Canan BALKIR

Son 18 aydır Doğu Asya ekonomileri bir bir çöküyorlar. Son kale Çin Halk Cumhuriyetiydi, o da hızla inişe geçti. Dünya finans çevreleri Brezilya krizi üzerinde yoğunlaşırken ve realin devalüasyonu konuşulurken, Hong-Kong sınırının yakınındaki serbest pazar ekonomisinin merkezi Guangdong eyaletinde çöküş başladı. Guangdong Uluslararası Yatırım Fonu'nun (GITIC) çöküşü, zincirleme olarak borçlu olduğu yerel ve ulusal bankaları da dibe çekiyor.

Çin'in pazar ekonomisine geçişte reform hareketini destekleyen Dünya Bankası, Pekin bankacılığı ve finanas sisteminin zor bir dönemden geçtiğini kabul ediyor. Nasıl kabul etmesin? Dört ticari banka toplam banka aktiflerinin yüzde 90'ını ve Çin'in finansai aktiflerinin üçte ikisini temsil ediyor.
Bu bankaların bilançoları zayıf, muhasebe standartları kötü, risk yönetimi zayıf, kredi analizi yeterli değil ve verdikleri kredilerin yüzde 20'si dönüşü olmayacak borçlar.

Korkulan, GITIC'nin çöküşünün diğer yatırım fonlarının da çöküşünü hazırlaması. Uluslararası finans kesimi Çin kapitalizminin kurumsal yapısının ne denli zayıf olduğunu geç de olsa keşfettiler. GITIC'ın iflasında, önce yerel bankalara olan borçların ödeneceğinin bildirilmesi. Batılı bankaların endişesini haklı çıkarıyor. Hatırlanırsa, çok kısa bir süre evvel aynı yanlışı Rusya da yapmıştı ve muazzam bir uluslararası sermaye kaçışına neden olmuştu. Bu örneğe rağmen, Çin de Rusya gibi sosyal istikrar için önce yerel borçları ödemeyi düşünüyor. Çin'de uzunca bir süredir bankalar eyaletlerde temel ekonomik oyunculardır. Halkın geliri arttıkça, tasarruf eyalet bankalarına yöneliyordu. Fakat tüm Doğu Asya ülkelerinde olduğu gibi bankalarla kamu işletmeleri arasındaki kişisel bağlantılar kredileri yönlendiriyor ve bankacılık sektörü her gün yeni bir yolsuzluk skandalıyla çalkalanıyordu.

Bugün tüm dünyada olduğu gibi Çin'de de sorumsuzca borçlanma dönemi bitti, ihracat geçen yıla göre global olarak yüzde 5 artmasına rağmen, Ağustos'tan beri düşüyor. Buna rağmen uluslararası kuruluşların da baskısıyla. Çin Merkez Bankası yuanı devalüe etmiyor, fakat devalüasyon yerine yüzde 10 dolayında bir aşamalı düşüşe de göz yumuyorlar. Çin parasının bu kontrollü düşüşü bile uluslararası finansman çevrelerindeki güveni sarsıyor.

1999, Çin Halk Cumhuriyetinin kuruluşunun 50. yılı. 1949'da Mao'nun kurduğu Komünist Çin tam elli yılı geride bıraktı. 1999 aynı zamanda Tiananmen Meydanı katliamının da onuncu yıldönümü. Ve bu önemli yılda, Çin bir taraftan komünist sistemden pazar ekonomisine geçişin yarattığı sancıları ve dualist yapıyı sürdürüyor. Örneğin, yerli halk için yürüyen sistemle Çin vatandaşı olmayanlara uygulanan parasal ekonomi farklı. Aynı lokantada bir Çinlinin ödediği yemek bedeli bir turistin ödediğinin dörtte birinden az. Ekonomideki bu ikili yapı düzeltmek için uzunca bir süre alacaktır. Diğer taraftan da, Çin devleti dünya ölçülerinin çok altında bir demokrasi ve insan hakları tablosu sergiliyor.

İstihdam yaratmakta Keynezyen modeli
1999 yılında Çin ekonomisinde temel sorun istihdam ve çığ gibi büyüyen yurt içi borçlar. Ayrıca, yurt içi tüketim pazarı da istenen ölçüde genişleyemiyor. Bunları aşmak için Çin, ekonomiyi kendine mahsus "komünist Keynezyen" modelle canlandırmaya çalışıyor. Devlet alt yapı yatırımlarına kaynak aktararak istihdam yaratmaya çalışıyor. Üstünde en fazla durulan, otoyol yapımları. Bu ve benzer finans enjeksiyonlarıyla sabit sermaye yatırımlarını yüzde 15 artırarak, büyüme oranını yüzde 8'lerde tutmaya çalışacak. İstihdam sorunu 1999'un acil gündem listesinde. 1999'da 30 milyon kentli iş gücü arzı olacak ve bunun 4 milyonu iş gücü pazarına ilk defa katılıyorlar. Fakat toplam iş gücü talebi 14 milyonu geçmiyor. Devlet işletmelerinde verimlilik mantığına dayanarak fazla işçiler çıkartırken, yerel hükümetler iş deposu haline geliyor. Bu nedenle de 10 bin eski işçinin çöpçü yapılması gibi komik projelerin dışında, alt yapı yatırımları yerel projelere yönlendirilip istihdam yaratılmaya çalışılıyor. Fakat bu yatırımların ve inşaatların kalitesi de kendi içinde bir sorun yaratmış durumda. Daha geçen hafta yeni yapılan bir köprü yıkıldı ve 40 kişi öldü. Birçok yeni yapılan otoyolun da yapıldıktan sonra 15 gün sonra çukurlarla dolduğu gözlemler arasında. Kırsal kesimde işsizlik daha korkunç boyutta bu kesimdeki gizli işsizlerin yeni alanı ise küçük işletmeler. Bu işletmele-rin açmazı da doğayı yok etmeleri. Bu nedenle kapatılmaları konusunda çalışmalar başlamış durumda. Binlerce kömür madeni kapatılma programında, ormanlarda ağaç kesimi yasaklanıyor. Peki buralarda çalışan işçiler nereye gidecek?

Çin liderleri sistemi tümüyle iyileştirme düşüncesindeler. Bu nedenle bir dizi reform önerisi hazırladılar, ilk aşamada kamunun mülkiyetindeki konutları satmayı düşünüyorlar. Devlet destekli sosyal güvenlik sistemi yerine, işveren katkısına dayalı sosyal güvenlik getirmeye çalışılıyor.Yıllarca karar mekanizmasını eyaletlere bıraktıktan sonra, mali kontrolü yeniden Pekin'de toplamaya çalışıyorlar. Yerel vergi toplanması durduruluyor ve yerel finansal otonomi azaltılıyor. Böylece sistem adamı merkeziyetçi yapıdan merkeziyetçi bir yapıya doğru hızla sürükleniyor.

Zaman Gazetesi - 31.01.199

  • 783 defa okundu.