Muhterem, Dr. Devlet BAHÇELİ
Başbakan Yardımcısı Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı - ANKARA

Türk Dünyasının övünç kaynağı Aziz Türkiye'mize değişik tarihlerde gelip yerleşen Doğu Türkistanlılar olarak öncelikle şahsınızda bütün Milliyetçi Hareket Partisi mensuplarını 18 Nisan 1999 seçimlerinde gösterdiği başarılı çalışmaları ve ardından parlâmentoya yüksek bir Milletvekili sayısı ile girmiş bulunmalarından dolayı canı gönülden tebrik ediyoruz.

Zatı âlinizi Türkiye'miz ve bütün Türk dünyası açısından son derece mühim bir konu olarak gördüğümüz Doğu Türkistan hakkında rahatsız etmiş bulunmaktayız. Bilindiği gibi Doğu Türkistan 1949 yılından beri Türk Dünyasının unutulmuş ve kaderi ile baş başa bırakılmış 1.828.418 km kare yüzölçümü olan ve üzerinde 35 Milyon Doğu Türkistanlı Türk'ün var olma mücadelesi vermekte olduğu ezeli ve ebedi bir Türk yurdudur.

Kızıl Çin hükümeti bu toprak parçasının adına işgal ettikleri tarihten bu yana "Sinkiang" yani "Yeni Topraklar" manasına gelen bir isim takmışlardır. Her geçen gün şehir ve yer isimlerine de Çince isimler takarak ve insanlarını da bu uydurma isimleri kullanmaya mecbur ederek ülkeyi tam bir Çin coğrafyası haline getirmeye çalışmaktadırlar. Bununla ilgili birkaç misal verecek olursak; Aralıksız olarak devam ettirilmekte olan Çinli göçmen akını, Çinlilerle Türkler arasındaki evlenmeleri teşvik, Doğu Türkistan'da 1964 yılından ben yapılmakta olan Nükleer denemeler Türklere uygulanan mecburi doğum kontrolü, Türk gençlerini öğrenimden yoksun bırakmak, uyuşturucu ticaretini ve kullanımını yaygınlaştırmak için teşviklerde bulunmak, önemli istihdam alanlarında çalıştırılmak üzere Çin'den insan getirmek ve Doğu Türkistan Türklerini işsizliğe ve sefalete mahkum etmek, sudan bahaneler ile tutukladıkları Türk geçlerini Çin zindanlarında çürümeye terketmek ve benzeri gibi daha sayılamayacak kadar insanlık dışı muamelelerle Doğu Türkistan ve Doğu Türkistan Türklerini tarih sahnesinden tamamen silmeyi hedef alan tutum ve vahşice uygulamaları ile tam bir insanlık suçu işlemektedir.

Dünyada bir çok uluslar arası sivil toplum kuruluşları Çin yönetiminin, Doğu Türkistan Türklerine karşı uyguladığı bu soykırım siyasetini engelleyebilmek için dünya çapında kampanya açmış bulunmaktadır. Bunun en son örneği uluslar arası af örgütü "Emnesty Internetional" in 15 Ocak 1999 tarihinde dünya çapında açtığı "Urgent Action" yani "Acil Önlem" kampanyasıdır. Birçok dünya ülkesinde Doğu Türkistan adına sayısız önlemli çalışmalar yapılıyorken bütün Türk dünyasının ve özellikle Doğu 'Türkistan Türklerinin bir hami, bir kurtarıcı olarak gördüğü aziz Türkiye'mizde 23 Aralık 1998 tarihinde yayınlanan bir Başbakanlık genelgesinde "Doğu Türkistan Çin Toprağıdır. " denilerek büyük bir sükutu hayale uğratıldık.

1954 yılından beri Türkiye'de bulunmuş ve Doğu Türkistan'daki Çin mezalimini her platformda anlatmış olan merhum liderimiz İsa Yusuf Alptekin Bey kendisinden sonraki Doğu Türkistanlılara da Türkiye'ye gelmelerini Doğu Türkistanlıların meselelerinin en iyi anlatılabileceği yerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti olduğunu ifade etmişlerdir ve bizler de bu gün uzun yıllardır Türkiye'de yaşıyoruz. Bir gün Türkiye de Başbakanlık tarafından bir genelge yayınlanacağı ve Çinlinin dostluğu uğruna Doğu Türkistan'ın topraklarının Çin'e bahşedileceğinden bize hiçbir devlet yetkilisi, ya da bizi Türkiye Cumhuriyeti devletine vatandaş olarak kabul eden Devlet adamları bahsetmediler. Üstelik de Türkiye'de gerçekten bize en büyük desteği veren ve bizlere gelecek günlerin aydınlık olacağını ifade eden merhum Alparslan Türkeş gibi bir Şahsiyet ve onun fikirdaşları vardı, bu nedenle biz başta merhum Liderimiz Isa Yusuf Alptekin bey olmak üzere Türkiye de yaşayan 25.000 Doğu Türkistanlı gelecekten ümitli idik. Doğu Türkistan adına da birçok kültürel faaliyetlerimiz vardı. Fakat 1995 yılında İsa Yusuf Alptekin Beyin ve daha sonrada Alparslan TÜRKEŞ Beyefendinin vefatını müteakip Türkiye'deki Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri büyük çaplı misyonerlik faaliyeti diyebileceğimiz faaliyetlerini genişletmeye ve daha sonraları da diplomasi yoluyla bir Başbakanlık Genelgesi yayınlattırmaya muvaffak oldular. 

Endişemiz, gelecek günlerde de Türkiye de yaşayan Doğu Türkistanlıların sınır dışı edilmelerini isteyip bunda da muvaffak olabilecekleri ihtimalidir. Bizler buna inanmak istemiyoruz, fakat gidişatın da bizim açımızdan hiç de iç açıcı olmadığı ortadadır. Zatı alinizden bütün bu endişelerimizin yersiz olduğunu ve geçmişte olduğu gibi bundan sonra da Doğu Türkistan adına bazı faaliyetlerin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yasalarına bağlı kalınması kaydı ile yapılabileceği ve söz konusu Başbakanlık genelgesinin yürürlükten kaldırılabileceğini duymaktır. Türk Milletinin hür olmadan yaşayamayacağı bir gerçek olduğuna göre Türkistanlıların esaret altındaki yurtlarının durumunu Türk ve dünya kamuoyuna anlatamadan yaşamalarının bir manasının olamayacağının altını çizerek şahsınızda bütün hükümet üyelerine muvaffakiyetler temenni eder, en derin saygılarımızın kabulünü dilerim.

DOĞU TÜRKİSTAN 
KÜLTÜR VE DAYANIŞMA 
DERNEĞİ 
GENEL BAŞKANI
Mehmet Emin BATUR

  • 712 defa okundu.