Mehmet Emin Batur
 
Burada bahsetmek istediğimiz konu, yalnızca Türk ve İslam alemi adına değil, tüm insanlık adına lanetlenmesi ve protesto edilmesi gereken bir katliamın dünya kamuoyuna duyurulması hususundadır.
Çin bilindiği gibi büyük bir uzak doğu ülkesidir.
Eski çağlardan beri esrarengiz bir toplum manzarası arz etmektedir. Asırlardır dünyaya bir yüzünü göstermiş diğer çirkef yüzünü ise daima saklı tutmuştur.
Günümüz dede bu ikiyüzlü yapısı ile dünyanın gözünü boyamakta, işgal etmiş olduğu ezeli ve ebedi Türk yurdu olan Doğu Türkistan'ı dünyanın gözleri. önünde sessiz sedasız yutup yok etmekte ve gelecek için sinsice, tehlikeli planlar yapmaktadır.
Kaşgar, Doğu Türkistan'ın en eski ticaret merkezidir. Aydın halkın büyük çoğunluğu burada yaşamaktadır. Yüksek okulların sayısı burada daha fazladır. Halk aktüaliteden haberdardır. Divan-ı lügat-it Türk'ün müellifi Kaşgarlı Mahmut gibi kendilerinden 1000 yıl sonra, yani bu gün dahi insanlığın, Türk ve İslam âleminin istifadesine kaynak teşkil eden eserlerin müelliflerinin yetiştiği Kaşgar, tarih boyunca Çinlilerin hedefi haline gelmiştir.
Doğu Türkistan Türkleri arasındaki teşkilatlanmalar bu vilayetle başlamaktadır. Dolayısıyla Çin hükümetince çok sıkı denetim altındadır.
Kaşgar'a bağlı Aktu nahiyesinin Barın kazası Çin yönetimince özel bölge ilan edilmiştir. Stratejik Bulunköl geçidine 25 km. dir. Buraya özel izinle girilir.
Doğu Türkistan'da faaliyet göstermekte olan Şark-ı Türkistan Partisi 3-4 yıl öncesinden beri çalışmalarını sürdürüyordu. Kargalık medresesinin kap atılmasından sonra kendilerine iş imkanı verilmeyen aydınların bir kısmı çeşitli yollardan buraya gelip teşkilatlanmışlardı.
1990 Yılı 4 Nisan'da
Ramazan ayının 17. günü bir cami onarımı esnasında caminin yapımına izin vermeyen Çinli askerlerin silahsız halkın üzerine ateş açması üzerine olay büyüdü ve askerlerden elde edilen silahlarla günlerce çatıştılar, daha önceleri zaten bu teşkilat üyeleri ming-bing adı verilen sınır muhafız milisleri arasında büyük miktarda üye ve sempatizan toplamışlardı. ilk iş olarak başlarındaki siyasi komiserleri etkisiz hale getirdiler. Stratejik öneme haiz Kaşgar-Koşrap karayolu üzerindeki bir geçide hakim oldular. O yöne doğru gelmekte olan Çin birliklerini burada karşılayıp yok ettiler.
Yaklaşık 1 ay süresince Çin işgal orduları ile savaştılar. Normal teçhizatlı askerleri ile baş edemeyeceklerini anlayan Çin yöneticileri bundan sonrada ağır silahlara baş vurdular.
Dağlara doğru yayılan mücahitler haftalarca son model muharebe silahları ile mücehhez Çin kuvvetlerine karşı koydular.
O günlerde Ürümçi televizyonunda Barın olayları ile ilgili olarak verilen haber programda birçok askeri araç ve tankların enkazları gösterilmiştir.
Teşkilatın, Afganistan'da Ruslara karşı mücadele eden Türk mücahit guruplarından silah yardımı aldıkları bildirilmektedir. Bu nedenle Çin işgal yönetimi Doğu Türkistan'ın Pakistan'la tek bağlantı yolu, Karakurum karayolunu 1990 yılından beri kapatmış bulunmaktadırlar.
Çin işgal idaresi Lençu'daki Çin hava indirme tugayından 7 bin civarında paraşütçü birliğini barına sev ketmiş, Kaşgardaki bir mekanize birliğini de Barın mücahitlerinin üzerine göndermiştir. 9 köy haritadan tamamen silinmiş 7000 kişi tutuklanmış 2500'den fazla Doğu Türkistan Türk'ü de şehit edilmiştir. Çin işgal yönetimi Barın'da kimyasal silah'ta kullanarak insanlık suçu işlemiştir.
Barın olayları sırasında Çin başbakanı Li- Peng'in saat başı telefonla bilgi alarak gelişmeleri takip ettiği de gelen haberler arasındadır.
Çin 'ii General Wang En Mao'nun Komünist hükümetin bir toplantısı sırasında "Tanrıya şükür ki Kaşgar şehri isyancıların eline geçmedi eğer isyancılar Kaşgarı almış olsalar idi dünyaya Doğu Türkistan Cumhuriyetinin kurulduğunu ilan etmiş olurdu. O zaman bizim başımız büyük derde girerdi" şeklinde konuştuğu öğrenildi.
Bu kana susamış insanlık düşmanı Çin sürülerine dünya milletleri olarak gereken ikaz yerinde ve zamanında yapılmayacak olursa bütün Asya kıtası ve dünya ülkeleri yeni tehlikelere ve tehditlere gebedir.

DOGU TÜRKİSTAN PARTİSİNİN TÜM İNSANLIGA ÇAGRISI
KAN KARDEŞLERİMİZ, DÜNYA TÜRKLÜGÜNE
DİN KARDEŞLERİMİZ ,
DÜNYA MÜSLÜMANLARINA DÜNYADAKİ, HÜRRİYETİ, HAK VE HUKUKU KORUYUCU BÜTÜN TEŞKİLATLARA,
BAGIMSIZLIK VE DEMOKRASİYİ SEVEN VE KORUYAN BÜTÜN
HÜR VE DEMOKRATİK DEVLETLERE, ERKSEVER DÜNYA HALKINA

BIRLEŞMIŞ MILLETLER TEŞKILATINA:

Uygur Türk'lerinin Anavatanı olan Doğu Türkistan'ın tarihi baş kenti ve kültür merkezi olan Kaşgar şehrinin 45 km. batısındaki Aktuğ ilçesine bağlı Barın kasabasında Uygur çiftçi ve köylüleri ilkel av tüfekleri, molotof kokteylleri, balta, keser ve ağaç sopalarla silahlanarak Doğu Türkistan halkını vahşet derecesinde ezmeye devam eden ve yurdumuzu sömüren Çinli işgalcilere karşı, 5 Nisan 1990 tarihinde harekât başlattı. Harekâta katılan her fert sınırsız fedakârlıklar ve benzersiz kahramanlıklar göstererek, kendilerinden kat kat üstün olan işgalci düşman kuvvetlerine, kanının son damlasına kadar karşı koydu. İnsanlık duygusundan mahrum Çinli işgalciler halkın haklı isteklerine ve kanuni taleplerine ulaşmak için başlattığı bu harekâtı, zamanımızın en modern silahlarını kullanarak kanlı bir şekilde bastırdı. İşgalciler, bu küçük ve haklı harekatı bastırmak için yüz binlerle ifade edilebilecek miktarda askeri güç kullandı. Bu bastırma harekatında binlerce vatanperver genç, bu kanlı çatışmalarda, kahramanlık destanları yazarak şehit oldu. Partimizce Barın kasabasında gerçekleştirilen bu kutsal harekat bütün Doğu Türkistan'da ve Dünyada geniş yankılar uyandırdı. Bağımsızlık için gerçekleştirilen bu harekatın başarısız olmasına rağmen, bu harekat Doğu Türkistan halkının bağımsızlık mücadelesine olan azmini kuvvetlendirmiştir. Üstelik halkımızın neler yapabileceğini göstermiştir. Barın şehitlerinin Doğu Türkistan halkının ve hürriyetperver insanlık âleminin kalbinde ebedi yerini almıştır. Barın şehitlerin pak ruhu erklik aleminde ebedi yaşayacaktır. Yüce Alllah (cc) bahtiyar, mekanlarını cennet eder inşallah.

Aşağıda resimleri bulunan, ülkesi ve dini için asil kanlarını akıtan kahraman şehitlerimizi derin bir özlemle ve rahmetle anıyoruz. Vahşi Çin'lileri lanetlerken, şehitlerimiz ve gazilerimizden sadece küçük bir kısmını Türk, İslam ve İnsanlık alemine delilleri ve fotoğrafları ile tanıtıyoruz.

BİZLERE KULAK VERMENİZİ BEKLİYORUZ!

  • 1166 defa okundu.