AYYILDIZ SEVGİSİ                                                                                                               

M.EMİN BATUR

 Ay ve yıldızın yüce Türk Milletinin gönül âleminde ne denli derin ve ulvi bir yeri olduğunu ancak Müslüman Türk Milletinin bir ferdi olarak veya kendisini iliklerine kadar Türk hissederek anlamak ve manalandırmak mümkündür.

Bilindiği gibi "Ay" yüce dinimiz islamin, "Yıldız”da yüceliğin ve erişilmezliğin sembolüdür. Ay-yıldızlı Türk Bayrağının doğusundaki ve kabul edilişindeki sebep ve bütün dünyaya verilmek istenen mesaj gerek aziz Türk iyemizin Ay-yıldızlı Al-bayrağında olsun, gerekse Doğu Türkistan’ın Ay-yıldızlı Gökbayrağında olsun aynıdır.

Kerkük’ten kuzeyde Sibirya düzlüklerine, Adriyatikten Cin Seddi ne kadar uzanan yaklaşık 6 milyon kilometre karelik bir coğrafyada yaşamakta olan 250 milyon nüfusa sahip Türk Milletinin her bir ferdinin kalbinde Ay-yıldıza karşı büyük bir sevgi ve tutku vardır. Mesela Doğu Türkistan Türk'lerinin bu yönünden bahsedecek olursak yüz-yıllardır Çin'li emperyalistlerin zulüm ve katliamlarına rağmen her zaman için yüreklerindeki Ay-yıldız sevgisini canlı tutmuşlardır. Genç kızların el emeği göz nuru çeyiz işlemelerinde, başa giyilen erkek ve bayan "hoppa”larında, her türlü el sanatlarında, ağıtlarda, ninnilerde, şarkılarda mutlaka Ay-yıldızı bir motif, bir telaffuz olarak işlemeye, söylemeye özen göstermişlerdir.

İslam’dan önceki Türk'lerin yaşayış tarzı, hak, hukuk ve adalet anlayışı, mertlik ve kahraman-lıkları, Karahanlılar döneminde yüce dinimiz İslamiyet ile de buluşup birbirine perçinlenince kıtadan kıtaya adaletin intikali ve tesisi en iyi şekilde sağlanmıştır.

Türk Milleti hiçbir zaman dil, din ve ırk ayırımı gözetmeksizin mazlumun koruyucusu zalimlerinde korkulu rüyası haline gelmiştir.

Asırlar boyunca hak, hukuk ve adaletin yerini bulmasında, insanların insanca yaşamasında önder olmuş, örnek olmuş bir milled bu gün birileri çıkıp sözde insan haklan adına görev yaptıklarını iddia ederek teftiş etmeye kalkışıyorlar.

 

Hayir! gerçek Türk Milletine ve Türk devletine böylesine içe kapanıklık, böylesine suskunluk yakışmıyor. Bir an evvel eski ihtişamlı günlere dönmek üzere silkinmeli ve Türk Milleti asıl kimliğine kavuşmalıdır. Çünkü Ay-yıldızın korunması uğruna seve seve ölebilen insanlar, Türk devletinden, Türk milletinden bir şeyler bekliyor. Doğu Türkistan Türkleri dertlerine derman olunmasını istiyor. Devlet ve siyaset adamlarımız günlük siyasi monotonluktan sıyrılıp TBMM. Kürsülerinden, ezilen, horlanan ve yok edilmek istenen Doğu Türkistanlıların haklarını aramak adına birkaç ümit verici söz etsinler.

 

Eğer Devlet adamlarımız uluslar arasi platformlarda Doğu Tükistandaki Cin mezalimini dünyaya anlatacak tarzda girişimler ve faaliyetlerde bulunmak gibi asli ve vebalinden asla kurtulamayacakları bir vazifeyi yerine getirmemekte ısrar edecek olurlarsa, Türkiye’miz dışındaki Ay-yıldız sevdalıları yine Ay-yıldızı sevmeye ve uğrunda aziz canlarını feda etmeye devam edeceklerdir.

  • 806 defa okundu.