ERKİN ALPTEKİN
 
Mao'nun ölümünden sonra iktidarı ellerine alan Çinli yöneticilerin tanımış oldukları serbestlik herhalde Doğu Türkistan Türklerini tatmin etmemiş olacak ki, 1979 yılından bu yana Doğu Türkistan'ın çeşitli şehirlerinde silahlı ayaklanmalar patlak vermekte, kargaşalıklar çıkmakta ve sık sık sokak gösterileri tertip edilmektedir.(1)
12, 23 ve 26 Aralık 1985 tarihlerinde binlerce Doğu Türkistanlı Türk Talebe Hoten, Kaşgar, Urumçi, Pekin ve Şanghay gibi şehirlerde sokak gösterileri tertip ederek, Doğu Türkistan Türeleri’ne öz idare hakkının verilmesini, Pekin tarafından atanan Çinli yöneticilerin yerine Türk yöneticilerin seçilebilmesi için Demokratik seçim hakkının tanınmasını, Doğu Türkistan Türeleri’nin sömürülmesini önleyebilmek için ekonomik sahada muhtariyet verilmesini, Doğu Türkistan Türklerine karşı uygulamaya başlanan mecburi doğum kontrolünün kaldırılmasını, Doğu Türkistanlı Türk Talebelerine ülke içinde ve dış ülkelerde daha iyi eğitim görme imkânlarının sağlanmasını, suç işleyen Çinlilerin cezalarını Doğu Türkistan' daki çalışma kamplarında tamamlama işleminin derhal durdurulmasını, Doğu Türkistan'a Çinli mülteci akınının durdurulmasını ve Doğu Türkistan'da yapılmakta olan atom denemelerinin Yasaklanmasını istemişlerdir.(2)
Çin yöneticileri, Türk talebelerinin Milleti adına yapmış olduğu hak taleplerini yerine getireceğine, şimdi onları çil yavrusu gibi memleketin dört köşesine dağıtarak, geldikleri köy,nahiye ve şehir sınırlarının dışına çıkmalarına izin vermemekte, halkla temaslarını önlenmekte ve mektupları sansüre tabii tutulmaktadır.
Aslında Doğu Türkistan'lı Türk talebeler bu taleplerinde haklıdırlar. Çünkü Türkler hala Doğu Türkistan nüfusunun % 60 ını teşkil etmektedirler.Buna rağmen ülkenin kaderini elinde tutan yöneticilerin % 90 ı Çinlidir.Mesela Doğu Türkistan Parti komitesinin başkanı Son Hanlıang adlı bir Çinlidir.Politbüro üyelerinin sayısı 15 dir.Bu üyelerin sadece üçü Uygur Türkleri, biri Kazak Türkleri ve birini de Moğol Türkleri teşkil ederken diğer 10 üyeyi ise Çinliler teşkil etmektedir. Merkez komitesinin üye sayısı 56 dır.Bunların 13 ' ü Uygur Türkleri, 4 dü Kazak Türkleri, 2 si Kırgız Türkleri, 2 'sini Moğollar, 2 'sini Çinli Müslümanlar ve geri kalan 33 'ünü ise Çinliler teşkil etmektedir.(3) Mahalli Hükümetteki 9 bakanlığın 5 'ini Çinliler işgal etmektedirler.(4)
Doğu Türkistan Mahalli Vekiller Halk Kurultayı daimi komitesinin 16 üyesinin 9 'unu Çinliler oluşturmaktadır, (5) Doğu Türkistan Türkleri nüfus itibarıyle bu gün Çin Halk Cumhuriyetinde 3.durumdadırlar. Buna rağmen Çin'in kaderini elinde tutan, Çin Komünist Partisi Politbürosunda, Politbüro daimi komitesinde ve Merkez Komite Sekreterliğinde bir Türk üyesi yoktur.
Çin yöneticileri, sırf istatistiki maksatlar ve Çinli olmayan Milletlere eşit hak vermiş görünmek için Doğu Türkistan Türklerine bazı makamlar vermek zorunda kalmıştır. Ama bu önemli makamlara getirilen Türk'lerin hiçbir selahiyeti yoktur.(6)
Eğer bir Türk lider kendi Milleti lehine bazı taleplerde bulunmuş, kararlar almış ve alınan bu kararlarda Çinliler'in menfaatlerine ters düşmüşse bu lider derhal görevinden alınarak "Terfiyen" Pekin'e sürgüne gönderilmektedir. Bu siyasetin kurbanı olan son Türk lideri Doğu Türkistan Mahalli Hükümetinin eski Reisi İsmail Ahmet'tir.
İsmail Ahmet 1979 yılından beri Doğu Türkistan Türklerine gerçek anlamda öz idare hakkının tanınmasını, Doğu Türkistan'a daha fazla Çinli getirme işleminin durdurulmasını ve Doğu Türkistan Türklerine kendi ülkesinde elde edilmekte olan zenginliklerden daha fazla yararlandırılmasını talep etmekteydi.Onun bu ısrarlı talepleri Doğu Türkistan'daki Türk ve Çinli yöneticiler arasında anlaşmazlıkların çıkmasına yol açmıştı.Bu anlaşmazlıkların büyümesi üzerine ı 98 ı yılında Çin'in kudretli adamı Deng Xıaoping bizzat Doğu Türkistan'a gidip uzlaştırıcı rolü oynamak zorunda kalmıştı.Fakat İsmail Ahmet'in bu taleplerinden vazgeçmemesi üzerine Çin yöneticileri, onu görevinden alarak " Terfiyen " Pekin'e sürmüşlerdir. Azınlık Milletler Bakanı olarak atanan İsmail Ahmet, -Pekin' de görüştüğü bazı Doğu Türkistanlılar' a çekinmeden hiçbir selahiyeti olmadığını ifade etmiştir. İsmail Ahmet'in yerine atanan Tömür Davamet ise koyu bir Çinci olarak bilinmektedir.Nitekim Tömür Davarnet' in Mahalli Hükümet reisliğine atanmasına karşı olan Doğu Türkistan Türkleri hissiyatlarını şu mısralarla dile getirmişlerdir.

Kulhuvallahu Ahat Allahu Samet
Pekin' e gitti İsmail Ahmet
Reisliğe atandı Tömür Davarnet
Geri kalan işler Allah' a emanet.

Çin Komünist Partisi'nin eski genel sekreteri Hu Yaobang, 1986 yılında Ürümçi de yapmış olduğu konuşmasında, Çin'de sadece Milletler birliğine gerekli önemi veren Doğu Türkistan' lıların yükseltilmesi gerektiğini vurgulamıştı.
Çinliler Milletler birliği sözünden sadece Çinlilere körü körüne itaat eden kimseleri kastetmektedirler. Keza Doğu Türkistan' da Hakim, Savcı ve Polis Müdürü olarak görevlendirilen Türklerinde hiçbir selahiyetleri yoktur. Türk Asıllı Hakim ,Savcı ve Polis Müdürleri, Milliyetçilikle damgalanmak korkusundan suçu sabit olan bir çinliye ceza verememektedir.
Yardımcısı daima Çinli olan bir kuruluşun Türk asıllı sorumlusu, yardımcısı olmadan yabancı uyruklu herhangi bir kimseyle görüşememekte, onların izni olmadan hiçbir karar alamamakta ve alınan kararı da tatbik edememektedir.(7)
Bunun gibi durumlar, şimdiki Çin yöneticilerinin halefleri gibi " Makam versekte selahiyet vermeyelim " Siyasetinin Doğu Türkistan' da hala fiilen devam ettirmekte olduklarının delilidir.
Çinli yöneticileri, Doğu Türkistan Türklerinin ekonomik durumunun düzeltilmesi olduğunu ileri sürmektedirler.Çinli yöneticiler Çin'in hammadde zenginliğinin % 85 inin Doğu Türkistan'da elde edilmekte olduğunun itiraf etmektedirler. Doğu Türkistan'da kış ortasında ayakkabısı olmayan, üstü başı perişan ve yatacak yeri olmayan, sokak ortasında koyun postuna sarılıp yatıp kalkan Türk' lere rastlamak mümkündür.(8)
Doğu Türkistan Türkleri'nin ekonomik durumunun hala asgari geç im şartlarının altında olduğunun başlıca sebebi, Çinlilerin tabii zenginlikleri devamlı olarak Çin'e taşıması ve Doğu Türkistan'daki petrol, uranyum, altın, gümüş gibi kaynakları bizzat kendi kontrolü altında bulundurup, bu tabii zenginliklerden elde edilen kazançtan Doğu Türkistan Türkleri'ni yararlandırmamasıdır.
Bugün Doğu Türkistan'da yanlız Karamay Bölgesinde yılda 5 milyon ton ham petrol elde edilmektedir.Doğu Türkistan'ın diğer bölgelerinde elde edilmekte olan Petrolün miktarı bu rakama dahil değildir.Çinliler Doğu Türkistan'da elde edilmekte olan bu petrolün gelirinden Doğu Türkistan Türkleri'ne beş kuruş dahi vermemektedir.
Çinliler son yıllarda Doğu Türkistan'da yetiştirilen at, katır ve eşek gibi hayvanları da Çin'e taşımaya başlamışlardır. Çinli yöneticiler, hayat şartlarını biraz düzeltebilmeleri için Doğu Türkistan Türkleri'ne serbest ticaret yapma hakkı tanımış olduklarını ileri sürmektedirler. Ama Doğu Türkistan Türkleri bu serbest ticaret yapma hakkını, kendilerine daima bir iş yeri açmak için Çinliler tarafından kullanılan bir taktik olarak telakki etmektedirler.(9) Çünkü ticaretle meşgul olan bir Türk otomatikman işsizlik kategorisinden çıkarılmaktadır.

KAYNAKLAR
1-WASHINGTON POST i ı.09J981:REUTER.
08,04. 1982:TEGESSPIEGELl7.09. 1982:AFP.23.12. 1985
2- ARF. 23-26.12.1985
3- ÜRIMÇI RADYOSU. 21.02.1984
4-WORLD MUSLIM LEAGUE JOURNAL. No:4 ARALIK 1985
5-A.E.G.
6- DER SPIEGEL ŞUBAT 1983
7-A.G.E. '
8- FAR EASTERN ECONOMIC REVIEW 29.08.1985 9-A.G.E.

  • 1128 defa okundu.