ÇİN ZULMÜ LANETLENDİ

Bonn-Çin işgali altında bulunan Doğu Türkistan'da Ramazan ayı sonlarında Çin askerleri tarafından Uygur Türklerine karşı başlatılan ve Bayram günü şiddetlenen olaylar sürerken Bonn'da Çin zulmünü protesto etmek için bir yürüyüş düzenlendi.

Onbinlerce kişinin katıldığı bu yürüyüş Bonn'da tiyatro meydanında başlayıp Çin büyükelçiliği önünde devam etti. Almanların da Almanca olarak Çin'i kınayan bildiri dağıttığı bu yürüyüşe Doğu Türkistan'ın merhum lideri İsa Yusuf Alptekin beyin oğlu Erkin Alptekin beyin de katıldığı bu yürüyüşe katılan Oberhaussen Türk Kültür Ocağı ikinci başkanı Hamza Sakın beylere başta Türk Kültür Ocakları olmak üzere şahısların da Kayseri Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma örneği olarak teşekkür eder bu mukaddes davamızda bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmadıkları için Allah (c.c.) razı olsun deriz.

Yine Avrupa Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonunun aylık yayın organı Türk Federasyonu gazetesi de MHP Genel Bşk.Yrd. Oktay Öztürk beyin o zamanki "insanlık Suçu Durdurulsun" başlıklı bir basın bülteni ile birlikte Kasım Ordu beyin birde makalesi yer almaktadır. Yine aynı gazetede sayın Erkin Alptekin beyin "Doğu Türkistan'da Son Gelişmeler" başlığı altında bir de yazı bulunuyor. (MART 1997 TÜRK FEDERASYON)

 

ÇİN, DOĞU TÜRKİSTAN'DAKİ UYANIŞTAN KORKUYOR

Uygur ve Kazak halkı hızlı bir şekilde dine yöneliyor. Fransız haftalık Le Point (Lö Puan) dergisi, son sayısında Doğu Türkistan Türklerine renkli resimli beş tam sayfa ayırdı. Doğu Türkistan çok stratejik bir ülke. Orta Asya ülkeleri ile 5400 km.'lik bir sınırları var. Çin bölgenin dengesinin Doğu Türkistan'ın elinde olduğunu çok iyi biliyor.

 

Petrolde Yeni S. Arabistan:

Doğu Türkistan, petrol yatakları bakımından da dünyanın en zengin bölgelerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Çin'li bir yetkili, "Bizim araştırmalarımıza göre, Doğu Türkistan yeni bir Suudi Arabistan olabilecektir" diyor. 10 milyar ton petrolün toprak altında yattığını belirtiliyor. Bölge doğalgaz bakımından da son derece zengin bir ülke Çin'li nüfusu eskiden %10'u geçmezken 1950-1980'den sonra devlet tarafından uygulanan göç politikaları ile Çinliler yüzde 40'lık bir nüfusa sahip oldular.

 

Çin Türkçe'yi yok etmek içi hem siyasi, hem iktisadi, hem de eğitime dayalı yoğun bir baskı uyguluyor. Çinli yetkililer bir iki nesil sonra özellikle eğitim yoluyla, bu işin tamamen üstesinden geleceklerini söylüyorlar. Müslüman Uygur Türkleri, kontrol altında da olsa dini geleneklerine ve ibadetlerine coşkuyla dönüyorlar. Zaten Doğu Türkistan halkının %90'ı sünni Müslüman fakat son zamanlarda İran'dan gelen kişiler Şiiliği yaymak için faaliyet gösteriyorlar. Özellikle Tacikler arasında Şiilik geniş yankı buluyor. Kaşgarda bile İran etkisi kendisini giderek daha fazla hissettiriyor.

 

Camilerde imamlar, "Çinlilere benzemeyelim. Yoksa dinimizde dilimiz de milliyetimiz de elimizden gider" şeklinde bundan iki sene önce yaptıkları vaazların semerelerini topluyorlar, islam özellikle gençler arasında şahlanış gösteriyor. Çin zulmüne ve Çin ayrımcılığına karşı gençler, islam'a daha fazla sarılarak kendilerini korumaya çalışıyorlar.

 

Bağımsızlık Aşkı:

Yeniden dine dönüşe paralel olarak, milliyetçi, akımlar da hızlanmış durumda. Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan gibi sınırdaş ülkelerin bağımsızlığa kavuştuğunu gören Doğu Türkistanlılar istiklal ateşi ile yanıp tutuşuyorlar, bağımsız bir ülke olarak dünya sahnesinde yerlerini almak istiyorlar. Çin'li yetkililer, Doğu Türkistan'ın yeni bir Çeçenistan olmasından son derece endişe duyuyorlar. Böyle bir durumun ortaya çıkmaması için çok sert acımasız tedbirler alıyorlar.

Ne yapılırsa yapılsın, Doğu Türkistan pek öyle kolay, kolay kontrol altına alınabilecek bir ülke gibi görünmüyor. (2 KASIM 1997 AKİT)

 

SIRA DOĞU TÜRKİSTAN'DA

Tibet için özel koordinatör atayan ABD, yönetiminin, Çin zulmü altında yaşayan Türklerin hakkını korumak için de "Doğu Türkistan Özel Koordinatörü" görevlendireceğini açıkladı.

Tibet için atanan Gregary Craig ardından Doğu Türkistan içinde aynı bir arabulucu (Türkleri hakkını korumak için) atanması üzerine, ABD'nin Çin'in içişlerine karışmamasını isteyen Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Shen Guafeng "Bu Çin'in içişleridir, kimsenin bizim içişimize karışmaya hakkı yok bu yapılanları kınıyoruz" açıklamasında bulundu. (2 KASIM 1997 TÜRKİYE)

 

 

PEKİN ŞAŞKIN ÖRDEK GİBİ!

Uygurların bağımsızlık mücadelesi ile baş edemeyen Kızıl Çin yönetiminin, başta Urumçi ve Kaşgar olmak üzere bütün sokaklara afiş asarak Doğu Türkistanlılardan "Anavatanı Kurtarın" diye yardım istemesi,, diplomatik çevrelerde, "Şaşkın Pekin Ördeği, suya gerisin geri dalar" yorumuyla karşılandı.

Geçen Şubat ayında çıkan ayaklanmalardan korkmuş olacaklar ki bu isyan hareketlerinin dışarıdan desteklendiğini iddia ediyorlar. Komünist yönetim camilerde islam'ın Çin karşıtı isyanlara izin vermediği şeklinde vaazlar verdiriyor.

Müslümanlara iş imkanlarını kısıtlayan yönetim, yine ezan vakitlerinde yüksek sesde haber bültenleri yayınlıyor ve böylece buradaki Müslüman Türk kimliği ile ilgili her şeyi yok etmeyi planlıyor.

(KASIM 1997 BÜYÜK KURULTAY)

 

 

DOĞU TÜRKİSTAN'DA ZULÜM SÜRÜYOR

Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Mehmet Emin Batur, "12 Kasım 1933'te kurulan Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti'nin 64. kuruluş yıldönümünü, zulümler nedeniyle buruk kutladıklarını" belirtti.

 

Batur, yaptığı yazılı açıklamada, 35 milyon Türk'ün yaşadığı Doğu Türkistan'da Çin Halk Cumhuriyeti'nin insanlık dışı yöntemlerle işkencelerine devam ettiğini kaydederek, "Bütün dünya bu zulümlere maalesef sessiz ve seyirci kalıyor" dedi. Batur, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: "35 milyon kardeşimiz insanlık dışı zulümler altında hergün biraz daha yok edilmektedir. Birçok genç insan tutuklanarak hapislerde çürütülüyor. Canlı, canlı organları alınarak dış ülkelere satılıyor, anne karnındaki bebekler öldürülüyor. Doğu Türkistanlıların okuma hakları ellerinden alınıyor, çiftçiler, ve köylüler 28 çeşit ağır vergi altında ezdiriliyor. 21 asra 3 yıl kala bu tür bir zulüm uygulanması,  insanlık adına büyük bir utançtır."

Aynı haber Akit, Kayseri Anadolu Haber, Yeni Kayseri, Kayseri Star Haber, Büyük Kayseri ve bütün yerel ve ulusal gazetelerimizde ve Elif, Erciyes, Başak ve Kay-TV Televizyonlarından verilmiştir.  

(13 KASIM 1997 KAYSERİ GÜNDEM)

 

2 UYGUR YAKALANDI

"Pekin Günlüğü" gazetesinde yer alan habere göre Çin polisinin Pekin'in dış semtlerinde yakaladığı iki kişiden biri bombalama eylemlerini gerçekleştirmek diğeri ise gerekli patlayıcıları sağlamakla suçlanıyor. Bu iki Uygur Türkünün Urumçi'de 9 kişinin ölümüne, Pekin'de ise 8 kişinin yaralanmasına yol açan otobüs bombalama eylemlerinden sorumlu oldukları ileri sürülüyor.

Çin idaresi altında bulunan Doğu Türkistan'da, Pekin'den ayrılmayı ve 1944-49 yılları arasında yaşayan "Doğu Türkistan" devletini yeniden kurmayı amaçlayan bağımsızlık hareketleri, genelde Çinli görevliler ile Çin taraftarı Uygurları hedef alıyor. (01.12.1997 ANADOLU AJANSI)

 

 

ÇİN EN BÜYÜK TELEKOMİNİKASYON AĞINI DOĞU TÜRKİSTAN'A KURUYOR

Doğu Türkistan'a kurmayı planladıkları Fiber Optik Telekomünikasyon Ağı güney ve kuzey bölgeler boyunca 3 bin 360 km'lik bir iletişim hattını kapsıyor. 13 şehir ve 37 kasaba ve benzeri yerleşim birimlerini birbirine bağlayacak olan hat 54,2 milyon dolara mal olacakmış. Bu iletişim ağı gerçekleşirse eğer tabiki Doğu Türkistan halkının hizmetine değil o toprakların nimetlerinden yararlanan Çin Komünist Partisinin hizmetine girecektir. Çin askeri birlikleri, petrol mühendisleri, ziraat mühendisleri ve o bölgede hala zenginlik arayan Çin'li uzmanların kendi iletişimi içindir. Son zamanlarda çıkan milli ayaklanmalardan korkmaya başlayan Çin istihbarat örgütlerinin bütün Doğu Türkistan’daki kendi birimlerini haberdar etmek için böyle bir girişimde bulunmaları da göz ardı edilmemelidir.

(2.12.1997 GÖKBAYRAK HABER MERKEZİ)

 

 

AVRASYA'DA YENİ YÖNETİM HEYECANI

Avrupa Türk Dernekleri Federasyonu 2. olağan kongresi yapılarak yeni yönetim tesbit edildi.

Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Doğu Türkistan Göçmenler Derneği ve Türkistanlılar Kültür ve Yardımlaşma Derneğinin ortaklaşa kurduğu Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu' olağan kongresinde Türk dünyasının problemleri dile getirildi ve federasyonun bu konuda yapması gereken çalışmaları hızla sürdürmesi gerektiği bildirildi. Kongre divan başkanlığına seçilen Doç.Dr. Suphi Saatçi Türk Dünyasında şu anda en zor durumda bulunan Türk Topluluklarının Irak Türkleri ve Doğu Türkistan Türkleri olduğunu ileri sürdü. Yapılan seçimlerde Doğu Türkistan Göçmenler Derneği Genel sekreteri İsmail Cengiz, Federasyon Genel Başkanlığına seçildi. (TÜRKİYE)

 

DOĞU TÜRKİSTAN'DA KARA ULAŞIMINI GELİŞTİRME ÇALIŞMALARI

Doğu Türkistan'da mevcut karayollarının geliştirilmesi ve yeni yolların yapılması için geniş çaplı çalışmalar başlatıldı. Sinhua'nın haberine göre bölgenin sosyal ve ekonomik gelişmesini hızlandıracak karayolları çalışması için yaklaşık 870 milyon dolar harcanacak. Dünya bankasının vereceği kredilerin de kullanılacağı çalışmalar, bölgede mevcut bin 500 kilometrelik yoluk onarımı ve yeni yolların yapımını içeriyor.

 

Doğu Türkistan iletişim bölümü başkan yardımcısı Aman Hacı, Turpan-Urumçi ve Dahua-nosan arasındaki otoyol ile Urumçu ile bölgenin kuzeybatısında yer alan Kuytun kenti arasındaki yolun, Dünya Bankasından alınacak 450 milyon dolarlık krediyle gerçekleştirileceğini söyledi. Aman Hacı ayrıca Kuytun kenti ile bölgenin turistik merkezi sayılan Sayram Gölü arasında 305 km'lik otoyol ve Urumçi-Keorla kentleri arasında ulaşımı doğrudan sağlayacak otoyolda 2001 yılı sonuna kadar tamamlanmasının beklenildiğini söyledi. (4.12.1997 A.A)

 

 

ÇİN DOĞU TÜRKİSTAN'DAKİ NÜKLEER BÖLGEDE PETROL ARIYOR

LOP-NOR (A.A) Çin yıllarca birçok nükleer denemeyi gerçekleştirdiği ve "yasak bölge" ilan ettiği Doğu Türkistan'daki Lop Nor'da petrol arama çalışmaları yapıyor. Çin hükümetinin geçen yıl nükleer denemeleri konusundaki moratoryumu kabul etmesinden sonra başlayan çalışmalar, Lop Nor'un canlı izine rastlanmayan batı kesiminde yapılıyor. "Çin'in ilk Nükleer Patlama Deneme Merkezi" yazılı oranit bir anıt dışında hiçbir şey bulunmayan bölgede, sadece anıtın 8 kilometre güneyinde görevli 100 kadar işçi ve jeologun ikameti için yapılan birkaç bina yer alıyor. Çin petrol ve doğalgaz şirketinin bölgedeki yetkilisi Hua Wenhona, bölgede radyasyon düzeyinin "kabul edilebilir" düzeye düştüğünü belirterek, su ve toprakta radyasyona rastlanmadığını, kendileri için herhangi bir sorun bulunmadığını söyledi. Lop Nor'da petrol bulacaklarına emin olan araştırma grubu, petrolle bağlantılı olarak bir süre sonra bölgedehayatın yeniden canlanacağına inanıyor.

"Ölüm Bölgesi" ilan edilen Lop Nor'da resmi açıklamalara göre 1964-1981 yılları arasında 23 nükleer patlama gerçekleştirildi. Ülke dışında yaşayan çeşitli muhalif gruplar ise, bu sayının ancak yüzlerle ifade edilebileceğini, nükleer denemelerin, bölgenin asıl halkı Uygurlar için bir tür "Soykırım" uygulaması olduğunu ileri sürüyorlar. (4.12.1997 A.A)

 

DOĞU TÜRKİSTAN'DA YENİ BİR ZENGİN PETROL YATAĞI DAHA BULUNDU

Doğu Türkistan Petrol idaresi'nin açıklamasına göre, Hutubi bölgesinde Tiyanşan Dağları (Tanrı Dağları) güneyinde ve başkent Urumçi'ye 60 km. uzaklıkta bulunan petrol rezervinin yaklaşık 30 milyar metreküp olduğu tahmin ediliyor. Geçen yılın Ağustos ayında başlatman test çalışmaları sonucu iki kuyudan bir günde çıkarılan toplam doğalgaz miktarı 2.11 milyon metreküpe ulaştı. Açılan kuyulardaki bir günlük petrol üretimi ise 140 bin tonu geçti. Doğu Türkistan Petrol Araştırma Akademisi Başkan Yrd. Prof. Ou Yuande, Hutubi bölgesinin 120 km2'lik alanın petrol bölgesi olduğunu belirterek, araştırmaları sonucu bölgede 31.3 milyar metreküplük petrol rezervi olduğunu tespit ettiklerini kaydetti. Yetkililer, Hutubi bölgesinde yeni petrol yatakları olduğuna inandıklarını ve arama çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.

Çin ve Orta Asya'nın en zengin petrol yataklarına sahip Doğu Türkistan'da halen işletilmekte olan Tarım ve Karamay gibi büyük petrol yataklarının yanı sıra aralarında nükleer deneme alanı Lop Nor dahil birçok bölgede geniş çaplı petrol araştırmaları yapılıyor. (SİNHUA-MVA-MCT) A.A 9.12.1997)

Bu haber Çin'in resmi makamlarının açıklamış oldukları rakamlardır. Bizim araştırmalarımıza göre bu verilen miktarların kat, kat üzerinde oldukları kesindir, dünyanın dikkatini çekmemek için özellikle düşük göstermektedirler.

 

 

İNSAN HAKLARI SADECE SAFSATA

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin kabulünün 49. yıldönümünde Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Mehmet Emin Batur, insan hakları beyannamesinin geçerliliğine inanmadıklarını söyledi. Batur, "Birleşmiş Milletler (BM) bu beyannameyle sadece bir takım ülkelerin ve insanların gözünü boyuyor. Doğu Türkistanlılar'ın BM'ye ve İnsan Hakları Beyannamesi'ne olan inancı kalmamıştır. Çünkü bu beyanname geçerli olsa Doğu Türkistan Çin işgalinde olmaz ve insanları da yok olmayla karşı karşıya kalmazdı" diye konuştu.

 

İNSAN HAKLARI MÜSLÜMAN TÜRK'LERE GEÇERSİZ!

Batur, ZAMAN'a yaptığı açıklamada İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin zayıf ülkelere karşı bir baskı unsuru olarak kullanıldığını söyledi. Batur, "insan Hakları Evrensel Beyannamesi dünyanın neresinde olursa olsun Hristiyan, Yahudi hatta taşa tapanlar için geçerli, ancak Müslüman Türk Milletinde geçersiz. Çin yıllardır 35 milyon Müslüman Türk'e insanlık dışı zulümler uyguluyor, ancak BM'den tık yok. Bunun adına çifte standart denmez de ne denir? BM'yi de ikiyüzlü ve çifte standartçı olarak ilan ediyoruz." dedi.

 

DOĞU TÜRKİSTAN BM'NİN YÜZ KARASI

Batur, Doğu Türkistan'ın BM'nin yüz karası olduğunu belirterek, 21. yüzyılın eşiğindeki dünyanın Çin'e baskı yaparak Doğu Türkistan halkının kendi kaderini tayin etmesini sağlamasını istedi. Batur, "Doğu Türkistan Türkleri 128 çeşit işkence ve 28 çeşit vergi altında yok oluyor. Bu insanlık dışı zulümleri durdurmak da BM'ye düşüyor. BM, bir an önce daimi üyesi olan zalim Çin'e dur demelidir" şeklinde konuştu. Zaman, Ortadoğu Y. Kayseri, K.Gündem, B.Kayseri Özel TV.lerden Erciyes, Başak Kay TV ve Elif TV lerde yayınlanmıştır. (10 ARALIK 1997)

 

DOĞU TÜRKİSTAN VAHŞETİ SON BULMALIDIR

"Barbarlığı bilmeyenler Çin'e baksınlar görürler"

Doğu Türkistan Göçmenler Derneği, İnsan Hakları Günü nedeniyle, Taksim Atatürk Anıtına çelenk koyarak, Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyetini kurduktan sonra, Türkiye'de demokrasinin gelişmesi ve

evrensel hukuk değerlerinin ülkemizde yerleşmesi ve yaygınlaşması için büyük bir gayret gösterdiğini belirterek, Doğu Türkistan'daki İnsan Hakları ihlallerini basın bildirisiyle açıkladılar. Kamuoyuna vahşeti anlatmak için düzenlenen panel konuşmacı olarak katılan Prof.Dr. Abdulkadir Donuk, Türklere barbar diyenlerin barbarlık kelimesinin ne anlama geldiğini bilmediklerini belirterek, "Barbarın anlamını bilmeyenler Çin'e bakarlarsa bunu görürler" dedi. (12 ARALIK 1997 ORTADOĞU)

 

KAYSERİ ALPTEKİN'İ ANIYOR.

Yine bütün önemli günlerde olduğu gibi 44 ulusal, yerel Televizyonlar ve Gazetelere çekilen basın bildirileri ile Doğu Türkistan'ın yılmaz Türk-İslam mücahidi merhum İsa Yusuf ALPTEKİN Kayseri'de çeşitli etkinliklerle anıldı.

 

Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Mehmet Emin Batur, ömrünü Doğu Türkistan'ın tam bağımsızlık mücadelesi için harcayan İsa Yusuf ALPTEKİN'in ayrılığının hüznünü halen yaşadıklarını kaydetti, "İsa Yusuf ALPTEKİN ömrünün büyük bir bölümünü dünya tarihinde eşine az rastlanır zulümlere maruz kalarak Doğu Türkistan'a adamıştır. Yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan 35 milyon Müslüman Türk'ün davasını dünyaya anlatmak için 120 konferans vermiş çile adamıdır.

 

Merhum liderimizin çizdiği hedefte ilerleyerek Ay Yıldızlı Gökbayrağımızı Doğu Türkistan semalarında dalgalanana kadar mücadelemiz sürecektir." şeklinde sözlerini tamamladı. (18 Aralık 1997 GÖKBAYRAK HABER MERKEZİ)

 

 

ABD KÜÇÜK DİASPORA

Tüm Dünyaya yayılmış 10 milyona yakın soydaşlar gibi Uygur diasporasının bir parçası olan az sayıdaki Doğu Türkistanlı Uygur Türk'ü ABD'deki etkin faaliyetleri ile seslerini dünya kamuoyuna duyurmaya çalışıyor. "Biz yüz kişiyiz ama birbirimizi iyi biliriz" diyor Enver Yusuf. ABD'deki Uygur özgürlüğü hareketinin genç önderlerinden. Diğer taraftan ilerlemiş yaşına rağmen oldukça dinamik ve hareketli Gulamettin Pahta tek kişilik bir ordu gibi çalışıyor.

"Amerika'da Doğu Türkistanlılar tarafından ARMAN adlı bir de dergi çıkarılıyor. İlk sayısı ile yayın hayatına başlayan bu dergimize de başarılar dileriz." (26 ARALIK 1997 GÖKBAYRAK)

 

İSA YUSUF ALPTEKİN KAYSERİ'DE ANILDI

Doğu Türkistan'ın efsanevi lideri İsa Yusuf Alptekin, Kayseri'de adına düzenlenen panelle anıldı. Erciyes Üniversitesi basın Yayın Klübü tarafından, Sabancı Kültür Sitesi Salonu'nda düzenlenen panele, Erciyes Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof.Dr.Ahmet Uğur, Prof.Dr. Mustafa Keskin. Uzman Mehmet Cantürk ve Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Mehmet Emin Batur katıldı.

Genel Başkan Mehmet Emin Batur, yaptığı konuşmada, İsa Yusuf Alptekin'in ömrünün sonuna kadar Doğu Türkistan için çalıştığını söyledi. Batur, "İsa Yusuf Alptekin, ülkesinin bağımsızlığı için mücadele eden, korkmadan, bıkmadan, usanmadan, yılmadan, her türlü yıldırmaya karşın mücadelesini sürdüren biriydi. Onun mücadeleci kimliği ve düşünceleri ile yüzlerce İsa Yusuf Alptekin bugün, gerek Çin zulmü altında Doğu Türkistan'da, gerekse tüm dünyada, mücadele ediyor." dedi. (28 Aralık 1997 HÜRRİYET)

 

 

Kayseri'de Dayanışma Gecesi

Erciyes Üniversitesi Türk Cumhuriyetleri Kültür ve Dayanışma Kulübü tarafından "Dayanışma Gecesi" düzenlendi. Gecede Erciyes Üniversitesi'nde okuyan, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'dan gelen 350 öğrenci buluştu. Kendi ülkelerinin şiir, müzik, halk oyunları ve destanlarından örnekler sunan öğrenciler, geceye bağımsız Türk Devletleri'nin milli marşlarını söyleyerek başladılar. Erciyes Üniversitesi Türk Cumhuriyetleri Kültür ve Dayanışma Kulübü Başkanı Azerbaycanlı Sefer Hüseyinov, "Tüm dünya bilsin ki, Doğu Türkistan ve Güney Azerbaycan başta olmak üzere, tüm Türkler bağımsızlıklarını kazanacaklardır. Bizler Orta Asya'dan gelen Türkler, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki kardeşlerimizle birlikte ilelebet yakın ilişkiler içinde yaşayacağız. Tüm dünya bunu böyle bilsin." dedi. (28 ARALIK 1997 HÜRRİYET)

  • 877 defa okundu.