 
Yumuşak başlı isem kim demiş uysal koyunum 
Kesilir belki takat çekmeye gelmez boyunum 
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim 
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim 
Adam aldırma da geç, git diyemem aldırırım 
Çiğnerim çiğnenirim Hakkı tutar kaldırırım 
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu

Bizler bulunduğumuz coğrafyanın getirdiği bir vecibe olarak "uyanık" olmalıyız. Bizler Türkiye Cumhuriyeti'nin ebed müddet yani sonsuza kadar payidar olması için " uyanık " olmalıyız. Bizler köklü bir millet olduğumuzun şuuru içinde dostlarımızı ve düşmanlarımızı asla unutmamalıyız. Doğu Türkistan' da karındaşlarımız Çin esaretinden kurtulmadan, Al bayrağın yanında ay-yıldızlı Gök Bayrak hür bir şekilde dalgalanmadan bu mücadeleden dönmek yok. Orhun Abidelerinde Türk Hakanı Bilge Kağan ne diyor:" Çin' in tatlı hediyelerine kanarsan bir gün öleceksin. Ata yurdunu terk etme, Ötüken senin vatanın, vatanından vazgeçme." Dedim ya şaşkınlığın lüzumu yok," uyanık" olmalıyız.

Alemde ziya olmasa halk etmelisin halk Ey elleri böğründe yatan şaşkın adam kalk Bir baksana gökler uyanık, yer uyanıktır Dünya uyanıkken uyumak maskaralıktır

MEHMET AKİF ERSOY

  • 753 defa okundu.