Dr.Hacı Ahmet ÖZHAN
 
ANANEVİ UYGUR TIBBı HAKKINDA KISA BİLGİLER

Bu yazı dizisi ile okuyucularımıza, ananevi Uygur Tıbbının tarihi gelişimi hakkında Türkiye'de belki de ilk defa yayınlanan orijinal bilgiler sunacağız. Makalenin yazarı Dr. Hacı Abdullah Özhan, Doğu Türkistan Sağlık Bakanlığının 1985'de yayınladığı ve kendisinin de yazı kadrosunda bulunduğu 8 ciltlik Uygur Tababet kamus'u adlı kitabın daha çok mukaddemasının özetini ve bazı yeni bilgileri aktarmaktadır.
Ananevi Doğu Türkistan tıbbı, 3000 yıllık geçmişiyle ve Türklerin Müslüman olmasından sonra Tıbb-ı Nebevi'nin katkısıyla mevcut bilgiler sentezlenmiş, ilmi kurallara kavuşmuş, modern tıpla hiçbir benzerliği bulunmayan fakat büyük oranlarda onun vardığı sonuçlara yaklaşmayı başaran orjinal bir tababet uygulamasıdır.
Uygur Tabebeti, İbn-i Sina'nın Tıp Kanununda da yer alan ve atalarımızın canlı varlıkların hayatında ve gelişmelerinde etkili saydıkları 4 ana maddenin vasıflarının, canlı vücudundaki etkileşimlerinin doğurduğu sonuçlardan yola çıkmaktadır.
Bu 4 ana madde, yani Anasır-ı Erbaa{erkan-i Rukni_ od (ateş) hava, su ve topraktır.

Ateş: Ağırlığın en hafif olduğundan yeri yüksektedir. Vasfı kuru ve sıcak olmasıdır.
Hava: Sudan hafif ateşten ağırdır. Su ve toprakla sürekli teması hararetini düşürür. Bütün olarak atmosferi doldurur. Vasfı nemli ve sıcak olmasıdır.
Su: Topraktan hafif havadan ağırdır. Hayat için gerekli gıdanın yerlerine gidişini temin eder. Vasfı nemli ve soğuk olmasıdır.
Toprak: Havanın, güneşin (ateş) ve suyun etkisi altındadır. Hayat için gerekli gıdanın kaynağıdır. Vasfı kuru ve soğuk olmasıdır.
Böylece 4 ana maddeden doğan 4 vasıf, kuru sıcak, nemli sıcak, nemli soğuk ve kuru soğuk, canlı vücudunda da sürekli etkileşim halindedir. İnsanların mizaçları bile bu etkileşimlerden doğar. Bu vasıflardan herhangi birinin veya birkaçının etkisinin azalması veya artması vücuttaki dengenin bozulmasına ve hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olur.
İşte canlı hayatındaki işleyişi bu temeller üzerine oturtan Uygur hekimleri, organizmadaki rahatsızlıkların ortaya çıkışındaki amilleri, sonuçlarını, teşhis usullerini ve nihayet tedavi yaklaşımlarını da bu görüş doğrultusunda geliştirmişlerdir.
Tıp tarihinde ilk defa akupunktur uygulamalarını Uygur Türkleri yapmışlardır. Turfan'da yapılan kazılarda kemikten yapılmış akupunktur iğnelerine rastlanmıştır. Çinlilerin kullanmaya başlamasından çok önce Uygurca yazılmış akupunktur atlasları bulunmuştur. Daha sonra akupunkturu geliştirip dünyaya tanıtan Çinliler olmuşlardır.
Bugün Doğu Türkistan'ın birçok şehirlerinde modern tıp metotlarıyla hizmet yapan hastane lerin yanı sıra, ananevi Uygur tıbbıyla çalışan hastaneler ve bu tıbbın eğitimini yapan tıp okulları da vardır. Modern tıpta PUVA tedavisi adı ile son 15 yıldan beri uygulanan tedavi şekli, Doğu Türkistan'da uzun yıllardan beri tabii güneş ışığıyla başarıyla uygulanmakta ve dünyanın birçok yerinden sedef hastalarının buraya akın etmesine sebep olmaktadır.
Bu eski Türk Tıbbı'nın ulaşmış olduğu çağdaş uygulamaları, modern tıpla bağdaştırarak daha da gelişmesine yardımcı olmak. Türk hekimleri için de görev olmalıdır.

  • 1532 defa okundu.