Dr. Lokman Uzel
Türk Dili ve Kültür Uzmanı 

Ben en çok Fransa devletinin son zamanlarda dünyanın yasaklı gösterilen ülkeleri ile başlattığı ilişkileri merak etmişimdir. Önce Han Çini ile arkasından Iran ile sıkı ilişkilere giren Fransa belki yakın gelecekte bir başka yasaklı ülke ile ilişki kurabilecektir. Bu hiç kuşkusuz Irak bile olabilir. Benim için önemli olan ise Fransa'nın nasıl ABD'ye karşı çıkarak bu ilişkileri gerçekleştirdiği değil, ilişkilerin arkasında yatan gerçeği bulabilmek idi. ABD, Avrupa ve Asya basın yayınlarını özellikle Han Çini açısından inceleyenler görmektedirler ki, hem AB (Avrupa Birliği) içinde, hem de ABD ile AB arasında büyük ve derin bir yarışma sürmektedir. Bu ülkeler ekonomi çıkarları için her türlü uluslararası anlaşmaları delmektedirler. Bu delme işleride perde arkasında gizli olarak değil, açık görüşmeler ve anlaşmalar yolu ile yapılmaktadır. 07.04.1997 günü AB sözcüsü Hollanda Dış İşleri Bakanı Van Mierlo, Han Çini'ni insan haklarına uymadığı için kınarken, üstelik bundan 4 (dört) hafta önce yine aynı bakan yine AB adına Han Çini'ni insan haklarını çiğniyor diye kınamış iken, 08.04.1997 günü Fransa Savunma Bakanı Charles Millon, Pekin'de Han Çini Dış İşleri yetkililerinden Shen Guofang ile birlikte Han Çlni'nin görüşlerini paylaştığını açıklıyordu.(1 ) 
ABD ve bazı AB ülkeleri (Hollanda, Belçika) ve Danimarka Han Çini'ne karşı 1989'dan beri geçerli olan yaptırım peşinde koşarlarken Fransa, Almanya, İspanya, İtalya'da Han Çini'ne konan yaptırımlara karşı durmaktadırlar.^) Evet Fransa ve İspanya çok geçmeden Han Çini yanlısı davranışı ve AB'nin (BMInsan Hakları Kuruluşu) Han Çini'ne olan yaptırımını delmesinin çıkarlarını gördüler. Fransa Devlet Başkanı jacques Chirac Fransa Şirketleri için 4 milyar guldenlik anlaşma yaptı. Bunun yanı sıra ABD'nin dünya jandarmalığının önünü kesme çalışmasında da anlaştılar. Bunun dışında Airbus (uçak şirketi) içinde anlaşmalar yapıldı. 30 (otuz) Airbus A320 ve A31 Oların satımı üç milyar gulden üzerineden gerçekleştirildi. Airbus ise %38 Fransız Aerosptiale, Almanya'nın Dasa, İngiliz Aerospace, İspanyol Casa şirketlerinin ortaklığındadır. Airbus Han Çini'nin büyüyen pazarına girmeyi başardı. Üstelik %70'i ABD'nin Boeing şirketinin elinde olan bir sahada. Bu anlaşma ise 16.05.1997'de J. Chirac ile J. Zemin arasında Han Çini meclis salonunda imzalanmıştı.(3) Bütün bunlar olurken Hollanda Dış işleri Bakanı, yaptığı açıklamaları unutmuşçasına Han Çini ile ilişkide Fransa ile yarışa başladı. Bu gelişmelerin ilginç yanıda Fransa ile Han Çin'i ilişkilerinin yakın tarihidir. Kısacası kin ve düşmanlık dolu idi. Çünkü, Fransa 1989'da Han
 
Çini yönetiminin Pekin'deki öğrenci gösterilerini kanlı şekilde bastırmış olmasını ağır bir dille kınayıp, mirage savaş uçaklarımda Han Çini'nin can düşmmanı olan Tayvan'a satmıştı. Han Çini ise Fransa'nın Güney Han Çini'ndeki konsolosluğunu kapattırmıştı. işte o günlerden bu günlere gelindi. Fransa'nın bu çok keskin dönüşü ancak sıkıntı içinde bulunan kuru/silah üretim şirketlerini kurtarabilmek için yaptığını görmekteyiz. Fransa şirketlerinin çoğu pazar sıkıntısındadır. Duraklama devri yaşamaktadırlar. Fransa içinde bulunduğu duraklama dönemini atlatabilmek için yalnızca Han Çini'nde bütün uluslararası anlaşmaları aşarak yarışa girmemiş, Afrika ve Rusya'da da aynı atılımı yapmıştır. Çünkü pek çoğu Fransa'nın gözetiminde olan Afrika ülkeleri artık Fransa'nın koyduğu kuralların ve yönetim biçiminin (fatique/uitgeput) bitkin düştüğünü belirtmektedir. Özellikle Afrika'nın yeni aydınları Fransa'nın kendilerine verebileceği hiç bir şeyin olmadığını belirtiyorlar. Fransa şimdiye kadar Zaire'de Mobutu'yu, Togo'da Eyadema, Kemurun'da Biya, Ifor Kıyısında VVijlen Houphou nötBoingny gibi diktatörleri destekleyerek genç kuşaklar arasındaki yerini yitirmiştir. Şehirleşen ve değişime uğrayan toplumun gerek duyduğu yenilikleri sunamamıştır. Üstelik yaşadığı duraklama döneminin geriği Afrika'nın yeni
 
aydın kesimine Fransa elçiliklerinden istenen vizeler esirgenmektedir. Buna karşılık ingilizler ve ABD şirketleri Fort, Rockefeller ve Carnegie Foundation bunun yanında Fullbrgight öğrenim yardımları Afrikalıları çok etkilemiş görünmektedir. Bölgedeki Fransız şirketleride eski kalıplarda kalarak ABD ile yarışamamaktadırlar. Fransa yağ/petrol alanında iş başarması beklenirken, Gabon, Kongo, Kamerun, Nijerya ve Çad'da tahta alımsatımıyla uğraşmaktadır. Fransa Afrika ülkelerindeki ayaklanmalarda yalnız bastıramaz durumdadır. ABD'nin ise bu konuda başka türlü önerisi vardır. Fransa bu gün için Afrikadaki çıkarlarını koruyabilmişse bu uzun süre için değildir. Bu sebeplede Fransa sinirli ve aceleci tavırlar içine girmiştir. Sonuçta ABD bölgeye sadece bölgedeki anlaşmazlıkları önlemeye değil, aynı zamanda çıkar elde etmeyede geldiğinden Fransa'nın çıkarları zedelenmektedir. Görüldüğü gibi Fransa her alanda duraklama dönemine girmiştir. Üstelik yarıştığı ülkelerin hepside aynı birliğin üyeleridir. Fransa'nın bütün uluslararası yasakları delmesinin sebebi bu duraklama hastalığı olsa gerek!
Gelelim bir başka Avrupa ülkesi olan isviçreye burası en zengin ve gelişmiş bir ülke iken, adambaşına düşen yıllık ulusluk (milli) gelir 41.000 dolardır. Dünya'nın en gelişmiş ülkesi adını taşımaktadır. Uluslararası çalışan Isveçisviçre ASEABrovvn Boveri, Novartis (cibaGeigy ve Sandoz) şirketleri bankalarıyla bu gün durgunluk yaşamaktadır. İnşaat alanındaki şir
 
ketlerinin hızlı çöküşleri, sigorta v bankaların üstüste devam eden iflaslarla başlarının derte oluşu her türlü önlemi yenmektedir. Dış satım gerilemiş işsizlik %5.4'e varmış durumdadır. Bu ülke 1930'dan beri ile ilk defa böylesi bir duraklama dönemi yaşanmaktadır. Üstelik eski Yahudi altınlarının ortaya çıkarılması bu ülkeyi diğer Batılı ve ABD yanında yalnızlığa itmiştir. Evet buna benzer duraklamalar azda olsa diğer Avrupa ülkelerinde de yaşanmaktadır. İsviçre bu duraklamayı 6 (altı) yıldır yaşamakta ve iyiye gidişide sağlayamamaktadır
AB devletleri, duraklamanın verdiği korku dürtüsünden Rusya ile ilişkilerinde de ölçüyü kaçırmışlardır. AB adına masaya oturmuş olan Fransa Devlet Başkanı J. Chirac ve Almanya Başkanı Kohl, Rusya Devlet Başkanı Yeltsin ile birlikte üçlü ittifak oluşturduklarını ve bu üç devlet adamlarının yıllık toplantılar yapacaklarını duyurmuşlardır. Rusya Devlet Başkanı'na görede Büyük Avrupa "Rusya'nında içinde olduğu" dünyanın diğer büyük güçlerinden daha da güçlü olacaktır. Bu densiz ve maksadını aşan açıklamalar, AB'nin diğer ülkelerini yeterince kızdırmış, özellikle Belçika ve Hollanda basınında pek çok kınama yazıları çıkmıştır.(5) Sonradan öğreniyoruz ki Avrupa Danışma Bölümü'nün bir önceki Genel Sekreteri'de böylesi maksadını aşan girişimleri görüp görevinden ayrılmıştır. Gerek AB'inde gerek AB'nin Danışma Bölümü'nde işler tıkırında gitmemektedir. Aynı çatı altıda birleşmiş olan ükeler arası yarış, her türlü kuralı bozmalrına sebep
 
olabilmektedir. Buda Avrupa devletlerinin içinde bulundukları duraklama döneminden kaynaklanan bir çırpınışın anlatımıdır. Almanya ise iki Almanya'nın birleşmesi sonucunda girdiği duraklamayı yenmiş sayılamaz. Ancak bu duraklamayı hiç bir ülke dışa vurmak istememektedir. Bunun yanısıra yönetim ve güvenlik bakımından çökmekte olan AB ülkeleri vardır. Bunların başını Belçika çekmektedir. Eğer bir ülkede bankalar, emniyet müdürleri, genel müdürler çocukların kaçırılması olaylarına karışabiliyorlar (6) ise, en kalabalık sokaklarında öldürülenler için görevliler suçlunun bulunması görevini başka kurumların üstlerine atıyorlar ise, o ülkede devletin gücü tartışılır duruma gelmiş demektir. Avrupa pek çok açıdan duraklama devrine girmiş durumdadır. Bu çok yerinde bir gözlemdir. Gerek AB'nin gererse AB Danışma Kurulu'nun bile genişlemesi olayında, kendi koydukları belli kuralları kendileri aşmışlarsa arkasında hep AB devletlerinin içinde bulundukları duraklama dönemini aşabilme tutkusu yatmaktadır.
Bu  yazı   kesinlikle  ABD  ya  da AB'ye karşı duygularla yazlımamıştır.

1AFP, AP Reuter, 09 April 1997
2NRC, Handelsblad, s.l, 01 April 1997
3de Volkskrant, 17 Mei 1997
4Maarten Schinkel, NRC Handelsblad,^ Augustus 1997
5Ben Van Der Velden haberi, Strazburg.ll okt.1997
6Commissie Dutroux,  BRTN  tt.s.103, 15 Ola. 1997

  • 817 defa okundu.