Mehmet Emin Batur

Merhum Liderimiz İsa Yusuf ALPTEKİN'in ifadesi ile "Çinliler, Nevi şahsına münhasır, ikiyüzlü, hilekar, bencil, düzenbaz yayılmacı, bir yüzünü gösterip diğer çirkef yüzünü daima saklı tutan entrikacı, sinsi bir millettir." Evet, böyle tanımlıyordu Çinlileri. Bin bir hile, desise ve zorbalıklarla 1949 yılında işgal ettikleri Doğu Türkistan'da Uluslararası hukuku çiğneyerek, insan haklarını sonuna kadar ihlal ederek, Doğu Türkistan'da yaptıkları yeraltı ve yerüstü nükleer denemelerle 250.000 insanı katlederek, sakat bırakarak, mecburi kürtajlarla 6-7 aylık hamile Türk kadınlarını ölüme terk ederek canlı canlı bebekleri çöplüklere atarak, enselerinden kurşunladıkları insanların iç organlarını pazarlayarak, mecburi Çinli göçünü hızlandırarak Türk nüfusunu asimile ederek, karşılıklı evlenmelere yüksek prim vererek Türk nüfusunu Çinlileştirmeye çalışarak, Türk çocuklarına Eğitim ve öğretim hakkı tanımayıp cahil bırakarak vs. vs. bilmem bu verdiğimiz çok az miktardaki Çin uygulamaları, Çin'li Dostlarında bazı şeyler çağrıştırıyor mu?
Bize yani Türkiye'de yaşayan 20.000 civarındaki Doğu Türkistanlı'ya son derece ağır gelen bir karar geçtiğimiz günlerde, Kayseri Erciyes Üniversitesi yöneticileri tarafından alınmıştır. Nereden icabetti bilmiyoruz Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesinde Çin dili ve edebiyatı bölümü açmak açabilmek için oldukça hummalı bir çalışma ve çaba sarf edildiği Kayseri kamuoyu tarafından da öğrenildi. Bu konuda son derece hassas olan Kayseri de yerleşik Doğu Türkistanlılar çeşitli açıklamalarla ve rektörlük binası önüne üzerinde "Çin Kürsüsü açanları kınıyoruz" yazılı bir siyah çelenk bırakarak tepkilerini dile getirdiler. Söz konusu tepkiler, Kayseri Kamuoyunda oldukça geniş yer aldı, Kadirşinas Kayseri halkından destek de buldu.
Dil öğrenimine asla karşı değiliz elbette öğrenilsin fakat 1992 yılından beri Çin büyükelçilerinin ne pahasına olursa olsun Kayseri'de yer edinebilmek için başlattıkları girişimler var. Önce Kayseri ile Çin'in Şian şehrini kardeş şehir ilan etmek teşebbüsü oldu. Bu teşebbüs kalabalık bir grupla Belediye meclis binasına gelerek söz konusu konunun gündemden çıkartılmasını isteyen Kayseri'de yerleşik Doğu Türkistanlıların girişimleri ile engellendi.
Daha sonra Mart 1996'da merhum liderimiz İsa Yusuf ALPTEKİN'in isminin verildiği 40.000 m2 lik parkın ismini değiştirmek ve Kayseri'deki Doğu Türkistanlıların faaliyetlerini engellemek için gelen Çin'in Ankara büyükelçisi Wu-Keming adındaki elçi Kayseri Kamuoyunun ve Kayseri'de yaşayan Doğu Türkistanlıların protestoları ile karşılaştı sonuç alamadan Kayseri'den ayrıldı. Bu günlere gelindiğinde ise çehre değiştirerek, büyükelçi değiştirerek özellikle de üniversite rektörlüğü tarafından kendisini Kayseri'ye davet ettirerek yine başka bir yolla Kayseri'ye çöreklenmenin yollarını aramaktadırlar. Erciyes Üniversitesi Rektörü de farkında olarak ya da olmayarak Çin'in bu oyununa alet olmaktadır. Söz konusu bölümü Kayseri civarındaki Erciyes Üniversitesine bağlı Fakültelerde neden açmayı denemiyorlar. Bakalım Türk halkı Çin'ce öğrenmeye ne kadar susamış! Ne kadar Çin dili meraklısı bir görsünler. Ondan sonra Kayseri'de açmayı düşünsünler. Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesinde 1935 yılından beri faaliyet gösteren Çin Dili ve Edebiyatı Bölümü var.
Şu anda kaç öğrencisi bulunuyor, rağbet ne ölçüde kaç Çin dili uzmanı yetişmiş ve Çin'e giderek Çin arşivlerinde hangi araştırmaları yapmışlar. Hem sonra Çin dili öyle kolay öğrenilecek bir dil mi ki üç yıl bilemedin dört yılda Araştırma yapacak seviyede Çin dili öğrenilsin. Hikaye...
Bir defa Çin dilini öğrenmek için 8.000'in üzerinde Çin harflerini öğrenmek gerekiyor. Çinliler bile şu anda birbirleri ile doğru dürüst anlaşmaktan aciz iken bu Çin Dili ve Edebiyatı bölümü açma sıtmasına yakalananları bu konuda biraz daha araştırma yapmaya ve Türk halkının hislerine tercüman olmaya çağırıyorum.

  • 680 defa okundu.