Celalettin Batur
HEDEF: TAM BAĞIMSIZLIK
Doğu Türkistan'ın efsanevi lideri merhum İsa Yusuf Alptekin'in ölümünün 2. yıldönümünde düzenlenen törenle yad edildi. Zeytinburnu Emine İnanç Vakfı konferans salonunda gerçekleşen anma toplantısında bir konuşma yapan Kültür Eski Bakanı Namık Kemal Zeybek "Bu haklı mücadelede Doğu Türkistanlıların ortak hareket edip birlik olmaları gerektiğine dikkat çekerek, Al bayrak ile Gökbayrak'ın resmi olarak yan yana dalgalanacağı günün uzakta olmadığını" söyledi.
Arslan Alptekin'de "M. Emin Buğra, Osman Batur ve bütün şehidlerin yanı sıra Kızıl Çin'in kurşunlarına hedef olan aziz kahramanlarımızı anmayı borç bilirim.
Mehmet Emin Buğra ve babam İsa Yusuf Alptekin tam bağımsızlığı hedef alan Doğu Türkistan davasını başta Türkiye olmak üzere bütün dünyada anlatmaya çalıştılar" dedi. (30 OCAK 1998 G.H.M)

TÜRKİSTAN'DA BURUK RAMAZAN
Doğu Türkistan'da yaşamakta olan Müslüman Uygur Türklerine Çin Hükümetinin dolaylı baskısı din ve İslamiyet konusunda artarak devam ediyor.
Uygur kızlarının Çinli hanlarla zorla evlendirilmelerine karşı çıkan Uygurlara yönelik bu sefer "ihtilal niyetleri beslediği sebebiyle" dini vecibelerinin yerine getirilmesinin engellenmesi yoluna başvuruldu. Tiensin kentinde elektrik santraline alınması kararlaştırılan 125 Uygur asıllı Müslüman'ın özellikle İslami Oruç ve Bayram muafiyetlerinden yararlanmamaları şartı koşuldu.
Bütün baskılara rağmen adaylar işe alınmadan evvel bu konudaki şartnameyi" imzalamadılar ve sınava girmediler. (4 OCAK 1998 ZAMAN)

DOĞU TÜRKİSTAN'IN TALİHİ DÖNECEK
Devlet Eski Bakanı ve DYP Kayseri Milletvekili Ayvaz Gökdemir, Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Merkezine (Kayseri) yaptığı ziyarette gazetemize çeşitli açıklamalarda bulundu. Gökdemir "Türkiye olarak kardeşlerimizle gerekli bağları kurduk. Yaptıklarımızın meyvesini 2025 yıllarda almaya başlayacağız.Gökdemir, tarihin kötüye şahit olduğu gibi iyiye de dönebileceğini vurgulayarak Doğu Türkistan'ın mutlaka bağımsızlığını alacağını ifade etti. (11 OCAK 1998 ZAMAN)

DOĞU TÜRKİSTAN'DA 16 KİŞİ DAHA İDAM EDİLDİ
Çin Kominist Partisinin kendi gazetelerinden "Sincan Yasal Günlüğü"nde yer alan haberde 29 Aralıkta Urumçideki Halk Mahkemesinde idam cezasına çarptırılan sanıkların infazı aynı gün gerçekleştirildi. İdam edilenlerin 7'sinin 13 kişiyi öldüren bir çetenin üyesi olduğu belirtilen haberde, diğer suçlular hakkında bilgi verilmedi. GÖK BAYRAK HABER MERKEZİ 12.1.1998

DOĞU TÜRKİSTAN İNTERNETTE
Kısa adı SOTA olan ve 1991 yılında kurulan Türkistan Newsletter 1998 yılı itibarı ile Türkçe (Türkiye Türkçesi) yayınlara başlamıştır. Elektronik gazete. Hollanda’nın Haarlem şehrinde kurulmuştur. Türkistan, Azerbaycan, Kırım, Kafkasya, Sibirya Araştırmaları Merkezinin bir yayın organı. Yılda dört defa yayınladıkları BİTİĞ isimli birde dergi yayınlıyorlar. Aylardır hiç aksatmadan İnternet yayınları ile evlere kadar Doğu Türkistan'ın sesi olan bu Türkistan gazetesine ve Mehmet Tütüncü beye başarılar dileriz. (GÖKBAYRAK HABER MERKEZİ)

NÜKLEER DENEME BÖLGESİ LOP NOR'DA ZENGİN SİLVİT YATAKLARI BULUNDU
Bölgede yıllar boyu çok sayıda nükleer deneme yapan Çin yönetimi, bu uygulamayı birkaç yıl önce sona erdirdi. Radyasyon oranının "zararsız düzeye" indirilmesinden sonra bölgede geniş çaplı araştırmalar başlatıldı. Araştırmalarda, zengin silvit (silvin) yatakları bulundu.
Silvit yataklarının işlenmesi için bölgede geniş çaplı açık hava laboratuvarı kurmaya karar veren Çin Jeoloji Bilimi Akademisi yetkilileri, bulunan silvit rezervinin 60 milyon tonu geçtiğini tahmin ediyorlar.
Potasyum klorür (KCI) tuzunu büyük oranda içeren bir bileşik olan silvit, önemli zirai gübrelerden "potas" gibi kalsiyum içeren gübrelerin üretiminde kullanılıyor. Çin, halen yıllık ihtiyacı olan 3 milyon ton potas türü gübrenin 2.7 tonunu ithal ediyor.
Çin'in nükleer deneme alanı Lop Nur'da, daha önce de zengin petrol rezervleri bulunduğu açıklanmıştı.   (19.01.1998 A.A)
(Kızıl Çin nükleer denemelerden vazgeçmedi. Radyasyon'un halen devam etmektedir. Yukarıdakiler kendi açıklamalarıdır.)

MANHATTAN'DA GÖKBAYRAK
Dünya Ticaret Merkezinin yedi adet binası vardır, hepsi birbirine çok yakın olarak inşa edilmiştir, bir site oluştururlar. 1 ve 2 numaralı binalar (namı diğer "ikiz kuleler") New York'un en yüksek binaları hüviyetini taşıyan gökdelenlerdir.
Dünya Ticaret Merkezinin 5 numaralı binasının önünde, evet 5 bayrak dalgalanıyordu: Çin, Güney Kore, ingiltere, Japonya ve Doğu Türkistan bayrakları. Günlerden Cumartesi idi. Soru soracak kimse yoktu ortalıkta. Rüzgârın esmesini, barakların dalgalanmasını bekleyip değişik açılardan üst üste fotoğraflar çekmekle yetinmek zorunda kaldım. Hafta içi bir güne rast getirerek tekrar Manhattana gittiğimde Ocak ayının ilk haftasıydı. Dünya Ticaret Merkezi'nin 5 numaralı binası, önünde yine 5  bayrak dalgalanıyordu. Çin, Güney Kore, İngiltere, Japonya ve bu defa grubun bir başında Doğu Türkistan bayrağı yoktu! Onun yerinde Fransa bayrağı dalgalanıyordu. Ben burada iki hafta önce Gökbayrak görmemiş miydim? Elimde fotoğraflar olmasa kendi gözlerimden bile şüpheleneceğim. 26 OCAK 1998 TÜRKİYE (Amerikadan Mektup Ayşe Göktürk TUNCEROĞLU)

SIRA DOĞU TÜRKİSTAN'DA
Azerbaycan Kültür Derneği Kayseri Şube Başkanı Mahmut Sarıkaya, Azerbaycan'ın bağımsızlık hareketinde Rus Kızıl Ordusunun Bakü'de yaptığı katliamın hala hafızalardan silinmediğini belirterek, "Bağımsızlığımızı şehit kanlarıyla kazandık kıymetini biliyoruz" dedi.
Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Mehmet Emin Batur'da, Azerbaycan'ın istiklale kavuşmasının Doğu Türkistan'da yaşayan 35 milyon Türk için de umut kaynağı olduğunu söyledi.
Batur, "Azerbaycan'lı kardeşlerimizin insanlık dışı muamelelere kahramanca göğüs gererek istiklallerini hak ederek kazandılar. Azerbaycan'lı şehitlere Allah'tan rahmet, kalanlara da başsağlığı diliyorum. İnşallah, kurtuluş sırası Doğu Türkistan'da" dedi. 23 OCAK 1998 ZAMAN

TÜRKİYE BÜTÜN TÜRKLERİN ÖZ YURDU
Baskılar yüzünden Türkiye'ye gelen dış Türklere gözaltı uygulamalarına son verilmesi, kendilerine sürekli oturma ve çalışma izni hakkı tanınmasını istedi.
Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı İsmail Cengiz sepetçiler Kasrındaki Uluslararası Basın Merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Atatürk döneminde çıkarılan 13 Mayıs 1928 tarihli Türk vatandaşlığı kanununda "ister yurt içinde, ister yurtdışında olsun, Türk babadan olan ve Türk anadan doğan çocukların, doğumlarından başlayarak Türk vatandaşları olmalarının" esas kabul edildiğini söyleyen Cengiz, dış Türkler konusunda Milli bir politika bulunmadığını öne sürdü.
Afganistan, Doğu Türkistan ve Irak'tan çeşitli yollarla Türkiye'ye gelen soydaşlarımızın vatandaşlık, ikamet, çalışma hakkı gibi problemleri hakkında kamuoyunu bilgilendirmek için düzenlenen basın toplantısında Doğu Türkistan Göçmenler Derneği Genel Sekreter Yardımcısı ve TÜDEF Yönetim Kurulu Üyesi Hızırbek Gayretullah'da Dış Türklerle ilgili müstakil bir bakanlık kurulması gerektiğini söyledi. 26 OCAK 1998 BÜYÜK KURULTAY

GÖKBAYRAK ÜZERİNE DOĞU TÜRKİSTAN HARİTASI
Hatice Dönmez, Türkiye'deki binlerce Kazak Türkünden biri. Kendisine Kazak Türkü denilmesinden ziyade, Doğu Türkistanlı şeklinde hitap edilmesinden daha çok hoşlanıyor. Gökbayrak üzerine işlediği Doğu Türkistan haritasının üstüne birde zincir koyarak, ata yurdun esaretini anlatmış bir çalışmasında. Bu güne kadar iki sergi açmış (31 OCAK 1998 ZAMAN–2)

DOĞU TÜRKİSTAN KURTULUŞ HAREKETİ
Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Mehmet Emin BATUR Kurtuluş hareketinin 1. yıldönümü münasebetiyle açıklama yaptı. (Ortadoğu B. Kurultayı Akit, Milli Gazete, Zaman, Kayseri Gündem, Hakimiyet Kayseri, Kayseri Anadolu Haber, Yeni Kayseri, Büyük Kayseri, Başak TV, Elif TV, Kay TV. 4 ŞUBAT 1998 G.H.M)

İLİ AYAKLANMASI BİRİNCİ YILINDA
Doğu Türkistan'ın İli şehrinde 5 Şubat 1997'de gerçekleşen ayaklanmada şehid edilen 400 Uygur törenle anılıyor. Törende konuşan D. Türkistan ve İç Moğolistan Halklar Birliği Başkanı Erkin ALPTEKİN "Ayaklanma Doğu Türkistan Türklerinin Çin yönetiminden kurtulmak için sürdürdüğü bağımsızlık mücadelesinin bir devamı idi.
Çin yönetimi tahrik ettiği ili ayaklanmasını kanlı bir şekilde bastırmıştı." dedi. Yükselen tansiyonun düşünülmesi için Çin yönetiminin iki tarafın çıkarlarına uygun önlemler almasını isteyen Alptekin "Çin eğer çatışma ortamı istemiyorsa D. Türkistan liderleriyle diyalog içerisine girmelidir. Diyalog anlaşmazlıkları izale etmenin tek yoludur. Karşılıklı itimat tesis edilmek isteniyorsa diyalog şarttır." dedi. (5 ŞUBAT 1998 TÜRKİYE)

Bu habere açıklama yapmadan geçemeyeceğim. Binlerce şehidin verildiği kutsal bir savaşın ardından diyalogdan, karşılıklı itimat tesis edilmesinden bahsetmenin ne anlama geldiği açıklanmalıdır. Çünkü ölümle iç içe yaşayan o mübarek insanlar diyalog kurabilecek birilerini bulsalardı herhalde evlerinde oturur karşılıklı itimatlarla geçinir giderlerdi. İtimada'da, diyaloğada karar verecek yine oradaki mücahidlerdir.
 
DÜNYA, BU VAHŞETE SEYİRCİ KALMAMALI
Çin son bir yılda 300 binden fazla Türk öldürüldü. 68 bin genç kamplarda tutuklu. Bin 600 kişi bir yıldır kayıp Türküm demek yasak! Camiye girmek yasak! Toplu katliamdan endişe ediliyor. Doğu Türkistan Göçmenler Derneğinin Çağlayan Abide-i Hürriyet Meydanında yapmak istediği "Doğu Türkistan'a Hürriyet Mitingine izin verilmemesi Milliyetçi camiada üzüntüyle karşılandı. (9 ŞUBAT 1998 BÜYÜK KURU LTAY-AKİT)

DOĞU TÜRKİSTAN MAALESEF UNUTULDU
Evet; Türkiye’nin önündeki iç ve dış meselelerin çokluğunu Doğu Türkistan davasını unutturdu. Eğer unutulmasaydı son ayaklanmalardan bu tarafa bazı tedbirler alınmış olurdu, iç ve dış meselelerin çokluğu mazeret kabul edilemez. Büyük dağın derdi büyük olur. Türkiye’nin bugün ve her zaman ciddi problemleri olacaktır. Bunların varlığı Batı Trakya Türklerini, Ahıska Türklerini Irak Türkmenlerini, Kırım Tatarlarını, Karabağ Azerilerini ve Uygur Türklerini unutma hakkını vermez.
Uygur Milliyetçileri sabotaj ve vurkaç eylemleri ile hem idareyi ikna etmeye ve hem de dünyanın dikkatlerini çekmeye çalışmaktadır. Kanlı İli ayaklanmasının üzerinden bir yıl geçti. Türkiye, hapishanelerdeki Türklerin tahliyelerini gerçekleştirmek için her mekanizmayı işletmelidir. Uygur Türkü de dini, milli insani ve demokratik haklarına kavuşabilmen. Doğu Türkistanlı Uygur Türkü de insandır. O da her insan gibi kendi bayrağı altında hür bir şekilde yaşamak istemektedir. Devlet ve hükümet temsilcilerimiz temas ve ziyaretlerde Çin manevralarına karşı uyanık olmalılar. Her şeyi ters yüz edecekleri şimdiden bilmelidir. Her şeyi ters yüz eder fakat Uygur bölgesine yazar, muhabir ve kameraman sokmazlar...
Doğu Türkistan'la İlgilenmeliyiz.
Dün Azerbaycan ne kadar uzaktaydı... Dün Özbekistan ne kadar uzaktaydı, dün Türkmenistan ne kadar uzaktaydı... Dün Kazakistan ne kadar uzaktaydı.
Dün Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Azerbaycan hatta Nahçıvan Kaf dağının ardındaydı. Dün yüreklerde cesaret yoktu. Dün kulaklar sağırdı. Şimdide Doğu Türkistan Kaf dağının ardında bir masal ülkesi. Şimdide Doğu Türkistan'a karşı yürekler cesaretsiz, kulaklar sağır.
Zulüm payidar olmaz.
Çin, SSCB'den ders almalıdır. Meselelerimizi unutmaya hakkımız yok.
Zaten Milli Şuur, hiçbir şeyi hiç bir zaman büsbütün unutamaz. 
(10 ŞUBAT 1998 TÜRKİYE Entellektüel Boyut) Muhterem Rahim ER beyefendiye bir kez daha teşekkür ederiz.

İLİ AYAKLANMASININ BİRİNCİ YILDÖNÜMÜ
Çin yönetimi, İli ayaklanmasının kanlı bir şekilde bastırılmasından sonrada, uzun yıllardan beri Doğu Türkistan Türklerine karşı yürüttüğü keyfi tutuklama, işkence ve idam cezalarını bütün şiddetiyle devam ettirmiştir. 5 Şubat 1997 ile 31 Aralık 1997 tarihleri arasında bütün D. Türkistan'da 100.000 den fazla D. Türkistanlı'yı tutuklamış, tutuklulara ağır işkenceler uygulamış ve uluslar arası televizyon kurumu CNN' in 9 Aralık 1997 tarihinde yayınladığı bir haberinde de teyid edildiği gibi 1000'den fazla D. Türkistan Türkünü idam etmiştir. Böylece, Çin yönetiminin son üç yılda tutukladığı D. Türkistanlıların sayısı 500.000'i aşmıştır. Şu anda D. Türkistan'da her aileden en az 1 ve 3 kişi tutukludur. Mevcut hapishaneler ağzına kadar dolduğu için hapishane olarak kullanılmak üzere yeni barakalar kurulmuş, eski fabrikalar ve hatta "yasak inşa edildiği" ileri sürülerek ibadete kapatılan camiler geçici hapishane olarak kullanılmıştır. İşlemediği suçları itiraf ettirebilmek için tutuklular kızgın demir üzerinde yürütülmüş, vücudunun çeşitli yerlerine kızgın yağ dökülmüş ve derileri yüzülmüştür. Af örgütü Amnest international'a göre Doğu Türkistan Türklerine karşı uygulanmakta olan idam cezalarının çoğu "exra-judicial exocutian" yani yargısız infaz'dır. Beş bin yıllık tarih, kültür ve medeniyete sahip olmakla övünen Çinlilerin Doğu Türkistan Türklerine karşı uyguladığı bu zalimane soykırım, siyasi baskı, kültürel eritme, ekonomik sömürü, ekolojik yıkım ve ırki aşağılama siyaseti, Doğu Türkistan'ı bir barut fıçısına çevirmiştir.
10 ŞUBAT 1998 TÜRKİYE (Dış Politika M. Necati ÖZFATURA)
Tekrar Teşekkürler Sayın ÖZFATURA

BİRİ UYGUR, DÖRT ÇİNLİ, VE BİR ÇİNLİ POLİS ÖLDÜRÜLDÜ
15 Şubat 1998 gecesi Doğu Türkistan'ın Karamay şehrine bağlı Ceren bulak petrol üretim tesislerinde biri Uygur, dördü Çinli ve bir Çin'li polis olmak üzere toplam 6 kişi kimliği belirlenemeyen kimseler tarafından öldürüldü. 16.02.1998 D. TÜRKİSTAN İNFORMASYON MERKEZİ
 
ÇİN HÜKÜMETİ 11 UYGUR GENCİ İDAM ETTİ
Doğu Türkistan'ın Gulca (İli) şehrinde 11 Uygur genci Pekin hükümeti tarafından idam edildi. Alman Haber Ajansı (dpa)'nın bildirdiğine göre, idam edilen gençler Gulca ayaklanması sırasında tutuklanmış olup, cinayet, yasaları çiğnemek, devlet güvenliğini tehdit etmek ve bölücülük propagandası yapmakla suçlanmışlardır. Ayrıca aynı kişilerle birlikte yargılanan yine üç genç daha idama mahkum olmuş, ancak yaşlarının küçük olması nedeniyle cezanın gecikerek icra edilmesi karara bağlanmıştır. Aynı zamanda (dpa)'nın Çin'in "Xinjiang Ribau" gazetesine istinaden verdiği habere göre, Gulca olaylarına karıştıkları iddia edilen 27 kişi de ömür boyu hapse çarptırılmışlardır.
Çin hükümeti geçen yıl 22 Temmuz günü İli vilayet mahkemesi ve Gulca Şehir mahkemesi işbirliği ile ili açık hava spor meydanında ceza hükmü alan 27 Uygur genci ağır cezalara çarptırılmıştı. Bunlardan Gaffar Talat, Hasancan Emin, Alimcan Yolvas, Abdulrahim Tuduhan, Abdülrahim Mehmet, Sıddık Rozi, Mehmetcan Nur Muhammet olmak üzere yedi uygur mücahidi ölüm cezasına çarptırılmıştı. Ondan başka 3 Uygur gencine iki yıl geciktirmen idam cezası, yedi Uygur gence ömür boyu hapis cezası, 16 yaşındaki Rahmetcan'a 18 yıl diğer 9 Uygur gencine 15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. 16.02.1998 (Doğu Türkistan İnformasyon Merkezi)

ÇİN HÜKÜMETİ ÇİN'DE YAŞAYAN UYGURLARI KEYFİ TUTUKLAMAKTADIR.
Bu ayın ortasında Çin'deki Uygurlardan bilim adamları, Üniversite öğrencileri ve işadamları olmak üzere 26 Uygur, Çin polisi tarafından tutuklandı. Doğu Türkistan'ın Hoten vilayetine bağlı tevekkül köyünden Çin'e üzüm satmaya giden köylülerden 20 Uygur Çin polisi tarafından hapse atılmıştır, bu güne kadar onlardan hiç haber alınmamıştır. (16.02.1998 D.Türkistan İnformasyon Merkesi)

YOLCU OTOBÜSÜ HAVAYA UÇTU
PEKİN: Çin'de dün bir otobüse yerleştirilen bombanın patlaması sonucu en az 50 kişinin öldüğü bildirildi. Hubei bölgesinin Wuhan kenti yakınlarında, bir otobüse yerleştirilen bomba sabah TSİ 04.00'te patladı. Patlama sonucu en az 50 kişinin öldüğü sanılırken çevredeki insanların yaralandığı pek çok araçla binanın da hasar gördüğü bildirildi.

Görgü tanıkları, dört-beş kişinin korkunç patlamadan sonra alevler içinde kaçarken görüldüğünü söylediler. Pekin polisi ölü sayısına ilişkin kesin bir bilgi vermedi. Hang Yang kasabasına doğru giden otobüsün kasabaya 20 kilometre yaklaştığı sırada patladığı bildirildi. Patlamanın çok şiddetli olduğu yakındaki araçların patlamanın etkisi ile havalanıp ters düştüğü belirtildi. Olayın gerçekleştiği yol, dün akşam saatlerine kadar kapalı tutuldu. Wuhan polisi patlamanın nedeni hakkında bilgi vermedi.

Ölü ya da yaralı sayısı vermekten kaçınan polis kaynakları, bölgeye güvenlik güçlerinin gönderildiği-
ni bildirdiler. Hon Kong'da yayınlanan bir gazetede, Pekin polisinin 10'dan fazla şüpheli "teröristi" olayla ilişkili oldukları nedeniyle gözaltına aldığını yazdı. Haberde Müslüman Uygurların çoğunlukta bulunduğu Sincan eyaletinden (Doğu Türkistan) getirildiği sanılan çok sayıda Bombanın da ele geçirildiğini bildirdi. 15.02.1998 Cumhuriyet

DOĞU TÜRKİSTAN'DA İDAMLAR DEVAM EDİYOR
Orta Asya ülkelerinde faaliyet gösteren Uygur derneklerinin katılımıyla geçen yıl kurulan "Uyguristan'ın Bağımsızlığı için Siyasi Konsey Teşkilatı" bugün Almatı'da bulunan Demokrasi Evi'nde bir basın toplantısı düzenleyerek toplumsal barış ve insan hakları örgütleri ile parlamentoları Çin'e baskı yapmaya çağırdı. Konsey başkanı Kahraman Hocamberdi toplantıda, Çin yönetiminin Doğu Türkistan'da Uygurlara karşı yürütüldüğü asimilasyon ve soykırımların devam ettiğini söyledi. Doğu Türkistan'daki gelişmelerle ilgili kesin bilgi alamadıklarını da söyleyen Kahraman Hocamberdi, mevcut bilgilere göre 1997 yılının Şubat ayı ile 1998 yılının Şubat ayı arasında 400 Uygur'un Çin gönetimi tarafından idam edildiğini iddia etti. Hocamberdi, ayrıca Çin'in çeşitli bölgelerindeki cezaevleri ile kamplarda halen 76 bin Uygur'un bulunduğunu da söyledi. (Gökbayrak Kazakistan Temsilciliği 17.02.1998)

DOĞU TÜRKİSTAN'DA 1995 YILLARI ARASINDA BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ VERİRKEN, ÇİNLİLER TARAFINDAN BÖLÜCÜLÜK İLE SUÇLANARAK TUTUKLANAN UYGUR MÜCAHİTLERİNİN GENEL SAYISI
Güvenilir kaynaklardan edinmiş olduğumuz istihbaratlar sonucundaki bilgilere göre: 1995 yılının Ramazan ayı ile 1997 yılının 10 Temmuz tarihleri arasında Doğu Türkistan'ın Yarkent bölgesinde bağımsızlık mücadelesi verirken bölücülük ile suçlanarak tutuklanan Uygur Türklerinin sayısı 30.000'den (otuzbin) fazladır.

Doğu Türkistan'ın genelinde yukarıda belirtilen tarihler arasında Çinliler tarafından bölücülükle suçlanarak tutuklanan Uygur Türklerinin sayısı 560 binden fazladır. Bu 560 bin tutuklunun içerisinde 15 sene ve daha yukarı müebbet hapis cezasına çarptırılanların sayısı 7000 (yedi-bin)'den fazladır. 1995 ile 1997 yılları arasında Doğu Türkistan'ın genelinde Kızıl Çin'in işkencesi sonucunda öldürülen ve kaybolanların sayısı 5000 (beş bin) den fazladır. Sadece Kaşgar bölgesinde bir gecede kimlik kontrolü bahanesi ile tutuklanıp ve sonradan akibetlerinin ne olduğu belirlenemeyen Uygurların sayısı 10.000'i (on bin) geçmiştir. (Muhabir Araştırmacı Gazeteci Bürküt 14 Kasım 1997) Bu rakamların hiç de abartma olmadığı kesindir. Çünkü 35 milyonun üzerinde nüfusa sahip bir ülkede uygulanan insanlık dışı katliamların sonucu bu rakamlar bizce doğrudur. Bu katliam rakamlarının 160'larla ifade edenlerin nüfus konusunda olduğu gibi sebebi bilinmeyen kasıtlı emellerinden şüphelenilmelidir.

ÇİN DOĞU TÜRKİSTAN DERNEĞİNDEN RAHATSIZ
Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in Pekin ziyareti sırasında Çin tarafının, Türkiye'deki Doğu Türkistan Derneği'nin faaliyetlerinden rahatsızlık duyduğunu bildirdiği, Türk tarafının ise barışçı faaliyetlere Türkiye Cumhuriyeti'nin bir müdahalesi olmadığı yanıtını verdiği bildirildi.

  • 870 defa okundu.