DÜNYAMIZ VE ÇİN

GÖKBAYRAK ARAŞTIRMA BİRİMİ

 

ABD'DEN ÇİNLİLERE YASAK

ABD'de gerçekleştirdiği uzun ziyareti sırasında gittiği her eyalette protestolarla karşılaşan Çin Devlet Başkanı Zemin ABD Başkanı Bili Clinton'ın ısrarla üzerinde durduğu insan hakları konusunda da, "sabırlı olun" mesajı vermişti. ABD ise Cindeki insan hakları ihlallerine karşılık bu ülke ile büyük çapta ekonomik anlaşmalar yapmaktan da geri kalmamıştı. Fakat ABD temsilciler meclisi aradan 10 gün sonra Çin de dini azınlık gruplarına işkence etmekle suçlanan bazı Çin'li yetkililerin, ABD topraklarına girişinin yasaklanmasını öngören bir yasa tasarısı onayladı. Bili Clinton'un muhalefetine rağmen, temsilciler meclisinde dün yapılan oylamada 54'e karşı 366 oyla kabul edilen tasarı, Çin'de dini zulüm eylemlerine karışan Çin'li yetkililerin ABD girişini yasaklıyor.

 

DEMOKRASİ YANLISI WEİ JİNG-SHENG SERBEST

Çin Kominist Partisi'ne muhalefeti ile tanınan Wei sağlık gerekçesiyle hükümlü bulunduğu cezaevinden tahliye edilmesinin ardından ülkeyi hemen terketti. Muhalifin serbest bırakılması için ABD uzun süredir Çin'e baskı yapıyordu. Wei'nin ABD ile Çin arasında Washington'da gerçekleştirilen devlet başkanları düzeyindeki zirvenin ardından serbest bırakılması dikkat çekicidir.

Dünyada idam şampiyonluğunu elinde bulunduran Çin'in insan hakları konusunda da sorumsuzluklarına her gün bir yenisini ekliyor. Uluslararası af örgütünün araştırmasına göre idam cezasının en çok uygulandığı ülkenin Çin olduğu ortaya çıktı. Hatırlanacağı üzere Wei 1979 Martında tutuklanmış 15 yıla mahkum olmuştu. 1993 yılında serbest bırakılan Wei, birkaç ay sonra tekrar tutuklanmış ve 1995 yılında devlet aleyhine yıkıcı faaliyetler suçlamasıyla 14 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Komünizmin dünyadaki son kalelerinden olan Çin'in başı Wei gibilerle daha çok ağrıyacağı benziyor.

 

BU İKİLİYE DİKKAT

Çin Devlet Başkanı Zemin'in bir hafta süren ve büyük yankı uyandıran ABD gezisinden sonra Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin Pekin'i ziyaret etti. Boris Yeltsin, Zemin ile yaptığı görüşmede, iki ülke i arasında stratejik ortaklık kurulacağını ve bunun iki Devlet r başkanı arasındaki kişisel güvene dayanacağını söyledi, Zemin ise, Rusya ile eşitlik ve bağımsızlık temelinde geniş işbirliği yapacaklarını, ancak bu stratejik işbirliğinin üçüncü ülkeleri hedeflemediğini belirtmekle yetindi. Fakat Zemin'in Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nin dağılmasından sonra Rusya'ya pek ihtiyacı kalmamıştı. Sadece aralarında 4 bin 300 km sınır boyu sorunu vardı, bunu da aşmış görünüyorlar. Bu iki ülkenin kucak kucağa görüntüsü yeni değildir. 1750'li yıllardan bu tarafa Doğu Türkistan'da kurulmuş olan bütün devletlerimizi bu ikisinin işbirliği ile yıkmıştır.

 

ÇİN'DE AİDS PATLAMASI

Dünyanın en kalabalık ülkesi Çin'de AİDS hastalığına yol açan HİV virüsü taşıyan kişi sayısının 2000 yılında 1.2 milyon ulaşması bekleniyor. Çin tıp akademisi bünyesindeki AİDS gözlem merkezi resmi kayıtlarda 8 bin 277 olarak gösterilen hasta sayısının aslında sadece 2000 dolayında tahmin edildiğini açıkladı. ABD ve Avrupa ülkelerine kıyasla AİDS'in çok daha sonra görülmeye başlandığı Çin'de HİV taşıyıcısı sayısının çok büyük bir hızla arttığı kaydediliyor.

Tabiki bu rakamlar Çin resmi makamlarının verdikleri buna karşı fuhuş sektörünün en çok olduğu bir ülkede bu rakamların kat kat üzerinde olduğu muhakkaktır.

 

KAŞGAR PETROLÜ ORTA ASYAYA

Çin petrol şirketlerinin ülkenin Kaşgar (Doğu Türkistan ve Türk tarihine ışık tutan birçok Türk devletine başkentlik yapmış olan ve 1933 yılında kurulan Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti'ne başkentlik yapmış, kaşgarlı Mahmud’un doğduğu (Divan-ı Lü-gat-it Türk) Gökbayrağın göndere çekildiği Doğu Türkistan'ın en önemli şehirlerinden birisi) bölgesindeki zengin petrol yataklarında üretime başlaması ile Asya-Avrupa demiryolunun Çin için büyük önem taşıyacağı belirtiliyor.

Çin ile Avrupayı birbirine bağlayacak olan demiryolu projesinde Kırgız ve Özbekler anlaşmazlığa düştü. Bişkek'te toplanan Çin, Kırgız, Özbek yetkililer toplantıda anlaşamadılar. Kırgızlar, demiryolu hattının ülkenin altın ve kömür merkezi olan Narın eyaletinden geçmesinde ısrar ederken Özbek tarafı, demiryolunun böylelikle 70-80 km. daha uzayacağını gerekçesiyle karşı çıktı. Bu karşı çıkma tabiki yolun uzamasından değildir. Kendi menfaatine ters düştüğü içindir. Çünkü aldığımız haberlere göre bu demiryolu hattının finansmanları hazırdır, bunlar Dünya Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma bankası kredisi ile Çin'in yardımları ile yapılacaktır.

Çin esaret altında bulundurduğu Doğu Türkistan'ın Kaşgar vilayetinden elde edeceği petrolü ilk etapta Kırgız ve Özbeklere satmayı planlamaktadırlar. Çin projenin tamamlanmasından sonra Doğu Türkistan'ın bütün petrol ve zenginliklerini Avrupa'ya ulaştırmayı hedefliyorlar. Kurt kocayınca köpeklerin maskarası olurmuş. Doğu Türkistan esarete duçar olduktan sonra aralarında kardeşlerimiz dediğimiz devletler de olmak üzere leş kargaları pay kapmaya hazırlandılar.

 

ÇİN'DE İDAM DÜNYA ORTALAMASININ 6 KATI

Çin'de aralarında müşterilerini öldüren fahişelerin de bulunduğu 20 kişi bir günde idam edildi. Senzen Special Zoni Daily gazetesinin haberine göre suçlular Hong-Kong sınırındaki Zenzen'de kurşunlanarak idam edildi. (Şimdi yeni uygulamaya göre damardan zehir enjekte etmektedirler çünkü kurşundan daha ucuza mal olmaktadır.) Uluslararası af örgütüne göre geçen yıl 4.367 kişi idam edildi kimilerine göre günde ortalama 17 kimilerine göre de 12 kişinin idam edildiği bu rakamlar dünya ortalamasının 6 katıdır.

ABD'DEN ÇİN'E MİSİLLEME: BİLL CLİNTON WEİ İLE GÖRÜŞTÜ

Aralık ayının başlarında Çin Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ABD yetkililerinin Wei Wing-seng ile görüşmesine karşı olduklarını belirtmelerine rağmen 16 Kasım'da serbest bırakılan Çin'li mualif Wei Jinsangi ABD Başkanı Bili Clinton 8 Aralık günü Beyaz Saray'a kabul ederek bir süre görüştü. Görüşmenin mahiyeti hakkında, Beyaz Saray sözcüsü Michael Mc Curry bilgi vermezken özel bir görüşme olduğunu belirtmesi Çin Dışişlerini daha da kızdırmış ve memnuniyetsizlik duyduklarını belirterek kınamışlardır.

 

ABD - ÇİN - CASUSLUK

Amerikalı bir teknisyen ABD ulusal güvenliğine ilişkin bazı gizli belgeleri Çin'li yetkililere verdiğini itiraf etti. Los Angeles Federal Savcısı Mora manella dün yaptığı açıklamada Peter H.Lee adlı Amerikalı lazer uzmanının 1985 yılında bilimsel çalışmalar hakkında detaylı bilgi verdiğini itiraf etti.

Savcı yardımcısının Jonathan Shariro'da Lee'nin Çinli yetkililere verdiği bilgilerin nükleer silahlarla ilgili bazı önemli askeri bilgileri kapsadığını belirtti.

 

ÇİN'DE MUSEVİLİK KABUL GÖRDÜ

Budizm, Taoizm, Katoliklik, Protestanlık ve İslamiyet’ten sonra sadece 5 bin taraftarının yaşadığı Çin'i neden böyle bir karara eğilimli oldukları sorusuna, Amerika'daki Musevi Lobileri'nin baskısı olduğu ortaya çıktı.

Yine bur dan da anlaşılıyor ki Çin, ekonomik menfaatleri uğruna Amerika'ya daha çok taviz verecekleridir.

 

ÇİN'DE GELİR DAĞILIMI DAHA DA BOZULACAK

Çin Halk Cumhuriyeti'nde gelir dağılımının önümüzdeki 10 yıl içinde daha da bozularak zenginler ile yoksullar arasındaki gelir farklılığının daha da büyüyeceği bildirildi.

Business VVeekly Gazetesi'nin Devlet Enformasyon Merkezi'nin yeni raporuna göre dünyanın en kalabalık nüfuslu bu ülkesinde zengin-yoksul arasındaki uçurumun açılmasının birçok nedeni bulunuyor.

Başlıca nedenler arasında tarımsal verimlilik ve üretim artışındaki iyileştirme güçlükleri dünya standartlarının zaten üzerinde seyreden tarım ürünleri fiyatlarında artış beklenmemesi ile kırsal kesimde sosyal güvenlik sisteminin olmayışı geliyor.

1996 yılı itibariyle kentlerde oturanların kişi başına yıllık ortalama geliri 4 bin 839 yuan (583 dolar) iken bu rakam kırsal kesimdekilerde kişi başına ortalama 1.926 yuana (232 dolar) düşüyor. Çin'de kentlerde kişi başına düşen ortalama gelir halen kırsal kesimdekinden 350 dolar daha fazla iken bu fark 2005 yılında 1.200 dolara çıkacak.

Çin'de kentlerdekilerin kişi başına gelirlerinin 13 yılda yüzde 14 kırsal kesimlerin ise yüzde 13 artışla 2010 yılında sırasıyla 30 bin yuana (3 bin 600 dolar) ve 10 bin yuana (1.200 dolar) çıkacak. Kentlerde zenginler ile yoksullar arasındaki gelir farklılıkları da çok açılacak.

 

ÇİN: "ABD DÜNYA SİYASETİNE HÂKİM OLMA ÇABASINI SÜRDÜRÜYOR"

Çin'in resmi haber ajansı Sinhua'nın yorumunda iki kutuplu modelin çökmesinin ardından dünyanın "çok kutuplu" olduğu belirtilerek "Devam etmekte olan bu edilime karşın ABD tek kutuplu dünya projesinden vazgeçmedi" denildi.

Yine yorumda ABD'nin NATO'nun eski Doğu Avrupa ülkeleri olan Polonya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti'ni içine alan siyasetine hakim olma niyetini kanıtladığı" savunuldu. Buradan anlaşılan 97 yılının son 2 aydaki Çin-ABD arasındaki bu münasebetler birbirlerinin menfaatlerine dokunulduğu zaman bu ve bunun gibi sert eleştirilere maruz kalacağa benziyor.

 

RUS VE ÇİN'DEN İRAN'A SİLAH VE TEKNOLOJİ AKIYOR

Yine Aralık ayı içerisinde Amerikan kongresi tarafından yayınlanan bir raporda, Rusya ve Çin'in İran’a silah ve savaş teknolojisi akıtmaya devam ettiği Washington'unda bunu önleme yolunda önemli bir başarı sağlayamadığı ifade edildi.

Kongre Araştırma Servisi'nin (CRS) hazırladığı raporda Rusya ve Çin'in füze, teknolojisi, nükleer teknoloji, kimyasal ve biyolojik silahlar" için kullanabilecek çeşitli donanımı transfer etmeyi sürdürdüğü ifade edildi.

Burada hatırlanması gereken bazı noktalar var. İki ezeli Türk düşmanı ülkenin özellikle son yıllarda İran'ı böylesine silahlandırması dikkat çekicidir.

Pekin'in daha önce de Tahran'a savaş uçakları ve çeşitli tiplerde füzeler sattığı herkes tarafından zaten biliniyor. PKK kampları ile Türkiye'ye gizlide olsa gözdağı vermek | istercesine yan bakan bir İran'ı Çin'in nükleer silahlar da dahil olmak üzere hızlı bir şekilde silahlandırılmasını Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin yetkilileri de herhalde yakından takip ediyorlardır.

Şubat ayında Doğu Türkistan'da Çin tarafından işlenmekte olan katliamları dışişleri bakanlığımız ve hükümet sözcülerimiz tarafından Çin'in iç işleridir demekle yetinmesini talihsiz bir beyanat olarak kabul ediyor ve Çin'in komşumuz olan İran’ı bu kadar silahlandırmasını da göz önüne alarak Türk-Çin ilişkilerini yeniden gözden geçirmelerini istiyoruz.

Yine Aralık ayının 9'unda Çin, ABD'den nükleer silahlarını azaltmasını istedi. Çin Devlet başkanı Zemin'in Amerika temaslarının dönüşünden sonra Rusya devlet Başkanının Pekin'i ziyareti ardından Amerika'nın, Çin Komünist Partisine muhalefeti ile tanınan Wei ile Çin'in ısrarlarına rağmen özel görüşüp Beyaz Saray'a davet edilmesi Çin'in de buna misilleme olarak İran’a silah satmayacağını açıklamasını bozarak Rusya ile birlikte İran'ı tekrar silahlandırmaya başlaması (Çin tarafından kitle imha silahları ile ilgili malzeme ve know-how ve kimyasal silah, Rusya ise; 40 adet Mig-29 ve Su 24 uçağı, 150 adet T72 tankı karadan havaya atılan SA-5 ve SA-6 füzeleri ve üç adet Kilo sınıfı denizaltı, Bili Clinton'un bazı nükleer malzemelerin iran'a verilmeyeceği yolundaki Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin'den söz almasın rağmen) İran'ı Basra Körfezi'nden etkin güç haline getirerek ABD'nin Ortadoğu politikasını baltalamayı hedeflediği ayrıca Tahran'ın körfez ülkeleri ve bölgedeki ABD askeri varlığını tehdit edebilecek düzeye getirmeyi planladıkları ortaya çıkıyor.

Çin'in ABD'den nükleer silahlarını azaltmasını istemesi de bu tahminlerimizi doğrular niteliktedir.

Son iki ay içerisinde olup biten bütün bu olaylar, senaryolar Müslüman Türk milletinin aleyhinedir. Sonuçta aynı asgari müşterekte birleşebilen bu emperyalist ülkeler Orta Asya ve Ortadoğu'nun zenginliklerinden nasıl faydalanabiliriz bağlamındaki çıkar çatışmalarından ibarettir.

Orta doğudaki Arap ülkelerini askeri kültürel, sanayi, ekonomik olarak ele geçiren batılı ülkelerin karşısına şimdi de Kızıl Emperyalizm olarak çıkan Çin belası, Doğu Türkistan'ın ardından Orta Asya Türk Ülkelerine göz dikmiştir.

Artık Çin o topraklara sığmıyor! yeni topraklarda gözü var, yıllardır biz bunları söyledik söylüyoruz dikkatli olmaları gerekir.

 

"Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur." Artık titreyip kendimize dönme zamanı gelmiştir.

 

  • 796 defa okundu.