29 Aralık 1998 günü Kayseri Erciyes Üniversitesinde yayılan bir haber Kayseri Kamuoyunda ve 1965 yılından beri Kayseri'de ikamet etmekte olan Doğu Türkistanlılarda büyük bir şok etkisi yarattı. Anladığımız kadarı ile özellikle basından gizlenen bu haber her nasılsa bir anda basma da sızınca Erciyes Üniversitesi basın yayın müdürlüğünce bir fax ile açıklanmak zorunda kalındı. Peki, ne idi bu haber?
Yıllardır Kayseri'de meskûn Doğu Türkistanlıların Doğu Türkistan ve Türk dünyası konularında ne kadar hassas olduğu Kayseri kamuoyunda çok iyi bilindiği halde bu husus Erciyes Üniversitesi yetkilileri tarafından her nedense göz ardı edilerek, Çin'in Ankara Büyükelçisi Kayseri’ye davet edilmişti. Nedeni de Erciyes Üniversitesinde Çin Dili ve Edebiyatı Bölümü açılmak istenmesi idi. Söz konusu haberi duyan Doğu Türkistanlılar aynı günden itibaren Kayseri kamuoyunda olaya tepkilerini basın yayın ve televizyonlar aracılığı ile ortaya koymaya başladılar.

DOĞU TÜRKİSTAN KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL MERKEZİ
KAYSERİ BASIN BÜLTENİ 12 29.12.1998
ÜNİVERSİTE KATLİAMA ORTAK OLDU
Milliyetçi ve Türkçülüğüyle bilinen Kayseri Erciyes Üniversitesi'nin Çinlilerle işbirliğine girmesini kınayan Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Mehmet Emin Batur, "Üniversite zalim Çinlilerle işbirliği yapmakla binlerce şehit Müslüman-Türk'ün katliamına ortak oldu. Üniversite senatosu ve Rektörü'nün bu karardan biran önce dönmesini bekliyoruz. Karardan dönülmezse Üniversite yönetimi ve olaya ev sahipliği yapan Fen-Edebiyat Fakültesindeki kendilerini Türkçü sanan bir takım Profesörler Doğu Türkistan Türklüğü ve Türk Milletinin gönlünde her zaman katliam ortağı olarak hatırlanacakta." dedi.
Batur, Çin'in Türkiye Büyükelçisini Kayseri'ye davet ederek Üniversite bünyesinde "Çin Dili ve Edebiyatı Bölümü" kurmak isteyen Rektör Mehmet Şahin'in bu kararıyla esir Doğu Türkistan Türklerini rencide ettiğini, bu hareketin af edilemeyecek bir hata olduğunu söyledi. Batur, "Sayın Rektör, Kayseri kamuoyunun Çin karşısındaki tutumunu bilmiyor mu? Yıllardan beri Doğu Türkistan'daki Uygur Türklerini insanın tüylerini ürperten işkencelerle şehit eden, bir milleti asimile etmeye uğraşan Çinlilerle işbirliği yapmak Üniversiteye ne kazandıracak? İnsan hakları ihlalinde dünyanın en sabıkalı ülkesi konumundaki Çin'in dilini ve edebiyatını Türk gençliğine öğretmekle eline ne geçecek? Sayın Rektör ya tarih bilmiyor ya da zalimlerin ekmeğine yağ sürerek Türk Milleti'ne hakaret ediyor. Bu konuya destek veren Üniversite öğretim üyeleri de Çin'e hizmet ediyor. Çin Dili ve Edebiyatı Kürsüsü Ankara'da açılmıştı, kaç öğrenci okuyor? Sanki, Türkiye'de Çin dili ve edebiyatını okumak isteyen binlerce genç varmış gibi yangından mal kaçırırcasına, kapalı kapılar ardında Çin büyükelçisiyle anlaşma imzalamak Anadolu'nun bağrındaki milliyetçi ve muhafazakar Kayseri halkına bir hakarettir. Bu anlaşma Üniversitenin halktan ve milli duygulardan kopuşunun en güzel göstergesidir." diye konuştu.
TÜRK HALKI GÖREVE
İçinde bulunulan mübarek Ramazan ayında Türk Milleti'nin ebedi düşmanı olan Çinlilere kürsü veren Erciyes Üniversitesi Rektörü, senatosu ve Fen Edebiyat Fakültesi Yetkilileri'ni protestoya çağıran Batur, şöyle devam etti: "Türk Dünyası'nın birçok problemi dururken, Dünya Türk Lehçeleri kürsüsü açmak yerine Türk Dünyası'nın en büyük düşmanlarından birisi olan yayılmacı zalim Çinlilerle işbirliği yapan Üniversite yetkililerine halkımızın protestolarını bildirerek, kınamalarını bekliyoruz. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak isteyen Sayın Rektöre teessüflerimizi bildirmenin zamanı geldi. Bu gelişmeyi onaylamak şehitlerin katliamına ortak olmak demektir. Birkaç yıl önce Çin büyükelçisine gösterilen duyarlığı bir kez daha gösterilmesini bekliyoruz. Çinlilerin ipeğine ve güzel sözlerine kanan Üniversite yetkililerine karşı, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, milletvekilleri ve değerli halkımızın gereken tepkiyi vermelerini istiyoruz. Zalimin zulmüne göz yuman zalimlerle aynı kefede demektir. Türk Milleti'nin bir kez daha Çinliye tokat atarak, kardeşlerinin katili ve yandaşlarına ders vermesini istiyoruz." dedi.
ATATÜRK'ÜN KEMİKLERİ SIZLADI
Batur, Erciyes Üniversite senatosu ve Rektörünün, Türk Dünyası'nın Büyük Lideri Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Türk Milleti'nin en büyük düşmanı komünizmdir. Nerede görülürse başı ezilmelidir." şeklinde sözlerine ters düşerek Ulu Önderin kemiklerini sızlattığını belirtti. Batur, "Cumhuriyetimizin 75. Yılında Ulu Önderin sözlerine muhalefet eden Türk Üniversitesi yetkilileri neye ve kime hizmet ediyor? Bu insanlar hiç tarih okumadı mı?" şeklinde konuştu.
BASIN YAYIN KOMİSYONU

30 Aralık 1998 günü kalabalık bir Doğu Türkistanlı gurup Kayseri Erciyes Üniversitesi'ne giderek Rektörlük binası önüne üzerinde "Çin Kürsüsü açanları kınıyoruz" yazılı bir siyah çelenk bıraktılar ve orada bulunan basın ve yayın organları temsilcilerine bir basın açıklaması yaparak sessizce dağıldılar.   Ertesi günden itibaren de Erciyes Üniversitesi Rektörlük binası önüne siyah çelenk bırakılması olayı basında ve televizyonlarda geniş yer aldı. 
Ardından siyasi parti il başkanlarından Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Sayın Şaban Solmaz, BBP İl Başkanı Sayın Dr. Kemal Tekden, Fazilet Partisi İl Başkanı Sayın Mustafa Elitaş birer basın toplantısı düzenleyerek olayla ilgli tepkilerini dile getirdiler.
2 Ocak 1999 tarihinde KayseriKocasinan Belediye Başkanı sayın Bekir Yıldız Beyefendi Kayseri'de bulunan bütün Doğu Türkistanlılara Büyükşehir belediyesi Düğün salonunda bir iftar yemeği verdi ve yemek sırasında yaptığı konuşmasında "Bu iftar yemeği vesilesi ile bir aradayız sizlerin yalnız olmadığınızı haklı davanızda yanınızda olduğumuzu bilesiniz istedik." dedi. 
Daha sonra salona gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mehmet Özhaseki ve Kayseri Milletvekili Dr. Memduh Büyükkılıç birer konuşma yaparak "Doğu Türkistanlıların haklı davalarında sonuna kadar beraberiz desteğimiz daima sürecektir." dediler.
3 Ocak 1999 günü Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu üyeleri ilimizde bulunan bütün gazete bürolarını ve televizyonları ziyaret ederek konuya gösterdikleri duyarlılıktan dolayı teşekkür ettiler.

İSTANBUL DOĞU TÜRKİSTAN GÖÇMENLER DERN. BASK. YARD. Arslan ALPTEKİN (Merhum İsa Yusuf ALPTEKİN Beyin Oğlu):
Bilindiği gibi vatanımız Doğu Türkistan Çin esareti altındadır. Bu hususta da vatanımızın istiklali için bir mücadele vermekteyiz. Her alanda gerektiği gibi mücadele vermezsek başarılı da olamayız. İstanbul Fatih Üniversitesi'nde Çin Dili Bölümü var. Fakat bu bölüme hiç rağbet yok. ADTC Fakültesinde Çin Bölümü var buraya da öğrencilerden rağbet yok. Şimdi hiç rağbet görmeyen böyle bir bölümün Kayseri E.Ü. 'de ısrarla açılmak istenmesini birilerini memnun etmek uğruna yapıldığını düşünüyorum. Doğu Türkistanlılar olarak hemfikir olduğumuz bir konuda sizleri destekliyoruz. Allah yardımcınız olsun.

KAYSERİ MİLLETVEKİLİ MEMDUH BÜYÜKKILIÇ: Müslüman Türk kimliği hepimiz için önemli olan bir kimliktir. Sizleri halen Doğu Türkistan'da yok etmeye çalışan bir anlayış bir zihniyet var bunun yegane sebebi Müslüman Türk kimliğinizi korumaya çalışmış olmanızdır. Biz sizleri tebrik ediyoruz. Takdir ediyoruz. Allah sizlerden razı olsun.

KAYSERİ BÜYÜKŞEHİR BELD. BASK. MEHMET ÖZHASEKİ: Doğu Türkistan'da devam eden Çin zulmüne karşı insan hakları savunucularının sessiz kaldığını söyleyen Özhaseki, "İnsan hakları diyenler, bunu sadece kendileri için istiyorlar. Müslüman Türk söz konusu olduğunda, "duymadım, görmedim, bilmiyorum" politikası uyguluyorlar" dedi.

KOCASİNAN BELEDİYE BASK. BEKİR YILDIZ: Üniversite Rektörünün Çin Büyükelçisini davetinden hemen sonra Kayseri'deki bütün Doğu Türkistanlılara vermiş olduğu anlamlı iftar yemeğinde "Vatanlarını terk ederek ilimize yerleşen kardeşlerimize yalnız olmadıklarını gösterme gereği duyduk. Esaret altındaki tek Türk Cumhuriyetinin kurtulması için dua etmeliyiz. "Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz sahipsiz değil" diye konuştu.

FP KAYSERİ İL BŞK. MUSTAFA ELİTAŞ: Çin'den ayrılarak hayatlarını kurtaran Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin büyük bir kısmı ilimizde yaşamaktadır. Çin hükümeti bu kardeşlerimizin öz vatanlarına yönelik en ufak tepkilerini dahi gözetim altına almak istemektedirler.
Rektör Sayın Şahin'in Çin elçisini davet etmesini ve Kayseri protokolü ile ağırlamasını şık bulmadığımı ifade etmek isterim. Ayrıca Üniversitede açılan Çin dili bölümünün hocalarının Türkistanlı kardeşlerimizi göz altına alma gibi statü dışı işler yapacağı gibi endişeler taşıyorum. Güçlü devletlerin benzer yöntemleri kullandıkları göz önüne alındığında böyle bir kanaatin yanlış olduğu söylenemez sanıyorum.

MHP İL BŞK. ŞABAN SOLMAZ:
Türkiye'ye gelip Kayseri'ye yerleşen soydaşlarımızın burada da rahat bırakılmıyor.
Zaman zaman Türkiye Cumhuriyetine şikayet edilerek Kayseri'de bile yaşamalarına Çin tahammül edemiyor. Kayseri Erciyes Üniversitesi senatosunun da Çin dili diye bir bölümü açtırması büyük bir çam devirmedir. Türkiye'de en son Çin dilinin açılacağı Üniversite Kayseri olmalıdır.
Kimlerin baskısı ile Erciyes Üniversitesi böyle bir yanlışlığa teşebbüs eder anlamak mümkün değil. MHP olarak Çin zulmünün devam ettiği şu günümüzde Doğu Türkistanlı kardeşlerimizi üzmeye onları hayal kırıklığına uğratmaya kalkışmayalım. Çünkü böyle bir girişim Kayseri'nin silinmeyen ayıbı olur.
 
BBP İL BŞK. DR. KEMAL TEKDEN: Çin işgali altındaki Doğu Türkistan'da uzun zamandır uygulanan zulüm, özellikle Kayseri halkı tarafından çok iyi bilinmektedir. Binlerce Türk'ü hunharca katleden, Doğu Türkistan'da nükleer denemelerde bulunarak binlercesini de sakat bırakan insanlıktan nasibini almamış bir ülkenin büyük elçisini, bu konuda çok hassas olan şehrimiz Kayseri'de görmek istemiyoruz... Erciyes Üniversitesi Rektörlüğünün ve Kayseri'deki mülki yöneticilerin böyle bir ülkenin büyükelçisini Kayseri'ye davet etmelerini ve ağırlamalarını kabul etmiyor ve protesto ediyoruz.

19. DÖNEM MHP KAYSERİ MİLLETVEKİLİ DR. SEYFİ ŞAHİN:
Doğu Türkistanlı kardeşlerimizi gösterdikleri tepkiden dolayı destekliyorum. Yapılan eylemleri olumlu karşılıyorum. İnanıyorum ki gösterilen bu tepkiler Doğu Türkistan'da yapılan zulümlere birkez daha dünya kamuoyunun dikkatini çekecektir.

DOĞU TÜRKİSTANLILAR: Millet kendi dilini bilmezken Çince'nin işi ne? Defolsun gitsinler kendi memleketlerine! Gitsin kendi çocuklarına öğretsinler. Vatanımızı, milletimizi katlettikleri yetmezmiş gibi bir de Türkiye'ye gelip bunu yapmaya hiç hakları yok.
Biz Müslümanız Türk'üz hiç bir zaman buraya gelip böyle bir şeye başvurmaya haklan yok. Anayurdumuzu elimizden aldılar daha ne yapacaklar? Oradaki insanlar soy savaşı veriyor. Bir daha buraya Çinlilerin gelmesini istemiyoruz.
Bir Türk'e yakışmayacak bir Müslüman’a yakışmayacak hareketler biz yaşadığımız müddetçe kendi memleketimiz özgürlüğüne kavuşacak. Rektör Mehmet Şahin'i esefle kınıyoruz.

  • 691 defa okundu.