18. sayımızda yayınlamış olduğumuz "UYGURLAR 1233TEN BERİ AMERİKADA" başlıklı yazımızın devamında yer alan sayın Kazım GÜLTEPE beyin Türk Dünyası Tarih dergisinde kaleme almış olduğu bu kıymetli yazı dizisinin ikinci bölümüne devam ediyoruz.

Çünkü Çin kaynakları İslamiyet'in ruhuyla tam tezat teşkil ediyordu. Beyler'in etrafına toplanmış olan Doğu Türkistanlılar Çin idaresine karşı devamlı ayaklandılar. 1822'de başlayan hareketin önderi Cihangir Han Kaşgar'ı ele geçirerek bir hükümet kurdu, daha sonra Yarkend, Yanıkhisar ve Hoten'i de ele geçirerek hakimiyet sahasını genişletti. 1824-1825 yıllarında müstakil olan bu idareye 1827'de Çinliler son verdiler. İkinci büyük ayaklanma 1845 yılında Mehmet Emin Han idaresinde oldu. Mehmet Emin Han Kaşgar'da bir hükümet teşkil ettiyse de bu hükümet uzun sürmedi. Çinli'lerin işgali 1863 senesine kadar devam etti.

1862-1863 senelerinde Doğu Türkistan'da çıkan-Milli ihtilallerde bütün Çinli'ler imha edilerek, Kuçar, Yarkent, Kaşgar ve İli'de birer şehir devleti kuruldu. 1863'de devletinin reisi (askeri kumandan) Yakup Han iktidarı ele geçirerek İli şehir devleti müstesna bütün şehir devletçikleri birleştirdi. Kaşgar merkez olmak üzere "BaDevlet" adıyla kuvvetli bir merkezi idare kurmaya muvaffak oldu. Ba Devlet'ini İngiltere, Rusya ve Osmanlı İmparatorluğu resmen tanıdı. Yakuphan bu devletle siyasi münasebetler kurdu. Ticari antlaşmalar akdetti. Orta Asya'da büyük bir nü¬fuz rekabetine giren İngiltere ve Rusya Yakup Han'ı kendi taraflarına çekebilmek için büyük gayretler sarf ettiler. Buna rağmen Yakuphan hiçbir teşebbüste bulunmayan Osmanlı İmparatorlu¬ğuna tâbi olmayı tercih etti. Bu maksatla yeğenini fevkalâde selahiyetlerle hususi mümmessil olarak İstanbul'a gönderdi ve Sultan Abdül Aziz'e resmen biat etti.

Sultan Abdulaziz'in Biati Kabulü: Sultan Abdulaziz bu biati kabul ederek Kolağası Kazım ve İsmail Efendilerin başkanlığındaki askeri bir talim heyetini büyük ve kıymetli hediyelerle Kaşgara gönderdi. Yakup Han, Sultan Abdulaziz Han namına Doğu Türkistan'ın bütün cami ve mescitlerinde, hutbeler okuttu ve sikkeler bastırdı. Fakat Doğu Türkistan Devleti ancak 1876 senesine kadar yani 13 yıl devam edebildi. Yakuphan İngiltere ile Rusya arasındaki nüfuz rekabetinden faydalanamadı. Bir taraftan Rusya diğer taraftan Çinli'ler bu devleti ortadan kaldırmak için anlaştılar. Çin'li general Tse Tsung Tnğın kumandasında gönderilen büyük bir Çin ordusu, Rusya'nın yardımları sayesinde Doğu Türkistan'a gelip Yakup Han'ın Milli orduları karşısında mevki aldı. Bu ebedi Türk yurdunu istila için gelen düşman ordularının hücum için fırsat kolladığı bir sırada Yakup Han'ın zehirlenerek ansızın ölmesi, oğulları ile kumandanları arasında ihtilaf çıkmasına sebep oldu. Bu durumdan faydalanan (Aslında bu durumu hazırlayan) Çinli'ler Doğu Türkistan'ı adeta harpsiz kolayca zapt ve işgale muvaffak oldular. Böylelikle Doğu Türkistan tarihte ikinci defa Çinliler'in fiili işgaline uğradı.

1911'de Çin'de Mançu İmparatoruğu yıkılarak yerine Çin Cumhuriyeti kuruldu. Çin'de kargaşalar baş gösterdi, dahili savaşlar başladı. Fakat bu durumdan Doğu Türkistan Türkleri faydalanamadılar. 1911'den itibaren başlayan Kuzey Çin ve Güney Çin mücadelesini Milliyetçi Çin Komünist Çin mücadelesi takip etti. Çin'de Cumhuriyet ilan edilmesine rağmen Mançu İmparatorluk hükümetinin tayin etmiş olduğu Doğu Türkistan'daki umumi valiler yerlerinde kaldılar. İsmen ve hukuken Çin hükümetine bağlı, fakat fiiliyatta tamamen bağımsız olan bu askeri valiler, Doğu Türkistan'ı 1933 senesine kadar diledikleri gibi vahşi, barbar bir şekilde idare ettiler, 1931'de Doğu Türkistan'ın Kumul şehrinde başlayan Hürriyet, İstiklal mücadelesi 1933 senesine kadar bütün Doğu Türkistan sathına sirayet etti. Memleketin her tarafında Çinliler mağlup ve peri¬şan oldular, imha edildiler. Neticede merkezi Kaşgar'da olmak üzere 12 Kasım 1933 tarihinde bütün Doğu Türkistan'a Şamil "MÜSTAKİL DOĞU TÜRKİSTAN CUMHURİYETİ DEVLETİ" resmen kurularak dünyaya ilan edildi. Bu devletin kurucuları ve hükümet azaları şu değerli kimselerden meydana gelmişti.

1- Reisicumhur - Hoca Niyaz Hacım Baki Niyaz
2- Başvekil - Sabit Damolla Abdulbaki
3- Harbiye Nazırı - Uraz Bey
4- Erkan Harbiye Nazırı-General Mahmut Muhitdi
5- Dahiliye Nazırı - Zeyyid Zade Yunus Beğ 
6- Hariciye Nazırı - Kasım Can Hacı
7- Maarif Nazırı - Abdulkerim Han Mahmud
8- Evkaf Nazırı - Şemseddin Türdi
9- Adliye Nazırı - Zarif Kari
10- Ziraat ve Ticaret Nazırı-Abdulhasan Musa bey
11- Maliye Nazırı - Ali Akhun
12- Sıhhiye Nazırı - Abdullah Gani

Türk İllerine Örnek
Milliyetçi Çin hükümetinin iç savaşlarla meşguliyeti dolayısıyla Doğu Türkistan'a yeni bir ordu gönderemeyeceğini hesaplayan ve Doğu Türkistan'ın müstakil genç Türk devleti yaşadığı taktirde, Rus esareti altındaki Batı Türkistan, Azerbaycan, İdil-Ural, Kuzey Kafkasya ve Kırım gibi diğer Türk ülkelerine örnek olacağından korkan Sovyet Rusya o sıralarda Urimçi'de tutunabilen mahsur Çin kuvvetleri kumandanı ile anlaşarak Ruslar'ın Çinli kıyafetine soktuğu kızıl ordunun en seçme birliklerini modern silah ve uçaklarla takviye ederek, mahdut sayıdaki derme çatma silahlarla, fakat imanla savaşan milli kuvvetler üzerine iki koldan saldırttı. Komşu devletlerden altın karşılığı silah ve cephane tedarik edemeyen milli kuvvetler bu durum karşısında mukadder olan mağlubiyetten kurtulamayınca Genç Doğu Türkistan Cumhuriyeti Devleti de ortadan kaldırıldı. (Doğu Türkistan ne zaman istiklali için ayaklanmışsa devamlı Rusları karşısında bulmuştu. Avrupa'nın Asya siyasi haritalarına baktığımızda 1876-1949 yılları arası Doğu Türkistan devamlı Rus nüfuzu atında olarak gösterilmektedir.

1935 senesinde Batı ve Doğu Türkistan'ı gezen ve görüp yaşadığı olayları "Solo Turkestan nve Verbotene Reise" adındaki pek ilgi çekici kitaplarında anlatan Ella Maillart (Rus konsoloslarının Doğu Türkistan'da Çinli valilerden daha hükümran olduklarını, Çinli valilerin onların yanında ellerini birleştirip devamlı başlarını eğerek konuştuklarını anlatmaktadır. Çinli valiler ise her an bir ayaklanmanın başlayacağı korkusu içerisinde idiler. Doğu Türkistan adını kendilerinin değil yerli halkın kullanmak istemediğini, buradaki halkın Çin soyundan (!) Uygurlar olduğunu söylüyorlardı. Ancak benim görüştüğüm Doğu Türkistanlı herkes kendilerinin Müslüman Türk olduklarını söylüyorlardı. Siz Uygur musunuz diye sorduğumuzda Uygur adına evet diyen ve bu adın ne ifade ettiğini çok kimse bilmiyordu, demektedir.
(Devamı Var)

Kaynak: 
(118) Türk Dünyası Tarih Dergisi Tutsak Doğu Türkistan ve Bitmeyen Çin Mezalimi 
Kazım GÜLTEPE Sayfa 51-52.

  • 765 defa okundu.