Erkin Beğ Uygurtürk

Nevruz Farsça'da "Yeni gün" anlamına gelen ve dünyadaki çeşitli Türk toplumlarında yüzyıllardır kutlanmakta olan bir Türk bayramıdır. Türk topluluklarında Nevruz "Noruz", "Baharkız" adları ile de adlandırılmaktadır. Türklerde Nevruz Türklerin Ergenekon'dan çıkış günü olarak da kutlanır.
Türklerin yaşadığı ve hatta diğer başka ülkelerde de kutlanan Nevruz, baharı, yeniden dirilişi, sevaivi. kardeşliği, ışığı, bereket ve hepsinden önemlisi hürriyeti simgeler.

1949 yılından beri Çin işgali altında bulunan Doğu Türkistan'da Nevruz yani "Noruz" bayramı çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Doğu Türkistan'ın nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Uygur Türklerinde "Noruz" bayramı kutlamaları M.O. II. Yüzyıla kadar inmektedir. 1938 yılında Aksu yaylasında 78 ilçeden gelen 300 bin kişinin katıldığı büyük Noruz töreni işgalci Çin yönetimini rahatsız etmiş ve bu tarihten itibaren aynı eski SSCB'de olduğu gibi Nevruz bayramı Çinliler tarafından yasaklanmıştır.
Buna rağmen Türklüğü ve Hürriyeti anlatan Nevruz Bayramı Uygurlar tarafından hiçbir zaman terk edilmemiş, mahalli olarak kutlanmaya devam etmiştir. Tamamen canlanma, yenilenme, yeniden doğuş, hürriyet, yeni yılı ifade eden Noruz, Doğu Türkistan'da bayramın bütün gelenekleri sergilenerek, büyük bir coşku içerisinde kutlanmaktadır. Noruz'u baharın gelmesi olarak da nitelendiren Uygur Türkleri, kışın kovulması ile ilgili olarak da "Kışzimistanni koğlas" yani "kara kovalayış" deyimi kullanılmaktadır.

Nevruz kutlamalarının birlik ve beraberliği simgelemesi açısından büyük önem taşıması Doğu Türkistanlılarca küslerin barıştığı akraba ziyaretlerinin yapıldığı, yardıma muhtaç kimselere yardım edildiği gün olarak da kutlanır. Doğu Türkistan'da yerine getirilen Nevruz Geleneklerini şu şekilde özetleyebiliriz:

Nevruz Bayramı süresince örnek bir konukseverlik sergilenir. Her gelen konuğa mutlaka sofra kurulur, bu sofra adabı Uygur Türkleri'nce "Nevruza çıkma ayini" olarak nitelendirilir. Sofra adabında ev sahibi ve konuklar, birlikte yiyip içerler ve dualar edilir. Ayrıca karşılıklı olarak sevgi saygı gösterileri yapılır.

Ata mezarları ziyaret edilerek, mezarların bakımı yapılır. Kur'ânı Kerim okunur dualar edilir.

"Nevruz gezisi" adı altında karşılıklı konu komşu ve akrabalar ziyaret edilir.

Halkın her kesiminin katılımı ile sportif ve çocuk oyunları oynanır. Halk tiyatrosunda oyunlar sergilenir.

Büyük alanlarda, meydanlarda bir çok şair, ozan ve bilim adamlarının katılmasıyla "hikayedestan" günleri yapılmaktadır. Bu gelenek daha çok bir yarışma şeklinde sergilenir.

Doğu Türkistan'da kutlanan Nevruz Kutlamalarının en önemli özelliklerinden biri de dargınlar barıştırılarak kırgınlıklara son verilir.

Nevruz Bayramı da toplumun genel menfaatini ilgilendiren yol, köprü, çeşme gibi yerler imece usulü ile tamir edilir. Yeni yılda tarlaların ekimi de Nevruz günlerine denk getirilir.

Uygurlar da, fakir fukara, yaşlı kimsesiz kişilere de yardım hususunda Nevruz Bayramı bir vesile teşkil eder.

Doğu Türkistan halkı Nevruz'da baharın ve yeni yılın şerefine Nevruz Name denilen koşak ve beyitler hazırlanırdı. Öğrenciler süslü ağaçlara asılan Nevruz Nameleri alarak bir birleri ile değiştirir. Bu da öğrencilerin ilim ve irfana teşvik ederdi.

Ayrıca Uygur Türklerinde mollalar şakirt denilen öğrencilerin ellerine Nevruz Name yazar ve varlıklı ailelerden bazı hediyeler toplatırlardı. Bu gelenek kızıl Çin'in Doğu Türkistan'ı işgali olan 1949 yılına kadar devam etmiştir. Aşağıda Nevruz manilerinden birkaçını göstereceğiz:
Noruz keldi cihanga,
Barıp eytkıl atanga
Atang birsun bir tenge
Barıp virgil mollanga

Ayrıca, Doğu Türkistan'ın Kaşgar şehrinde büyük Türk alimi Kaşgarlı Mahmut'un Nevruz'u öğrencileri ile kutladığına inanılan Nevruz bulağında büvük Nevruz törenleri yapılması adet haline gelmiştir. Kasgarlı Mahmut'un "Noruz Bulak" efsanesi, Kaşgarlı Mahmut'un doğum yeri olan Opal'dan Bağdat'a ve oradan tekrar Doğu Türkistan'a uzanan hayat hikayesinin Nevruzla birleştirilmesinden meydana gelmiştir. Bu adetler günümüzde de devam etmektedir.

Doğu Türkistan'da kutlanan Nevruz bayramında çocukların eğlenmesi için birçok oyun oynanmaktadır. Argımak, Somuz, Oğlak Tartış Usuli, Peyge, Argamça, Tartış oyunları gibi. Bu oyunların çoğu müzik eşliğinde oynanır.

Nevruz Bayramında halkdan salma usulü ile para toplanarak, "taş kazan" kaynatılır ve kazanda "Nevruz Aşı" pişirilir. Eğlenceleri takiben pişirilip dağıtılan Nevruz aşı genellikle Abı Nisan deyimi ile bilinir. Bu aş her evden toplanan buğday, nohut, fasulye, pirinç gibi yiyeceklerin bir kazanda pişirilmesi ile elde edilir.

Uygur Türkleri'nde geniş meydanlar da toplanarak müzik eşliğinde çalgılı, ezgili, danslı kutlanan toplantılara "Meşrep" adı verilir. Her Nevruz'da "Noruz Meşrepi" bayramın özelliğine uygun bir biçimde kutlanır ve halk doyasıya eğlenir.

Doğu Türkistan'da kutlanan Nevruz Bayramı'nın bir büyük özelliği de "kalemkeşler" arasında yapılan şiir yarışmalarıdır. "Müşare yığını" olarak adlandırılan bu toplantı, Anadolu'daki aşık atışmalarına benzemektedir.

Biz Doğu Türkistanlılar için dünyanın dört bir yanında kutlanan Nevruz bayramı baharın gelişi, yeniden dirilişi, hayat buluşu, aşkı sevgiyi, bereketi, canlılığı ve en önemlisi açısından Hürriyeti çağrıştırması açısından çok hatta çok önemlidir. Bunun yanında Nevruzla özdeşmiş olan ve özellikle Doğu Türkistanlıların hislerine bir anlamda tercüman olan Nevruz çiçeği ve Çiğdem çok önemlidir. Çünkü. Nevru çiçeği nadir bulunmasının yanı sıra dik duruşu ile zorluğa meydan okuyuşuyla Hürriyeti ve bağımsızlığı simgelemekte ve biz Doğu Türkistanlılara adeta sitem etmektedir.

Eski Türklerdeki yaygın inanışa göre, Bozkurt önderliğindeki bir Türk boyunun demir dağı eriterek baharın başladığı bugün Hürriyetini, istiklâlini kazanıp, ata yurduna dönmüş, dosta düşmana Türkün gücünü ve varlığını duyurmuştur. Türk Dünyası'nın kurtuluş günü olan 21 Martta örs üzerinde kızgın demir dövülürken bir yandan da şenlikler yapılır. Nevruz bayramında Ergenekon Destanı okunarak, yeni nesillere bugünün önemi anlatılır.

Kaynaklar:
1 Prof.Dr. Abdulhaluk M. ÇAY (Nevruz)
2 Besim AYVAOĞLU
3 Şevket Bülent YAHNİCİ
4 Arzu Köse MEHMETOĞLU

  • 812 defa okundu.