Seyit TÜMTÜRK

Dış işleri bakanı İsmail CEM’in görevinden istifası üzerine kendi döneminde Türkiye-Çin ilişkilerinin kısaca değerlendirmesi gereği düşünülmüş ve aşağıdaki değerlendirmede tüm basın kurumları ile ilgili kurum ve kuruluşlara iletilmiştir. Konunun önemine binaen bu değerlendirmenin dergimizde yayınlanması uygun görülmüştür.


DSP Kayseri Milletvekili İsmail CEM 5 yıldır kesintisiz sürdürdüğü Dışişleri Bakanlığı görevinden 10.07.2002 tarihi itibariyle istifa ettiğini Türkiye kamuoyuna duyurdu. İsmail CEM’in bakanlığı süresindeki icraatları,Türkiye Cumhuriyeti ve Çin ilişkileri yönü ile ve bu ilişkilerin Doğu Türkistan’a yansımaları açısından tam bir fiyaskodur.

Son yıllarda Çin Halk Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti arasında tarihinde ilk Cumhurbaşkanları seviyesine varıncaya dek her kademeden yoğun ve karşılıklı ziyaretler gerçekleştirildi. Bunların sonucu olarak Çin devlet başkanı, Jiang ZEMİN’e Türkiye Cumhuriyeti Devlet Liyakat madalyası verildi. Uygulamış olduğu dikta yönetimi ve insan hakları yönü ile sicili bozuk bir ülkenin devlet başkanına, bu madalyanın neden verildiğini anlamış değiliz. Bu olay siyasilerin alnında kara bir leke olarak kalacaktır.

Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin Türkiye’de yaşayan akrabaları ile olan ilişkileri, vize problemleri ve kasıtlı engellemeler sonucunda kopma noktasına gelmiştir.

İki ülke Dışişlerinin karşılıklı çalışmaları sonucu Çin devleti Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerine uygulamakta olduğu soykırım derecesine varan yanlış politikasını Türkiye’deki kamuoyuna, seçilmiş yöneticilerimize ve bürokratlarımıza, sanki Doğu Türkistan’da Çinliler mazlum ve mağdur, Uygurlar zulmedenmiş gibi göstermeye çalışmaktadır.Bu çalışmalar Türkiye’de güçlü bir Çin lobisi oluşturmayı başarmıştır.

Bu yanlışların bir yansıması olarak Çin Dışişlerinin girşimleri sonucu Mesut YILMAZ’ın Başbakanlığı ve İsmail CEM’in Dışişleri bakanlığı döneminde (36 numaralı) gizli bir genelgeyle Doğu Türkistan’ın Gökbayrağının Türkiye’nin herhangi bir coğrafyasında dalgalanması kamuda görevli idarecilerimizin Doğu Türkistan adının geçtiği toplantı, seminer ve konferanslara katılmaları yasaklanmıştır.

Türk Dışişlerinin Çin Hükümetine Doğu Türkistan konusu üzerinde vermiş olduğu bu tavizler karsılığında ne gibi menfaatler sağlamış olduğu kamuoyunun merak ettiği bir konudur.

Bu yanlışlar zincirinin son halkası ve Çin’in gerçek yüzü sayın Bahçeli’nin Çin Halk Cumhuriyeti ve Doğu Türkistan’ı kapsayan 5 günlük resmi ziyareti esnasında kendini bir kez daha göstermiştir. Siyasi liderlerin ağızlarına doladıkları gelişen Çin-Türk ilişkilerinin Uygur Türklerinin refah ve mutluluğuna katkı sağlayacağı Uygur Türklerinin Türkiye ile Çin arasında dostluk köprüsü olacağı söylemlerine rağmen, sayın Bahçelinin Çin ziyareti öncesi Kaşgar’da daha önce Türkiye’ye turist olarak gidip gelen gençlerin sebepsiz yere tutuklanması, Bahçelinin ziyareti sırasında Uygurca’nın Üniversitelerde yasaklanması, Bahçelinin ziyareti sonrası Uygur tarihi ve kültürü ile ilgili yaklaşık 4-5 bin kitabın Kaşgar’da yakılması, Dünya kupası eleme maçlarında Türkiye’nin Çin’i 3-0 mağlup etmesi sonucu Türkiye Milli takımı lehine tezahüratta bulunan Uygur gençlerinin tutuklanması gibi olaylar tamamen Türk Dışişlerinin izlemekte olduğu pasif politikanın sonucudur.

Türkiye’nin dostane yaklaşımları, maalesef Çin Hükümetince taviz olarak algılanmış ve bundan cesaret alarak Türkiye’den Doğu Türkistan’a yapılan en üst düzey bir ziyaret esnasında, Çin Hükümeti yetkililerince küstaklık boyutuna varan yanlışlıkların yapılmasına sebep olmuştur.

Ayrıca Çin uluslarası alanda etkin rolüne ve Birleşmiş Milletlerin veto hakkına sahip beş daimi üyesinden birisi olmasına rağmen uluslararası konularda Türkiye lehine vermiş olduğu birtek kararı bile bulunmamaktadır.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi Çin-Türk ilişkilerindeki gelişme ve Doğu Türkistan’la ilgili tüm olumsuz kararlarda eski Dışişleri Bakanı İsmail CEM’in sorumluluğu bulunmaktadır.Yukarıda bahsedilen yanlış politikalar ve Türk-Çin ilişkilerinin mimarlarından olan İsmail CEM’in Dışişleri Bakanlığından istifası Doğu Türkistan’lılar ve Türk Dünyası açısında hayırlı olmuştur.

Ayrıca hayat alanını Türk dünyasına doğru yönlendirmiş olan yirmibirinci asrın barış ve huzuruna en ciddi tehdit olarak görülen Çin devletinin Türkiye ile hiçbir alanda uzun vadeli işbirliğinin olamayacağını yakın gelecekte yetkililerimiz ve Türk Dışişleri çok daha iyi anlayacaktır. Buradan yeni atanacak olan Dışişleri bakanımıza temeli Türkiye’miz ve Türk dünyasının menfaatlerinden ziyade sayın İsmail CEM’in gayretleri ile ideolojik temellere dayandırılan Çin-Türk ilişkilerini yeniden gözden geçirmelerini temenni ediyoruz.

12/07/2002

  • 639 defa okundu.