22 Mayıs 1997 tarihli Türkiye Gazetesinin Dış Politika yazarı Sayın M. Necati Özfatura bey "Doğu Türkistan'da Çin Zulmü" başlıklı yazısında, Le Point Dergisi Mayısın ilk haftasındaki sayısında Çin zulmüne geniş yer verdi. Dergi Çin politikasının temelinde Doğu Türkistan Türklerini imha etmek, buradaki Müslümanların varlıklarını tamamen ortadan kaldırmak ve toprakların bütün yerüstü ve yeraltı servetlerini rahatça sömürmek olduğunu ima etti. 

Dergi "Uygurların İsyanı" şeklinde başlık kullanarak Doğu Türkistan’da Uygurlar başta olmak üzere Türk soyundan olan bütün Müslüman halklar ile Çinliler arasında özellikle son birkaç aydır çok korkunç çatışmalar olduğunu belirtmektedir. Dergi aynı zamanda her tarafa asker yığan Çinlilerin sürekli adam öldürdüklerini ve Türkistanlıları birer, birer kurşuna dizdiklerini kaydetti, diyerek her zamanki gibi Çin zulmünü kınayan yazılarına devam ediyor.
22 Mayıs 1997 Türkiye

Sayın Doç. Dr. Ramazan Özey bey "Doğu Türkistan’da Yeni Bir Türk Cumhuriyeti" başlıklı Düşünceler köşesinde Çin'in Doğu Türkistan’da uygulamakta olduğu soykırım ve asimilasyonlardan uzunca bahsettikten sonra "Çin zulmü altında inim, inim inleyen bu kardeş ülkenin bağımsızlığına engel teşkil eden, tüm şer güçlerin yok olmasını ve en yakın zamanda Doğu Türkistan Türk Cumhuriyetinin bağımsızlığa kavuşmasını ümit ediyoruz.

Bu ümidin gerçekleşmesi için Doğu Türkistan halkının bağımsızlık mücadelelerinde emin adımlar atması gerekiyor. Diğer Türk devletlerinin de bu kardeş ülkenin sesini daha iyi duyurabilmesi için dünya platformundaki tüm sosyal, siyasi ve iktisadi kurum ve kuruluşları harekete geçirmeleri kutsal bir insanlık görevidir. Yakın gelecekte gerçek bağımsız bir Türk cumhuriyeti olacak olan Doğu Türkistan'a Türkiye'den kucak dolusu milyonlarca selam.... diyerek bitiriyor.
23 Mayıs 1997 Kurultay

Zulmü Durdurun başlıklı haberde Doğu Türkistan Milli Araştırmalar Merkezi başkanı Gulamettin Pahta, ABD Kongre üyelerine Doğu Türkistan da Müslümanlara yapılan zulmün durdurulması çağrısında bulundu. ABD'deki çeşitli Türk Derneklerinin temsilcileri, Çin Halk Cumhuriyetinin Doğu Türkistan üzerindeki baskılar, Bulgaristan ve Yunanistandaki Türk azınlıklarının meseleleri konusunda Amerikan makamlarını bilgilendiriyor.
31 Mayıs 1997 Türkiye

"Çin Yönetimi 8 Uygur Türkü'nü İdam Etti" başlıklı haberde "Çin yönetimi geçen hafta yapılan açıklamada, Doğu Türkistan'da ayrılıkçı eylemlerde bulunmakla suçlanılan 8 Uygur Türkünün idam edildiği bildirildi. Yeni Çin haber ajansı konu ile ilgili haberinde 18 kişinin ölümüne neden olan bombalama olayının faili olmakla itham ettiği Uygurlar hakkındaki kararın yüksek halk mahkemesi tarafından alındığını duyurdu. İdam edilen Türklere isnad edilen arasında Deng Şia oping'in ölüm gününe rastlayan tarihte, belediye otobüsüne düzenlenen saldırının da bulunduğu kaydedildi. Uygur Türklerinin çoğunluk oluşturduğu Doğu Türkistan'da Çin yönetiminin, Türkler üzerindeki teröre, geçen yıldan bu yana hız vermesi dikkat çekiyor." deniliyor.
4 Haziran 1997 Türkeli

"Doğu Türkistan'a Yaşama Hakkı Yok"
Başlıklı haberde Demokrasiye bir türlü geçemeyen Çin'deki resmi basında Doğu Türkistan'daki zulme karşı isyanları "köktendincilik" olarak nitelendirerek buna karşı mücadelenin uzun ve bazen şiddetli olacağını yazdı. Sincan'ın (Doğu Türkistan) Günlüğü gazetesinin başyazısında "21. yüzyıl için belirlediğimiz hedeflerin gerçekleştirilmesi teröristler ve köktendinci güçlerle amansız bir mücadeleden geçiyor" denildi.
5 Haziran 1997 Türkiye

"M. Emin Buğra için Şükür Şerbeti" haberinde Ahmet Yesevi Vakfı, 4 Nisan'dan beri her hafta Cuma günü çeşitli vesilelerle şükür şerbeti dağıtıyor. Hayatını Gökbayrak'ın hür dalgalanması ve Doğu Türkistan'ın istiklali davasına adayanlardan 14 Haziran 1964'te vefat eden. Emin Buğra'nın ruhu için dünde Cuma namazından sonra vatandaşlara şükür şerbeti ikram edildi, deniliyor.
14 Haziran 1997 Türkiye

Kısa adı TÜRK-SAV olan Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı'nın ödüle layık gördüğü isimler Çankaya köşkünde bir araya geldi. Türk dünyasına hizmetlerinden dolayı ödüllendirilenlerin ödüllerini Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel verdi. Türk dünyasına verdiği önem ve uygulamalarından dolayı, ödüle layık görülen Doğu Türkistan'ın merhum lideri İsa Yusuf Alptekin'in ödülünü, oğlu Arslan Alptekin'e Demirel verdi.
Gökbayrak

TAKLAMAKANDA KAZI
Doğu Türkistan'ın Taklamakan çölünde en az 2 bin 100 yıllık antik bir kent kalıntısında kazıların devam ettiği bildirildi. Taklamakan çölünün orta kısımlarında bulunan şehirde seramik, tahta, taş, bronz ve demirden yapılmış binden fazla eşya bulundu. Yaklaşık 88 kilometrekareye yayılan kentte, çok sayıda hayvan kemiği ve tohumlarda ortaya çıktı. 
21 Haziran 1997 Türkiye

Her zamanki gibi sayın M. Necati Özfatura bey Doğu Türkistan'la ilgili araştırmalı doğru tespitlerinden birisinde yine Doğu "Türkistan Unutulmasın" balığı ile deva ediyor. 1990 yılında Urümçi'de yayınlanan "Fin Jindi Şışıniyan" (Yükselen kırk sene) adlı kitaptan aldığı kaynaklarda Cinden çıkarılan 151 maden çeşidinin 118'inin Doğu Türkistan'dan çıkarıldığını, 25'i bakır, 4'ü Altın ve 50 adedi de rentli metal maden ocakları ve diğerleridir.
Kömür rezervi 21 milyar 250 milyon ton olup, yüzde 89'u Cungarya havzasında bulunmaktadır. 1989 yılına kadar bulunan petrol rezervi ise 30 milyon metreküptür. 1990–1991 yıllan arasında Turfan, Ni-ya ve Pırçam kasabalarının bazı köylerinde petrol bulundu. 
Birkaç ay içinde binlerce Çinli göçmen buraya yerleştirildi. Ne acı bir gerçektirki bu petrol şehirlerinde yüzyıllardır yaşayan Doğu Türkistanlı, kurulan petrol rafinerilerinde vasıfsız işçi ol¬ma şansına dahi sahip olamadılar" dedi.
24 Haziran 1997 Türkiye

Çin hükümeti "suça karşı mücadele!" kapsamında yaptığı operasyonlarda 11 ton patlayıcı ele geçirilmesinin ardından asayiş için Din adamlarından destek peşine düştü. "Sincan Günlüğü" gazetesinde yer alan bir habere göre, sincan kominist partisi sekreter yardımcısı Keyum Bawudun, yaklaşık 300 müslüman din görevlisi ile birlikte geçen hafta yaptığı bir toplantıda, din görevlilerinden etnik huzursuzluğun bulunduğu bölgede asayişin temini için hükümete yardımcı olmaya çağırdı.

Bavvudun, asayişin sağlanmasına yardımcı olmanın din görevlileri için kaçınamıyacakları bir sorumluluk olduğunu belirterek, "bu konuda din görevlilerine güvenmek, onları korumak ve desteklemek" gerektiğini öne sürdü. Çin hükümetinin "suça karşı mücadele kapsamında Mart ve Mayıs ayları içinde 11 ton patlayıcı ele geçirilmiş, 83 sığınak bulunmuştu. Yetkililer ayrıca, 110 bin fünye, 638 silah, büyük miktarda mühimmat ele geçirildiğini açıkladılar. Bölgede "suçla mücadele" kampanyası kapsamında yaklaşık 2 bin kişinin tutuklandığı bildirildi. "Sincan Günlüğü gazetesinde yer alan habere göre, "yasadışı patlayıcı madde satışı yaptığı" gerekçesiyle 53 dükkan kapatıldı.
25 Haziran 1997 Türkeli

Muhterem M. Necati Özfatura bey yine elde ettiği kaynaklarından biriside, Fransız gazetelerinden Le Monde, Çin'in Doğu Türkistan'lı Uygurları ezdiğini, soykırıma tabi tuttuğu beliterek şu ifadeleri kullanmaktadır.
"Pekin Rejimi, Doğu Türkistan'da Uygurlar'a iş vermiyor. Bu müslümanlara ikiden fazla çocuk sahibi olma hakkı tanımıyor. Onları ağır vergiler altında devamlı eziyor. Vergilerini ödeyemedikleri zamanda topraklarına el koyuyor. Öte yandan da sürekli olarak onları "ayrılıkçılık veya bölücülük'le" damgalayıp ya tutukluyor veya idam ediyor.
1950li yıllarda bölgedeki Çin'li sayısı yüzde 4'ü bulmazken, şimdi Çinliler, Doğu Türkistan nüfusunun yüzde 37'sini meydana getiriyor. Mao'nun-da şu meşhur sözünden bahsettikten sonra "Her Türk'ün damarlarında Çinli kanı dolaşmalıdır". İngiliz Churchill ise Ortadoğunun hakimiyeti ve müslümanların soykırım içinde: "Bir damla petrol, bir damla kan" sözüyle tarihe geçmiştir. Kısacası Çin'de müslümanlara karşı soykırım her yönüyle devam etmektedir. Bu soykırıma karşı sessizlik da¬ha ne kadar devam edecek?... diyerek bitiriyor.
25 Haziran 1997 Türkiye

Doğu Türkistan'daki Çin Zulmü bitmek bilmiyor. Çinli yetkililer bu sefer'de "ruhsatsız inşaat" gerekçesiyle 133 caminin yapım ve onarımını durdurdu. Doğu Türkistan'daki kırsal bölgelerde 260 devlet yetkilisinin işten çıkarıldığı 105 Kur'an Kursu ile 133 caminin kapatıldığı haberlerini aldık. 4-5 Şubat tarihlerindeki İli'de çıkan ayaklanmalardan sonra Çin'in kendi yayınlarında 725 kişilik silahlı askerle ili vilayetimize takviye yaptıklarını bildirdiler tabiki bu rakam doğru değildir. Çünkü o zamanlar bile 2 mekanize tümenle takviye yapıldığını bütün dünya biliyor.
Ayrıca öncelikle Çin yönetimine bağlı olduklarını tespit ettikleri bölge yetkilileri ile Çin kominist partisine sadık müslüman liderlere yönelik bir dizi bombalama ve suikast eylemlerinde başarı kazandıkları da gelen haberler arasında yer alıyor.
29 Haziran 1997 Gökbayrak

Kayseri Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Mehmet Emin BATUR, "Çinlilerin Hong Kong halkına verdiği sözleri kesinlikle tutmayacağını ileri sürdü." Batur, "Çin'in sözünü tutmayacağının en güzel örneği Doğu Türkistandır. Doğu Türkistanda yaşananlar herkesin malumudur. Hong Konga verilen sözler ise sadece dünyanın gözünü boyamak içindir. Hong Kong'un geleceği artık kararmıştır." dedi.
Emin Batur Çin'in Hong Kong'lulara verdiği sözlerin aynısını 50 yıl önce Doğu Türkistanlılara da verdiğini ancak hiçbirisini tutmadığını söyledi. Batur. "Çin'in Doğu Türkistan halkına otonom sözü vermiş, halkın hiçbir işine karışmayacağını söylemişti. Doğu Türkistanlıların inançlarına, kazançlarına karışmayacaklardı. Çin ordusu Doğu Türkistan'a karışmayacaktı. Bu günkü durumu ise bu sözlerin tam tersi bir durum.
Doğu Türkistanlılar yok olmakla karşı karşıya Hong Kongluları da aynı akibet bekliyor. Çin'liler hiçbir zaman kendilerinden üstün bir millet tanımazlar. Hong Kong'u çok kısa bir zamanda sömürecek ve halkı köle duruma düşüreceklerdir, şeklinde konuştu. Batur çok. kısa bir süre sonra Hong Kong'da meydana gelecek olayların Çin'in gerçek yüzünü ortaya çıkarması bakımından iyi olacağını belirtti.
30 Temmuz 1997 Zaman

  • 745 defa okundu.