Ahmet KABAKLI

Amerika'da kalışlarımın birkaç gününü Brooklyn'de geçirdim. New York'un büyük bir kısmını oluşturan bu bölge, geniş caddeleri, yaygın bahçeleri, hepsi bir veya iki kattan ibaret evleri, mağazaları, işyerleri ile, bizdeki bozulmamış, beton kahrına uğratılmamış kasabaları andırıyor.

Olabildiğine rahat yayalar, kalabalık fakat tehlikesiz araçlar arasında insanların kıyafetlerini, yürüyüşlerini, konuşma ve tavırlarını rahatça izliyor, seyredebiliyorsunuz. 

Yıllarca evvel, gelip geçenleri seyrettiğim bu pencereden ve etrafında yürüdüğüm yollardan, görünüşte fazla değişiklik yok. Fakat levhalar, vitrinler ve çehreler, bir hayli başkalaşmış. Şaşıp kalırsınız.

Buralar Çin ve Maçin ülkesi mi ne? Vitrindeki, camlarındaki, tezgahlardaki çehreler baştan başa Çince veya Uzakdoğu harfleriyle. Ne oldu?

Bu koca New York, artık Çinliler'e mi terkediliyor? Büyük mağazalardaki çoğu mamullerin markaları da hep Çince, Japonca, Kore dilinde? Ya bu "Sarı lrk"tan denilenler, Allah aşkına buraya mı taşındılar? New York'ta da, (Çinliler'in Doğu Türkistan'a uyguladığı üzre) bir nüfus planlaması başlamayacak mı?

Görseniz, özel yaratılmış yaratıklar milleti gibi, hakikaten, inanılmayacak şekilde artıyorlar. Bir zengin işadamı (paralı olduğu için) gelip işyeri açıyor. Yüzlerce kişiyi de, "işçi" sıfatıyla taşıyıp getiriyor. Hepsinin kızları, oğulları, damatları sürü, sürü. Koşuşan, okula giden, çıraklık eden, kız oğlan çocukları...

Amerika'da ve gördüğüm Kanada'da resmen Çin işgali başlamış gibidir. Buraların eski işgalcileri Yahudiler, İtalyan ve İspanyollar, Güney Amerikalılar, siyahtan, kuzgunîden, koyu kahveden adamları sorarsanız bu yeni taifeden hiç de memnun görünmüyorlar. Bilhassa Çinlilerle bu eski New York'lu göçmenler arasında hayat mücadelesi başlamış. Şöyle bir etrafa bakıyorsunuz, bu eski misafirlerin yerini, gün be gün, yeni müteşebbisler alıyor.

Bir dostum, yanındaki dükkânın eski sahibi olan Rum'a sormuş:

Kim taşınıyor sizin yerinize?

Kim olacak yine Çinlinin biri işte! Cevabını almış.

Çinli göçü veya işgali hakkında şakaya benzeyen fakat yürek yanığı kokan "espriler" de devam ediyor. Üniversitede, Çinli öğrenci, hanım profesöre sormuş:

Efendim Pekin, Kore, Formoza ve Hong Kong'dan, yani bizim ülkelerden ne zaman bahsedeceksiniz?

Biraz bekleyin oğlum! Yakında nasıl olsa buralar da sizin ülkeniz olacak, o zaman birlikte gezer inceleriz.

İşte ahval, bu vaziyet üzeredir. Amerikan üreticiler, Çin'in milyonluk pazarlarını paylaşmış durumdalar. New York'ta bazı üniversitelere, Çin'le ticarete dair bazı dersler bile konulmuş. Bu durumda Çin Cumhuriyetinin sömürge (Doğu Türkistan'ı, Çin Moğolistanı ve hatta Tibet'i) yutma politikaları ile New York'a Toronta'ya yerleşme girişimleri şimdilik Washington'un umurunda değilmiş gibi görünüyor.

Ne olacak! Kokmuş kapitalizm! Ülke bezirganların elinde.

  • 733 defa okundu.