Dolkun İsa
 Doğu Türkistan Öğrenci Birliği Eski Başkanı
Çin sömürgecileri tarafından işgal edilen Doğu Türkistan'ın çok acılı siyasi tarihinde, Uygur halkı, bağımsızlığı, özgürlüğü için hiç durmadan, canla, kanla hürriyet mücadelesini devam ettire geldi. Farklı tarih dönemlerindeki mücadele şekli usulü ve özellikleri de farklı oldu. Tarih 1980'li yıllara girerken Doğu Türkistan Halkının mücadelesi yeni bir siyasi döneme giriyordu.

12 Aralık 1985 tarihinde meydana gelen öğrenci güçlerinin yürüyüşü ve demokratik hareketi, Doğu Türkistan'daki demokrasi hareketlerine yeni bir devir açtı. Bu tarihte Doğu Türkistan'ın başkenti Urumçi'de 15 binden fazla üniversite öğrencisi sokaklara döküldü. Bir gün sonra da Doğu Türkistan'ın Kaşkar, Aksu, Hoten, Börtala şehirlerinde öğrenciler, derslerini bırakıp, sokaklara döküldü. Aynı zamanda Çin'in Pekin, Şangay, Kanten, Nencin, Çonçin gibi büyük şehirlerinde eğitim görmekte olan Doğu Türkistan'lı öğrenciler de dersleri bırakıp, hükümet binalarının önünde mitingler düzenlediler. Başkent Urumçi'de başlayan bu öğrenci hareketi bir hafta kadar devam etti.

"12 Aralık Olayı" diye adlandırılan bu hareket, Urumçi üniversitesi öğrencileri başta olmak üzere Urumçi'deki diğer 7 üniversitenin öğrenci temsilcilerinin birbirleriyle temas kurarak, hazırlanmaları, üniversitelerde hareketin tabanını oluşturmaları, propaganda teknikleri geliştirmeleri ile bir süre hazırlıklarıyla planlı bir harekete dönüştürülmüştür. 1980'li yıllara gelindiğinde Urumçi'deki üniversite öğrencileri, genç şairler, yazarlar Doğu Türkistan'da yeni bir demokratik edebi uyanış mücadelesi başlattılar. Toplumda ve üniversitelerde çeşitli konularda paneller, şiir yarışmaları, tartışmalar düzenlendi. Bu tip sosyal faaliyetler toplumda, okullarda güçlü etki yarattı. Yeni tip sosyal faaliyetler toplumda, okullarda güçlü etki yarattı. Yeni bir uyanış, yeni bir demokrasi, fikir özgürlüğü düşüncesi böyle bir ortamda filizlendi. Bu faaliyetler gençlerde güçlü heyecan ve derin bir iz bırakarak "12 Aralık Hareketi"nin oluşma ortamını hazırladı.

Bu hareket, Urumçi Üniversitesi Çin Dili Fakültesi öğrencisi Mecit ve arkadaşları tarafından planlandı ve gerçekleştirildi. (Arkadaşlarının adları yazılmadı çünkü onlar hala Doğu Türkistan'ın her tarafında Çin hükümeti'nce "suçlu" olarak takip edilmektedir.) Hareketin önderlerinden Mecit "Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi" (Doğu Türkistan) Öğrenci Birliği Başkanlığı Urumçi Üniversitesi Öğrenci Uyuşması Başkanlığı Çin Halk Cumhuriyeti Öğrenciler Birliğinin Başkan Yardımcılığı gibi görevlerde bulundu. Merhum Mecit, bu öğrenci hareketinin planlama hazırlama işlemlerini yapmasına rağmen, bu 12 Aralık öğrenci-gençler yürüyüşünü görememiştir. Çünkü Mecit, bu yürüyüşten 3 gün önce yani 9 Aralık'ta Urumçi Üniversitesinden Prof. Dr. Abduşükür Muhammed Emin'in evinde henüz sebebi açıklanmayan bir sebeple vefat etmiştir.

12 Aralık Öğrenci hareketinin ortaya çıkışını direk etkileyen siyasi ve sosyal sebepler nelerdi? Çin Hükümeti, 1964 yılından 1985 yılına kadar Doğu Türkistan'da 39 defadan fazla yer altı ve yerüstü nükleer denemesi yapmıştı. Bu Doğu Türkistan ekolojisinde büyük bozukluklara yol açtı. Toprak yapısı bozuldu. Su ve tarım ürünleri zehirli hale geldi. Veba ve türlü yerli hastalıkların ortaya çıkması neticesinde yüz binlerce insanımız hayatını kaybetti, masum çocuklar çeşitli hastalıklara yakalanmaya ve sakat doğmaya başladı. Çin Hükümeti bu acı olayları hiçe sayarak 1985 yılında yine bir nükleer deneme yaptı. Çinlilerin yaptığı bu hareketler yalnız doğu Türkistanlılara değil tüm insanlığa ve dünya barışına yapılan bir tehdit idi.
Çin Hükümeti, "Doğu Türkistan'ın toprağı geniş, nüfusu az" diye aldatıcı siyasal propaganda yaparak. Doğu Türkistan topraklarının çoğunun çöllü, kumlu, dağlı olduğu, insanın yaşayabileceği yeşilliklerin az olduğu gerekçesini öne sürerek buralara kalitesiz, beceriksiz Çin göçmenlerini yerleştirip bu toprakların asıl sahibi olan Uygurlara doğum kontrolü uygulayıp, Uygur analarının karınlarını yarıp, bebekleri doğmadan öldürülmekte idi.
Yerli halkların eğitim işleri sıkıntılara sokulup, milyonlarca genç işsiz, evsiz, okulsuz bırakılmıştı.

Çin Hükümeti Doğu Türkistan'da sahte bir seçim yaparak, vatan-millet hainlerini "milletin temsilcisi" seçti ve onları işbaşına getirip, halkın sevdiği kişileri yönetimden uzaklaştırmıştı. Çin Hükümeti'nin bu türlü zulümleri ve aldatıcı siyasetleri halkın kalbinde nefret ve intikam uyandırmıştı, tüm toplumu saran bu duygular özellikle gençlerin yüreğinde alevlenmişti.
(Devamı Var) 

  • 725 defa okundu.