Dolkun İSA

Çin Hükümeti, öğrenci hareketlerini bastırmak, öğrenci liderlerini cezalandırmak işlerini yukarıda belirttiğim vatan hainlerinin elleriyle yapmıştı. Gelecekte millet onlardan mutlaka hesap soracaktır.
Çin Hükümeti, 17 Eylül 1998 tarihinde tüm üniversitelerde aynı zamanda öğretmen ve öğrencilerin katıldığı olağanüstü toplantı açarak, 15 Haziran öğrenci hareketinin liderlerini cezalandırdı. Ürümçi Üniversitesi'nden 2 kişi, Eğitim Üniversitesi'nden 1 kişi okuldan atıldı. Bu üç kişiden biride bendim. 4,5 sene okuyup, okulu bitirmemize yarım sene kala okuldan ayrılmaya mecbur bırakıldık. 

Diğer arkadaşlarımızda çeşitli usullerle cezalandırıldı, çoğu okul bittikten sonra uzak köylere hizmete gönderilerek daha doğrusu sürgün edilerek cezalandırıldı. Onların çoğu hala "tehlikeli" sıfatıyla takip edilmektedir. Ben de bazı imkânlarımla 1994 yılı mayıs ayında Türkiye'ye kaçıp geldikten sonra ancak Çinlilerin takibinden kurtulup, siyasi özgürlüğüme kavuşabildim. Öğrencilerin bu iki büyük demokrasi hareketi, Doğu Türkistan bağımsızlık mücadelesinde yeni bir sayfa açmış oldu. Bu hareket, ülkemizin yakın dönem tarihindeki çevresi büyük, etkisi güçlü olan demokrasi hareketlerinden biridir.
 
Böylece Doğu Türkistan çapında büyük bir uyanış başlattı. Doğu Türkistan halkının mevcut olduğunu, insan haklarını özgürlüklerini kazanmak yolundaki mücadelelerinin durmadan devam ettiğini dünyaya bir kere daha bildirmiş oldu. Milletin aydınlarına, gençlerine güveni, ümidi güçlendi. Çin diktatörlerinin aldatıcı siyasetleri vatan halkının ve dünya halkının önünde gözler önüne serildi. Çinliler büyük korku içine düştü. Çok korkan Çin hükümeti, üniversitelerde öğrencilerin serbest hareketlerini engellemek, takip altına almak amacıyla tüm üniversitelerde ilçe düzeyinde polis karakolları teşkil etti. Anayasada şeklen olsa bile yer almış olan milletin yürüyüş yapma, miting düzenleme, söz matbuat özgürlüğü gibi maddeler atıldı. Bu haklarla ilgili ayrı kanun ve tüzükler çıkarıldı. Ama Çinliler ne kadar faşist ve diktatörce yöntemler uygulasa da gençlerin hareketleri hiç bir zaman durdurulmadı ve bu demokratik hareket halâ devam etmektedir.

Doğu Türkistan öğrenci gençlerin bu demokrasi hareketi kendine has belli özelliklere sahiptir;

1. Bu mücadele sadece Doğu Türkistan halkının özgürlük ve demokrasi isteklerini ifade etmeyip belki insanlığın, dünya halkının da barış isteklerini ifade etmiştir. Doğu Türkistan Gençlerinin özellikle nükleer denemelerine karşı yaptıkları mücadeleler, dünya barışını koruma ve yaşanılabilir bir dünya kurma yolundaki insanlık mücadelesinde açtıkları yüce bir sayfadır.

2. Bu hareket sırf aydınlar hareketi olma özelliğine sahiptir. Bu hareketi genç aydınlar düzenledi ve devam ettirdiler. Mücadele, örgütlü ve planlı bir şekilde güçlendirildi. Böyle olduğu için Doğu Türkistan, halkının isteklerini ve duygularını etraflı, kesin bir şekilde dile getirebildi.

3. Toplumun, milletin gençlere olan güvenini güçlendirip, gençlerin vatan davasındaki kati iradesini, önderlik rolünü ifade etti.

4. Bu hareketin en önemli özelliklerinden birisi de bir damla bile kan dökülmemesidir. Çin faşistleri taktik gereği, mücadele sırasında kendileri kasti olarak ir olay çıkarıp ve bu olayı sebep gösterip silah ve güç kullanarak mücadeleyi bastırırlardı ve kan dökülürdü. Öğrenci gençlerin stratejik hareket etmesi Çinliler'in bu uyumunu bozdu ve bu olaylar sırasında tek damla kan dökülmedi.

5. Doğu Türkistan bağımsızlık mücadelesi, düşman fevkalade güçlü olduğu şartlar altında bile demokrasi mücadelesinin yeni yönelişini, yeni şeklini ve stratejisini belirlemiştir.

Bitti

  • 705 defa okundu.