Dolkun İsa
Doğu Türkistan Öğrenci Gençler Birliği
Eski Başkanı
15 Haziran 1988'de Doğu Türkistan'da ikinci defa demokratik gençlik hareketi başladı. 12 Aralık hareketinden 3 yıl sonra ortaya çıkan bu olay Çin hükümetini büyük rahatsızlığa uğrattı. Ben (Dolkun İsa), 12 Aralık hareketinin aktif katılımcılarından biriydim. Bu, ikinci öğrenci gençler hareketini ise arkadaşlarımla (arkadaşlarımın adlarını söyleyemiyorum.) 15 Haziran 1988'de Urumçi'deki üniversite öğrencileri, Urumçi üniversitesinde "milli aşağılanmaya direniş mitingi" düzenlediler ve daha sonra dersleri bırakıp sokaklara döküldüler.

Dört binden fazla öğrencinin katılım ile gerçekleştirilen bu yürüyüş iki gün devam etmişti. Gençlerin bu demokrasi mücadelesi, Doğu Türkistan gençlerinin, öğrencilerinin kararlı iradesini gösterdi. Milletin gençlere olan güvenini güçlendirdi. Doğu Türkistan gençlerinin demokrasi mücadelelerini bir aşama da¬ha ilerletmiş oldu. "15 Haziran Olayı" diye adlandırılan bu hareket, Urumçi Üniversitesi başta olmak üzere birkaç üniversite de kurulan "Öğrenciler İlim-Kültür Birliği" tarafından düzenlenmişti. Bu örgüt, toplumda, üniversitelerde bu demokratik hareketin sosyal tabanını iyice hazırlamıştı,
12 Aralık hareketinden sonra toplumda üniversitelerde gençlerin sosyal hayatı canlanmaya başlamıştı. Çeşitli ilmi, sosyal kuruluşlar meydana getirilmişti. Bunların içinde etkisi en güçlü kuruluş "Öğrenci İlim-Kültür Birliği" idi. Bu birliği 25 Aralık 1987 tarihinde 500'den fazla kişinin katılımı ile Urumçi Üniversitesinde kurmuştuk. Ben Birliğin başkanlığına seçilmiştim. Birliğimiz çok hızlı gelişti, kısa zamanda üye sayımız, yalnız Urumçi üniversitesinde 1500'ü geçti. Tabii ki bu Birlik, siyasi bir örgüt değildi, birliğimizin amacı toplumda ilim ve kültürü yaymak, milleti şuurlandırmak idi. Faaliyetlerimizin canlanmasından, etkisinin güçlenmesinden rahatsızlık duyan hükümet ve üniversite yöneticileri Öğrenci İlim-Kültür Birliğinin kurulmasına bilmeden izin verdikleri için çok pişmanlık duyuyorlardı. Bu nedenle faaliyetlerimize çeşitli nedenlerle engeller çıkarmaya çalıştılar. Ama biz, Öğrenci-Gençler yasaya da uyarak. Çeşitli imkanlarla Birliğimizin faaliyetlerini güçlendirdik. 

Daha sonra Eğitim Üniversitesi Sanayi Bilimler Üniversitesi, Pekin Azınlıklar Üniversitesi gibi üniversitelerde de "Öğrenci İlim-Kültür Birlikleri" kurup "Kardeş Birlikler İttifakı" teşkil ettik ve sonunda "Üniversiteler Dayanışma Komitesi"ni kurduk. Birliğimiz, tatil zamanından faydalanarak üyelerini vatanın çeşitli yerlerine gönderip okuma yazma öğretmek, kültürel kurslar açmak, toplumda, okullarda sosyal araştırmalar yapmak gibi faaliyetlerle meşgul olmuştu. Özellikle 1988'de Birliğimizin Kulca'ya gönderdiği "Milli Eğitim Durumunu Araştırma Grubu" çok önemli çalışmalar yapmıştı.

Bu araştırma grubu üyeleri, Kulca'daki 17 tane ilk, orta ve lise düzeyindeki okulda çok ince araştırmalar yapıp, yok olmaya yüz tutan milli eğitim ve çok kötü şartlardaki milli okullarla; gelişmiş, çok güzel; mükemmel Çin okullarını birbirleriyle karşılaştırıp gerçek durumu videoya çekip, fotoğraflandırıp, bir araştırma dökümenti hazırlamışlardı.

Kulca'da birçok ders sınıfları yıkılmış birçoğu tehlikeli hale gelmiş, yine birçok okul kapanma durumunda olup, normal eğitim durmuştu. Sınıf yokluğu yüzünden sadece Kulca şehrinde 10 bin öğrenci eğ-timsiz kalmıştı. Birliğimiz bu acı olayı çözülmemek ün harekete geçti. Hükümete, Milli Eğitim Bakanlığına video kaseti, fotoğraflarla birlikte mektup göndererek yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan Kulca Milli Eğitimi ile ciddi şekilde ilgilenmesi için uyardı. Video gösterileri, fotoğraf sergileri, milli eğitimimizi kurtarma kampanyaları başlattı ve güçlü bir kamuoyu oluşturdu.

Birliğimiz folklor ekibi teşkil edip, "Ecdadlar izinden", "Uyguroğlu" gibi tarihi tiyatroları sergileyip toplumda, üniversitelerde vatanperverlik, milliyetçilik propagandası yapmıştı. Gençlik hareketleri gittikçe büyümüş ve güçlenmişken, Doğu Türkistan'da yaşamakta olan Çinlilerde de asabileşme başladı.

  • 740 defa okundu.