M.CANTÜRK Doğu Türkistan Kültür Ve Dayanışma Derneği Eski Başkanı
Ahmet Yesevi Türkistan'da Kul Hoca Ahmet unvanları ile meşhur olup, tasavvufun bütün kollarına ve sohbetlerinde onun Divan'ı Hikmeti mevize ve nasihat doktrini halinde okunur. Cehri zikre, zikrin çekimine ilk önce ahenkli bir şekilde en az iki veya üç kişi tarafından okunan ,Ahmet Yesevi'nin hikmetleri ile başlanır. Zikir ve okunan hikmetlerin coşkusu ve ses dengesi birbirini takip ederek yükselir. Zikir son zirvesini bulduğunda sohbet başı veya halka başı, zikri durdurur. Bu defa tek bir kişi Ahmet Yesevi hazretlerinin hikmetlerinden biri ile ortaya çıkar ve yüksek sesle okumaya başlar. Zikrin getirdiği coşku ve bu okunan hikmetlerin tesiri ile umumi bir feyz, Allah'a münacatlar, mağfiret talepleri ve birbirleri hakkında hayırla dualar devam eder.
Türkistan'da tasavvuf ve tarikat dalı olarak dört
Silsile bilinmektedir. Bunlar
1. Kadiriye
2. Nakşibendiye
3. Cestiye
4. Sühreverdiye
Olarak tanımlanır. Zikri geçen dört tarikatın içinde Kadiriye ve Nakşibendi ye çok şümullüdür. Bilhassa Nakşibendi ye her dört tasavvufu ihtiva eden genel kapsamlı ve şayi haldedir. Ahmet Yesevi Hazretleri divanlarında bu dört tarikatın hal ve üslupları,. virdi evred,tilavet-i Kur'an, salavat-i şerife gizli ve aşikare zikirle Allah'ü T ealanın isim ve sıfatlarını seslendirmeğe rağbet ve işaretler vardır. Bu dört tarikatın dört eshab-ı güzinden gelmiş olduğu söylenir. Ve Ahmet Yesevi Hazretlerinin Divan-ı Hikmet'indeki irşad usulü İslam'ın beş rüknü üzerinde olup, onu yapanlar müjdelendikten sonra, hemen ardından İslam'ı kabul etmeyen veya hakkı ile riayet göstermeyenlerin keder ve pişmanlıklarıda Kur'anı Kerim üslubunca, sade Türk halk dili ile anlatılmaktadır. Bunun yanı sıra insan sevgisi ve Allah 'ın bütün mahlûklarına karşı iyilik yapmak ve hizmet severliğe yönelik "Kim ne görsen kulu olup hizmet kıl" gibi uzun ve sade dörtlük mısralarla, fıkralarla ayet'i kerime ve hadis-i şerif manalarına telmih ve işaret, iktibas, geçmişi hikaye ve geleceği tasavvur gibi bütün belağat ve fesahat kaidelerini en sade Türk halkı dili ile ortaya koymuş olduğu edebiyatçı seçkin ilim adamları tarafından takdire şayan olup, onlar, Divan'ı Hikmet'in Türk dili ve edebiyatının muhafazakar bir membaı olarak kalacağına inanmışlardır.

Üç yüz altmış su geçtim
Dört yüz kırk dört dağ aştı m

Mısrası ile Ahmet Yesevi'nin insan psikolojisi ve fiziki yapısı üzerinde dahi tetkik yapmış olduğu an1aşır. İlim adamları bu beyitte geçen, "suyun insan vücudundaki damarı, dağın ise kemikleri" ifade ettiği kanaatindedirler.

Ahmed Yesevi Hazretlerinin İsmi ve Kutsallık Şayiası:

Doğu Türkistan’ın Hoten vilayeti ve civarında Hoca Ahmed İsmi çok yaygındır. Bu isimle adlandırılan şahıslar muhakkak ya ilimle iştigal eder veya tasavvufla meşgul olur. Kaşgar ve Yarkent havalisinde Kul Ahmet ismiyle meşhur, sülalece alim ve takva şiar bir soya mensup merhum Üstazı Kul Ahmed Ahun bunlardan biri olup, bütün insanlar tarafından sevilmiş, güzel ahlak ve faziletlerin timsali, ünvan ve rütbeden hiç hoşlanmayan, gösteriş ve riyadan nefret eden, bir kişiliğe sahipti. Defalarca keramet ve velayetine şahit olduğum üstazımın ismi gibi oğlumun adını Kul Ahmet diye isimlendirdim. Salih kişilerin ismi o adı taşıyan kişide tesirli olur görüşü Türkistan’da çok yaygın
olup, özen gösterilir.
Ahmed Yesevi Hazretlerinin 63 yaşında yer altına girdiği ve yer altı halvetinde de o süre kadar yaşadığı çok yaygın bir konudur. Bir de Ahmet Yesevi Hazretlerinin umumi mutfaktaki büyük zaman hikayesi vardır. Bu kazana Türkistan’da daş denir. O daşda pişirilen çorbaya şilan ismi verilir. Tasavvuf dergahlarına Han kah derler. Bu ismin dahi Ahmet Yesevi Hazretlerinin halvetgahından alındığı söylenir. Buralara gelen herkes o daşda pişirilen çorbadan içerler ve mübarek sayarlar.
Türkistan’da Ahmet Yesevi Divanını Temsil eden Tasavvuf Şairleri:
1. Azım Hoca
2. Hüveyda Çimyanı
3. Abdülaziz Meczub Nemengani
4. Abdullah Hasta Yarkendi .
Adı geçen şahıslar ilim ve irfan sahibi olmakla birlikte tasavvuf babından Ahmed Yesevi Hazretlerinin öz mümessilleri olup her birinini divanı Ahmet Yesevi’nin tercümei halini ve ilk tarikat mürşidi ve rehberlerin Ahmet Yesevi olduğunu ifade eden beyit ve mısralarla doludur. Velhasıl Türkistan’da ne kadar evliyaullah varsa hepside Ahmet Yesevi hazretlerinin aşağıdaki mısralarını kendine rehber edinmişlerdir.

Allah deyin, yaşlar aksın gözlerinden
Dürriler damlasın her söyleyen sözlerinden
İfar ünsün her bir bastığın izlerinden
Bu hasreti peyda Allah yadı

Bu istikametten hareketle Büyük Türkistan, yani Batı ve Doğu Türkistan'da da Anadolu’da olduğu kadar erenler, veliler, yetişkinler geçmiş ve o topraklarda gömülmüştür. Ne acıdır ki, Batı Türkistan bir asra yakın komünist/erin esaretinde kaldı. ilahi bir lutfun tecellisi olarak kurtuldular. Maalesef Doğu Türkistan hala Çin mezalimi ile yanıp tutuşmaktadır. Her gecenin gündüzü olduğu gibi inanıyoruz Cenabı Allah bize de hürriyet nasib eder. Ve Ahmet Yesevi hazretlerinin diyarından küfür ve dalalet kâbusları silinmiş olur.

BEYİTLER
o makamı bildirmeye rehber gerek
Tarikatın insafına safder gerek
İşbu yolu zabteyleyen server gerek
Öyle mürşit cennet mülkünü tayran kılar
•••
Dervişim deyip taat kılar halk içinde
Riya kılıp koşup yürür orda burda
Allah için taat kılan derviş nerde
Gerçek derviş dağ ve çölü mekan kılar
•••
Aşk yadını yere salsan yer kaldırmaz
Defter kılsan ta dirisin bitmek olmaz
Hakk'ı bilen beyi hanı halkı bilmez
O kulumu öz yolumda iki kat kıldım
. . .
Aşk defteri sığmaz dostlar dergahına
Cümle aşık yığılıp varır bargahına
Yedi cehennem takat kılmaz bir ahına
Her ne kılsan aşık kıl sen Perverdigar
•••
Garip, fakir, yetikleri kıl sen şadan,
Parçalayıp aziz canım eyle kurban
Yiyecek bulsam canım ile kıl sen ihsan
Hakk'tan işitip bu sözleri dedim işte
Talibirn ben söylerler vallah billah na insaf
Namahreme bakarlar gözlerinde yok insaf
Kişi malını yiyeler gönüllerde değil insaf
Aslan Baba'm işittiniz teberrük
...
Zakirim deyip ağlarlar akmaz gözlerinden yaşı
Gönüllerinde gamı yok her an ağrıya başı
Düzen, hile kılarlar malum Hüda'ya işi
Aslan Baba'm sözlerini işittiniz teberrük
...

  • 1356 defa okundu.