UYGURDEVLETİ (745-840)                                                                                                        
Bekir Livköşkeroğlu
Selçuk Üniv.Eğit.Fak.
Trh.3.Snf.Öğr.  

Ötüken'de hakanlık kuran Uygurlar 9 urug'dan meydana gelmiştir. Basmil ve Karluklarda katılınca sayıları 11 uruğa çıkmıştır. Orhun kıyısındaki Ordu-Balıg (Sonraki Karabalgasan yanında), kuran ilk Uygur hakanı Kutlug Kül Bilge 747 yılında öldü, yerine oğlu Moyençur Kağan oldu. (Tanrı'da Bolmuş İl Etmiş Bilge Kağan 747-59) Moyencur Kağan kuzeyde Kırgızlarla, batıda Karluklarla ve onlara yardım eden Türgişler (Türkeşler) ile Basmıllarla, ayrıca Sekiz-Oğuz, Dokuz-Tatar ve Çiklerle savaşmış hakimiyetini Yenisey kaynaklan, Cu-Talas havalisi, İç Asya ve Kerulen nehrine kadar yaymıştır. Oğullarını yabgu, şad tayin etmiştir. Moyençur Kağan’ın bu faaliyetlerini §ine-usu kitabesinden öğreniyoruz.(l) Şine-Usu kitabesi Kuzey Mogolistan'da Mogoitu ırmağı, Sine-Usu gölü ve örgütü daği havalisinde Finlilerin bir sefer heyeti tarafından 1909'da bulunmuştur.(2) §ine-Usu kitabesi Thomsen ve Ranstedt tarafından tercüme edilmiştir.(3) XIII yüzyıl tarihçesi Cüveyni Uygurlara ait yazılı tasların, Orhun nehri üzerinde Ordu-Balıg* (Karabalgasan) şehrinde bulunduğunu, bunları kimsenin anlamadığını, Çin de oturan ve bu yazıyı bilen insanların getirilip okuttuklarını bildirir. Cüveyni'nin anlattığı bu yazıyı okuyanla San-Uygur Türkleridir.(4) Moyencur Kağan’ın Çin üzerindeki etkileri daha önemlidir.


Bu dönemde Uygur Devleti yeni kurulduğu için II. Göktürk (Kutluk) Devletinin yerini henüz dolduramamıştı. Batıda Araplar Türk yurdunu işgal etmektedirler. Türgiş (Türkeş) hanı Sulu'nun Sarı Türgişlerin reisi Köl-Çur (Kürsü) tarafından öldürülmesi Müslümanların Sir-Derya (Seyhun nehri) kıyılarına kadar ilerlemelerine imkan verdi. Bu durumdan yararlanan Çinliler Kuça ve Doğu Türkistan’ı işgal ettiler. Oradan Isik göl bölgesine doğru ilerleyip Tokmak şehrini yıktılar, onbinlerce asker ve çiftçiyi esir ettiler.
Böylece feodal mücadele yüzünden parçalanmış Türk illerinde ilerleyen Araplar ile Çinliler Orta Asya hâkimiyeti için karşılaşıyorlardı. Emevilerin ırkçı siyasetleri Türkleri eski düşmanları Çin'e yaklaştırıyordu. Bu sırada Emevi hanedanı yıkıldı ve yerine Abbasi haneda-nı kuruldu. Çin'in istilası ve baskısı artmıştı; Çin kumandanı Kao-Şien-ce'nin Taşkent beyi Bagatur Tudun'u hile ile yakalatıp hapsetmesi Türkler arasında bu tarihi düşmanına karşı nefretlerini tazelemiş ve kuvvetlendirmiştir. Bagatur Tudun'un oğlu Araplardan yârdim istedi. Ziyad bin Salih kumandasındaki Abbasi ordusu 751 Temmuzunda Talas şehri yakınlarında Çin ordusu ile karsılaştı. Çin ordusu savaşa başlarken Karlukların ansızın saldırması ile iki ateş arasında kaldılar ve Çin kuvvetleri imha oldu. Bu yenilgiden sonra Çin iç buhrana sürüklenerek Orta Asya ve Türklere bir daha müdahale edemedi.(5)

Talas savaşında Çinlilerin ağır mağlubiyete uğraması, Tarım havzasının Uygurlara geçmesini sağlarken Çin'de büyük olaylar olmuştur. Bunların en önemlisi An-lu-şan adlı bir kumandanın 200 bin kişilik bir kuvvetle Lo-yang (755) ve C'ang-an (757), zapt ederek kendini imparator ilan etmesidir. Moyençur, Tang imparatoru Su-stung'u destekledi ve isyan bastırıldı. Lo-yang'i isyancılardan geri aldı (757) Çin Uygurlara 200 bin top ipek vermeyi kabul etti.(6) 759'da Moyençur Kağan’ın ölümü üzerine yerine oğlu Bögü* (Bugu) Kağan oldu.
Uygurlar Bogü Kağan zamanında Çin işlerine müdahale etmişlerdir.(6) Bu dönemde doğuda Uygurlar ve batıda Hazarlardan başka kağanlık derecesinde bir devlet kalmamıştı.(7) Bögü Kağan’ın asil niyeti Tang sülalesinin sözünün geçmediği Çin'e hâkim olmaktı. Uygur ordusunun Çin'de görülmesiyle (762) hakan ile akrabalık kurmuş olan Töles (bir Türk boyu) menşeli, Çin kumandam Pru-ku (Buku, Türk unvanı) Hua-ien tarafından isyancılar zararsız hale getirildi ve Uygur ileri harekatı durdu ise de, Türk nüfusu Çin'de çok artmıştı.
Başkent ve diğer şehirlerde Uygurlar serbestçe ticaret yapabiliyorlardı (8). Tibetlilerin hücumuna uğrayan Çin'i korumak için Pru-ko Huai-en'in daveti üzerine Bögü Kağan’ın yaptığı Lo-yang seferi ile Tibetliler püskürtüldü. Bu sefer sonunda Bögü Kağan, Ötüken'e dönerken 4 Mani rahibini, bu dini yaymak için yanında getirmiştir. Mani heizm, Hıristiyanlık, Mazdeizm, Budizm karışımı bir din olup Türklerin hayat şartlarına uygun olmayıp, milletin savaşçılık özelliğinin zayıflamasına sebep olmuştur. II. Göktürk Devleti'nin Kağanı Bilge Kağan Buda dininin benimsenmesini istemişsede çok ileri görüşlü olan, büyük devlet adamı Tonyokuk, Budizmin benimsenmesi halinde Türklerin savaşçılık özelliklerini kaybedeceğini, şehir hayatına geçeceğini bunun sonucunda da zayıf bir anlarında Çin'in gelip ülkelerini işgal edeceğini ve Türk milletinin yok olacağını söylemiş ve Bilge Kagan'i yerleşik hayata geçmekten ve Buda dinini kabul etmekten vazgecirmek suretiyle Türk milletine en büyük hizmeti yapmıştır. İslam kaynaklan Maniheizmin Uygurları gevşettiğini ve cesaretlerini körelttiğini yazarlar. Gerçekten mani tüccarlara ve şehirlilere uygun bir dindi. Koyun ve at sürülerinin peşinden giden; kışın kışlaklara inip, yazın yaylaklara çıkan ve doğanın her türlü zorluklarına karşi koymaya mecbur olan Uygurların bu din ve dünya görüşü ile anlaşabilmeli çok zordu. Bundan dolayı bu dinin, Uygur başkentinde Kağan ve çevresi ile küçük bir eydin kesimden başka Uygur kitlelerine yayılmasına pek imkân yoktur. Maniheizmin Uygurlar tarafından kabulünden iki asır sonra gelen Cinli seyyahlar, Turfandaki Uygurların dahi göçebe hayati yaşadıklarını kaydetmektedirler (10). Bu durum benzeri Hazar Türklerinde de görülür
.
Hazar Kağanı ve yakın çevresi Museviliği benimsemiş ise de geniş halk kitleleri bu dini benimsememiştir. Bögü Kağan, Kırgızlar üzerine yaptığı bir seferden sonra akrabası Baga Tarkan tarafından öldürüldü (779) ve bu kişi hakan oldu. (779–789) Alp Kutlug Bilge Kağan) Cesareti ve yönetimi ile övülen, "dünya nizami için kanunlar hazırladığı" bildirilen bu hakan Kırgızları tekrar mağlup etti ve bir Çinli prensesle evlenmesi sonunda Uygur tüccarlarının Çin'de doğan bazı anlaşmazlıkları ortadan kalktı.(l 1)
Yerine "Ay Tongirde Kut Bulmış Külüg Bilge Kağan" (789–790) ve sonra bunun oğlu Kutlug Bilge (790–795) hakan oldu. Eskiden beri Çin'e ilgi duyan Tibetliler o sırada Beşbalık bölgesinde bulunan Şa-t'o (Col) Türkleri ile anlaşarak baskılarını artırmışlardı. Çin'i korumayı iktisadi ve kültürel sebeplerle, gelenek haline getiren Uygurlar, kuvvet gönderecek tecavüzü önlemek istedilerse de basarılı olamadılar. İtibarı sarsılan hakan öldürüldü.
Otüken'de karışıklık çıktı. Fakat 795'te hakan olan, sevilmiş kumandan ve yönetim adamı Kutluk (795–805) "Ay Tongride Ülüg Bulmis Alp Kutlug Kağan" ile, sonraki "Ay Tongride Kut Bulmis Kül Bilge" (805–808) zamanında huzur devri acildi. İktisadi faaliyetler gelişti. İç Asya’nın önemli ticaret şehirlerine nüfuz edildi. Diş siyaset yönünden zamanı oldukça sakin gecen hakan "Ay Töngride Kut Bulmus Alp Bilge" (821-824) başkentte Kara-balgasun diktiren hakandır ki hükümdarlığı başarılı geçmiş, Türkistan üzerine sarkmak yani bir yabgu tayin etmiş ve Sogd bölgesine kadar ticari münasebetleri geliştirmiştir.(12) Kara-balgasun kitabesi, Mogolistan'da Karabalgasun'da bulunmuş, Göktürkçe, Çince Soğdca olmak üzere 3 dilde yazılmıştır. Çincesini Schlegel okumuştur. Diğerleri okunamıyor, tamamen parçalanmış durumdadır. Başında ejderha resmi vardır.

Kitabe bir kişi için dikilmemiş, Uygur Devleti'nin kuruluşundan itibaren tahta geçen 9 hakan hakkında bilgi veriyor. Kitabede Uygurların Manihaizm’e girişleride anlatılıyor(13) "Ay Töngride Kut Bulmıs Alp Bilge" kağandan sonra ülkede karışıklık baş gösterdi. Hakan Alp Bilge 832'de öldürüldü, Alp Külüg Bilge Kağan (832-839) da nazırının tahriki sonucu bir isyanda telef oldu.(14) Uygur devletinin parlak cağı 840 yalına kadar sürer. Bu tarihte Kırgızların saldırış, kültürleri üzerine büyük bir darbe teşkil eder ve Uygurları Mogolistan dan kovarlar. Eski Uygur toprağı (Mogolistan kastediliyor) parlak ve büyük hadiselere sahne olmasına rağmen, Cengiz Han’ın ortaya çıkmasına kadar karanlık içinde kalmıştır.(15)
Ötüken'de devletleri yıkılan Uygurlar kitleler halinde yurtlarını terk ederek Çin sınırına ve daha keşif olmak üzere İç-Asya'ya Beş-balık, Turfan, Kuça vb. sahalara göçtüler. Böylece Uygurların tarihinin ikinci safhası başladı.(16)


NOT: Kudretli T'ang sülalesi yıkılmaya yüz tutmuştu. Çin sürekli savaşlar yüzünden zayıflamıştı. Li-tai Po'nin Şiirlerinde halkın memnuniyetsizliği belli olmaktadır.

1- İbrahim KAFESOGLU, Türk Dünyası Ei Kitabi, C.I, Ankara 1992, s. 146.
2- Hüseyin N. ORKUN, Eski Türk Yazıtları, Ankara 1987, s.163.
3- M. GOKMEN, Eski Türk Yazitları, İstanbul, 1980, s.44.
4- Osman Turan, Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi, İstanbul 1996, s.46
5- O. TURAN, a.g.e., s.138-139
6- İ. KAFESOGLU, a.g.e., s.147
7- 0. TURAN, a.g.e., s. 140
8- İ. KAFESOGLU, a.g.e., s.148
9- Laszlo RASONYI, Tarihte Türklük, Ankara 1993, s.105
10- Bahaeddin ÖĞEL, İslamiyet’ten Önce Türk Kültür Tarihi, Ankara 1991, s.350
11-İ. KAFESOGLU, a.g.e., s.147
12-İ. KAFESOGLU, a.g.e., s.147
13-M. GOKMEN, a.g.e., s.48
14-İ. KAFESOGLU, a.g.e.. s.147
15- Laszlo RASONYI, a.g.e., s.107
16-İ. KAFESOGLU, a.g.e., s.148
          * Bögü: Türkçede Kurt demektir.
          *Balık : Türkçede şehir demektir. "şehir" Türkçeye Arapçadan geçmiştir.


  • 988 defa okundu.