Gökbayrak Haber Merkezi

ÇİN'E GİDİYORUZ
İstanbul Büyük Şehir Belediyesi'nin Çin gezisini iptal eden İstanbul Valiliği, ani bir kararla kararından vazgeçerek. Büyükşehir Belediyesine geziye izin vereceğini bildirdi Ancak karara tepki gösteren İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan," Bu oyuncak değil ki. Geçti o iş artık." diyerek Çin'e gitmekten vazgeçtiklerini açıkladı. Erdoğan." Eyüp İlçesine, değil Çin'e gidiyoruz." dedi. Geziye İstanbul'un 40 tanınmış işadamının da katılacağını belirten Erdoğan.
"Buraya şahsımız için de gitmiyorduk. Amacımız Shanghay Belediyesi ile kültürel mirasın korunmasına dair işbirliği yapmak ve kardeş şehir anlaşması imzalamaktı." diye konuştu.
Dünya Müslümanlığının kardeşliğinden taviz vermeyen sayın Erdoğan, bizler o kardeş olmaya çırpındığınız Budist Çinlilerin zulmü altında yaşam mücadelesi vermekte olan 35 milyon Müslüman Türk'ün sesini dünya kamuoyuna duyurmaya çalışan hür dünyadaki temsilcileriyiz. Uğrunda fedayı can edebileceğimiz aziz Türkiye’mizin kalkınması için tabiki yanı başımızda duran Türk Cumhuriyetlerine rağmen, gerekirse Çin'e kadar ile gitmenize karşı değiliz. Budist Çin ile hangi kültürel mirası koruyacaksınız? Aynı kültüre sahip isek neden 35 milyon belki 40-45 milyon Müslüman Türk' e yaptıkları zulümleri Hıristiyan İngilizler bile kınarken,(The Independet) kardeş olmaya müsaade etmedi diye çırpmıyorsunuz.
Ama 1 Mart 1996 tarihinde Kayseri ile kültürel ekonomik işbirliği yapmaya ve Melikgazi Belediyesince Belsin'de yaptırılan İsa Yusuf Alptekin Parkının adını değiştirmeye gelen Çin'in Ankara Büyükelçisi Wu Ceiming'in Kayseri Belediyelerimiz ile görüşme isteğini randevu vermeyip geri çeviren Büyükşehir. Kocasinan ve Melikgazi Belediye Başkanlarına da buradan bir kez daha teşekkür ederiz. Sayın Erdoğan. İstanbul'a yaptığınız hizmetler Doğu Türkistanlıları göz ardı etmenizi gerektirmez.

DOĞU TÜRKİSTAN'A HIZLI TREN
Sömürgeci Kızıl Çin hükümeti Çin Demiryolları Ulaştırma Dairesi Genel Müdürü Tong Anyan, ana hatlarda sadece kavşak noktalarındaki yenileme çalışmaları için 723 Milyon dolar para harcandığını bildirdi. Bu harcanan para elbette ki boşa değildir, İçerisinde Doğu Türkistan'ın çeşitli şehirlerinin de bulunduğu bölgelere hızlı tren seferleri açmışlardır. Çünkü her geçen gün Doğu Türkistan'ın çeşitli bölgelerinde yeni yeraltı kaynakları keşfetmektedirler

ÇİN NÜKLEER REZALET
İngiltere Başbakanı Tony Blair'in Çin'e gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde; Çin'in yaptığı nükleer denemelerin o bölge insanlarının (Doğu Türkistan) yaşam ve sağlısını nasıl tehdit ettiği konusu kanal 4 Tv hazırladığı Çin kaynaklarının raporlarına dayandırılarak kanıtlandı. The Independent 'te yer alan habere göre. Çin hükümeti kaynaklarının hazırladıkları raporlar, ülkenin nükleer denemeler yapılan bölgelerinde yaşayan halkın söz konusu denemelerin radyoaktif etkilerinden hangi düzeyde etkilendiğine işaret ediyor.
Resmi raporlara göre ülkenin nükleer tesis alanlarına yakın yerleşim merkezlerinde yaşayan halk kanserler, tümörler ve kan hastalıklarıyla sakat doğumlar konusunda diğer bölgelerde yaşayanlara oranla yüzde 40 daha şanssız.

IRKÇI ÇİN
Araştırmalar Çin'in resmi bir "ırkçılık" politikası güttüğünü bu noktada da kanıtlandığını ortaya koyuyor. Zira yapılan denemeler için seçilen bölge. Doğu Türkistan'ın Lop Nor bölgesi. 35 Milyon Müslüman Türk 'ün yaşadığı bu topraklarda 1964 yılından bu yana 47 defa (tespit edilen rakam) nükleer deneme yapılmaktadır. Yüz binlerce insanın çeşitli hastalıklardan sakat kaldığı ve öldüğü bir kez daha dünya gündemine gelmiştir.

TAM BAĞIMSIZLIK HAREKÂTI
İngiliz televizyon ekibinin Doğu Türkistan'da çeşitli kimliklerle ve gizli kameralar kullanılarak araştırma yaptığını belirten gazete elde edilen raporlarda, bu bölgelerin (Doğu Türkistan) seçilmesinin altında yatan asıl neden, söz konusu boyların (Uygurlar)Tibetliler gibi bir. "Tam Bağımsızlık" harekatına girişmeleri tehlikesinin varlığı.

AMAÇ: TÜRK HALKINI YOK ETMEK
Çin'in 1964 yılından bu yana nükleer denemler yaptığını ve yalnızca 1980'den sonra yeraltı denemelerine başladığını vurguladı. İpek yoluna ev sahipliği yapmış Kaşgar, Turfan, ve Urümçi illerinin yakınlarında Çin'in nükleer denemelerini bu tarihi yerlerde gerçekleştirdiğini yazdı.

TÜRKİYE TÜRKÜ
Kanal 4 'ün bölgede altı hafta kalan ve gizli kamera kullanan ekibinin çalışmalarını son 10 yıldır bölgede Çin'in kasten Türk halkını yok etmek amacıyla böyle bir politika uyguladığımda yazıp dile getiren The independent, bölgede doğan çocukların çok büyük oranda sakat doğduklarım ve çoğunun kanser olduğunu belirtti. The Independent çocuklarda ve gençlerde "dejenerasyon hastalığı" görüldüğüne de dikkat çekti ve bu hastalığa neden olan etkenin nükleer denemeler olduğunu belirtti.
Makalede." 18 yaşında bir gencin dejanerasyon hastalığı yüzünden altı yaşından beri yürüyemediğini ve yüzlerce gencin aynı hastalık yüzünden yatalak olduğuna sahit olduk (sade bir bölgede olsa gerek) denildi. Türk doktoru sayesinde elde ettikleri resmi dokümanlarda Doğu Türkistan bölgesinde kanser oranının ülkenin genelinden yüzde 40 daha fazla olduğunun belirtildiğine de değinen gazete, özellikle kan kanseri, akciğer kanserinin bölgede yaygın olduğunu bildirdi.

NÜKLEEER DENEMELERİN ŞİDDETİ HİROŞİMADAKİNDEN 300 KAT DAHA FAZLA
Son nükleer denemeyi 30 Temmuz 1996 yılında gerçekleştirdiğinin belirlendiği belgelere göre. 1964 yılından bu yana 1980 yılına kadar yer üstünde 1980 den sonrada yer altında gerçekleştirilen denemeler, halkı doğrudan etkileyecek şekilde yapılmış.
Kızıl Çin yönetiminin, kendi belgelerine dayanan belgeseli yayınlayan Kanal 4 Televizyonu, söz konusu patlamaların bazılarının Hiroşima’dan 300 kat daha fazla güçlü olduğuna dikkat çekiyor. Bütün bunlara rağmen büyük bir pişkinlikle Kızıl Çin hükümeti konuyla ilgili bilgi isteyenlere " böyle bir bilginin bulunmadığı "cevabını veriyor.Hükümet sadece, nükleer denemelerin sonuçlarına ilişkin "tahmin "yürütülebileceği görüşünü savunuyor. Oysa araştırmalar, bölgede yaşayan çocuk ve gençlerin hep çok ciddi komplikasyonlarla doğduklarını ortaya koyuyor. Bölge tam bir kan kanserliler" tavşan dudaklılar" bölgesi haline gelmiş durumda. Rezil Çin hükümetinin bilgi vermeyi reddettiği nükleer rezaletin sonuçları hakkında yapılan son araştırmanın. Kanal 4'ün eline geçirdiği belgeleri her türlü riske rağmen BİR TÜRKÜN DÜNYA KAMUOYUNA DUYURMASI GÜZEL
(Türkive Gazetesi, Gökbayrak Haber Merkezi 5-6 Ekim 1998) 

NEW YORK'DA KONFERANS
Dünyanın dört bir yanından gelen Doğu Türkistan, Tayvan, Tibet, Güney Moğolistan temsilcileri ve bilim adamları New York'ta Colombia Üniversitesi'nde düzenlenen uluslar arası konferansta buluştu. Birleşik komitenin başkanı Erkin Alptekin Kızıl Çin yönetiminin baskısı altında yaşayan Uygurların artık patlama noktasına geldiğini işaret elti. Doğu Türkistan Araştırmaları Merkezi Başkanı Gulamettin Pahta tarafından düzenlenen bu ulusları konferansta konuşma yapan Pahta. Çin yönetiminin Doğu Türkistan topraklarına her yıl binlerce Çinli aileyi yerleştirerek bu bölgenin gerçek sahipleri olan Uygurları asimile etmeye çalıştıklarını ifade elti. Pahta. " Topraklarımızdan çıkan petrol'ün sadece yüzde birini bize bıraksalar Doğu Türkistan’da hiçbir fakir aile kalmaz" diye konuşmasına devam etti.

Kürsüye gelen Dr. David Phillips. Dr. Peter Sinnot ve Dr. Harry Hsiao, Çin zulmü altında yaşayan Uygur. Tibet ve Güney Moğolistan milletlerinin istiklal mücadelesinin desteklenmesi gerektiğini söylediler. Bilim adamları yaptıkları araştırmalarından verdikleri örneklerle Çin yönetiminin kendi ırkından olmayan bütün diğer azınlıkları baskı altında tuttuğunu ifade etiler. 

DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ
05 Ekim 1998 tarihinde, Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Mehmet Emin BATUR "Dünya Çocuk Günü" münasebetiyle yayınladığı basın bildirisinde Doğu Türkistanlı çocukların yıllardan beri çocukluklarını yaşayamadıklarını belirterek. " Çocukların büyük çoğunluğu babasız büyüyor. Çünkü, Çinliler Doğu Türkistanlı erkeklerin büyük çoğunluğunu ya hapse atıyor yada çeşitli suçlar isnat edilerek idam ediyorlar. Bu zulme dur denilmelidir" denilerek devam eden bildiri 
AA. İHA. CHA Ajanslarına Ulusal yerel gazete ve televizyonlara gönderilmiştir.

ÇİN İŞGALİNİN 49. YILDÖNÜMÜ
12 Ekim 1998 tarihinde Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Mehmet Emin BATUR 13 Ekim 1949 yılında Kızıl Çin tarafından işgal edilmesinin 49. yıldönümü dolayısıyla yayınlamış olduğu basın bildirisinde 20. yüzyılın en büyük vahşetinin doğu Türkistan’da gerçekleştiğini belirterek " 28 çeşit işkenceyle şehit edilen binlerce insanın yanında bütün Doğu Türkistan halkı esir edilmiş ve kendi yurtlarında köle gibi çalıştırılarak asimile edilmeye çalışılmıştır." diyerek bildiri devam ediyor.
AA. İHA. CHA Ajanslarına Ulusal gazele ve televizyonlara gönderilmiştir.

ÇİN'DEN HESAP SORULMAYACAK MI ?
Uzun süredir Çin işgali alımdaki Doğu Türkistan için Almanya'nın Münih kentinde düzenlenen Çin zulmünün protesto edildiği gösteriye Avrupa'nın çeşitli yerlerinde yaşayan Doğu Türkistanlıların yanı sıra. Almanya’nın genelindeki gurbetçilerimizden geniş bir katılım oldu. Avrupa Doğu Türkistan Birliği tarafından tertiplenen gösteride Birliğin Genel Başkanı Ömer Kanat ve Genel Sekreteri Asgar Can tarafından da birer konuşma yapıldı.
Tibet için birçok ünlü sanatçının seferber olduğunu hatırlatan Can," Doğu Türkistan'da katledilen bebeklerin, çocukların, gençlerin, yaşlı dede ve ninelerin hesabı sorulmayacak mı? Dünya hep böyle sessiz mi kalacak?" şeklinde konuştu.

TAYVANDA ÇIKMAKTA OLAN " ZHONGYANG RİBAU "GAZETESİNİN HABERİ
Geçici Merkezi New York'ta olan "Çin Demokratik Halk Partisi(Zhongguo Minzhu Zhenyi Dang)"nin yakında ele geçirdiği habere göre. Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı, Emniyet Bakanlığı yetkilileri ile birlikte "Devlet Güvenliği "yle ilgili bir toplantı düzenlenmiştir. Toplantı da yurt dışındaki düşman güçleri denetim altına alma ve kontrol etme tedbirleri hakkında bir dizi kararlar alınmıştır.Toplantıda bir kısım bilgisayar mühendisleri ve internet polislerini organize ederek yurt dışındaki internet sayfalarının yurt içine sızıp girmesini engellemeyi kararlaştırmıştır. Çin Demokratik Halk Partisinin elde ettiği bilgilere göre. Çin Devlet güvenliği ile ilgili bir toplantı düzenleyerek " yurt dışındaki ayrılıkçı güçlerin gün geçtikçe güç kazanan faaliyetleri ve yurt içi ve dışı düşman güçlerin devlet hakimiyetini yıkmaya yönelik faaliyetlerini engelleyici bazı kararlar alınmıştır.
Bu kararlar şöyledir:

1- Yurt içi ve yurt dışındaki bölücülere darbe vurulması, özellikle Xinjiang( Doğu Türkistan )hudutları içerisindeki ve Türkiye’deki "Doğu Türkistan teşkilatlarının bölücü faaliyetlerine darbe vurulması "katiyen acınmaması"
2- Yurt dışındaki düşman güçler üzerindeki denetim ve kontrolün güçlendirilmesi, özellikle "Çin Demokratik Halk Partisin"nin ülkeye giriş faaliyetlerinin engellenmesi.
3- Yurt içindeki anti devrimci unsurlar üzerindeki denetimin güçlendirilmesi.
4- Hudut denetimini güçlendirip kuşkulu kişilerin girip çıkılmasına izin verilmemesi.
5- İnternet denetiminin güçlendirilmesi, özellikle düşman güçlerin internet sayfalarının tamamen engellenmesi. 

80 SİYASİ TUTUKLU HAPİSTEN KAÇIRILDI 
Merkezi Haber Ajansı haberi Türkiye’deki farklı siyasi görüşteki Doğu Türkistanlılar Doğu Türkistan’daki bir örgüt İli şehrindeki bir hapishaneye saldırarak. 8 güvenlik görevlisini öldürüp. 18 kişi yi yaralamıştır. 80 siyası mahkûmun da kaçırıldığını bildirdi. Bunların içinde 18'i Kazakistan’a kaçmıştır.
Doğu Türkistanlıların bildirdiğine göre. kaçanlardan 10' dan fazlası Çin polisi tarafından yakalanmış, diğerleri Doğu Türkistan sınırları içinde saklanmış, nerede olduğu bilinmemektedir. Fakat Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyük Elçiliği mensupları olaydan haberi olmadığını bildirdi.
Doğu Türkistan'daki Çin güvenlik kuvvetleri tarafından geçen ayın 13 – 30 tarihleri arasında bir dizi operasyon hazırlamış çok sayıda gençleri tutuklanmıştır. Tutuklananların çoğu 10 -16 yaşları arasında gençlerdir.
Ayrıca İnsan Hakları örgütü bu ayın sonunda Kaşgar da on Çin güvenlik kuvveti mensubunun öldürüldüğünü bildirdi.(1Eylül 1998 Shing Dao Gazetesi Haberi. Doğu Türkistan Enfermasyon Merkezi)

KARA DOSYA ÇALINDI
Muhabirimiz Abdullah Pamir'in güvenilir kaynaklardan aldığı habare göre, 23 Eylül 1998 tarihinde Urümçı Şehrinde Optonom Bölge İstihbarat idaresinin arşivinden Doğu Türkistan mücahitlerine ait, üç çuval kara dosya bilinmeyen kişiler tarafından çalınmıştır. Bundan sonra Optonom Bölge İstihbarat idaresi bütün Urümçi şehri ve etrafındaki semtlerde çok sıkı kontrol yürüterek, yüzlerce suçsuz Uygur Türk'ünü tutuklanışlardır ve tutuklama işleri hala devam etmektedir. ( 30 Eylül 1998 Doğu Türkistan Enfermasyon Merkezi)

DOĞU TÜRKİSTAN'DA ÇİN HA VA ÜSSÜNE BÜYÜK BASKIN
Jinghua Ajansı muhabiri Li ZıCing'nin haberine göre; Doğu Türkistan istiklalcilerinin 8 Ağustos 1998 günü gece saat 02.00 de Aksu vilayetinin konaşehir (Eskişehir) ilçesi yakınındaki 553nolu Havva üssü'ne bir saldırı gerçekleştirildiği öğrenildi. Aynı günün erken saatlerinde Aksu'ya bağlı Üçturfan ve Bay ilçesinde bulunan Çin silahlı Kuvvetleri karargahlarının da saldırıya uğradığı haberi alındı.Gelen bilgilere göre gerçekleşen her iki saldırı çok ani ve şiddetli oldu. Saldırı olayı Şöyle Gerçekleşti:
10 Ağustos günü gecesi Doğu Türkistan İstiklalcilerine mensup 30 kişi Rus yapımı hafif makinalı 7.26 tipi otomatik tüfeklerle ve 3 adet zırhlı araba ile birlikte Konaşehir'deki 553nolu hava üssü'ne doğru yola çıktı. Üssün girişindeki nöbetçilere Askeri Bölge Komutanlığının 30 varil benzin verilmesi yönündeki yazılı emri gösterildi. Nöbetçi subayın durumu üst makamdaki subaylara telefonla bildirmek istemesi üzerine " istiklalciler " tarafından vurularak öldürüldü. 3 zırhlı araçla bulunan İstiklalciler üssün içine doğru ilerlediler. Helikopterlerin bulunduğu piste yaklaştığında alarm çalmaya başladı. Bazı haber kaynaklarının yorumuna göre bu olaydan daha önce haberdar olan üs komutanlığı karşı tedbir almış ve Aksu'da bulunan hafif saldırı birliğini üsse konuşlandırmıştı. İstiklalciler piste geldiklerinde işte bu özel birlik tarafından çembere alınmıştır. Yoğun ateş sonucu 30 istiklalci olay yerinde şehit düştü. Çatışmada yaralanan Uygur milislerinin çatışma sonrası Çinli askerler tarafından öldürüldükleri bildirildi.
Çıkan çatışma sırasında onlarca Çinli asker ve subayın da öldürüldüğü, bir helikopterin ve bir hangarın kullanılmaz durumda tahrip edildiği açıklandı.Olayların meydana geldiği Konaşehir ilçesi Kırgızistan sınırına 70 km uzaklıktadır. İki helikopter birliğinin bulunduğu bu hava üssünde,TİK8 tipi 20, TİK6 tipi 4 olmak üzere montajı Çinlilerce yapılan 24 helikopter bulunmaktaydı. Bunlara ilaveten civar ilçelerde Aktu ve Maralbaşı mevkilerinde de bağımsız helikopter birliklerinin konuşlandırıldığı ve Ekim 1996'dan bu yana bölgede faaliyet gösterdiği gelen bilgiler arasında. Bölgedeki bu helikopter birliğinin askeri gücü yine bu bölgedeki isyanları bastırmak için özel eğitilmiş birliklerden oluştuğu biliniyor. Doğu Türkistan Azatlık Teşkilatı tarafından gerçekleştirilen bu olaylar Çin makamlarının üst düzey görevliler için hazırladıkları kişiye özel ve gizli iç genelgenin son yerinde " bu savaş çok dramatik bir şekilde devam etmektedir 'cümlesi yer almaktadır.(6 Kasım 1998Doğu Türkistan Enformasyon Merkezi Haber Bülteni)

  • 713 defa okundu.