M.E.Batur 

Doğu Türkistan'ı zorbalıkla işgal eden ve akla hayale gelmeyecek yöntemlerle sömürmekte olan Çinlilere karşı yıllardır şanlı bir mücadele örneği sergilemekte olan Doğu Türkistan Mücahitlerinin bu günlerdeki mücadele şekli daha tecrübeli daha profesyonelce ve de daha etkili olarak devam etmektedir. 1949 yılında Komünist Çin'in işgaline uğrayan Doğu Türkistan yıllarca içine düştüğü girdaptan bir türlü kurtulamamış, hür dünya dediğimiz ülkelerinde bu haksızlık karşısında sessiz kalması sonucu uzun yıllar çaresizlik ve yalnızlık içinde kıvranmıştır. Doğu Türkistanlılar artık bu vahşi Çin zulmüne karşı dur demek için kendi ayakları üzerinde durmaları gerektiği düşüncesi ile yıllarca örf, adet, gelenek ve görenekleri ve en önemlisi de dini inançlarına olan bağlılıkları ile verdikleri mücadelelerine günümüzde mecburen silahlı mücadeleyi de ilave ederek sarsılmaz zannedilen komünist Çin rejimini de sarsmayı başarabilmişlerdir. 

Daha önceki yıllarda genellikle pasif bir direniş sergileyen Doğu Türkistanlılar bir süreden beri "Artık bıçak kemiğe dayandı" diyerek ve Çinlilerden elde ettikleri silahlarla kendilerine karşı uygulanmakta olan insanlık dışı muamele ve girişilen jenosit (soykırım) hareketine olanca güçleri ile karşılık vermektedirler. Çinli yöneticilerin bu arada düştükleri en büyük hata Doğu Türkistan Türk'lerinin gözlerini kırpmadan uğruna can verebilecekleri milli ve dini konulardaki hassasiyetlerini hiçe sayarak baskı ve şiddetin dozunu artırmaları olmuştur.
Özellikle 1997 şubat ayı başlarından itibaren Doğu Türkistan'daki sözü dinlenir, etrafında saygınlığı olan ve liderlik sıfatı taşıyan insanları çeşitli bahaneler ileri sürülerek tutuklamışlar ve yargısız infazlarla ya idam etmişler ya da karanlık Çin zindanlarında artık bir daha çıkartılmamak üzere ölüme mahkum etmişlerdir. Bu konuda, bizzat görgü şahitlerinin ifadelerine göre Doğu Türkistan'da 15 ila 40 yaş arası gençlere pek fazla rastlanamamaktadır.

Buna karşılık bizim için sevindirici olan ise artık Doğu Türkistanlılar işgalci Çin yönetimine karşı şanlı bir mücadelenin startını vermişlerdir bunun önünün alınması mümkün değildir. Çin'i ziyaret eden Türkiye Cumhuriyeti'nin dış işleri bakanına ve başbakan yardımcısına Doğu Türkistanlıları şikâyet etmelerinin temelinde Doğu Türkistan'daki milli kurtuluş mücadelesinin etkili olduğunun yattığına inanıyoruz. Biz Türkiye’deki ve diğer dünya devletlerindeki Doğu Türkistanlılar olarak Doğu Türkistan sınırları içerisinde canları, kanları pahasına mücadele eden kardeşlerimizin sesini bir nebze olsun dış dünyada duyurabilirsek kendimizi bahtiyar sayacağız.

  • 721 defa okundu.