ERKİN ALPTEKİN
 
Doğu Türkistan'da mevcut iş yerinde çalışanların çoğunluğunu Çinliler oluşturmaktadır. Mesela Ürumçi civarında 200 000 endüstri işçisinin %90 ını Çinliler teşkil etmektedir.(10)Yinc Ürümçi civarında bir traktör fabrikasında çalışmakta olan 2100 işçinin sadece 13 ünü Türkler teşkil etmektedir II) Ürümçi'deki tekstil fahri kasında çalışmakla olan işçilerin % 99 unu Çinliler oluşturmaktadır. (12) Kaşgar'daki dokuma fabrikasında çalışmakta olan 12 bin insanın sadece 800 ünü Türkler teşkil etmektedir.(13) 1986 yılında Güney Doğu Türkistan'daki Poskam şehrinde açılan Petro-Kimya Fabrikasında çalışmakta olan 2200 işçinin tamamı Çinlidir.(14)

Doğu Türkistan Çiftçilerinin belini büken diğer bir olay ise, Türklerin”Haser”olarak adlandırdığı ücretsiz mecburi hizmettir. Buna göre Doğu Türkistanlı her Türk yılda 1 ile 1.5 ayını kominis partisinin kendisine vermiş olduğu mecburi bir işi ücret almadan yerine getirmek zorundadır. Ama Çinliler kanunda belirtilen müddete aykırı olarak başta çiftçiler olmak üzere Doğu Türkistan Türklerini yılda 5 ila 6 ay arasında ücret ödemeden mecburi işlerde çalıştırmaktadırlar. Zamanının çoğunu adeta bir esir gibi çalışmakla geçiren Doğu Türkistanlı Türk çiftçiler, tarlalarında çalışacak zaman bulamamaktadırlar.

Bu yeni uygulama ile, ne kadar üretirse o kadar kazanacağını hesaplayan Türk çiftçileri Doğu Türkistan eğitim

mecburiyetinin olmasından da faydalanarak çocuklarını okula gönderme yerine, tarlalarda çalıştırmaya başlamışlardır. Okul müdürleri, öğretmenlerini okula gelmeyen talebeleri aramaya  göndermektedir.

Çiftçilerin öğretmenlerden çocukları mezun olduktan sonra iş bulma garantisi istemektedirler, öğretmenler bu garantiyi vermedikleri için çiftçiler   çocuklarını okula göndermemektedir. Öğretmenlerin okula gelmeyen talebe peşinde koşmaları dolayısıyla sınıflar öğretmensiz kalmaktadır.

Hâli hazırda 40 kişilik sınıflar yarı yarıya boşalmıştır. Eğer Doğu Türkistan'daki Türk nüfusunun % 85 inin çiftçi olduğu göz önünde bulunduracak olursa, önümüzdeki yıllarda   Doğu  Türkistan'da eğitimsiz kalacak gençlerin sayısı bir hayli yüksek olacaktır.

Çin yöneticileri Doğu Türkistan Türklerine kültürel serbesti verdiklerini ifade etmektedir. Fakat Doğu Türkistan'daki neşriyatın sadece %16 sı Türk Lehçeleriyledir.(16) Bu yıl % 16 yi teşkil eden Türk lehçelerindeki neşriyat da Çin kominist partisinin sıkı denetimi altında olup, sadece propaganda maksatları için hizmet etmektedir. Eğer kazara bir Türk aydını milli konularda bir yazı yazacak olursa, derhal "Milliyetçilik yapmak " , Cindeki Milletler dostluğunu bozmak " ve " Kültürel Dejenerasyona" kapılmamakla suçlanarak ağır cezalara çarptırılmakta ve bu yazıyı yazan dergininde yayınlanması derhal yasaklanmaktadır. Bu yüzden Yarkent şehrinde yayınlanmakta olan bir edebi dergi geçen yıl kapatılmıştır. Bu yüzden pek çok Türk aydını yıllarca çektiği maddi ve manevi sıkıntılardan kurtulabilmek için her satırına iki yuan kalem hakkı alarak komünist partisinin siyasetine uygun yazı yazıp geçinme yolunu seçmiştir.

Bu kültürel serbesti çerçevesinde. Doğu Türkistan Türklerine zorla kabul ettirilen Çin Fonetiği'ne uygun olarak hazırlanan Latin alfabesi yürürlükten kaldırılarak, yerine Arap Alfabesi'nin tekrar ihdas edilmesi son 20 yıldan beri Latin alfabesiyle eğitim gören 100 binlerce Türk'ü son derece zor durumda bırakmıştır. Bunlar şimdi Arap Alfabesiyle basılan gazete, dergi ve kitapları okuyamamaktadırlar. Dolayısıyla Çince yayınlara itibar el inektedirler. Arap Alfabcsi'ni öğrenmek için açılan kurslarda ihtiyaca cevap verememektedir. Bunun bir neticesi olarak bir diğerinin yazısını okumayan bir ailenin fertleri birbirleriyle ancak Çince yazışma yoluyla anlasa bilmektedirler.

Çin yöneticileri eğitime önem verdiklerini ileri sürmektedirler.Fakat Doğu Türkistan'da Türkler arasında okuma yazma bilmeyenlerin sayısının % 75-80 arasında olduğu tahmin edilmektedir.( 17)

Türk çocuklarının okullardaki yüzdesi halkın nüfus yüzdesi ile orantılı değildir .Türkler Doğu Türkistan nüfusunun % 60 sini teşkil etmelerine rağmen ilkokullardaki oranı % 52 ve orta okullardaki ise 7c 32.5 dir.(18) Bu oran yüksek okullarda % 53 tür.

Her yıl binlerce Çinli talebe dış ülkelere tahsil için yollanır. 1985 yılında yurt dışına yollanan Çinli talebelerin sayısı 20000 dir. Bunların sadece 20 si Çinli olmayan talebelerdir.* 19)

Doğu Türkistan'ın ücra köşelerinden okumak için büyük şehirlere gelen talebeler. Talebe yurtları olmadığı için yatıp kalkacak yer bulamamakta, bulanlarda çok fakir oldukları için kirasını ödeyememektedirler.

Yüksek eğitimdeki öğretmenlerin ancak % 26 sı Türk'tür.(20) Gerisini tamamen Çinliler teşkil etmektedirler. Öğretmenlerin çoğunluğunu Çinliler teşkil etliğinden yüksek öğrenimdeki derslerin çoğuda Çincedir. Dolayısıyla yüksek okullara girmek isteyen Türk talebelerin çok iyi Çince bilmeleri gerekmektedir. Eğitim Türk lehçelerinde olan okullardan mezun olup yüksek okullara kayıt olmak isteyen Türk talebeleri Çincesi iyi olmadığı için giriş imtihanlarını kazanamamaktadırlar. Çocuklarına daha iyi bir eğitim vermek isteyen ebeveyninler bu yüzden çocuklarına itibaren Çince eğitim yapan okullara vermektedirler. Çince eğitim yapan okullardan çıkan Türk talebeler kendi ana dilini doğru dürüst konuşamamakta, konuşsa bile meramını anlatamamakta, meramını anlatabilmek için devamlı Çince kelimelere müracat etmekte, örf-adetlerini unutmakla, ekseriya bir Çinli gibi davranmakla ve dolayısıyla Türk'lerin tepkisine yol ahmaktadır.

Alınan bilgilere göre Çinli yöneticiler Doğu Türkistan Türklerin Kültür seviyelerini yükseltmek "bahanesiyle Türk lehçelerinde eğitim yapmakta olan okullarda 5. sınıftan itibaren bütün dersleri Çince yapmaya karar vermişlerdir. Buna sebep olarak yüksek okullarda eğitimi % 75 inin Çince olduğunu, yüksek okullara kayıt olmak isteyen Türk talebelerinin yeterli olmadığını, dolayısıyla giriş imtihanlarında başarılı olmadıklarını göstermişlerdir.

Çin yöneticileri Çince eğitim yapan okulları Türk lehçelerinde eğilim yapan okullardan çok daha cazip hale getir mislerdir .Mesela Çince eğilim yapan okullarda İngilizce,Japonca ve Rusça gibi yabancı diller okulu Iduğu halde Türk lehçelerinde eğilim yapan okullarda yabancı dil okutulmasına izin verilmemektedir. Ayrıca Türk lehçelerinde eğitim yapan okullarda yabancı dil okutulmasına izin vermedikleri gibi ikmâle kalan talebelere ikinci şans tanımayıp, derhal okuldan uzaklaşiınlmakladır.Türk lehçelerinde eğitim yapan okulların durumu son derece perişandır.Öğretmenlerin kültür seviyeleride çok düşüktür.

Çince eğitim yapan okullarda çeşitli konularda laboratuarlar olduğu halde, Türk lehçelerinde eğitim yapan okullarda bu tür şeyler yoktur.

KAYNAKLAR

10 - DER SPIEGEL EYLÜL 1979

1 I - A.G.E.

12-A.G.E

14-A.G.E.

15- REUTER 17.01.1988

16-RINMIN RIBAO 29.03.1984

17 - FRANKFURTER ALLGEMEINE ZEİTUNG 11.05.1985

18-   FAR   EASTERN   ECONOMIC   RVIEVV 29.08.1985

19-AFP. 23.12.1985
20- LOS ANGELES TIMES 01.12.1983

  • 798 defa okundu.