Ter.M.Emin BATUR
Bir Taraftan M. O. 60. yılında Hun Şehzadelerinden Çiçi Han ve Hocansi Han adında iki kişi Tanrıkutluk tartışması sonunda birbirleri ile savaştılar. Hocansi Han Çin'den yardım istedi ve M. Ö. 51 tarihine kadar bu dâhili mücadele devam edip, mezkûr yılda Çin yardımı ile Hocansi Han galip gelince Çiçi Han kendi tarafındakilerle batıya doğru kaçıp İli'ye gelip vursun Han'nı mağlup edip, Tanrı Dağlarının kuzeyinde kuvvetli bir devlet kurdu. Sonraları Soğt (Buhara ve Semerkant) Hanlarını da kendisine tabi kılıp başkentini Soğt'a taşıyıp Semerkant'ın yakınına bir şehir kurup oraya yerleşti.

Tanrıkut Hocansi Han bir taraftan Çiçi Han'ın düşmanlık faaliyeti, bir taraftan'da Siyanpi ve vuvhuvan Türklerinin muharebeci arasında meşgul olmakta idi. Daima böyle bir fırsatı kollayan Çin İmparatoru M. Ö. 59 yılında Çingçi adında bir kumandanı birçok askerle Şark-Î Türkistan'a yolladı. "Şark-î Türkistan'a ilk defa Çin istilası" unvanı ile bahsedileceği vechi ile Şark-î Türkistan'ı istila etti.

Çin imparatoru Şark-î Türkistan'ı istila ettikten sonra Soğt'a Çiçi Han'ın huzuruna bir elçi gönderip onun itaat etmesini istedi. Çiçi Han bu elçiyi öldürdü. Bu yüzden Çiçi Han ve çinğçi arasında savaş çıkarak bu savaş uzun süre devam edip sonunda M. Ö. 36 yılında Çiçi Han savaşta öldü. Çinğçi onun başını kesip Çin imparatoruna gönderdi. Bununla beraber soğt ve Pergane (Bu günkü deyişle Batı Türkistan) Han'ları da Çin'e vergi vermek ve tabii olmak mecburiyetinde kaldılar. İşte, Türkler arasında meydana gelen ihtilaflardan düşman bu kadar kazançlar elde etti.

 

Hun Tanrıkut'unun Çin'i mağlup etmesi :

 

Hun ve Çin devletleri arasındaki düşmanlık ve savaşlar devam etmekte idi. Sonunda takriben M. Ö. 10 yılında Hun askerleri Çin'i kat-i suretle mağlup edip, Şark-i ve Batı Türkistan'daki Çin askerleri ve memurlarını yok edip bu ülkelerdeki Türkleri Çin esaretinden kurtardı. Bütün Türk Hanlık devletleri Hun idaresi altına girdi. M. Ö. 25 yılında Hun Tanrıkut'u Gansu'yuda Çin'den aldı.

 

Hun Devletinin ikiye ayrılması:

 

Büyük Hun Devletinin Şehzadelerinden Tanrıkut Hocansi Han'ın bir oğlu, Şamu çölü (Gobi çölü)'nün güneyinde bir hükümet tesis edip, şimdi iç Moğolistan denilen ülkeyi ve Şansi ve Gansu mıntıkalarını sahiplenip, M. 48 yılında bağımsızlık ilan etti. Bu tarihten başlayıp bu yeni Hun Devletini Güney Hun Devleti ve Gobi çölünün Kuzeyindeki kadimi başkentindeki devlete Kuzey Hun Devleti denilir oldu.

Bu ayrılışın sebebi Çin Tarihçilerine göre Moğolistan'ın dikkatli davranması sonucu meydana gelmiştir denilmekte. Ama tarafsız Tarih eserlerinin beyanına göre bu ayrılış, Tanrıkut Hanedanının ordularındaki Çin Şehzade hanımları ve onların hizmetindeki Çinliler vasıtası ile yürütülen entrikaların sonucuna bağlanmaktadır. Lakin Çin devleti bu entrikalardan derhal faydalanamamıştır.

Çünkü Kuzey Hun Devleti pek az bir zaman da çok hızlı kuvvetlenip bütün Türkistan hanlıklarının kendi itaati altına aldı. Bu nedenle Çin Devletinin bu devletle muharebe etmeden, boyun eğme siyasetini benimsediğini Çin tarihçileri beyan etmektedir. Güney Hun devleti Çin ile iyi ilişkiler içinde olsada Çin'in nüfuzunu kabul etme taraftarı değildi. Çin tarihinde "Güney Hun devleti Çin himayesine girdi" denilen söz bu tarihten tam 55 yıl sonra vuku bulmuş bir hadiseden ibarettir. Bu konudan ilerde bahsedilecektir.

  • 699 defa okundu.